<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>HABER90 Haberin Adresi</title>
<link>https://haber90.com.tr</link>
<description>HABER90, Haberin Adresi</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://haber90.com.tr</copyright>
<image>
<title>https://haber90.com.tr</title>
<url>
https://haber90.com.tr/images/genel/logo-scaled.png
</url>
<link>https://haber90.com.tr</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Islahat Fermanı - 18 Şubat 1856</title>
<description><![CDATA[<p>Devletin çökmekte olduğunu gören Sultan Abdulmecid, kurtuluş çareleri olacağı düşüncesiyle; "-Hukuk düzenini iyileştirerek gayrimüslim azınlıkların devlete bağlılığını sağlamak, Avrupa devletlerinin desteğini almak ve Avrupa devletlerinin Osmanlı iç işlerine karışmalarını engellemek ..." hedefiyle bir çalışma başlatmıştı</p>

<p>Bu kapsamda yeni bir takım kurumların kurulması, siyasi kuruluşların oluşturulması, kişi haklarının düzenlenmesi için köklü değişiklikler yapılması planlanmış ve bu çalışmaları “Islâhat Hatt-ı Hümâyûnu” adıyla yayınlatmıştır. Ancak çalışmaların günün şartları gereği Tanzimat Dönemi'nin önde gelen devlet adamlarından olan Sadrazam Mehmed Emin Âli Paşa tarafından büyük Avrupa devletlerinin arzuları doğrultusunda hazırlandığı görülmektedir.</p>

<p>Zira Islahat Fermanı hükümlerinde yer alan;</p>

<p>– Gayrimüslimlere de devlet görevine girme, askeri okullara girme, askerlik yapma gibi Müslümanlarla aynı haklar tanınacaktır.</p>

<p>– Vergide Müslümanlarla Gayrimüslimlere eşitlik sağlanacak, iltizam yöntemi ve cizye vergisi kaldırılacaktır.</p>

<p>– Gayrimüslimler de dahil olmak üzere tüm dini gruplara din ve ibadet özgürlüğü sağlanacak, Gayrimüslimlerin ibadethane, okul, mezarlık gibi yapıları tamir etmelerine ve yenilerini inşa etmelerine izin verilecektir.</p>

<p> Yargılama sisteminin halka açık ve adil olması sağlanacak, işkence ve kötü muamele yasaklanacak, cezalar ve hapishane şartları iyileştirilecektir.</p>

<p>– Gayrimüslimler de eyalet meclislerine seçilebilecek, kendi işlerini görebilmeleri için cemaat meclisleri oluşturulacaktır.</p>

<p>gibi hükümlerde görüldüğü üzere özellikle Gayrimüslim tebaanın öncelendiği açıkça anlaşılmaktadır.</p>

<p>Avrupalı devletlerin “Şark Meselesi” olarak adlandırdıkları proje kapsamında hazırlanan Islahat Fermanı ile Osmanlı Tebaası olan ve Müslüman olmayan halklara daha fazla haklar verilmesini de kapsamış olduğundan, azınlıklar bağımsızlık hayalleriyle Avrupa devletleriyle işbirliğine girmelerine sebep olduğundan dolayı ilerleyen süreçte çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti'nin yıkılmasına ve dağılmasına zemin hazırlamıştır.</p>

<p>Sonuç olarak;</p>

<p>Devlet mekanizmasındaki sorunların çözülmesine fayda sağlaması için kurulan birçok kuruluş Batı taklitçiliğinin ötesine geçememiş ve toplumun sorunlarının çözümüne katkı sağlayamamıştır.</p>

<p>En önemlisi ise yabancıların devletin her yerinden arazi almaları serbest bırakıldığı için inanılmaz sayıda yabancı, Osmanlı Devleti genelinde binlerce dönüm arazi satın alarak mülk edinmiştir. Ayrıca vakıf arazilerinin satışı da kabul edilmiştir. Dolayısı ile zaman zaman günümüzde bile dava konusu olabilen mülkiyet sorunlarına zemin hazırlanmıştır.</p>

<p> </p>

<p>İsmail Cingöz<br />
Uluslararası Siyaset Uzmanı<br />
BULTÜRK Ankara Temsilcisi<br />
TDPB Basın Kulübü Başkanı<br />
cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//islahat-fermani-18-subat-1856/150/</link>
<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>VİTRİN PARLAK, RAFLAR KIRILGAN</title>
<description><![CDATA[<p> </p>

<p>Türkiye ekonomisi 2026’ya yine tanıdık bir tabloyla girdi: Yüksek enflasyon, yüksek faiz ödemeleri, zayıflayan istihdam ve tüm bunlara rağmen iyimser bir anlatı. Ekonomi yönetimi son dönemde uluslararası yatırımcılarla temasını artırdığına dair haber akışlarını görüyoruz. Sunumlar yapılıyor, risk primindeki gerileme öne çıkarılıyor, “dezenflasyon süreci başladı” deniliyor. Ancak rakamların yüzeyine değil, yapısına bakıldığında daha karmaşık bir resim ortaya çıkıyor.</p>

<p><strong>TCMB Tahminlerine Ne kadar Güvenmeliyiz?</strong></p>

<p>Önce enflasyon cephesine bakalım. Merkez Bankası 2026 yıl sonu enflasyon hedefini %15 ilâ %21 arasında olacağını duyurdu. Ancak Ocak 2026 verilerine baktığımızda yüksek enflasyon, hedefin teknik olarak daha ilk aydan zora girdiğini gösteriyor. Ocak 2026’nın yıllık enflasyonu %30,65 oranında gerçekleşti. Bunun yanı sıra gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ise aylık bazda, dikkat ediniz, aylık olarak %6,59 oranında artarak rekor bir seviyeyle dikkat çekmiştir. Temel tüketim maddelerinin raflardaki fiyatlarının artışından vatandaş olarak zaten anlıyorduk.</p>

<p>Burada sorun ekonomi yönetiminin veya TCMB’nin tahmin yapması veyahut da bu tahminlerde revizyon yapıp yapmaması değil. Sorun, hedef ile gerçekleşme arasındaki kronik kopukluk. Son yıllarda hedefler sistematik biçimde ıskalandı. Bu durum, para politikasının temel araçlarının bile ekonomiyi rayına oturtmakta netice alamadığını gösteriyor. Bunun doğal bir sonucu olarak da beklenti yönetimi gerçeklikten oldukça uzakta.</p>

<p>Merkez Bankası’nın argümanı net: Orta vadeli hedefler değiştirilmez, tahminler güncellenir. Teoride doğru. Ancak pratikte güven, yalnızca teorik çerçeveyle inşa edilmez. 2021–2024 döneminde yaşanan “politika rejimi kırılması”, yani enflasyonun altında tutulan faizler ve seçim öncesi genişleyici kredi politikaları, bugün hâlâ ekonominin hafızasında. Bu hafıza silinmeden beklentilerin kalıcı biçimde iyileşmesi kolay değil.</p>

<p><strong>Bütçe Açığı Ürkütücü Düzeyde</strong></p>

<p>Maliye cephesine bakalım. Ocak ayında bütçe açığı 214,5 milyar liraya ulaştı. Gelirler yüksek artış gösterdi ama harcamalar da benzer hızda büyüdü. Asıl dikkat çekici olan ise faiz ödemeleri. Bir ayda 456 milyar lira faiz ödendi; bu tutar geçen yılın neredeyse üç katı. Faiz giderlerinin toplam harcamalar içindeki payı %28’e yaklaştı. Faiz dışı fazla verilmiş olabilir; ancak bu fazla, geçmiş dönemin yüksek borçlanma maliyetini telafi etmiyor.</p>

<p>Bu tablo, kamu maliyesinde gerçek bir disiplin mi yoksa enflasyonun yarattığı geçici gelir artışı mı sorusunu gündeme getiriyor. Enflasyon hedefinin üzerinde gerçekleşen oranlar, bütçeye nominal olarak daha yüksek vergi geliri sağlıyor. Ancak bu, sürdürülebilir bir başarı değil; aksine, satın alma gücü aşınmış kesimlerin ödediği dolaylı bir maliyet. Yani emek gücüyle, akıl gücüyle çalışan kesim hayatı zor koşullarda yaşamaya devam edecek gibi görünüyor.</p>

<p><strong>Son 4 Ayda 574 Bin Kişi İşini Kaybetti</strong></p>

<p>İstihdam verileri de benzer bir ikili yapı sunuyor. Toplam sigortalı çalışan sayısı son ayları baz aldığımızda gerilediğini gözlemliyoruz. Giyim ve tekstil gibi emek yoğun sektörlerde ciddi kayıplar var. Buna karşılık inşaat ve bazı hizmet sektörlerinde artış gözleniyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) İstihdam İzleme Bültenine göre Kasım 2025’te toplam sigortalı çalışan sayısı aylık bazda yaklaşık 80 bin kişi azalarak 25,9 milyona gerilemiş durumda. Yine kayıtlı istihdamda son dört aylık kayıp ise 574 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Dile kolay, yarım milyon kişi işini kaybetmiş. Bu rakamlar, ekonomi yönetiminin uzun vadedeki büyüme hedeflerinin gerçekleşme potansiyeli açısından soru işaretleri barındırdığı açık.</p>

<p>Yatırım cephesinde de tablo pek parlak değil. Risk primi düşmüş olabilir; ancak doğrudan yabancı yatırımların milli gelir içindeki payı oldukça düşük seviyelerde. Gelen sermaye daha çok kısa vadeli portföy hareketi niteliğinde. Bu da kırılganlığı azaltmıyor, aksine finansal dalgalanmalara duyarlılığı artırıyor. Yabancı sermaye giriş çıkışları, artık günlük ve hatta bazen saatlik düzeyde olduğundan kısa vadenin de kısa vadesi bir durumdadır.</p>

<p><strong>2027’ye Giderken</strong></p>

<p>Ekonomi, seçim takvimine duyarlı bir politika setiyle değil, kurala dayalı ve tutarlı bir çerçeveyle istikrar kazanır. 2027’ye doğru yeniden yoğun bir siyasi gündeme girilmesi ihtimali, piyasaların temkinli duruşunu besliyor. Yatırımcı açısından soru şu: Mevcut sıkılaşma kalıcı mı, yoksa konjonktürel mi? Seçim atmosferine girildiğinde TCMB eliyle musluklar kısa dönemli açılacak sonra tekrar kısılacak mı?</p>

<p>Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, vitrine yerleştirilen olumlu göstergelerden daha fazlası. Şeffaf ve hesap verebilir bir maliye politikası, enflasyon hedefleriyle uyumlu ve tutarlı bir para politikası, yatırım ortamını güçlendiren hukuki ve kurumsal reformlar olmadan risk primi düşüşü kalıcı bir refah artışına dönüşmez.</p>

<p>Ekonomi yönetimi son dönemde iletişim çabasını artırdı. Ancak güven, yalnızca anlatıyla değil, süreklilikle inşa edilir. Rakamların parlaklığı değil, politika setinin tutarlılığı belirleyici olacaktır. Türkiye’nin ekonomi hikâyesi hâlâ yazılıyor; önemli olan bu hikâyenin seçim döngülerine değil, uzun vadeli güvene dayanmasıdır.</p>

