İsmail CİNGÖZ
Özet
2025 yılı ortalarında Rus medya organlarında Türkiye'nin güvenlik politikalarının “büyük bir savaşa hazırlık” şeklinde yorumlanması dikkat çekmişti. Aradan geçen yaklaşık bir yıllık süreçte İsrail-İran çatışmaları, Suriye'deki güç dengelerindeki değişim, Karadeniz güvenliği, Türkiye'nin savunma sanayiinde kaydettiği ilerlemeler ve bölgesel diplomatik gelişmeler, söz konusu Rus analizinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır. Bu gelişmeler, 2025 yılında ortaya konulan değerlendirmelerin ne ölçüde askerî, diplomatik ve jeopolitik gerçekliklerle örtüştüğünün analiz edilmesine imkân sağlamaktadır. Çalışmanın ulaştığı temel sonuç, Rus medyasında dile getirilen “Türkiye büyük bir savaşa hazırlanıyor” söyleminin doğrudan askerî gerçekliği değil; Rusya'nın değişen güvenlik algısını ve bölgesel güç rekabetine ilişkin stratejik söylem üretimini yansıttığını ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye, Rusya, caydırıcılık, savaş, güvenlik, savunma.
Giriş
Uluslararası ilişkilerde devletlerin askerî hazırlıkları, çoğu zaman yalnızca savaş niyetinin değil, aynı zamanda caydırıcılık stratejisinin ve değişen güvenlik ortamına uyum arayışının da bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.[1] Güç dengelerinin hızla değiştiği jeopolitik dönemlerde rakip aktörün geliştirdiği yeni nesil hava savunma sistemleri, balistik füzeler veya insansız hava araçları gibi askerî teknolojiler salt savunma amaçlı olsa dahi büyük güçlerin medya organları ve stratejik analiz merkezleri, rakip veya bölgesel aktörlerin askerî modernizasyon süreçlerini kendi güvenlik algıları doğrultusunda “saldırgan/revizyonist niyetlerin göstergesi” gibi yorumlayabilmektedir.[2]
Bu bağlamda, 9 Temmuz 2025 tarihinde Rus devlet haber ajansı RIA Novosti'de Mihail Katkov imzasıyla yayımlanan “Erdoğan Yatağanı Çekti: Türkiye Büyük Bir Savaşa Hazırlanıyor” başlıklı analiz,[3][4] yalnızca Türkiye'nin askerî kapasitesine ilişkin bir değerlendirme olarak değil; Rusya'nın Karadeniz, Güney Kafkasya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'de değişen bölgesel güç dengelerini nasıl algıladığını yansıtan dikkat çekici bir stratejik söylem örneği olarak öne çıkmıştır. Söz konusu analiz, Türkiye'nin savunma sanayiindeki ilerlemesi, askerî modernizasyonu ve bölgesel etkinliğinin Rus güvenlik perspektifinde nasıl anlamlandırıldığını göstermesi bakımından da önem taşımaktadır.
Bu çalışma şu soruya cevap aramaktadır: 9 Temmuz 2025 tarihinde Rus medyasında ortaya konulan "Türkiye büyük bir savaşa hazırlanıyor" söylemi, 2025–2026 dönemindeki askerî ve jeopolitik gelişmeler ışığında ne ölçüde doğrulanmış veya geçerliliğini korumuştur?
Yöntem
Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın temel veri setini RIA Novosti'de yayımlanan analiz oluştururken, Reuters, BBC, RAND Corporation, International Institute for Strategic Studies (IISS) ve çeşitli akademik yayınlarda yer alan açık kaynak verileri karşılaştırmalı analiz yöntemiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgular uluslararası güvenlik, caydırıcılık teorisi ve stratejik iletişim literatürü çerçevesinde yorumlanmıştır.
Çalışmada kullanılan kaynaklar açık kaynak niteliğinde olup elde edilen bulguların doğrulanabilirliği karşılaştırmalı veri analizi ile test edilmiştir.
