Her eylem ve tepki,doğası gereği kişisel, finansal,psikolojik ya da fiziksel bir fedakarlık veya bedel gerektirir.İstediğiniz yönde bir adım atmak,kişisel sınırlarınızı zorlamak ve hedeflerinize ulaşmak için göze alacağınız bu bedel,motivasyon sürecinin temelidir.
Hayat deneyimlerin içinde çoğu zaman bizi, davranışlarımız açısından düşünmeye zorlar.Bir deneyimin içindeyken davranışlarımız ya tepkiseldir ya da bilinçli olarak gerçekleşir. Tepkisel davranış modelimizde istem dışı davranırız.Bazen istem dışı davranışımızın farkında oluruz ama engel olamayız.Bazen bilinçli olarak bir daha yapmayacağım kararını alırız ama yapamayız.Bazen kendimizi bir tartışmanın ortasında bir taraf olarak buluruz. Kimi zaman da rasladığımız bazı kişilere karşı hiç sempati duymayız ve hatta içsel olarak nedenini de bilmeden huzursuzluk hissederiz.Tüm bu ve benzer durumlar kendimizle yüzleşme ihtiyacımız olduğunu ifade eder.Her eleştiriyi ciddiye almak,haksızlıkları kanıtlamaya çalışmak veya bitmeyen açıklamalara girmek zamanla zihinsel tükenmişliğe yol açar.Akıllıca bir duruşla enerjinizi korumak,sessizliği bir zayıflık değil stratejik bir güç olarak kullanmak mümkündür. Sessiz kalmanın psikolojisi,duygusal zekâ,stres yönetimi ve ilişkiler üzerindeki etkileri,uzman görüşleri ve sık sorulan sorularla kapsamlı rehber,hiçbir şeye tepki vermemek,çoğu zaman yanlış anlaşılır.Oysa psikoloji uzmanlarına göre tepki vermemek;duygusal zekâ,en sert duruş; tartışmak,hesap sormak ya da karşılık vermek değildir.En sert duruş,yokluktur.Çünkü yokluk, karşı tarafın beklediği enerjiyi keser.Ne öfke vardır,ne açıklama,ne savunma.Sadece net bir sınır vardır ve bilinçli farkındalığın önemli göstergelerinden biridir.Günümüzün hızlı ve stresli dünyasında sessiz kalmak bazen en güçlü tepki olabilir.Günlük hayatın karmaşası içinde insanlar sürekli olarak olaylara,sözlere ve davranışlara tepki verir.Ancak bazı durumlarda hiçbir tepki vermemek,en güçlü iletişim biçimlerinden biri olabilir.Psikoloji literatüründe bu durum genellikle duygusal kontrol, bilinçli farkındalık ve stratejik sessizlik kavramlarıyla ilişkilendirilir.Hiçbir şeye tepki vermemek;bir kişinin karşılaştığı olaylara anlık, kontrolsüz ve duygusal bir reaksiyon göstermek yerine bilinçli şekilde sakin kalmayı tercih etmesi olarak tanımlanır.
Toplumsal ilişkilerde en sık yapılan hatalardan biri, saygısızlığa anında cevap verme refleksidir.
İnsan doğası gereği haksızlığa uğradığında kendini savunmak,açıklama yapmak ya da karşılık vermek ister.Oysa bu refleks,çoğu zaman bizi haklı konumdan çıkarır ve saygısızlığı üreten kişiyle aynı zemine çeker.
Toplumda mesafe koymak genellikle yanlış anlaşılır.Mesafe çoğu zaman kaçış, korku ya da güçsüzlük olarak yorumlanır.Halbuki mesafe, olgunluğun en net göstergelerinden biridir. Mesafe koymak,bu davranışa dahil olmuyorum
deme biçimidir.Beni bu düzeye çekemezsin demektir.En sert duruş;tartışmak,hesap sormak ya da karşılık vermek değildir.En sert duruş, yokluktur.Çünkü yokluk,karşı tarafın beklediği enerjiyi keser.Ne öfke vardır, ne açıklama,ne savunma,sadece net bir sınır vardır.
Her tartışma ve her olumsuzluğa cevap vermek insanı yıpratır.Bazen bilinçli biçimde görmezden gelmek,kaçmak değil,zihinsel ve duygusal sınırlarını koruyarak enerjini değerli olana ayırmaktır.Tepkiler bedel ister,bazen susarak o bedeli ödemezsin.