<p style="text-align: right;"> </p>

<p style="text-align: right;">MEHMET YÜKSEL</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//vitrin-parlak-raflar-kirilgan/149/</link>
<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GAZİANTEP - 8 ŞUBAT 1921</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'ndan 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile yenik olarak ayrılması üzerine işgale uğrayan vatan toprakları arasında Antep de yer almıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">17 Aralık 1918’de önce İngilizler tarafından işgal edilen Antep, 5 Kasım 1919'da Fransızlara bırakılmıştır. İşgal karşısında Antep halkı, düşmanın zulmüne büyük bir mücadele örneği sergileyerek adlarını tırnakları ile tarihe altın harflerle yazmışlardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Fransız kuvvetleri ile kahramanca mücadele eden Karayılan Çetesi, 1920 yılının Ocak ayında Fransızların bir süvari birliğini pusuya düşürmüştür. Karayılan 24 Mayıs 1920 tarihinde şehit olana kadar düşmanın korkulu rüyası ve kâbusu olmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir diğer büyük kahraman Şahin Bey'dir. 1877 Antep doğumlu ve asıl adı Mehmed Said olan Şahin Bey, 1899 yılında Yemen’e er olarak gitmiş ancak kahramanlıkları üzerine başçavuş rütbesine yükseltilmiştir. 1911 Trablusgarp, Balkan Savaşları, Galiçya ve Sina Cephelerinde gösterdiği kahramanlıkların ardından rütbesi teğmenliğe yükseltilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">13 Aralık 1919’da Harbiye Nezareti tarafından Urfa’nın Birecik Kazası Askerlik Şubesi Başkanlığına tayin olunan Şahin Bey, bu görevi sürdürürken Antep Heyet-i Merkeziyesi’ne müracaat ederek görev talep etmiş ve Kilis-Antep yolunu kontrol altında tutma vazifesi verilmiştir. Etrafına topladığı 200 yiğit Antepli ile Kilis yolunu kapatan Şahin Bey "Düşman cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez" diyerek Antep-Kilis hattında büyük bir savunma başlatılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Aylarca düşmanın Antep’e girmesine kahramanca engel olmuştur. 25 Mart 1920 günü 8.000 piyade ve 200 süvari, bir topçu bataryası, 16 ağır makinalı tüfek, çok miktarda otomatik tüfek ve 4 tank ile Andorya kumandasında Antep’e hareket eden Fransız kuvvetleri ile 3 gün geceli gündüzlü kahramanca mücadele edilmiştir. Ancak yanında bulunan 200 yiğit Antepli kuvveti birer birer şehit olan Şahin Bey tek başına son kurşununa kadar direnmiş ve 28 Mart 1920 günü kendisi de şehit olmuştur. Şahin Bey'in şehit edilmesinden sonra büyük çatışmalara sahne olan Antep'te 1 Nisan 1920'den 7 Şubat 1921’e kadar Fransızlara karşı büyük bir direniş başlamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Kahramanca direnişlerine rağmen maalesef düşmanın yoğun baskısı karşısında direniş kırılmış ve Türk Askerlerinin de geri çekilmek zorunda kalması üzerine Fransızlar 9 Şubat 1921'de şehre hâkim olmuştur. Nihayetinde 20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın ardından Fransız askerleri 25 Aralık 1921 günü şehri boşaltmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">6347 evladını şehit veren, hiçbir yerden yardım ve destek almadan "Ölürsem şehit, Kalırsam Gazi olurum" inancıyla ve kendi gücüyle işgale karşı 10 ay direnen Antep için 6 Şubat 1921 tarihide Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantısında, Bakanlar Kurulu Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak, Meclis Başkanlığına, Antep isminin Gaziantep olarak değiştirilmesini kapsayan bir önerge sunmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/8%20%C5%9Eubat%20Gazi%20Antep.jpg" style="width: 590px; height: 429px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Kabul gören kanun teklifi ile Antep'e GAZİ unvanı verilmiş ve GAZİANTEP ismi 8 Şubat 1921 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele Kahramanları olmak üzere, Karayılan'ı, Şahin Bey'i, Aziz Şehitlerimizi ve ahirete irtihal eden Kahraman Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, halen hayatta olan Kahraman Gazilerimize şükranlarımı sunuyor, Gaziantepli vatandaşlarımızın GAZİLİK günlerini kutluyorum.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Derleyen</p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ<br />
Uluslararası Siyaset Uzmanı<br />
cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//gaziantep-8-subat-1921/148/</link>
<pubDate>Sun, 08 Feb 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KAHRAMAN MARAŞ -7 Şubat 1973</title>
<description><![CDATA[<p><span style="white-space-collapse: preserve;">Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'ndan 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile yenik olarak çıkmasının ardından Anadolu'nun bir çok yeri gibi Maraş da işgale uğramıştır.</span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">22 Şubat 1919’da İngiliz kuvvetleri tarafından işgal edilen</span><br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Maraş'a İngilizler, ordusunda görevli Ermeni Lejyoner askerleriyle birlikte geldiler. Savaş zamanında Maraş ve çevresinden giden Ermeniler de işgalin ardından kafileler halinde geri dönmeye başlamışlar ve karşılaştıkları Türklere hakaret ve tahrik etmekten geri kalmamışlar, bölgeyi terk ederken parasıyla satmış oldukları evlerini ve arazilerini yalancı şahitlerle gasp etmişlerdir. İngilizler daha sonra bölgeyi Fransızlara devrettiler.</span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">İşgale karşı ilk ciddi direniş hareketi 31 Ekim 1919'da Sütçü İmam Olayı ile yaşanmıştır. Fransız işgal birliklerinde görevli Ermeni Lejyon askerlerinin Uzunoluk Hamamı'ndan çıkan peçeli Türk kadınlarının yüzlerini açmaya çalışmaları üzerine ayaklanan Türkler, Ermeni lejyon askerlerine saldırmaya çalışsa da Ermeni lejyon askerleri, olaya müdahale etmek isteyen Çakmakçı Sait'i yaralamış, Sütçü İmam'ın da karşılık vererek Ermeni Fransız lejyon askerlerine kurşun atmasından sonra arbede yaşanmıştır.<br />
<br />
<img alt="" src="/images/S%C3%BCt%C3%A7%C3%BC%20%C4%B0mam.jpg" style="width: 1200px; height: 700px;" /></span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">27 Kasım 1919 tarihinde ise Agop Hırlakyan'ın evinde Fransız komutanı için düzenlenen dans tertibinde komutanın dansa davet ettiği Ermeni kızının "Sizinle dans etmekten mazurum. Çünkü kendimi esarette hissediyorum. Kalede Türk Bayrağı dalgalandığı sürece, sizinle dans edemem" demesi üzerine kaledeki Türk Bayrağı indirilir. </span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Türk Bayrağı'nın indirilmesi, suçsuz kişilerin katledilmesi, ileri gelenlerin tutuklamaları halkın tepkilerini arttırmıştır. Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca'nın "Kalesinde bayrağı dalgalanmayan ülkede cuma namazı kılınmaz!" sözü üzerine, halk Fransızlara karşı mücadele başlatmıştır. Kaleye saldıran Maraş halkı, kaledeki Fransız askerlerini etkisiz hâle getirip tekrar Türk bayrağını dikmiş ve 72 gün boyunca şehrin her yanında çatışmalar yaşanmıştır. Mücadele ve çatışmalar civar şehir ve köylere de yayılmıştır. </span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Büyük çarpışmalara sahne olan Türkoğlu ve Pazarcık'ta da kahramanca savunmalar yapılmıştır. Afşin ve Elbistan çevresinden de önemli derecede yardımlar ile mücadeleye katkılar sağlanmıştır. </span><br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Maraş ve çevresinde yaşanan kahramanca mücadeleler karşısında Fransızlar 11 Şubat 1920'de şehri boşaltmak zorunda kalmışlardır. </span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Maraş'a TBMM tarafından;</span><br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">5 Nisan 1925'te İstiklal Madalyası, </span><br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">7 Şubat 1973'te de Kahraman unvanı verilmiştir.</span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Şehitlerimize Allah rahmet eylesin.</span><br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Maraşlı vatandaşlarımızın Kahramanlık günleri kutlu olsun. </span><br />
<br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Derleyen </span><br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">İsmail CİNGÖZ</span><br />
<span style="white-space-collapse: preserve;">Uluslararası Siyaset Uzmanı</span></p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//kahraman-maras-7-subat-1973/147/</link>
<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AİLENİN ÖNEMİ</title>
<description><![CDATA[Aile,çocukların bakımı ve yetiştirilmesi, yeni kuşaklara kültürel kimliğin ve değerlerin kazandırılması,tarihsel ve toplumsal bilincin aktarılmasında birey ve toplum arasında bir köprüdür.Sağlıklı bir aile yapısı bir insanın hayatta sahip olabileceği en değerli hazinedir.
Aile bir sistemdir,sadece aynı evde toplanmış insanlar topluluğu değildir. Sistem sözcüğünün anlamına bakarsak, birleşik bir bütünü oluşturan belli ilişkiler içinde veya birbirine bağımlı bireylerin meydana getirdiği topluluk,tanımı görülür. Bu kavramı anlamak için çevremizdeki sistemleri düşünün.Bedeniniz bile birbirine bağımlı olarak hareket edebilen birçok parçadan oluşur.Örneğin,omurganızda bir disk hasar görse,bacağınızda,yansıyan ağrı diye tanımlanan bir ağrı hissedersiniz, hatta ağrı ayak tabanınıza kadar vurur. Bedeninizin hiçbir parçası tek başına çalışmaz.Tek bir parçanın çalışması veya çalışmaması bütün bedeninizi etkiler.
Aile bireyleri dışa karşı birbirlerini ko­rurlar. Bireyler ailenin mutluluğu için ça­lışırlar. Çocuk tabiatı ailede öğrenmeye başlar. Ailede inançları,konuşma kabili­yeti, düşünme fonksiyonlarını geliştirir.Toplum kurallarını ilk önce ailede öğrenir. Davranışlarını aile içerisinde geliştirir.Sev giyi,saygıyı aile içerisinde öğrenir.
Çocuk yetiştirmede ve ailenin çocuğa karşı tutumlarını belirlemede,anne-baba tarafından çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerinin neler olduğunun bilinmesi çok önemlidir.Çocuk erişkinin küçük bir modeli değildir.O ayrı bir bireydir,ihtiyaçları nedeniyle ebeveynlere bağımlı yaşasa da onun birey olduğu unutulmamalı istek ve ihtiyaçlarını giderirken saygı gösterme ihmal edilmemelidir.Çocuk, 0-6 yaş döneminde zihinsel olarak,Montessori`nin "emici zihin" diye adlandırıldığı bir yetiye sahiptir.Aile,bireyi her yönden yetiştirdiği gibi,kendisini toplumda en iyi şekilde temsil eden sosyal bir fert haline getirmelidir.Aile toplumun özüdür,onu tahribe yönelten her şey toplumun tahribine yönelmiş demektir.Kişi yalnızlığa itilip,toplumdan dışlanmamalıdır.Ailenin toplumdaki önemi göz ardı edilmemelidir. Aileye yeterince önem vermeyen batı toplumlarında yıkıcı faaliyetler oluşmuştur. Bunun farkına varan batı toplumları son yıllarda tekrar aileye sarılmışlardır.Kurallar, töre,liderlik,duygu,davranış ve inançların "emilip" benimsenmesi,çocuğun doğumuyla altı yaşı arasındaki "emici zihin" döneminde gerçekleşir.
Ailenin toplumdaki rolü, bireye aidiyet hissi kazandırmasından,toplumsal değerleri ve ahlaki normları öğretmesine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.Çocuklar,aile ortamında sorumluluk,empati,iş birliği ve saygı gibi temel kavramları öğrenirler.Bu öğrenmeler,onların topluma entegre olabilen,uyumlu ve üretken bireyler olmalarının zeminini hazırlar.
Çocuklar,aile içinde duygularını ifade etmeyi,başkalarının duygularını anlamayı ve çatışmaları yapıcı bir şekilde çözmeyi öğrenirler.Bu süreçte kazanılan sosyal beceriler,onların okulda,iş hayatında ve diğer sosyal ortamlarda başarılı olmalarını sağlar.Aile,adeta bireyin sosyal yaşamına açılan ilk kapıdır.
Aile bireyi her yönden yetiştirdiği gibi, kendisini toplumda en iyi şekilde temsil eden sosyal bir fert haline getirmelidir.Aile toplumun özüdür,onu tahribe yönelen her şey toplumun tahribine yönelmiş demektir. Kişi yalnızlığa itilip, toplumdan dışlanmamalıdır.Hiçbir öğreti,din,eğitim sistemi kişiyi yalnız bırakmamıştır.Kişinin aile ortamında ilgisiz bırakılıp, eğitilmemesi onun olumsuz güçlerin eline teslim edilmesidir.Batı toplumlarında ailenin kutsallığını kaybetmesi ile birlikte toplumda kargaşa,anarşi kendini hissettirmiştir.Yine suçlu insanlara baktığımızda aile yapısı sağlam olmayan, ailesel birlikteliğin olmadığı ailelerin fertleri oldukları gözden kaçmamaktadır.Ailenin toplumdaki önemi göz ardı edilmemelidir. Aile bağlarının zayıfladığı toplumların yıkıma uğrayacağı asla unutulmamalıdır.
Aile birliğindeki çökme ve çözülmelerin artması toplumsal sorunları da çoğaltır.Bu
nedenle aile,çocuk ve toplum açısından hem önemli hem de birleştirici rol oynar. Dünya üzerindeki bütün ailelerin bir tek,ortak yanı vardır:İnsanlar kim olduklarını ve nasıl bir kişi
haline geldiklerini aile içinde öğrenirler. Açık ve etkin iletişim mutlu ve huzurlu ailelerin ortak özelliğidir.
Toplumun ailelerden oluştuğunu belirtmiştik dolayısıyla sağlıksız ailelerin varlığı sağlıksız toplumu oluşturacaktır bu nedenle ailelerin sağlığının bozulması tüm toplumun sağlığının bozulması demektir. Ailenin yaşam döngüsü içinde karşılaşabilecekleri sorunlarda güçlü oldukları baş etme mekanizmalarını kullanmaları fakat bunların yetersiz kaldığı durumlarda her türlü profesyonel danışmanlık almaları tüm aile bireylerinin ve özellikle de çocukların bedensel ve ruhsal sağlıkları açısından önemli ve hatta gereklidir.
Aile kurumunun sağlamlığı, bir toplumun geleceğe ne kadar güvenle ilerleyebileceğinin bir göstergesidir. Toplumun sağlıklı bir şekilde gelişmesi, bireylere değer veren ve onları geleceğe hazırlayan güçlü ailelerin varlığına bağlıdır.
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//ailenin-onemi/146/</link>
<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>29 Ocak Batı Trakya  Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Lozan Antlaşması’nın azınlık grupların haklarını, bulundukları ülkelerdeki konumlarını açık bir şekilde düzenlemesine ve karşılıklı mütekabiliyet kurallarına göre hareket edilmesi gerekliliğine vurgu yapmasına rağmen Yunanistan’ın “Batı Trakya’da Türk yoktur” iddiasıyla, Türk kimliğini reddederek 4 Kasım 1987 tarihinde “Türk” kelimesi geçtiği için İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği gibi Türk Sivil Toplum Kuruluşları başta olmak üzere içerisinde TÜRK kelimesi geçen bütün oluşumları kapatmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Yunanistan Yargıtayının bu kapatma kararını onaylaması üzerine, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’nin 24 Ocak 1988 günü İstanbul-Taksim’de protesto mitingi düzenleme talepleri 30 Ocak 1988’de Davos’ta gerçekleşecek olan Özal-Papandreu buluşmasını aksatabilir gerekçesiyle izin verilmemesi Yunanistan’daki Türklerde yalnız bırakıldıkları hissini doğurmuş ve tepkilere sebep olmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/29%20Ocak%20Bat%C4%B1%20Trakya%20.jpg" style="width: 1280px; height: 624px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">İstanbul mitinginin iptal edilmesi üzerine binlerce Batı Trakya Türk’ü 29 Ocak 1988 günü Gümülcine’de sokaklara inerek “Türk’üz!” diye haykırarak polis barikatlarına rağmen kararı protesto etmiştir. Batı Trakya Türkleri’nin 29 Ocak 1990 yılında iki yıl önceki olayları anmak amacıyla toplanmaları üzerine fanatik Yunan gruplarının taşlı-sopalı saldırısına uğramış, dükkanları tahrip edilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">29 Ocak 1988 ve 1990’da yaşanan Batı Trakya Türkleri için büyük önem arz eden “Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü” nü kutlu, merhum Dr. Sadık Ahmet ve bütün şehitlerimizin ruhu şâd olsun”</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ<br />
Uluslararası Siyaset Uzmanı<br />
BULTÜRK Ankara Temsilcisi<br />
TDPB Basın Kulübü Başkanı<br />
cingozismail01@gmail.com</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//29-ocak-bati-trakya-toplumsal-dayanisma-ve-milli-direnis-gunu/145/</link>
<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SUYUN İNSAN HAYATINDAKİ ÖNEMİ</title>
<description><![CDATA[İnsan vücudu büyük oranda sudan oluşmaktadır. Vücudumuzdaki su oranı yasam sürecimiz boyunca değişim göstermektedir.Yeni doğan bir bebekte vücut ağırlığının %75’i sudan oluşmakta iken bu oran çocuklarda %70, yetişkinlerde %60 ve yaşlılarda %50 şeklindedir.Yetişkin bir insan,bir kısmı yiyeceklerden karşılanmak üzere günde 2-3 litre suya ihtiyaç duyar.Bir insanda oluşan %20’lik su kaybı kişinin ölümü ile sonuçlanmaktadır. Bu nedenle kişi vücuttan kaybettiği su kadar yeterli miktarda da su tüketimini sağlamalıdır.İdeal bir şekilde su tüketimi insan vücudunda bulunan hücrelerin kendini yenilemesine faydalı olmaktadır.
Nüfusun hızla artması, buna karşılık su kaynaklarının sabit kalması sebebiyle su ihtiyacı her geçen gün artmaktadır.
Dünyada kişi başına su tüketimi yılda ortalama 800 m3 civarındadır.Dünya nüfusunun yaklaşık % 20'sine karşılık gelen 1,4 milyar insan yeterli içme suyundan mahrum olup, 2,3 milyar kişi sağlıklı suya hasrettir.
Buna ek olarak, 2050 yılında su sıkıntısı çeken ülkelerin sayısı 54'e, bu şartlarda yaşamak zorunda kalan insanların sayısı 3,76 milyara yükselecektir.Bu durum 2050 de 9,4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun % 40'ının su sıkıntısı çekeceği anlamına gelecektir.
Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000 -10.000 m3 arasında olmalıdır ve Türkiye su zengini bir ülke değildir. Türkiye'de kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.430 m3'tür.
Suyun canlılar için şu önemli unsurları vardır.Nefes almak için oksijeni nemlendirir.Hayati organları korur ve yastık görevi görür.Gıdayı enerjiye çevirmeye yardımcı olur.Besinlerin emilimine yardımcı olur.Su her canlı için önemli bir yaşam kaynağıdır.Bunun için su olmasaydı yeryüzünde canlı yaşamı söz konusu olmazdı.Su denildiğinde genelde akla ilk gelen sağlıklı içme suyu olmuştur, ancak suyun sadece vücudun ihtiyacı olduğu için değil doğanın bir gerekliliği olmasından dolayı da önemi çok büyüktür.
Bir ailenin aylık su tüketimi; evdeki kişi sayısına, yaşam alışkanlıklarına ve kullanılan ev aletlerinin verimliliğine göre değişiklik gösterir.Türkiye'de dört kişilik bir ailenin ortalama günlük su tüketimi 600-800 litre arasında hesaplanmaktadır. Bu da aylık yaklaşık 18.000 ila 24.000 litre su kullanımına karşılık gelir.Bu miktarın içinde duş,bulaşık,çamaşır,temizlik ve içme suyu gibi tüm kullanım alanları yer alır.Yani sadece içme ve yemek pişirme için değil, tüm evsel kullanım toplamı hesaba katılır.İki kişilik bir hanede su tüketimi daha azdır ancak kişi başına düşen kullanım sabit kaldığı sürece oran olarak çok da düşük değildir.Ortalama bir bireyin günlük su tüketimi 150 ila 200 litre arasında değişir.Bu durumda iki kişilik bir ailenin aylık su tüketimi yaklaşık 9.000 ila 12.000 litre arasında olur.
Türkiye’de belediyeler tarafından evlere ulaştırılan su miktarı 2004’de 2 milyar m³ civarından 2018’de 4 milyar m³’ün üzerine çıkarak ciddi bir artış göstermiştir ki şehirlerdeki nüfus artışının bunun en büyük nedeni olduğunu söyleyebiliriz.Evsel kullanım için kişi başı günlük su miktarı ise 2004 yılındaki 255 lt / gün iken bu rakam 2018’de 224 litre / gün’e gerilemiştir.Bunu da suyu daha tasarruflu kullanan teknolojik gelişmeler (öncesine göre daha az su kullanan çamaşır ve bulaşık makineleri, vb.) ile toplumun bilinçlenmesine bağlayabiliriz.Avrupa Çevre Ajansı analizlerine göre Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ise bu oran ortalama 144 litre / gün civarındadır ve yapılan bilimsel ve teknolojik önlemlerle giderek de azalmaktadır.
Söz konusu bu suyun sektörel kullanımı ve bunların oranları incelendiğinde ise tarımda sulamanın en büyük payı aldığı ve 2012 yılındaki %73’lük kullanım oranının 2020’de %77’lere ulaştığı görülmektedir.Diğer bir ifade ile 2020 yılı verilerine göre ülkemizin toplam su potansiyeli olan 57 milyar m³’ün 44 milyar m³’ünün (%77) çeşitli maksatlara yönelik sulama suyu olarak kullanıldığı ve geriye kalan 13 milyar m³’ünün (%23) ise içme-kullanma ve sanayi amaçlı olarak kullanıldığı belirlenmiştir.
Suyun tüm canlılar üzerinde önemi tartışmasız çok önemlidir.Yaşam kaynağımız olan suyun tasarruflu kullanımı da çok önemlidir.Evlerde kullanılan suyun ücretlendirilmesi yapılırken aile bireylerinin günlük zorunlu ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.Hayatımızda çok önemli olan suyun her alanda planlı bir çalışma yapılarak,insanları bilinçlendirip,tarımdan,evlerimizdeki içme suyuna kadar çevre bilinci oluşturup ve okullarda çocuklarımıza gerekli eğitimleri vererek sağlamalıyız.