.jpeg)
Türkiye'nin Güvenlik Paradigmasındaki Değişim
Türkiye, 2016 sonrası hayata geçirmeyi başardığı proaktif güvenlik konsepti kapsamında klasik sınır savunması anlayışından uzaklaşarak “ileri savunma” (forward defence) doktrinini benimsemiştir.[5] Bu kapsamda; Suriye, Irak, Libya, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Kafkasya aynı güvenlik denkleminde değerlendirilmektedir. Bu yaklaşımın temel amacı saldırganlık değil, tehditlerin Türkiye sınırlarına ulaşmadan bertaraf edilmesidir.
Rus Medyasının Söylemi Neden Sertleşiyor?
Rusya açısından Türkiye artık yalnızca NATO üyesi bir ülke olarak değil; Karadeniz’de etkin deniz gücüne sahip[6][7], insansız hava araçları teknolojisinde öne çıkan[8], Azerbaycan’ın stratejik ortağı olarak Güney Kafkasya’da belirleyici rol oynayan, Orta Asya/Türkistan coğrafyasında diplomatik ve ekonomik etkisini artıran ve savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltan birçok alanda etkili bölgesel aktör olarak algılanmaktadır. Bu nedenle Rus analizlerinde kullanılan “büyük savaşa hazırlık” söylemi, Türkiye’nin doğrudan saldırı maksatlı olmasa da artan kapasitesinin Rus güvenlik perspektifinde oluşturduğu güvenlik kaygısının sonucu olarak değerlendirilmelidir.
Rus stratejik söylemlerinin yalnızca iç kamuoyuna değil, aynı zamanda NATO, Türkiye ve bölgesel aktörlere yönelik çok katmanlı mesajlar içerdiği değerlendirilebilir. Bu tür söylemler, Türkiye'nin artan askerî kapasitesini tehdit olarak çerçeveleyerek Rusya'nın kendi güvenlik politikalarını meşrulaştırma ve bölgesel nüfuz alanlarını koruma amacına da hizmet etmektedir.
Kurumların ve devletlerin belirledikleri siyasal hedeflere ulaşabilmek amacıyla tüm iletişim faaliyetlerini planlı ve koordineli biçimde kullanmaları stratejik iletişimdir.[9] NATO’da benzer şekilde, stratejik iletişimini (StratCom) “İttifak politikalarını, operasyonlarını ve faaliyetlerini desteklemek ve NATO'nun amaçlarını ilerletmek için uygun şekilde NATO iletişim faaliyetlerinin ve yeteneklerinin - Kamu Diplomasisi, Halkla İlişkiler, Askeri Halkla İlişkiler, Bilgi Operasyonları (IO) ve Psikolojik Operasyonlar - koordineli ve uygun kullanımı” olarak tanımlamaktadır.[10] Bu çerçevede Rus medyasında Türkiye'nin askerî modernizasyonunu “büyük savaşa hazırlık” söylemi üzerinden sunan haber ve analizler, yalnızca gazetecilik faaliyeti olarak değil; uluslararası kamuoyu ile karar alıcıların güvenlik algılarını etkilemeye yönelik stratejik iletişim faaliyetleri kapsamında da değerlendirilebilir.
