Özet
Türkiye Cumhuriyeti’nin erken sanayileşme döneminde özel sektör girişimcilerinin rolü, ekonomik bağımsızlık hedefleri bakımından önemli bir yer tutmaktadır. Bu süreçte Nuri Demirağ, demiryolu inşaatları, havacılık yatırımları ve sanayi girişimleriyle öne çıkan isimlerden biri olmuştur. Özellikle Türkiye’nin ilk özel yerli uçak üretim girişimini başlatması, Türk havacılık tarihinin önemli kilometre taşlarından biri olarak değerlendirilmektedir.
Giriş
Cumhuriyet’in kuruluşundan sonraki dönemde Türkiye’nin temel öncelikleri arasında ekonomik kalkınma ve sanayileşme yer almıştır. Özellikle ulaşım, altyapı ve savunma sanayisi alanlarında gerçekleştirilen yatırımlar, devletin ekonomik bağımsızlık hedeflerinin önemli bileşenleri olmuştur.
Bu süreçte özel girişimcilerin katkıları da dikkat çekmiştir. Nuri Demirağ, erken Cumhuriyet döneminin ekonomik kalkınma sürecine önemli katkılar sağlayan iş insanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Demirağ yalnızca demiryolu projelerinde değil, aynı zamanda yerli sanayi ve havacılık yatırımlarında da öncü rol üstlenmiştir.
Nuri Demirağ’ın Ekonomik ve Sanayi Faaliyetleri
Nuri Demirağ 1886 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğmuştur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında demiryolu müteahhitliği alanında faaliyet göstermiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları projelerinde önemli görevler üstlenmiştir.
Türkiye’de inşa edilen yaklaşık 10.000 kilometrelik demiryolu ağının yaklaşık 1.250 kilometrelik kısmının yapımında rol almıştır. Bu katkıları nedeniyle Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendisine 1934 yılında çıkartılan Soyadı Kanunu sonrasında “Demirağ” soyadı verilmiştir.
Demirağ, yalnızca ulaştırma yatırımlarıyla sınırlı kalmamış; sigara kâğıdı üretimi, yerli paraşüt üretimi ve havacılık sanayisi gibi alanlarda da girişimlerde bulunmuştur. Ayrıca İstanbul Boğazı’na köprü yapılması ve Keban bölgesinde büyük bir baraj kurulması gibi dönemin ötesinde görülen fikirleri kamuoyu gündeme getiren ilk isimler arasında yer almıştır.
1945 yılında kurduğu Millî Kalkınma Partisi, Türkiye’de çok partili hayata geçiş sürecindeki ilk muhalefet hareketlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Türk Havacılık Sanayisine Yönelişi
1930’lu yıllarda Türkiye’de havacılık faaliyetleri gelişmeye başlamış; özellikle Türk Hava Kurumu öncülüğünde millî havacılık girişimleri teşvik edilmiştir. 1932 yılında Nuri Demirağ, Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” sözlerini kendine hedef kabul etmiştir. Zira Türk Hava Kurumu tarafından uçak almak için talep edilen yardıma cevap olarak, “Mademki bir millet tayyaresiz yaşayamaz öyle ise, ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim”[¹] demiştir.

Bu yaklaşım doğrultusunda Demirağ, 1936 yılında yerli uçak üretimi amacıyla çalışmalar başlatmıştır. İstanbul Beşiktaş’ta üretim tesisleri kurulmuş; Yeşilköy’de ise uçuş eğitim ve test alanları oluşturulmuştur. Bu çalışmalar dönemin en önemli özel havacılık yatırımları arasında yer almıştır. Demirağ tesislerinde geliştirilen Nu.D-36 eğitim uçağı ile Nu.D-38 yolcu uçağı, Türk havacılık tarihinin önemli girişimleri arasında yer almaktadır.
25 Mayıs 1944 tarihinde Nu.D-38 tipi yolcu uçağının İstanbul–Ankara uçuşunu gerçekleştirmesi, Türkiye’de sivil havacılık tarihi açısından önemli gelişmelerden biri kabul edilmektedir.
Fabrikanın Gerileme Süreci ve Kapanışı
Türk Hava Kurumu tarafından verilen siparişler kapsamında üretilen uçaklar için test süreçleri yürütülmüştür. Eskişehir’de gerçekleştirilen test uçuşlarından biri sırasında meydana gelen kazada pilot Selahattin Alan hayatını kaybetmiştir[²]. Kazanın ardından siparişler durdurulmuş ve Nuri Demirağ ile Türk Hava Kurumu arasında hukuki süreç başlamıştır.
Literatürde fabrikanın kapanmasına ilişkin farklı değerlendirmeler bulunmaktadır. Bazı araştırmacıların teknik ve kurumsal nedenleri öne çıkarırken, bazı çalışmaların ise devlet politikaları ve dönemin ekonomik tercihlerinin etkili olduğunu savundukları görülmektedir.
1950’li yıllara gelindiğinde ekonomik sürdürülebilirlik sorunları nedeniyle Demirağ fabrikalarında üretim faaliyetleri sona ermiştir. Yeşilköy tesisleri ilerleyen süreçte kamulaştırılmış ve bölge Türkiye’nin ana hava ulaşım merkezlerinden biri hâline gelmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
Nuri Demirağ’ın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sanayileşme döneminin en önemli öncülerinden biri olduğu muhakkaktır. Zira özellikle demiryolları, havacılık, sanayi yatırımları ve siyasi faaliyetleriyle Cumhuriyet’in yerli üretim ve teknolojik bağımsızlıkla birlikte ekonomik bağımsızlık hedeflerine de katkı sunmuştur.
Bugün Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisinde ulaştığı seviyeler değerlendirildiğinde, Demirağ’ın vizyonu, uzun vadeli stratejik düşüncenin öncü örneklerinden biri olarak ve tarihsel süreklilik açısından da anlam kazanmaktadır.
Ayrıca Türkiye’de özel sektör öncülüğünde gerçekleştirilen yüksek teknoloji yatırımlarının ve devlet-özel sanayi ilişkileri açısından Nuri Demirağ örneğinin hâlâ önemli bir inceleme alanı olmaya devam ettiği görülmektedir.
:
İsmail Cingöz; Uluslararası Siyaset Uzmanı. BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. cingozismail01@gmail.com
[¹] UTED, Uçak Teknisyenleri Derneği, Nuri Demirağ Tayyare Fabrikası 1936-1943 (1), 28.06.2019. https://www.uted.org/nur%C4%B1-dem%C4%B1ra%C4%9F-tayyare-fabr%C4%B1kas%C4%B1-1936%E2%80%931943-1- (Erişim Tarihi: 25.05.2026)
[²] Selahattin Alan kazası hakkında literatürde teknik nedenler ve pist güvenliği konularında farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.