]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//suyun-insan-hayatindaki-onemi/144/</link>
<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>5 OCAK 1922 ADANA'NIN KURTULUŞU</title>
<description><![CDATA[<div class="xdj266r x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;"><span style="font-family: inherit;">Osmanlı Devleti'nin 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile Birinci Dünya Savaşı'ndan yenilgiyi kabul ederek teslim olmasının ardından İstanbul Hükümeti’nin 23 Kasım 1918 tarihli, Adana ve dolaylarının boşaltılması kararı ilde büyük bir tepki ile karşılanmış ve protesto edilmiştir; fakat kısa süre sonra işgal kuvvetleri Mersin limanından Çukurova’ya girmiş ve Adana’yı işgal etmiştir.</span></div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-top: 0.5em; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">Fransızlar kendi birlikleri içerinde özellikle Ermeni lejyon askerlerini <span class="html-span xdj266r x14z9mp xat24cr x1lziwak xexx8yu xyri2b x18d9i69 x1c1uobl x1hl2dhg x16tdsg8 x1vvkbs" style="text-align: inherit; overflow-wrap: break-word; margin-inline: 0px; padding-inline: 0px; padding-bottom: 0px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px; padding-top: 0px; font-family: inherit;"></span>getirmiştir. Ayrıca Suriye’den de Ermeni nüfus da getirerek bölgeye yerleştirmiştir. Bu Ermenilerin 70.000'i Adana’ya, 12.000'i Dörtyol’a, 8.000'i Saimbeyli’ye yerleştirilmiştir. Ayrıca Antep ve Maraş bölgesine de 50.000'den fazla Ermeni getirilmiştir.</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-top: 0.5em; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">1918-1919 yıllarında Adana’da tam bir terör ve cinayet dönemi yaşanmıştır. Abdiağa çiftliği olayları, şehir içi cinayetleri, Taşköprü’de Türklerin çarmıha gerilmesi ve kırbaçlanarak Türklerin katledilmesi olayları vahşetler arasındadır. Kozan ve Saimbeyli başta olmak üzere diğer bölgelerde de akla hayale gelmeyen işkenceler ve katliamlar yaşanmıştır.</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-top: 0.5em; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">Ermeniler tarafından 10 Temmuz 1920’de Türklere karşı büyük bir şiddet ve soykırım harekatına girişilmesi üzerine on binlerce Türk Toroslara doğru kaçmıştır. Çukurova bölgesinde dört gün süren bu kaçış, tarihe ’Kaç Kaç’ olayı olarak geçmiştir.</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-top: 0.5em; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">Yaşanan terör ve baskı karşısında Türkler; Rifat Menemencioğlu, Nabi Menemencioğlu, Ali Münif Yeğenağa, Ali Cenani ve Rüstem Bey gibi ileri gelenler tarafından halk örgütlenerek 20 Kasım 1918’de Klikya Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'ni kurulmuştur. Çukurova, bölgelere ayrılarak, her bölgeye milis kuvvetleri komutanı atanmış ve Şubat 1920’den itibaren düşmana karşı zaferler kazanılmaya başlanmıştır.</div>

<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">Türk milis kuvvetleri tarafından 1920’de Toroslar’dan Fransızlara karşı başlatılan saldırılar neticesine 27 Mayıs 1920’de Fransız orduları komutanı Menil esir alınmıştır. Kar Boğazı Olayı olarak bilinen bu olay, Kuvay-i Milliye’nin ilk siyasi zaferi olarak tarihteki yerini almıştır. Türk milis kuvvetlerinin başarısı karşısında Fransızlar 28 Mayıs 1920’de Mersin-Adana hattına çekilmek zorunda kalmış ve kuzey Çukurova (Kozan ve diğer dağlık bölgeler) tamamen kurtarılmıştır.</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-top: 0.5em; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;"><img alt="" src="/images/5%20Ocak%20Adana.jpg" style="width: 960px; height: 811px;" /><br />
5 Ağustos 1920’de Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Bey (Çakmak) ve milletvekilleri Pozantı'ya gelmiş, Pozantı il haline getirilerek Pozantı Kongresi yapılmıştır. Kasım 1920 sonlarında ağır yenilgiye uğratılan Fransa, TBMM Hükümeti'ni resmen tanımış<span style="font-family: inherit;"> ve Türk-Fransız barış anlaşması, 20 Ekim 1921’de Ankara’da yapılmıştır. Bu kapsamda 5 Ocak 1922’de Fransızlar, getirdikleri Ermenileri de beraberlerinde götürerek Çukurova’dan tamamen çekilmiştir. Fransızlarla gidemeyen veya yerli olan Ermeniler de bölgeden kaçmıştır. Giden Ermenilerin 120.000'i tekrar Suriye’ye, 30.000'i Kıbrıs'a veya İstanbul'a gitmişlerdir.<br />
<br />
Milli Mücadele başta olmak üzere tarih boyu Türk Milleti ve Türk Vatanı ilelebed yaşasın diye can veren, ter döken, emek harcayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarını ve kahraman şehitlerimizi, ahirete irtihal eden gazilerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. H</span><span style="color: rgb(8, 8, 9); font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 15px; text-align: justify; white-space-collapse: preserve;">ayatta olan gazilerimize uzun ve sağlıklı ömürler diliyor, </span></div>

<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">5 Ocak Adana'nın Kurtuluş Gününü kutluyorum.<br />
 </div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-top: 0.5em; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">Derleyen:</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; margin-top: 0.5em; margin-inline: 0px; margin-bottom: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ</div>

<div dir="auto" style="font-family: inherit; text-align: justify;">Uluslararası Siyaset Uzmanı</div>
</div>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//5-ocak-1922-adana-nin-kurtulusu/143/</link>
<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TRUMP’IN AVRUPA’YI YOK SAYDIĞI PLANI</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, önceki başkanlık döneminden itibaren (20 Ocak 2017-20 Ocak 2021) merkezinde Çin olan Asya-Pasifik sahasında etkili olmanın hedeflendiği bir dış politika uygulandığı bilinmektedir. Ana maksadının Çin’in yükselişini durdurmak ve devamında nadir toprak elementlerine erişim, küresel ekonomiyi kontrol etmek olan bu projede ABD istediğini elde edememiştir. 20 Ocak 2025 tarihinde ikinci kez Başkanlık görevini devralan Trump’ın, kaldığı yerden devam ederek Çin merkezli dış politikasında hâlâ somut bir başarı elde edemediği görülmektedir. Zira büyük ölçüde aynı coğrafyayı da kapsayan küresel bir İngiliz projesi sahaya sürülmüş ve perde arkasında sessiz sedasız gelen İngiltere’nin nüfuz mücadelesi ile karşılaşmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu süreçte Çin, ekonomik olarak daha etkin olabilmek ve Asya’nın altyapı finansmanına destek olmak maksadıyla Çin liderliğinde Ekim 2014’te Asya Altyapı Yatırım Bankası (Asian Infrastructure Investment Bank- AIIB) kurulmuştur. Banka bölge için, IMF (International Monetary Fund/Uluslararası Para Fonu), Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası, Batı’nın ve Japonya’nın söz sahibi olduğu ekonomik kurumlara alternatif niteliğinde dev bir ekonomi olurken sürpriz bir kararla İngiltere’nin de kurucu üye olarak yer alacağını açıklaması<sup>[1]</sup> muhakkak ki ABD’de şok etkisi yaratmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Kadim müttefiki İngiltere’nin bu hareketinin diğer müttefiklerine de sirayet etmemesi için yoğun diplomasi yürüten ABD, buna engel olamamıştır. Güney Kore ve Avustralya ile birlikte toplam 111 üyeye ulaşan Asya Altyapı Yatırım Bankası’na Türkiye de “Asya ülkeleriyle işbirliğini geliştirmek ve özel sektörün banka imkanlarından faydalanmasını temin etmek amacıyla” Ocak 2016’da üye olmuştur<sup>[2]</sup>. Avrupa’nın iki büyük ekonomisi ve ABD’nin müttefiki Almanya ile Fransa’nın da buraya üye olması dikkat çekicidir ve yeni bir dünya nizamının kurulmakta olduğunun en büyük göstergesi olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">ABD’nin, ağırlıklı olarak Avrupa merkezli müttefiklerinin, kendi çizgisi ve kontrolü dışında hareket ediyor olmasından rahatsız olduğu muhakkaktır. Zira bir süredir “ABD olmadan nasıl hareket ederiz?” sorusuna cevap arandığı da düşünülürse ABD’nin yalnızlığa giden bir sürece yürümekte olduğunu söylemek iddialı olmasa gerekir.</p>