İsrail-İran Savaşı Sonrası Yeni Güvenlik Mimarisi
2025-2026 döneminde İsrail ile İran arasında yaşanan doğrudan çatışmalar, Orta Doğu'daki güç dağılımını yeniden şekillendirmiştir.[11][12]
Haziran 2025 İsrail-İran savaşı, İran'ın konvansiyonel askerî kapasitesinde önemli kayıplara yol açmış, ekonomik yaptırımların da ağırlaşmasına neden olmuştur. Ancak bu operasyonlar İran’ın nükleer programını tamamen durduramamış; rejim iç istikrarını koruyarak yeni gelişmelere uyum sağlamayı başarmıştır.[13]
Savaş sonrasında İran'ın özellikle Suriye eksenindeki nüfuzunun ciddi biçimde zayıfladığı ve bunun Orta Doğu'da yeni bir jeopolitik güç boşluğu oluşturduğu değerlendirilmektedir. Reuters'ın İran'ın Şam Büyükelçiliğinden elde ettiği resmî belgelere dayanan araştırması, İran'ın bölgeden çekilmesiyle oluşan boşluğu Türkiye ve İsrail gibi bölgesel aktörlerin hızla doldurmaya yöneldiğini ortaya koymaktadır.[14] Benzer şekilde Rus stratejik düşünce çevrelerinde yayımlanan analizlerde de söz konusu savaşın yalnızca İran'a yönelik askerî bir operasyon değil, aynı zamanda Orta Doğu'nun güç haritasını yeniden şekillendirme süreci olduğu vurgulanmaktadır.[15] Bu çerçevede Türkiye; düzenli ordusu, gelişmiş savunma sanayii, sınır ötesi harekât tecrübesi ve Suriye-Irak sahasındaki fiilî askerî varlığıyla oluşan jeopolitik boşluğu doldurma kapasitesine sahip başlıca bölgesel aktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
Bu kırılgan güvenlik ortamında İsrail ve ABD, 28 Şubat 2026'da İran'ın Tahran, İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah şehirlerine “Aslanın Kükremesi” ve “Destansı Öfke” kod adlarıyla hava saldırıları düzenleyerek[16] füze altyapısını, askerî ve nükleer tesisleri hedef almış; başkent Tahran başta olmak üzere ülke liderliğine yönelik operasyonlarda Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney ile İslam Devrim Muhafızları Birliği'nin (IRGC) çok sayıda üst düzey yetkilisinin öldürüldüğü açıklanmıştır.[17] Yaklaşık kırk gün süren yoğun çatışmaların ardından 8 Nisan 2026'da şartlı ateşkes ilan edilmiş, ancak taraflar arasında kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılamamıştır. Bu nedenle çatışmanın sona ermesinden ziyade diplomatik müzakere ve kontrollü gerilim aşamasına geçtiğini söylemek daha isabetlidir. Bununla birlikte İran, üretim tesisleri ile kritik stoklarını yer altı altyapılarında koruyabilmesi sayesinde, aldığı ağır darbeye rağmen operasyonel kapasitesini önemli ölçüde muhafaza etmiştir.[18]
Dolayısıyla İran'ın zayıflamasıyla oluşan jeopolitik boşluk, Rus analizlerinde Türkiye'nin yükselen askerî kapasitesinin daha fazla dikkat çekmesine neden olmuş; bu durum 2025 yılında dile getirilen “Türkiye büyük savaşa hazırlanıyor” söylemini Rus güvenlik perspektifinde yeniden anlamlandırmıştır.
Caydırıcılık mı, Saldırı Hazırlığı mı?
Uluslararası güvenlik literatürüne göre caydırıcılık ile saldırı hazırlığı aynı kavram değildir.[19][20][21]
Türkiye'nin Altay ana muharebe tankı, KAAN millî muharip uçağı, KIZILELMA ve AKINCI insansız savaş platformları, HİSAR ve SİPER hava savunma sistemleri, MİLDEN denizaltısı, TF-2000 hava savunma muhribi ve Millî Uçak Gemisi gibi projeleri, kısa vadeli askerî krizlere tepki olarak başlatılmış girişimler değil; 2000'li yılların başından itibaren uygulanan uzun vadeli kuvvet modernizasyonu ve savunma sanayiinde stratejik özerklik politikalarının ürünüdür. Söz konusu projelerin önemli bir bölümü on yılı aşkın süredir planlanmakta ve geliştirilmektedir. Bu nedenle bu yatırımlar, ani bir savaş hazırlığından ziyade Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını ve bölgesel caydırıcılık kapasitesini güçlendirmeye yönelik uzun soluklu bir savunma planlamasının yansıması olarak değerlendirilmelidir[22][23].