<p style="text-align: justify;">G7'ye alternatif olarak, ABD çizgisi dışında hareket etmeleri nedeniyle Avrupa Birliği (AB)’ni dışarıda bırakarak Rusya, Çin, Hindistan ve Japonya ile Core 5 (C-5) ittifakı kartını sahaya sürmeye hazırlanan Başkan Trump, bir taraftan da İtalya, Macaristan, Polonya ve Avusturya’yı AB’den ayırmak suretiyle AB’yi bölmeyi planladığı iddiaları Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly tarafından kesin bir dille yalanlansa da<sup>[3]</sup> Avrupa’da diplomatik krize yol açtığı görülmektedir. Kaldı ki Harvard Üniversitesi'nde Robert ve Renée Belfer uluslararası ilişkiler profesörü olan Stephen M. Walf tarafından kaleme alınana ve <em>Foreign Policy</em> dergisinin Bahar 2025 sayısında yayımlanan makalede “Trump ve ekibinin, Avrupa'yı düşman olarak gördüğü yönündeki değerlendirmeler”<sup>[4]</sup> de dikkate alındığında ABD ile Avrupa arasında ciddi bir kriz yaşanmakta olduğu ortaya çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/G74VZqAXwAImGBb.jpg" style="width: 900px; height: 510px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Dolayısı ile 2018 yılından itibaren ABD’nin NATO’dan ayrılmasını defalarca tartıştığı görülen Trump’ın<sup>[5]</sup> ABD’nin 47. Başkanı olarak ikinci kez seçildiği günlerde NBC'nin "Meet the Press" programında “ABD'yi NATO'dan çıkarmayı düşünebileceğini” belirtmesi<sup>[6]</sup> de Başkan Trump nezdinde ABD’nin Avrupa’ bakış açısını göstermektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">ABD’nin NATO’dan çıkma ve Avrupa’yı Rusya ile baş başa bırakma tehditleri, Ukrayna-Rusya savaşının başlaması ile birlikte Rusya’ya uygulanan ambargolar kapsamında Avrupa’nın Rusya’dan doğalgaz ve petrol alımlarını keserek<sup>[7]</sup> Rusya’dan %40 daha pahalı fiyatla ABD’den temin etmeye zorlanması<sup>[8]</sup> gibi süreçlerin ortaya çıkması, Avrupa’nın güvenlik kaygıları yaşamasına sebep olmuştur. Buna bağlı olarak hızlı bir silahlanma sürecini devreye alan Avrupa Birliği ülkeleri, zorunlu askerlik hizmetini ve sivil savunma planlarını güncellemeye almıştır<sup>[9</sup>.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu süreçler yaşanırken ABD’nin Türkistan sahasına nüfuz edebilmek maksadıyla Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini geliştirmek, mümkün ise stratejik ortak seviyelerine yükseltmek hedefli hamlelerin ardarda geldiğine dikkat edilmelidir. Zira 6 Kasım 2025 tarihinde ABD Başkanı Trump’ın, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan liderlerini Beyaz Saray’da ağırlaması ve C5+1 Zirvesi adıyla ABD’nin Avrasya stratejisinde yeni ve belirgin bir dönüm noktasını temsil ettiği görülmektedir<sup>[10]</sup>.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu arada Trump'ın 2018 yılında yaptığı bir paylaşımda “Suriye'den çekilme” düşüncesine atıfla, ABD'nin "bölgede jandarma gücü olmak istemediğinin"<sup>[11]</sup> vurgulaması, 2025 yılına gelindiğinde ise yine Trump imzasıyla yayımlanan ulusal güvenlik belgesinde, ABD’nin dış politikada “Önce Amerika” yaklaşımıyla daha güçlü, daha ölçülü ve caydırıcılığa dayalı bir çizgi izleyeceği, dünya düzenini ABD'nin ayakta tuttuğu dönemin" geride kaldığı ve "şahin" olmadan güçlü, "güvercin" olmadan ölçülü dış politikanın uygulanacağını açıklaması ile eski ABD Başkanı James Monroe ile özdeşleşen 2 Aralık 1823  tarihli “Monroe Doktrini” ne vurgu ile<sup>[12]</sup> ABD’nin 200 yıl sonra yeniden “Yalnızcılık Stratejisine Dönüşü” ilan edilmiştir.   </p>

<p style="text-align: justify;">Zira ABD bütçesinin, askeri ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bizzat yöneticiler tarafından açıklanmaktadır. 2025 yılı için ABD Donanması’nın 390 gemilik bir filo hedeflemesine rağmen artan maliyetler ve endüstriyel zorluklar karşısında Kongre Bütçe Ofisi (CBO) tarafından ciddi mali ve lojistik zorluklarla karşı karşıya olduğu<sup>[13]</sup> raporlara yansımıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak Avrupa ve Asya-Pasifik sahasında nüfuz kaybeden ABD’nin Venezuela’ya saldırısı önemlidir. Çin ve Rusya gibi aktörler ile yakın ilişki içerinde olan Venezuela’ya saldırı öncesi bu ülkelerle geri planda bir uzlaşı olduğu anlaşılmaktadır. Zira Küba ve İran dışında menfi bir açıklama gelmediğinin görülmesi bu kanıyı güçlendirmektedir. Yakın gelecekte Venezuela’da beklenen ABD endeksli bir yönetim değişikliği ile ABD’nin başta dünyanın en zengin petrol yatakları olmak üzere Venezuela’nın kaynakları ile saldırının maliyetlerinin karşılanacağı ekonomik anlaşmalar yapılması beklenmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">ABD’nin uluslararası kamuoyunu ikna edebilmek ve Venezuela petrollerini doğrudan ele geçirdiği görüntüsü vermemek için petrol sektörünün kimin kontrolünde olacağını belirlemek suretiyle başta kendisi olmak üzere dost ülkeler ve Batı’yla entegre bir yönetim üzerinden bu kaynakların küresel piyasalara kontrollü arzını sağlamayacağı olası görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">ABD cenahında bunlar yaşanırken 2026 yılının ilk altı ayı için Avrupa Birliği dönem başkanlığının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) devredilmesi ile birlikte NATO ve AB’de görev yapan bazı diplomatların, “Rum kesiminin Türkiye ile yaşadığı anlaşmazlıklar ve AB-Türkiye askeri iş birliğine karşı tutumunun, Avrupa’nın güvenlik entegrasyonuna odaklandığı bir dönemde savunma önceliklerini olumsuz etkileyebileceğinden kaygı duydukları” yönündeki haberlerin özellikle İsrail ve Yunan basınında yer alması dikkat çekicidir<sup>[14]</sup>.</p>

<p style="text-align: justify;">Avrupalı yetkililerin Rum tarafına Türkiye karşıtı yaklaşımın kabul edilemez olduğunu, “Ankara’nın dışlandığı bir savunma yapısı düşünülemediği, böyle bir durumun Avrupa güvenliğinin zayıflaması anlamına geleceği” değerlendirmesi ile birlikte AB kulislerinde, “Türkiye olmadan AB güvende olmaz” fikrinin hâkim olduğu, Rusya tehdidi karşısında birlik mesajı verilmesi gerektiği ve Türkiye gibi stratejik bir aktörün göz ardı edilmesinin ağır sonuçlar doğuracağı”<sup>[15]</sup> vurgulamaları ile Türkiye’siz planlar yapılamadığı ortaya çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak; Avrupa ile ABD arasında yaşanan gerilim her geçen gün daha da belirginleşmeye başladığı ve ABD’nin Avrupa’sız küresel politik bir stratejiyi uygulamaya koyma planı olan Rusya, Çin, Hindistan ve Japonya ile C-5 geriliminin zirve yaptığı görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak Trump’ın C-5 hamlesinin henüz karşılık bulmadığı ve özellikle Çin’in sessiz kaldığına dikkat edilmelidir. Zira ABD Hükümeti borcunun Kasım 2025 itibariyle 38 trilyon ABD Dolarını geçtiği ve tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşan bir dış borç ile bazı çevrelerce “borç batağında” değerlendirmelerine de bağlı olarak itibar kaybı yaşadığı anlaşılmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">ABD’nin Türkistan coğrafyası ile ilişkilerini geliştirme hamleleri ise (C5+1) Çin, Rusya ve kuşkusuz ki Türkiye ile İngiltere tarafından yakinen takip edilmektedir; çünkü Rusya ve Çin nüfuz açısından, İngiltere ise Pekin-Londra Demir İpek Yolu projesi ile inşa süreci devam eden yeni dünya sistemi açısından yakın gelecekteki gelişmelerden haberdar olabilmek için takip edilmektedir. Türkiye ise gönül coğrafyası Türk Devletleri Teşkilatı’nın gelecekteki politikalarının belirlenebilmesi çerçevesinde takip etmektedir. Enerji kaynakları, yer altı ve yer üstü kaynakları ile küresel ticaret için muazzam imkân ve kabiliyetleri nedeniyle küresel hedefli ülkeleri Türkistan sahasına zorunlu olarak yönlendirdiği de unutulmamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Son söz olarak; tüm bu süreçler yaşanırken ABD-Avrupa, Rusya-Ukrayna, Çin-ABD, Çin-Avrupa, Kafkaslar, Ortadoğu, Doğu Akdeniz sahaları başta olmak üzere bütün planların Türkiye’siz düşünülemediği, yıllardır ötelenen, kimi zaman yok sayılan/yok sayılmaya çalışılan, yıllardır AB kapısında bekletilen Türkiye’yi ve Türk Devletleri Teşkilatını mutlaka yanlarına almaları gerektiğine inanan bir dünya görülmekte olması Türk karar alıcı mekanizmaları tarafından da mutlaka dikkatle takip edilmesi büyük önem arz etmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><u>                        :</u></p>

<p>İsmail Cingöz; Uluslararası Siyaset Uzmanı, BULTÜRK Ankara Temsilcisi, TDPB Basın Kulübü Bakanı, cingozismail01@gmail.com</p>

<p> </p>

<p><sup>[1]</sup> Hatice Karahan, “Asya Pasifik Mücadelesinde İngiliz Sürprizi”, setav.org, 17.03.2015</p>

<p><sup>[2]</sup> Bloomberg, “Türkiye Asya Altyapı Yatırım Bankası'na Üye Oldu”, 16.01.2016</p>

<p><sup>[3]</sup> CNN, Trump, Ab'yi Parçalayacak! Gizli planı ortaya çıktı: 'Yeniden Büyük Yap', 12.12.2025</p>

<p><sup>[4]</sup> Stephen M. Walf, “Yes, America Is Europe’s Enemy Now”, Foreign Policy Dergisi, 21.02.2025.</p>

<p>https://foreignpolicy.com/2025/02/21/us-europe-trump-vance-speech-nato-russia/</p>

<p><sup>[5]</sup> İslam Doğru, 'Trump, 2018'de Defalarca ABD'nin NATO'dan Çekilmesini Tartıştı', AA., 15.01.2019.</p>

<p><sup>[6]</sup> SDE, Trump: ABD’yi NATO’dan Çıkarmayı Düşünebilirim, 09.12.2024</p>

<p><sup>[7]</sup> Bloomberght, Trump'tan Avrupa'ya "Rusya'dan Petrol Almayın" Çağrısı, 15.09.2025.</p>

<p><sup>[8]</sup> turkrus.com, Doğalgaz Savaşları: ABD Avrupa'yı 'Gaz'lıyor, Rusya: "Yüzde 40 Daha Pahalı", 22.10.2018</p>

<p><sup>[9]</sup> Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırma Mekezi (DİPAM), Avrupa Olası Bir Savaşa mı Hazırlanıyor?, 29.11.2025.</p>

<p><sup>[10]</sup> Ahmet Ziya Gökalp, ABD’nin Orta Asya Stratejisinde Yeni Dönem: C5+1’in Dönüşümü, Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi-TUDPAM, 0.11.2025</p>

<p><sup>[11]</sup> Mepa News, “Trump: ABD Ortadoğu'nun Jandarması Olmak İstemiyor”, 21.12.2028,</p>

<p><sup>[12]</sup> Borsanın Gülüğü; “ABD, ‘dünya düzenini ayakta tutmaktan’ vazgeçti!”, 06.12.2025.</p>

<p><a href="https://www.borsaningundemi.com/haber/abd-dunya-duzenini-ayakta-tutmaktan-vazgecti-1875793">https://www.borsaningundemi.com/haber/abd-dunya-duzenini-ayakta-tutmaktan-vazgecti-1875793</a> /Erişim Tarihi: 02.01.2025)</p>

<p><sup>[13]</sup> Gülfidan Baltaş, “ABD Donanması’nın 2025 Planı: Yüksek Maliyet ve Zorluklar”, Defence Trend, 09.01.2025</p>

<p><sup>[14]</sup> Hürriyet, “AB'den Rumların Hayallerini Suya Düşürecek Açıklama: Türkiye'siz Olmaz” 02.01.2026.</p>

<p><sup>[15]</sup> Hürriyet, a.g.y.</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//trump-in-avrupa-yi-yok-saydigi-plani/142/</link>
<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YENİ YILDAN BEKLENTİLER</title>
<description><![CDATA[Her yeni yılın başında,heyecanla birtakım kararlar alırız.Bu kararları uygulamak içinde oldukça kararlıyızdır.Araştırma verilerine baktığımızda katılımcıların çoğu,yıl sonunda planları adına olan bu kararlı duruşlarının kısmen eyleme geçebildiğini söylemektedirler.Küçük bir kısım tüm hedeflerini gerçekleştirirken,%11 kadar bir kısım büyük ölçüde gerçekleştirdiğini ifade ediyor.
Yeni yıla giriyoruz,ömrümüzden bir yıl daha geride kalıyor.Hayatı her zaman en güzel, en verimli şekilde geçirmeye çalışıyoruz; ancak ne yazık ki bazen elimizde olmayan sebeplerle bunu başaramıyoruz.Her yeni yıla yeni umutlarla,yeni beklenti ve isteklerle giriyoruz.Bu sene de umutlarımız ve güzel temennilerimiz var.Her şeyden önce bu yıl her şeyin çok daha iyi olmasını,ayrıca sevgi ve saygının,barışın hüküm sürdüğü bir yıl olmasını diliyorum.
Umarım yeni yılda insanlar birbirlerini, doğayı,ağaçları,hayvanları,kısacası her şeyi daha çok sever,insanca bir yaşam sürerler.
Bir çalışan veya çalışmayan bir kadına yeni yıldan beklentin nedir sorusunu yönelttiğinizde,yeni yılda erkek şiddetinin son bulması gerektiğini söyler,çocuklarına iyi bir eğitim ve kirada ise ev, borçları varsa umutla beklediği yeni yıldan bu borçların ödenmesini bekler.
Yaşlı birine beklentisini sorsanız,kadın veya erkek fark etmez.Önce sağlık der, torunları ile birlikte olmak istediğini söyler ekonomik anlamda insanca yaşayabilmek istediğini söyler.
Yeni yıldan bir şeyler de isteriz.Yeni yılın size ve ailenize,diye başlayan umut dolu cümleler.
Aslında yeni yıl bir şey getirmez.Biz kendi kendimize getiririz.Ama yeni yıldan beklemek umudu artırır.Bir nevi “ben değil o yaptı” düşüncesi gibidir.Kendimizden değil, “ötekinden beklediğimiz sürece, umutlar hayal kırıklığına dönüşür.
Değişimin en önemli başlangıç noktası aslında geçmiştir.Geçen yıldaki başarısız yöntemleri tekrar etmek,yeni yılda bir şey kazandırmaz.Yeni yılın elini kolunu bağlamamak için,başarısız stratejileri, yenileriyle değiştirmek zorundayız.
365 gün boyunca yaşanılan olumsuz olayların birbiri ardına zihinde canlanarak, bir iç hesaplaşmanın ortaya çıktığı Aralık ayında; mutsuzlukların,başarısızlıkların, kavgaların,öfkelerin, pişmanlıkların kalması isteniyor.Hayat,duygular üzerinden yaşandığı için duyguların da bilinç altında yatan düşüncelerimizin bir ürünü olduğu fark edilemiyor.Ancak hesaplaşma içerisine girildiğinde,kişi kendini sorgulamaya başladığında,duygularını değiştirebilmek için öncelikle düşüncelerini değiştirmesi gerekiyor.
2026 yılında öncelikle herkese sağlıklı bir yaşam diliyorum.Ülkemizde ve dünyada barış ve kardeşliğin olması,herkesin beklentilerinin gerçekleşeceği bir yıl olması dileğiyle.


]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//yeni-yildan-beklentiler/141/</link>
<pubDate>Mon, 29 Dec 2025 20:11:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KIBRIS KANLI NOEL KATLİAMLARI </title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">1571’de Kıbrıs’ın fethinden itibaren Kıbrıs’a yerleşmiş olan ve dahi tek suçları Türk ve Kıbrıs’ta yaşamak olan soydaşlarımız 20-21 Aralık 1963 gecesi Rumlar tarafından katledilerek sözde Noel kutlaması yapılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">20 Aralık 1963 günü Lefkoşa/Tahtakale semtinde Türk kadınlarının üzerleri aranmak bahanesiyle Kıbrıs Rumları tarafından kurulmuş EOKA terör örgütünün Kıbrıs Türkleri’nin yok etme üzerine kurgulanan "Akritas Planı"<sup>[1]</sup> kapsamında başlattıkları saldırılarda Türklerin üzerine açılan yaylım ateş ile Zeki Halil ve Cemaliye Emirali hayatını kaybetmiştir<sup>[2]</sup>.</p>

<p style="text-align: justify;">EOKA saldırılarına Rum milislerin de destekleri ile 21 Aralık 1963 Noel gecesi, ışığı yanan bütün Türk evlerine yapılan baskınlarla "Türkler katledilerek Noel kutlaması" yapılmıştır<sup>[3]</sup>. Bu saldırılarda dönemin Türk Kuvvetleri Komutanlığı emrinde görevli Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın evi de saldırılara maruz kalan Türk evlerinden birisi olmuştur. Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürüvet İlhan ile çocukları Murat, Kutsi ve Hakan, saklandıkları banyo küvetinde vahşice katledilmiştir<sup>[4]</sup>.</p>

<p style="text-align: justify;">Kanlı Noel katliamlarında toplam 364 Kıbrıs Türk'ü şehit olmuştur<sup>[5]</sup>. Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitlerinin Türk köylerini ve evlerini savundukları sırada saldırgan 174 Kıbrıs Rum da ölmüştür. Akritas Planı dahilinde organize Rum saldırıları 1963-1964 yıllarında aralıklarla 10 Ağustos 1964 tarihine kadar devam etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/K%C4%B1br%C4%B1s%20Kanl%C4%B1%20Noel.jpg" style="width: 1255px; height: 481px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">"Kanlı Noel" saldırılarının ardından; 27 Aralık 1963 tarihinde ateşkes ve 30 Aralık 1963 tarihinde ise Yeşil Hat Anlaşması<sup>[6]</sup> imzalanmış olsa da Rumların katliamları 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar devam etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu yaşananlara ve Kıbrıs Türkleri'nin katliamlara maruz kalmalarına bütün dünya şahit olmasına rağmen, başta BM Genel Sekreterleri olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa Birliği ülkeleri hiç yüzleri kızarmadan Kıbrıs Türk Kesimi ile Türkiye Cumhuriyeti'ni suçlamaya cür'et edebilmektedirler.</p>

<p style="text-align: justify;">1683’te yaşanan 2. Viyana Savaşı yenilgisi ve ardından Osmanlı’nın geri çekilme süreciyle eş zamanlı olarak Balkanlar’da Türklere reva görülen soykırımları, Kafkaslar, Doğu Türkistan başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında Türklerin uğradıkları soykırım ve katliamları görmezden gelerek, yalanlar üzerine bina edilmiş olan sözde Ermeni Soykırımı iddialarını kabul eden ülkeleri tarih kaydetmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Kıbrıs’ta Kanlı Noel soykırımlarının yıldönümü vesilesiyle Türklük uğruna canlarını veren Şehitlerimizi rahmetle, Kahraman Gazilerimizi de şükranla yâd ediyorum.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><u>                        :</u></p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı, BULTÜRK Ankara Temsilcisi, TDPB Basın Kulübü Başkanı. Çağdaş Medya Yönetim Kurulu Üyesi</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><sup>1</sup> Ayhan Cankut, Rumların Akritas Soykırım Planları ve Kıbrıs'ta Çözümsüzlüğün Başlangıcı, ASSAM Uluslararası Hakemli Dergi, S.: 8, Y.: 19, 19.09.2021 (DergiPark)</p>

<p style="text-align: justify;"><sup>2</sup> Mithat Işık, Kanlı Noel 21 Aralık-4 Ocak 1964, Stratejik Düşünce Enstitüsü, 21.12.2022.</p>

<p style="text-align: justify;"><sup>3 </sup>Mithat Işık, a.g.m.</p>

<p style="text-align: justify;"><sup>4 </sup>Taner Alp, Katliamın 57'nci yılı… Kıbrıs, Kanlı Noel ve Nihat Binbaşı, Independent Türkçe, 20.12.2020.</p>

<p style="text-align: justify;"><sup>5</sup> Gazete Oksijen, Kıbrıs'a Barış Getiren Harekatın 50. Yılı, 19.07.2024.</p>

<p style="text-align: justify;"><sup>6</sup> Mithat Işık, a.g.m.</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//kibris-kanli-noel-katliamlari/140/</link>
<pubDate>Sun, 21 Dec 2025 10:19:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TARİHSEL MİRAS İLE TÜRK DEVLETLERİNİN GELECEK İNŞASI</title>
<description><![CDATA[<p><strong>Özet</strong></p>

<p>Bu makale, Türk devletlerinin tarihsel süreç içerisinde geliştirdikleri ortak kimlik, kültür ve siyasal tecrübelere dayanarak günümüzde yeniden ivme kazanan “Türk Birliği” düşüncesini analiz etmektedir. Türk dünyasının tarih boyunca yaşadığı bölünme ve bütünleşme döngüleri, SSCB dağılmasının ardından ortaya çıkan yeni jeopolitik yapı ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır. Çalışmada; dil, kültür, coğrafya ve tarihsel bağların bir birlik fikrine nasıl kurumsal, toplumsal ve siyasal bir zemin oluşturduğu tartışılmakta; mevcut yapısal engeller ile bölgesel ve küresel ölçekte karşılaşılan sorunlar değerlendirilmekte; bu engellerin aşılmasına yönelik çözüm önerileri sunulmaktadır. Ayrıca makale, uluslararası sistemde işlevsel bir Türk Devletleri Birliği’nin kurulabilmesine ilişkin temel ilkeler ve olası kurumsal çerçeveleri de ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>1. Giriş</strong></p>

<p>Türk dünyası, binlerce yıllık ortak dil, kültür ve tarihsel hafızadan beslenen güçlü bir medeniyet çevresi olarak Avrasya’nın siyasal ve toplumsal oluşumlarında sürekli biçimde belirleyici bir rol üstlenmiştir. Türkçe konuşan devletlerin siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğini esas alan “Türk Birliği” düşüncesi, tarihsel bir arka plan taşısa da özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasıyla birlikte yeni ve somut bir güçlenme alanı kazanmıştır. 1991 sonrası bağımsızlıklarını kazanan Türk cumhuriyetleri; ortak kültürel kodlar, siyasal ve toplumsal benzerlikler, coğrafi yakınlık ve ekonomik tamamlayıcılık gibi dinamikler nedeniyle daha kapsamlı bir bölgesel bütünleşme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda Türk devletleri arasındaki yapısal iş birliğinin kurumsallaşması, hem ulusal kalkınma hedeflerine katkı sunmakta hem de Avrasya jeopolitiğinde yeni bir güç merkezinin oluşmasına zemin hazırlamaktadır. XXI. yüzyılın rekabetçi uluslararası sisteminde Türk devletlerinin ekonomik, kültürel ve güvenlik alanlarında ortak kurumlar geliştirmesi; Şuşa Beyannamesi’nin ortaya koyduğu çerçeve doğrultusunda savunma ve askeri koordinasyonu derinleştirmesi, bölgesel ve küresel güç dengeleri açısından etkili bir aktörün ortaya çıkmasına imkân tanıyacaktır.</p>

<p><strong>2. Tarihten Gelen Birlik Unsurları </strong></p>

<p>Türk milletinin tarihsel sürekliliği, ortak köken, dil ve kültür temelinde şekillenen güçlü bir tarihsel bilinç üzerine inşa edilmiştir. Göktürk Devleti ile birlikte “Türk” adının ilk kez resmî bir devlet kimliği hâline gelmesi, ortak aidiyetin siyasal bir form kazanmasının en önemli göstergelerinden biridir. Nitekim tarihçi Carl Brockelmann’ın, “Dünya tarihinde Türkler kadar çok ve çeşitli devletler kurmuş başka bir ulus yoktur” tespiti, Türklerin devlet kurma geleneğinin kesintisiz ve dinamik karakterine dikkat çekmektedir.</p>

<p>XVIII. yüzyıldan itibaren Türkistan ve Kafkasya’nın Rusya ve Çin tarafından işgal edilmesi, Türk dünyasının coğrafi bütünlüğünü ve siyasal etkileşim ağlarını ciddi biçimde zayıflatmıştır. Sovyetler Birliği döneminde uygulanan dil politikaları, kültürel dönüşüm projeleri ve demografik müdahaleler ise Türk toplulukları arasındaki ortak kimlik bilincini parçalamaya yönelik sistematik bir araç olarak kullanılmıştır. Buna rağmen Türk toplumları kültürel sürekliliklerini koruma konusunda yüksek bir direnç göstermiş; milli kimliğin temel unsurları olan dil, tarih ve gelenek kuşaklar boyunca yaşatılmaya devam etmiştir. 1991 sonrası bağımsızlık süreciyle birlikte bu ortak kimlik bilinci yeniden canlanmış; tarihsel birlik fikri hem siyasal hem de toplumsal düzeyde daha görünür ve etkili bir hâle gelmiştir.</p>

<p><strong>3. Düşünsel Birlik ve Türkçülük</strong></p>

<p>Türk birliği düşüncesinin entelektüel temelleri, Orhun Yazıtları’nda yer alan devletçilik, birlik, töre ve millet bilinci gibi kavramlara dayanmaktadır. Yazıtlarda vurgulanan siyasal bütünlük ve ortak kader fikri, kültürel birlik ile siyasal birlik arasındaki ilişkiyi erken dönemden itibaren açık biçimde ortaya koymaktadır. XX. yüzyılda Türkçülük ideolojisi hem kültürel hem de siyasal bir çerçeve olarak Türk dünyasında yeniden güç kazanmış; milli bilincin korunması ve modernleşme süreçlerinin yönlendirilmesinde önemli bir düşünsel zemin oluşturmuştur. Türkçülük; dilde, kültürde ve tarih yorumunda bütünleşmeyi hedefleyen bir ideolojik yönelim olarak Türk devletlerinin ortak geleceğine dair bir vizyon sunmuştur. Günümüzde ortak alfabe çalışmaları, eğitim iş birlikleri, kültürel kurumlar ve akademik platformlar aracılığıyla düşünsel birliğin kurumsal altyapısı giderek güçlendirilmektedir. Nitekim 9–11 Eylül 2024 tarihlerinde Bakü’de gerçekleştirilen “Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu Üçüncü Toplantısı”nda kabul edilen “Ortak Türk Alfabesi” kararı, dil birliğinin yeniden inşası açısından tarihsel bir dönüm noktası niteliğindedir.</p>