Sonuç
Türkiye'nin yürüttüğü mevcut güvenlik politikası incelendiğinde temel hedefin saldırgan genişleme değil; olası çok cepheli tehdit ihtimalleri üzerinden ulusal caydırıcılığı artırmak, yerli üretim eksenli olarak savunma sanayiinde bağımsızlığı güçlendirmek ve çevresinde ve hinterlandında oluşabilecek krizlerin Türkiye'ye sirayet etmesini önlemek olduğu görülmektedir.
Bu nedenle söz konusu haberler, jeopolitik ve jeostratejik rekabet dönemlerinde stratejik iletişim faaliyetlerinin bir unsuru olarak değerlendirilebilir. Türkiye'nin askerî modernizasyon süreci, yalnızca Rusya açısından değil, NATO, Avrupa Birliği, Orta Doğu ülkeleri hatta Asya-Pasifik ülkeleri tarafından da dikkatle izlenen stratejik bir dönüşüm sürecidir.
Sonuç olarak, 2025 yılında Rus medyasında dile getirilen “Türkiye büyük bir savaşa hazırlanıyor” söylemi, aradan geçen yaklaşık bir yıllık süreçte yaşanan askerî ve jeopolitik gelişmeler ışığında değerlendirildiğinde, doğrudan bir savaş hazırlığının göstergesi olmaktan ziyade Rusya'nın değişen bölgesel güç dengelerine ilişkin güvenlik algısını ve stratejik önceliklerini yansıtan bir söylem olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle söz konusu söylem, yalnızca bir medya değerlendirmesi olarak değil; Rusya’nın bölgesel rekabet ortamında Türkiye’ye yönelik güvenlik algısını yönlendirme çabasının bir parçası olarak okunmalıdır.
:
İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı. BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. cingozismail01@gmail.com
Dipnotlar
[1] Ayrıntılı bilgi için bakınız: Hakan Mehmetçik, “21. Yüzyıl için Caydırıcılık: Teori ve Pratikte Neler Değişti?”, Güvenlik Stratejileri, Y.: 11, S.: 22, ss.: 30-46. https://www.researchgate.net/publication/329702922_21_Yuzyil_icin_Caydiricilik_Teori_ve_Pratikte_Neler_Degisti_Deterrence_for_21st_Century_Changes_in_Theory_and_Practice (Erişim Tarihi: 03.07.2026)
[2] Duhan KALKAN, “Savunma Sanayisinde Milli Teknoloji Hamlesi: Ankara İli Örneği”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sosyal Bilimler Dergisi, 86, 582-596; 2025. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5168469 (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[3] Mihail Katkov, “Эрдоган достал ятаган. Турция готовится к большой войне”, ria.ru, 09.07.2025. https://ria.ru/20250709/turtsiya-2027947400.html (Erişim Tarihi: 03.07.2026)
[4] Cumhuriyet, “Rus Basını: Erdoğan 'Yatağanı' Çekti, Türkiye Büyük Bir Savaşa Hazırlanıyor”, 11.07.2025. https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/rus-basini-erdogan-yatagani-cekti-turkiye-buyuk-bir-savasa-hazirlaniyor-2417260 (Erişim Tarihi: 03.07.2026)
[5] Ahmet Özkan, “Türkiye’nin Terörle Mücadelede Değişen Güvenlik Konsepti: Sınırların Ötesinde Güvenlik”, Uluslararası Afro-Avrasya Araştırmaları Dergisi, / C.: 10, S.: 20, Haziran 2025. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4886657 (Erişim Tarihi: 03.07.2026)
[6] Alper Coşkun, “The Shifting Balance Of Power in the Black Sea”, GİS Report, February 14, 2024. Balance of power in the Black Sea shifts to Turkey (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[7] Sinem Cengiz, “Turkiye’s Delicate Balancing Act in the Black Sea”. Arab News, April 04, 2025. Turkiye’s delicate balancing act in the Black Sea | Arab News (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[8] Karen Kaya, “Turkey as a Drone Superpower: A Case Study of a Mid-Size Power Driving the Operational Environment”, t2.com, Foreign Military Studies Office (FMSO), March 2023. TRADOC_FMSO_2023MAR28_Turkey_Drone_Superpower_Kaya.pdf (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[9] Stratejik İletişim ve Stratejik Yönetim, 2023 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 