<p><strong>4. Kültürel ve Coğrafi Birlikteliğin Rolü </strong></p>

<p>Türk kültürü, bozkır medeniyetinin temel özelliklerini yansıtan, toplumsal dayanışma ve siyasal örgütlenme geleneği açısından özgün bir yapıya sahiptir. Avrasya’nın merkezinde konumlanan Türk devletleri, enerji kaynaklarına erişim, transit ticaret yolları ve stratejik geçiş güzergâhları açısından küresel rekabetin merkezinde yer almaktadır. Bu jeopolitik konumlanış, Türk devletlerinin birlikte hareket etmesini hem stratejik hem ekonomik bir zorunluluk hâline getirmektedir. Sovyetleştirme politikalarının kültürel dokuya verdiği zarar, bağımsızlık sonrası dönemde kültürel iş birliklerinin yeniden canlandırılmasını zorunlu kılmıştır. Günümüzde sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin ve devlet kurumlarının yürüttüğü ortak kültürel projeler, bu ihtiyaca verilen kurumsal ve yapısal bir cevap olarak değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>5. Mevcut Sorunlar ve Birlik Önündeki Engeller</strong></p>

<p><strong>5.1. Siyasal Engeller</strong></p>

<p>Fergana Vadisi gibi sınır ihtilafları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası arenada tanınmaması ve Rusya, Çin, ABD ile Avrupa Birliği gibi büyük güçler arasındaki jeopolitik rekabet, Türk devletlerinin siyasi uyumunu güçleştiren temel faktörler arasında yer almaktadır.</p>

<p><strong>5.2. Dil Sorunu</strong></p>

<p>Sovyet döneminde lehçeler arasındaki ayrılıkların bilinçli politikalarla derinleştirilmesi ve Rusçanın zorunlu iletişim dili hâline getirilmesi, kültürel bütünleşmeyi zayıflatmıştır. Buna rağmen ortak alfabe girişimleri ve kültür politikaları, dil temelli engellerin aşılabileceğine işaret eden olumlu gelişmelerdir.</p>

<p><strong>5.3. Ekonomik Engeller</strong></p>

<p>Geçiş ekonomilerinin yapısal sorunları, altyapı eksiklikleri ve enerji kaynakları üzerindeki dış baskılar ekonomik entegrasyonu geciktirmektedir. Ülkeler arası ekonomik farklılıklar, ortak pazar ve yatırım alanlarının gelişimini sınırlayan bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır.</p>

<p><strong>5.4. Dış Müdahaleler ve İç İstikrarsızlıklar</strong></p>

<p>Fundamentalist örgütlenmeler, etnik rekabetler ve dış güçlerin nüfuz faaliyetleri, bölgesel istikrarı olumsuz etkileyerek birlik çalışmalarının kurumsallaşmasını yavaşlatmaktadır. Güvenlik alanındaki kırılganlıklar, Türk devletlerinin bütünleşme süreçlerinde ek riskler yaratmaktadır.</p>

<p><strong>6. Türk Devletleri Birliği İçin Temel İlkeler </strong></p>

<p>Akademik literatür çerçevesinde işlevsel bir Türk Devletleri Birliği’nin aşağıdaki esaslara dayanması gerektiği görülmektedir:</p>

<ul>
	<li><strong>Siyasal egemenliğin korunması esasına dayalı kurumsal entegrasyon</strong> (Avrupa Birliği benzeri çok katmanlı bir model),</li>
	<li><strong>Ortak güvenlik sistemi ve savunma iş birliği</strong> (NATO tarzı koordinasyon mekanizmaları),</li>
	<li><strong>Ortak dil ve kültür politikalarının oluşturulması</strong>,</li>
	<li><strong>Uluslararası kuruluşlarda eşgüdümlü diplomasi ve ortak lobi faaliyetleri</strong>,</li>
	<li><strong>Ekonomik entegrasyon, enerji iş birlikleri ve bölgesel ortak pazarın geliştirilmesi</strong>,</li>
	<li><strong>Eğitim, bilim, teknoloji ve insan hakları alanlarında ortak standartların benimsenmesi</strong>,</li>
	<li><strong>Güçlü ve örgütlü bir Türk diasporasının oluşturulması ve desteklenmesi</strong>.</li>
</ul>

<p>Bu ilkeler, Türk devletlerinin uluslararası sistemde daha etkili, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir aktör olarak ortaya çıkmasını sağlayacak kurumsal zemini ifade etmektedir.</p>

<p><strong>7. Sonuç</strong></p>

<p>Türk dünyası, tarihsel derinliği, kültürel mirası ve coğrafi bütünlüğü sayesinde Avrasya’nın en köklü ve etkili medeniyet çevrelerinden biri olma niteliğini korumuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ortaya çıkan yeni uluslararası yapı, Türk dünyası açısından hem tarihsel hem de stratejik bir fırsat penceresi oluşturmuştur.</p>

<p>Son yıllarda gerçekleştirilen yüksek düzeyli siyasi temaslar, çok taraflı iş birliği mekanizmaları, ortak alfabe yönündeki kararlar, ikili ve çoklu anlaşmalar ile savunma alanındaki koordinasyon girişimleri, Türk Devletleri Birliği’nin artık soyut bir ideal olmanın ötesine geçerek kurumsal bir gerçekliğe dönüşme sürecine girdiğini göstermektedir.</p>

<p>Bu bağlamda Türk devletleri, tarihsel miraslarının getirdiği ortak sorumluluk ve vizyon doğrultusunda hareket ederek Avrasya’nın siyasal, ekonomik ve kültürel geleceğinde belirleyici bir aktör olma potansiyeline sahiptir. Türk birliği, yalnızca bölgesel entegrasyon projesi değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara bırakılacak stratejik ve sürdürülebilir bir miras olarak değerlendirilebilir.</p>

<p> </p>

<p>İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı. <a href="mailto:cingozismail01@gmail.com">cingozismail01@gmail.com</a></p>

<p> </p>

<p><strong>Kaynakça</strong></p>

<ol>
	<li>Şevket Süreyya, Aydemir, <em>Suyu Arayan Adam</em>, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2017.</li>
	<li>Cavanşir Feyziyev, <em>Türk Devletleri Birliği</em>, Yeditepe Yayınevi, İstanbul, 2016.</li>
	<li>Carl Brockelmann, <em>İslam Ulusları ve Devletleri Tarihi</em>, çev. Neşet Çağatay, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2002.</li>
	<li>Ahmet Taşağıl, <em>Gök-Türkler</em>, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2019.</li>
	<li>Yusuf Akçura, <em>Üç Tarz-ı Siyaset</em>, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2019.</li>
	<li>Jean Paul. Roux, <em>Türklerin Tarihi</em>, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 2010.</li>
	<li>Akdes Nimet Kurat, <em>Türk Kavimleri ve Devletleri</em>, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2019.</li>
	<li>Yeşim Demir, “Türk Cumhuriyetlerine Dair İş birliği ve Ayrışmalar<em>”</em>, <em>TESAM III. Uluslararası, Sosyal Bilimler Kongresi Yerelden Küresele</em>: <em>Türkiye- Türk Dünyası İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Yarını,</em> ed. Burak Hamza Eryigit, Renkvizyon Matbaacılık, 2018.</li>
	<li>Ali Asker, “Türk Cumhuriyetleri Arasında, Entegrasyon Sürecine Dair Bazı Hususlar”, <em>Türk Diasporası ve Türk Dünyası Vizyon 2023</em>, ed. Almagül İsina Tasam Yayınları, Kültür Sanat Basımevi, İstanbul, 2014.</li>
	<li>Türk Dünyası Ortak Türk Alfabesinde Uzlaştı, Türk Dil Kurumu, 16.09.2024. <a href="https://tdk.gov.tr/icerik/basindan/turk-dunyasi-ortak-turk-alfabesinde-uzlasti/%20Son">https://tdk.gov.tr/icerik/basindan/turk-dunyasi-ortak-turk-alfabesinde-uzlasti/ Son</a> erişim tarih.: 10.11.2025.</li>
	<li>İlyas Doğan,  <a href="http://www.ayu.edu.tr/Static/Kitaplar/B%C3%B6lgesel">http://www.ayu.edu.tr/Static/Kitaplar/Bölgesel</a><em> ve Küresel Politikalarda Orta Asya,</em> Ankara, 2012. Son erişim tarihi: 10.11.2025.</li>
</ol>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//tarihsel-miras-ile-turk-devletlerinin-gelecek-insasi/139/</link>
<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 16:55:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>NARSİST KİŞİLİK</title>
<description><![CDATA[Narsist kişiler benmerkezci bireyler olup, kendilerini dünyanın merkezinde gören, diğer insanlardan önemli, değerli ve üstün olduğunu düşünen kişilerdir.Bu durum aynı zamanda psikiyatrik bir rahatsızlık ve kişilik bozukluğu olarak tanımlanır. Psikiyatride narsist kişilik bozukluğuna sahip olan narsist kişiler,aşırı derecede bencil ve kendini beğenmiş kişi olarak tanımlanır.Kibirlidir,çıkarcılardır ve hata yaptıklarını düşünmedikleri için özür dilemeyi bilmezler.Tabiri caizse en büyük organı egosu olan narsistler, bütün sevgi yatırımını kendisine yaparlar ve en çok kendisini severler.
Çağımızın kişilik yapılanması olarak bilinen “narsisizm” Yunan mitolojisinden sudaki yansımasını gören ve bu yansımasına yani kendisine aşık olan ve bir ömür boyu ulaşamayacağı bu aşkın peşinde aşkını (kendisini) izleyerek ömrünü tüketen Narkissos'dan gelmektedir.
Öncelikle narsisizmin karşılığının ‘özseverlik’ olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.Türk Dil Kurumu narsisizmi“kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık’ olarak tanımlar.Narsisizm, birçok özelliğin (kendini beğenmişlik,ukalalık,aşırı alınganlık) bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.Her ne kadar bu özelliklerin toplumda birçok kişinin karakterinde yer aldığı bilinen bir gerçek olsa da; narsisizmin ileri boyutu tıpta, ‘Narsistik Kişilik Bozukluğu’ olarak adlandırılır.
Narsistik kişilik bozukluğu, insanların mantıksız derecede yüksek bir kendi önem duygusuna sahip olduğu bir ruh sağlığı durumudur.Çok fazla ilgiye ihtiyaç duyarlar ve bunu ararlar.Tüm insanların kendilerine hayran olmasını isterler.Bu bozukluğa sahip kişiler,başkalarının duygularını anlama veya önemseme yeteneğinden yoksun olabilir.Ancak bu aşırı özgüven maskesinin ardında,öz değerlerinden emin değildirler.En ufak bir eleştiriden kolayca rahatsız olurlar.
Narsist Kişilik Bozukluğu (NKB), genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde belirtilerini göstermeye başlayan ve kişinin düşünce,davranış ve ilişkilerini olumsuz etkileyen bir kişilik bozukluğudur.Bu bozukluk,kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülür.Ancak her iki cinsiyette de görülebilir.NKB'nin gelişiminde hem genetik hem de çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülür.Çocukluk döneminde aşırı övgü,eleştiri veya ilgisizlik gibi aşırı uçlar yaşayan bireylerde narsistik eğilimler daha sık gözlemlenebilir.
Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler, genellikle bu durumu kabul etmekte zorlanır ve tedaviye direnç gösterebilir. Ancak iyileşmenin ilk ve en önemli adımı, kişinin kendi davranışlarının hem kendi hayatını hem de çevresindekilerle olan ilişkilerini nasıl etkilediğini fark etmesidir. Bu nedenle, narsist belirtileri gösteren yakınlarınıza,bu sorunu tatlı bir dille ifade etmek ve onlara destek olmak önemlidir.
Tedavi sürecinde ana unsur, terapidir. Terapiler sayesinde kişi,düşünce ve davranış kalıplarının farkına varır.
Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB), uygun tedavi ve terapi yöntemleriyle yönetilebilir ancak iyileşme tamamen bir iyileşme değildir.Belirtilerin hafiflemesi ve daha sağlıklı davranış kalıplarının geliştirilmesi yönündedir.
Bedenimizin her zaman sağlıklı kalması dileğiyle.
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//narsist-kisilik/138/</link>
<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 18:03:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Harç Bitti, Yapı Paydos: Ak Parti’nin 23 Yıllık Karnesi</title>
<description><![CDATA[<p>3 Kasım 2002’de iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti), Türkiye ekonomisi için büyük vaatlerle yola çıktı: kalkınma, istikrar, refah vb. Ancak 23 yıllık serüvenin ardından, bu vaatlerin çoğu karşılanamadı gibi kurumlaşma kültürü de büyük zarar gördü. Geçtiğimiz gün iktidarda 23 yılını tamamlayan Ak Parti mensupları ve paydaşları açısından verimli geçmiş olabilir. Ancak ekonomik tabloya bakıldığında, kamuoyuna yansıyan güncel veriler, karamsar tabloyu destekler nitelikte. Daha dün, Ekim 2025’te yıllık enflasyon oranı % 32,87 olarak açıklandı. Haziran 2025 itibariyle Türkiye’nin dış borç stoğu 547,7 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Öte yandan asgari ücret 22.104 TL, en düşük memur maaşı 47.520 TL. Çarşı Pazar zaten yangın yeri, her vatandaşın malûmu. Ayrıca Türk-İş tarafından açıklanan açlık sınırı 28.412 TL, yoksulluk sınırı 92.547 TL düzeyinde olduğunu da hatırlatmakta yarar var. Bu verilerle birlikte Ak Parti’nin “refah” hedefinde ne kadar mesafe alındığı ortaya çıkıyor.</p>

<p><strong>Özelleştirmeler ve kamu varlıklarının elden çıkışı</strong></p>

<p>Ak Parti dönemi boyunca kamu varlıklarının satışına hız verildi. Örneğin, 1986-2024 döneminde yapılan özelleştirmelerden elde edilen toplam gelir; 71,6 milyar ABD dolarıdır. <strong>Bu rakamın, yani 71,6 milyar ABD dolarının, yaklaşık 63,4 milyar ABD dolarlık kısmının, yani %88,5’lik kısmı, Ak Parti döneminde gerçekleşti.</strong></p>

<p>Kamunun elindeki <strong>“stratejik varlıkların”</strong> elden çıkarıldığını, halkın uzun vadeli refahı yerine, kısa vadeli gelir hedeflerinin önceliklendiği ortada.</p>

<p>Tüm bunların yanında, <strong>“itibardan tasarruf etmeyen”</strong> sayın hükümet yetkilileri, hudutsuz harcanan kamu bütçesinin açıklarını, özelleştirmelerden elde ettiği gelir marifetiyle kapatmayı adet edinmiş durumda.</p>

<p>Hayat mücadelesi, geçim mücadelesi ve ekmek mücadelesi veren vatandaş ise tüm bu olanları takip etmekten yoruldu. Gündelik geçim derdi vatandaşın boynundaki en ağır yük oldu.</p>

<p><strong>Ekonomi yönetimi, dış borç ve enflasyon üçgeni</strong></p>

<p>Bir iktidar için düşük enflasyon, güçlü para birimi ve dengeli dış borç tablosu klasik hedeflerdendir. Ancak Ak Parti’nin süreğen iktidar döneminde bunların birçoğu sarsıldı. 2025 Ekim’de yıllık enflasyon %32,87’ye çıktı; bu, halkın alım gücünün eridiğini ve yüksek maliyetli hayatın normalleştiğini gösteriyor. Vatandaş duruma o kadar alıştırıldı ki herhangi bir tüketimde bulunduğunda, en yüksek para birimimiz olan 200 TL’den (yaklaşık 4,7 ABD doları) dört veya beş tane vermesi gerektiğini biliyor. Çünkü artık küçücük market poşetleri bile 1000 TL’nin üzerine doluyor. Dört kişilik bir aile için bir akşam yemeğini dışarıda yemek artık maalesef hayal. Buna ayrılacak 3-4 bin liralık bütçe, hane halkının temel gıda ihtiyaçlarına ayrılmış durumda. Geçim mücadelesi içinde, zor şartlar altında hayatını sürdüren vatandaş, tabii ki Türkiye’nin dış borç stoğunun 547,7 milyar ABD doları gibi çok yüksek ve riskli bir sevide seyrettiğinden endişe edemiyor. Çünkü çekirdek hane halkı borç stoğu almış başını gidiyor. Bu kadar borç yükü ve yüksek enflasyon bir aradayken, “ekonomik istikrar” söylemlerinin, süslü ve anlaşılabilirliği zor kelimelerle ifade edilmesi gerçeği değiştirmiyor: <strong>Vatandaş zorda.</strong></p>

<p><strong>Refah payı daralırken sosyal göstergeler geriledi.</strong></p>

<p>Asgari ücretin 22.104 TL, en düşük memur maaşının 47.520 TL olması, bununla birlikte açlık sınırı 28.412 TL ve yoksulluk sınırı 92.547 TL olması, hâlâ pek çok yurttaşın temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığını gösterir nitelikte.</p>

<p>AK Parti’nin 23 yıllık iktidarının karnesi, sağlam başlangıç vaatlerine karşın birçok alanda ciddi soru işaretleri doğurdu. Özelleştirme konusunda kamu varlıklarının satışı hız kazanırken, bunun getirdiği gelirlerin halkın yaşam standardına ne kadar dönüşüp dönüşmediği de siz okuyucuların takdirindedir.</p>

<p>Yüksek enflasyon, artan dış borç ve daralan sosyal refah payı, <strong>“ekonomik başarı” </strong>söylemlerinin arkasındaki gerçeği sorgulatıyor. Bu tablo, iktidarın bugün itibarıyla <strong>“yeni normal”</strong> olarak sunduğu ekonomik model, vatandaş açısından sürdürülebilir değil. 23 yılın sonunda iktidarın hem politik hem de ekonomik anlamda ciddi biçimde yorulduğu görülüyor.</p>

<p>Rasyonel ekonomi yönetimi ilkeleri bir kenara bırakılarak kısa vadeli çözümlerle zaman kazanılmaya çalışılıyor. Bunun en somut örneği Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemi oldu. Döviz talebini frenlemek için getirilen KKM, kamu bütçesine milyarlarca liralık yük bindirdi; enflasyonu besledi, gelir adaletsizliğini derinleştirdi.</p>

<p>Ekonomi yönetiminin bilimsel temelden uzaklaştığı bu süreçte, piyasalarda öngörülebilirlik kalmadı. Sonuçta hem TL’nin değeri hem de vatandaşın güveni eridi; iktidar, kendi oluşturduğu döngü içinde tıkandı.</p>

<p>Türkiye ekonomisi üzerine maalesef söylenecek tek bir şey varsa o da inşaat sektöründe sıkça zikredilen “harç bitti, yapı paydos” ifadesidir. Çünkü vatandaş bu şartlar altında sadece hayatta kalmaya uğraş veriyor.</p>

<p><strong>Artık değişimin, siyasî nedenlerinin yanında, güçlü ekonomik nedenleri var.</strong></p>

<p><strong>KKM NOTU:</strong> Kur Korumalı Mevduat Sistemi’nin (KKM), Türkiye ekonomisine verdiği zarar tam olarak henüz tespit edilmedi. Ekonomist Mahfi Eğilmez’in hesabına göre sistemin kamuya (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası + Hazine ve Maliye Bakanlığı) toplam maliyeti en az <strong>58,9 milyar USD</strong>. Ayrıca, 2022-2023 yıllarında sadece bütçeden doğrudan Hazine’ye binen yük yaklaşık 8,7 milyar USD düzeyindedir.</p>

<p style="text-align: right;">                                                                                                                                                                                                                                <strong>Mehmet YÜKSEL </strong></p>

<p style="text-align: right;"><strong>                                                                                                                                                                                                                                    Sanayici & İş İnsanı</strong></p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//harc-bitti-yapi-paydos-ak-parti-nin-23-yillik-karnesi/136/</link>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 09:30:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Oramar Ayaklanması</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik olarak ayrıldığını kabul ettiği 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’nin ardından İngiliz işgaline maruz kalan Irak, İngiliz Mandater yönetimi ile idare edilmeye başlanmıştır. 1930’lara gelindiğinde İngiltere ekonomisine, Irak’ın yönetiminin mali yük olmaya başlaması ile İngilizler Irak’a özerklik verilerek askeri kuvvetlerini çekme kararı almıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu arada Türkiye’nin Musul Sorunu’nu çözme sürecinde başlayan Şeyh Sait İsyanı ile mücadele ederken isyanı bastırabilmek ve içeride asayişi sağlayabilmek için mecburen 1926 Ankara Antlaşması ile Musul’dan vazgeçmiş olsa da Atatürk’ün Misak-ı Milli hedefleri olduğunu bilen İngiltere’nin, Irak’ta yaşanması muhtemel bir karışıklık halinde Türkiye’nin Irak’a müdahale edebileceğinden endişelendiği anlaşılmaktadır. Zira 1930 yılına gelindiğinde Şeyh Sait İsyanı ile dağılan Kürdistan Teali Cemiyeti ile Ermeni Taşnak Cemiyeti’ni Hoybun Cemiyeti çatısı altında toplayarak Türkiye’nin Irak’tan uzak tutulması ve Güneydoğu Anadolu’da bir Kürt devleti kurulabilmesi için bir dizi isyanlar tertiplediği görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">İngiliz planlarına Ermeniler ve bazı Kürt aşiretlerinin olumlu cevap vermesi ile İngilizlerin organizesinde Şeyh Ahmed Barzani liderliğinde Kürt aşiretleri bir araya getirilerek Türkiye’ye karşı saldırı planları tartışılmış ve saldırı kuvveti olarak 500 kişiden oluşan silahlı gruplar organize edilmiş, grupları yönetecek komuta kademesi, saldırı bölgesi olarak Dağlıca köyünde konuşlu Oramar taburu hedef olarak belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak toplantıya katılan bazı Kürt aşiret liderlerinin, toplantıdan sonra saldırıyı haber vermek ve karakola destek olmak maksadıyla Oramar’a gitmeleri ile saldırıya karşı ön tedbir alınmıştır. Bu sayede 500 kişilik silahlı isyancı grupların 21 Temmuz 1930 günü Oramar Karakoluna saldırıları ile başlayan isyan kapsamında Oramar karakolunu ele geçirme girişimlerinde başarılı olamamışlar ve karakol düşürülememiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Üst üste saldırılarda da başarılı olamamaları üzerine isyancılar karakolu kuşatma altına almış ve telefon hatlarını ile yolları keserek saldırılarını sürdürmişlerdir. Eşzamanlı olarak Şat, Şemdinan, Herki ve Dağlıca başta olmak üzere Doğu Anadolu’nun birçok yerine isyanın yayılması nedeniyle Türk Ordusu Oramar Karakoluna takviye gönderememiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuç Olarak;</p>

<p style="text-align: justify;">İsyanın yayılması üzerine Türk Hava Kuvvetleri 28 Temmuz 1930 günü hava taarruzu ile isyancıları vurmaya başlaması ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara harekâtı ve ilk günden itibaren Türk Askerinin yanında yer alan Kürt aşiretlerinin de destekleri karşısında isyancılar Irak’a çekilmeye başlamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk Silahlı Kuvvetlerinin 27 Eylül-10 Ekim 1930 tarihleri arasında Şemdinli, Yüksekova, Çukurca ve Hakkâri bölgelerine kapsamlı İkinci Harekâtı ile bölge isyancılardan tamamen temizlenmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p>İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı, BULTÜRK Ankara Temsilcisi, TDPB Basın Kulübü Başkanı. <a href="mailto:cingozismail01@gmail.com">cingozismail01@gmail.com</a></p>

<p> </p>

<p><u>Kaynakça                            :</u></p>

<p>(1) Gunter, Michael M. (2018), Historical Dictionary of the Kurds (Historical Dictionaries of Peoples and Cultures), Lanham: Rowman & Littlefield Publishers, February 20, 2018 <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Uluslararas%C4%B1_Standart_Kitap_Numaras%C4%B1" title="Uluslararası Standart Kitap Numarası">ISBN</a> <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:KitapKaynaklar%C4%B1/978-1538110492" title="Özel:KitapKaynakları/978-1538110492">978-1538110492</a>.</p>

<p>(2) Oramar Ayaklanması'nın Sebep ve Sonuçları, Bernamegeh. <a href="https://www.bernamegeh.com/oramar-ayaklanmasinin-sebep-ve-sonuclari/">https://www.bernamegeh.com/oramar-ayaklanmasinin-sebep-ve-sonuclari/</a> (Erişim Tarihi: 10.10.2025)</p>

<p>(3) Köksal, Fazlı, Oramar İsyanı, Sakarya Yeni Haber, 09.10.2021. <a href="https://www.sakaryayenihaber.com/makale/7950294/fazli-koksal/oramar-isyani">https://www.sakaryayenihaber.com/makale/7950294/fazli-koksal/oramar-isyani</a> (Erişim Tarihi: 10.10.2025)</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//oramar-ayaklanmasi/135/</link>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 16:30:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs'ü Fethi</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">1096-1272 yılları arasında Papa Urbanus'un yönlendirmesi ve çeşitli vaatleri ile Haçlı Seferleri sürecinin başladığı kabul edilmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Papa Urbanus tarafından harekete geçirilen Avrupalı Katolik Hristiyanlar tarafından, genellikle Müslümanların elindeki Orta Doğu toprakları (Kutsal Topraklar) üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için ardı ardına Haçlı Saldırıları yaşanmıştır. Bu saldırılar kapsamında Fatımi Devleti idaresinde olan Kudüs, 7 Haziran 1099 günü Toulouse Kontu Raymond de Saint-Gilles önderliğindeki Haçlılar tarafından kuşatılmaya başlanmış ve 15 Temmuz 1099 günü ele geçirilmiştir. Savaşın ardından Kudüs Krallığı kurulmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">20 Eylül 1187 tarihine gelindiğinde Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ün Haçlılardan geri alınması için kuşatma harekâtı başlatılmış ve 2 Ekim 1187 tarihinde kurtarılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Eyyubilerden sonra yine bir Türk Devleti olan Memluk Devleti idaresine geçen Kudüs, 24 Ağustos 1516 Mercidabık Savaşı ile Osmanlı Devleti idaresine geçmiş ve 1917'ye kadar Türk yönetiminde kalmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/Selahattin%20Eyyubi.jpg" style="width: 470px; height: 545px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Birinci Dünya Savaşı'nın önemli cephelerinden birisi olan Filistin Cephesi'nde Osmanlı Ordularının yenilgisi üzerine Kudüs, İngiliz işgaline maruz kalmıştır. Osmanlı ordusunun çekilmesinin ardından İngiliz Orduları Komutanı General Edmund Henry Hynman Allenby 11 Aralık 1917 tarihinde Selahattin Eyyubi'nin Şam'daki mezarına gelmiş ve bir ayağını mezarın üzerine koyarak "Kalk Selahaddin biz yine geldik!" demiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">1096'da başlayan Haçlı Seferleri için tarihi belgeler 1272'de bitti dese de bitmediği, Allenby’nin saygısız hareketi ile fiilen görülmüştür. Ancak savaş sahasının sadece Ortadoğu coğrafyası olmadığı da unutulmamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">12 Eylül 1683 tarihinde İkinci Viyana kuşatmasının başarısızlığı ve yaşanan bozgun ile başlayan Türklerin çekilme süreci Sakarya Meydan Muharebesi'ne kadar devam etmiştir. Bu süreç de Haçlı saldırılarıydı.</p>