2023. https://yayinlar.iletisim.gov.tr/uploads/STRATEJI%CC%87K_I%CC%87LETI%CC%87S%CC%A7I%CC%87M_ve_STRATEJI%CC%87K_YO%CC%88NETI%CC%87M.pdf (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[10] Naja Bentzen, “NATO Strategic Communications–Anevolvingbattleof Narratives”, EPRS | European Parliamentary Research Service, Members' Research Service, Briefing July2016. https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2016/586600/EPRS_BRI(2016)586600_EN.pdf (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[11] Ahmet Emin Dağ, “Jeopolitik Kırılma: İran-İsrail Savaşı Ardından Ortadoğu’daki Yeni Güç Dinamikleri”, Ortadoğu ve Afrika Araştırmacılar Derneği ORDAF, 30.06.2025. https://ordaf.org/jeopolitik-kirilma-iran-israil-savasi-ardindan-ortadogudaki-yeni-guc-dinamikleri/ (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[12] Orta Doğu Haber, “ABD ve İran Anlaştı: Ortadoğu’da Yeni Dönem Başlıyor”, 15.06.2026. https://www.ortadoguhaber.com/abd-ve-iran-anlasti-ortadoguda-yeni-donem-basliyor/ (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[13] Krzysztof Strachota, “Iran in Crisis: the Landscape After the Twelve-Day War”, OSW, 2025-12-18. https://www.osw.waw.pl/en/publikacje/osw-commentary/2025-12-18/iran-crisis-landscape-after-twelve-day-war (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[14] John Davidson, Allison Martel ve Reade Levinson, “Iran had imperial ambitions in Syria. Secret embassy papers show why it failed”, Reuters, May 1, 2025. Iran had imperial ambitions in Syria. Secret embassy papers show why it failed | Reuters (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[15] Alireza Noori, “Israel’s War Against Iran: The Dangerous Ambition for Remapping the Middle East”, Russia in Global Affairs, 16.07.2025. Israel’s War Against Iran: The Dangerous Ambition for Remapping the Middle East — Russia in Global Affairs (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[16] Abdulwajid Soroush, “Three Narratives of Victory in One War”, RealClear Defense, April 28, 2026. https://www.realcleardefense.com/articles/2026/04/28/three_narratives_of_victory_in_one_war_1179264.html (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[17] BBC, “Why did US and Israel attack Iran and how long could the war last?”, 23 April 2026. https://www.bbc.com/news/articles/cx2dyz6p3weo (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[18] Merve Kornik, “Hava Operasyonları Sonrası İran’ın Füze Gücü Ne Durumda?”, Ekonomim, 09.05.2026. https://www.ekonomim.com/dunya/hava-operasyonlari-sonrasi-iranin-fuze-gucu-ne-durumda-haberi-893102 (Erişim Tarihi: 04.07.2026)
[19] Michael J. Mazarr, “Understanding Deterrence”, Rand, Apr 19, 2018. https://www.rand.org/pubs/perspectives/PE295.html (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[20] James B. Steinberg, Michael E. O’hanlon ve Susan E. Rice, “The New National Security Strategy and Preemption”, Brookings, December 21, 2002. https://www.brookings.edu/articles/the-new-national-security-strategy-and-preemption/ (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[21] Christof Heyns, “The Definition of an “Attack” under the Law of Armed Conflict”, Lieber Institute, Nov 3, 2020. https://lieber.westpoint.edu/definition-attack-law-of-armed-conflict-protection/ (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[22] Tom Waldwyn, “Turkiye’s Defence-industrial Relationships with Other European States”, iiss.org, September 2024. iiss__turkiyes-defence-industrial-relationships-with-other-european-states_11092024.pdf (Erişim Tarihi: 05.07.2026)
[23] Tom Waldwyn, “Turkiye’s defence industry charts a course for European growth”, iiss.org, 20th January 2025. Turkiye’s defence industry charts a course for European growth (Erişim Tarihi: 05.07.2026)