<p style="text-align: justify;">Son yüzyılda ve günümüzde ise BATI tarafından kurulan/kurdurulan ve eğitilerek, donatılarak Türk Milleti'nin üzerine salınan terör örgütlerinin saldırıları da Haçlı saldırılarıdır; çünkü süreç kesintisiz olarak devam etmiştir, etmektedir. Bazan hızını yavaşlatmış veya silahlı saldırı yerine kültürel saldırıya evrilmiş ama süreç devam etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk Milleti'nin fıtratında kincilik yoktur. Bu nedenle kin gütmemektedirler. Lakin Türk Milleti yaşananları da unutmamalıdır. Unutulursa tarih tekerrür eder.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ<br />
Uluslararası Siyaset Uzmanı<br />
Çağdaş Medya Yön.Kur. Üyesi<br />
cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//selahaddin-eyyubi-nin-kudus-u-fethi/134/</link>
<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 10:24:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KİBİR VE İNAT</title>
<description><![CDATA[
Kibir,insanın kendi değerini ve abartarak, başkalarını küçümsemesine yol açan tehlikeli bir tuzaktır.Toplumumuzda başarı ve statüye verilen aşırı önem,bu durumu beslerken,hem kişisel ilişkileri zedeler hem de bireyin kendi gelişimini engeller.
Kibirli bir birey,genellikle sürekli olarak kendi başarılarından bahseder ve başkalarını önemsemez.Bu durum,arkadaşları arasında dengesizliğe yol açar.Mesela onun buluşmasında sohbeti kendi çevresinde dönüyor ve arkadaşlarının paylaşımlarını küçümseyen bir kişi düşünün.Zaman zaman bu tutum arkadaşlarında rahatsızlık yaratır ve o kişi sosyal olarak varlığını sürdürürken dışlanmaya başlar.
Kibir, öyle bir duygudur ki insanın bütün davranışlarına etki eder.İnsanı tercihlerinde bencil,ilişkilerinde kıskanç,beğenilmeye aşırı istekli,eleştiriye tamamıyla kapalı,menfaatçi ve cimri yapar. İyilik yapma düşüncesini öldürür, merhamet ve sevgi duygularını yok eder.Kişi,her şeyin kendi kontrolünde olmasını ister.
Kibirli bir kimse sürekli farklılık peşinde koşar.Bu etrafına karşı küçümseyici bir tavır takınmasına neden olur.Rakip olarak gördüklerini küçük görür ve gösterir.Hep beklenti içindedir.Beklentileri gerçekleşmediğinde de çok kırıcı olur. Kendini sayıp,saygı göstermede kusur edenlere karşı tahammülsüzdür.En büyük arzusu takdir edilmek,beğenilmek ve övülmektir.Bu gerçekleşmediği takdirde çevresini suçlayarak onlarla hesaplaşmaya girer.Onları kıymet bilmez ve nankör olarak görür.
İnsan hayatta ne kadar zorluklar yaşarsa yaşasın,hayat her şeye rağmen yaşamaya değer ve bir o kadar da güzeldir.Hayata hep olumlu tarafından bakmak,zorluklara göğüs germek,umutsuzluklar denizini umuda, umudu da huzura çevirmek gerek. Her şey o kadar da kötü değil diyebilmek ve bu düşünce ile yaşayabilmek olabildiğince kimseyi kırmadan,üzmeden; egoya,kibre kapılmadan gelecekteki güzel günlerin hatırına,tüm kötülükleri ve kötüleri yok saymalıdır.İnsan yaşadığını hissetmeli,bakıp gökyüzüne masmavi bulutları,gökyüzünün bembeyaz gerdanlığını görebilmeli.
Kibirin ana tehlikesi,insanların yargılarını çeşitli şekillerde bulanıklaştırmasıdır.Bu da kişinin kötü kararlar vermesine neden olacaktır.Benzer şekilde kibir,insanların sezgilerinin geçerliliğine ve güvenilirliğine olduğundan fazla güvenmelerine de neden olur.Bu da onları uygun bir biçimde akıl yürütmekden yoksun kılar.Sonucunda da gereksiz riskler almalarına yol açar.
Politikacıların,iş dünyasının liderlerinin ve iktidardaki diğer kişilerin davranışlarının, artan güç ve etkinin tadını çıkardıkça daha da kötüye gittiği bir durum olarak tanımlanır.
Bu hayatta hatalıysak kabul etmeliyiz. Hepimiz insanız hata yapmamız oldukça normal,sonuçta mükemmel insan yoktur. Haksız yere inatçı olmak bizim lehimize değil aleyhimize olmaktan başa bir sonuç vermez.
İnsanın en büyük zaferi,kendi nefsine karşı kazandığı zaferdir demiş Platon.
Yazımın sonunu Tolstoy'un şu sözü ile noktalamak istiyorum.Kibir ve inat bir kişinin önce kendini mükemmel görmesini sağlar,sonra da sonunu getirir.                    
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//kibir-ve-inat/133/</link>
<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 13:30:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TÜRKİYE EKONOMİSİ: HEDEF VAR, GÜVEN NERDE?</title>
<description><![CDATA[<p> </p>

<p>Türkiye ekonomisi son dönemde sık sık programlar, hedefler ve yol haritalarıyla gündeme geliyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan Orta Vadeli Program (OVP), önümüzdeki üç yıl için ekonomik hedefleri ortaya koydu. Büyüme 2025’te %3,3, 2026’da %3,8, 2027’de %4,3 olarak öngörülüyor.</p>

<p>Enflasyonun ise 2027’de tek haneye inmesi bekleniyor. Kâğıt üzerinde tablo umut verici, fakat vatandaşın yaşadığı gerçeklik bu rakamları destekler nitelikte değil.</p>

<p>Enflasyon hâlâ %30’ların üzerinde ve sokaktaki hayat pazar fiyatlarından elektrik faturalarına kadar bu gerçeği gösteriyor.</p>

<p>İşsizlik oranı %8 düzeyinde açıklansa da genç işsizlik ve güvencesiz çalışma yaygın. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası, enflasyonu kontrol etmeyi amaçlasa da reel sektörde maliyet baskısı yaratıyor.</p>

<p>OVP’de ihracata özel vurgu dikkat çekiyor. İhracatın 2025’te 273,8 milyar dolara çıkacağı hedeflenmiş. Ancak ithalat projeksiyonları, dış ticaret dengesinde hâlâ ciddi açıkların süreceğini gösteriyor.</p>

<p>Üstelik net ihracatın büyümeye katkısının ancak 2027’de pozitif olacağı öngörülüyor. Yani kısa vadede ihracatçılar açısından tablo parlak değil. Kur politikasındaki belirsizlik ve yüksek maliyetler de ihracatçıların işini daha da zorlaştırıyor.</p>

<p>Programda Ar-Ge, yeşil dönüşüm ve yüksek katma değerli üretim gibi önemli hedefler yer alsa da asıl mesele bunların hayata geçirilme biçiminde. Çünkü vatandaşın gözü rakamlardan çok, kendi cebinde hissedeceği iyileşmede olduğu oldukça açık.</p>

<p>Sonuçta mesele sadece hedef koymak değil; güven tesis etmek. Verilere, politikalara ve yönetime duyulan güven artmadıkça, en parlak rakamlar bile topluma umut veremez.</p>

<p>Türkiye’nin ihtiyacı kâğıttaki hedeflerle sokaktaki ve mutfaktaki gerçeği birbirine yaklaştırmak. Aksi hâlde OVP, diğerleri gibi bir “<strong>kağıt program</strong>” olmaktan öteye geçemez.</p>

<p>TÜİK verilerine göre enflasyon %32-33 seviyesinde. Net rakam söylersek Ağustos 2025 verisi %32,95 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Yetkililer, bunun önümüzdeki süreçte bunun hızla aşağı çekileceğini söylüyor. Ama sokaktaki vatandaş için enflasyon sadece bir istatistik değil; sürekli yükselen gıda fiyatı, artan kira, zor ödenen fatura demek. İnsanların hafızasında “düşecek” sözü o kadar çok söylendi ki artık güveni yeniden inşa etmek kolay değil.</p>

<p>Resmi verilere göre ekonomi %4,8 büyüyor. Bu kulağa iyi geliyor ama büyümenin kaynağına baktığımızda tüketim ağırlıklı olduğunu görüyoruz.</p>

<p>Üretim ve yatırımların katkısı sınırlı. Yani ekonomimiz, hâlâ borçlanmaya ve dış kaynağa bağımlı bir büyüme modeline yaslanıyor. Böyle bir model, dış şoklara en küçük dalgada savrulmaya müsaittir.</p>

<p>İşsizlik %8 seviyesinde açıklanıyor. Kağıt üzerinde düşüş var; ama genç işsizlik oranı hâlâ çift hanelerde ve üniversite mezunu binlerce genç iş bulamıyor. Ayrıca kadınlarında iş gücüne katılım oranı düşük. İnsanların “işsiz değilim” demesi, çoğu zaman düşük ücretli, güvencesiz işlere mahkûm olmalarıyla mümkün oluyor.</p>

<p>Türkiye’nin ekonomik sorunları sadece rakamlarla çözülecek meseleler değil. Bugün en büyük eksik, güven.</p>

<p>Vatandaş devletin açıkladığı verilere güvenmiyor. Yatırımcı politika değişmezliğine güvenmiyor. Gençler yarınlarına güvenmiyor.</p>

<p>Oysa ekonomi sadece faiz, kur, enflasyon meselesi değildir; en temelde bir güven meselesidir.</p>

<p>Türkiye ekonomisi için önümüzdeki dönemin en kritik sorusu şu: “Hedeflere mi inanacağız, yoksa gerçeklere mi bakacağız?”</p>

<p>Kağıt üzerindeki programlarla sokaktaki hayat arasındaki makas kapanmadığı sürece, en parlak büyüme rakamları bile vatandaşın gözünde anlamını kaybeder.</p>

<p>Bugün Türkiye’nin ihtiyacı, sadece yeni hedefler değil; güven veren, şeffaf, öngörülebilir ve halkın cebinde hissedilen politikalar.</p>

<p>Aksi takdirde, umut hep kâğıtta kalır, gerçek ise sokakta ve mutfakta can yakmaya devam eder.</p>

<p>                                                                                   <strong>MEHMET YÜKSEL</strong></p>

<p><strong>                                                                                           İŞ ADAMI</strong></p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//turkiye-ekonomisi-hedef-var-guven-nerde/132/</link>
<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 15:07:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>30 Ağustos Zafer Bayramı</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sanayi Devrimi ile birlikte Avrupa devletleri hızlı bir endüstrileşme sürecine girmiş, bu sürecin doğurduğu hammadde ve pazar ihtiyacı onları sömürgecilik faaliyetlerini artırmaya sevk etmiştir. Afrika, Hindistan, Uzak Doğu ve Pasifik bölgeleri kısa süre içerisinde büyük güçlerin paylaşım mücadelesine sahne olmuştur. Bu dönemde kömürden petrole geçişin başlamasıyla birlikte Kafkasya ve Ortadoğu coğrafyası yeni bir stratejik değer kazanmıştır. Petrolün enerji kaynağı olarak öne çıkması, Osmanlı Devleti topraklarını emperyalist devletlerin gözünde çok daha cazip kılmıştır. Osmanlı Devleti bu süreçte askerî, ekonomik ve idarî açıdan ciddi bir zayıflama sürecinde olmasına rağmen geniş topraklara ve stratejik boğazlara sahip olması nedeniyle büyük güçlerin planlarının merkezinde yer almıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Büyük devletler arasındaki bu rekabet, Osmanlı topraklarının paylaşımını da kaçınılmaz hâle getirmiştir. İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya ve müttefikleri) ile İttifak Devletleri (Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan ve daha sonra Osmanlı Devleti) arasında şekillenen bloklaşma sonucunda dünya adeta iki kutba ayrılmıştır. Osmanlı Devleti her ne kadar savaşın başında tarafsızlığını ilan etmişse de kısa süre sonra Almanya’nın baskısı ve dönemin siyasi koşullarının etkisiyle İttifak Devletleri safında Birinci Dünya Savaşı’na katılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Savaş, Avrupa merkezli olarak başlamış olsa da önemli cephelerin bir kısmı Osmanlı coğrafyasında cereyan etmiştir. Çanakkale, Irak, Filistin-Suriye, Kafkasya, Hicaz, Yemen, Süveyş Kanalı, Galiçya ve Makedonya cephelerinde Osmanlı ordusu büyük kayıplar vermiştir. Çanakkale’de elde edilen parlak zafer, Türk askerinin direncini göstermiş olsa da savaşın genel seyri Osmanlı Devleti’nin aleyhine gelişmiştir. Stratejik bölgelerin kaybedilmesi, cephelerde verilen ağır zayiat ve İttifak Devletleri’nin genel başarısızlığı Osmanlı’nın yenilgisiyle sonuçlanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanlı Devleti’nin fiilen teslimiyetini ve işgale açık hâle gelmesini beraberinde getirmiştir. Özellikle mütarekenin 7. maddesi, “güvenliği tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde İtilaf Devletleri’nin herhangi bir bölgeyi işgal edebileceğini” öngörerek Anadolu’nun dört bir yanında işgallerin önünü açmıştır. İzmir’in Yunan birlikleri tarafından işgali, Güney ve Güneydoğu’da Fransız ve İngiliz işgalleri, Karadeniz’de Pontusçuluk faaliyetleri ve Doğu’da Ermeni talepleri kısa sürede Anadolu’nun parçalanmaya çalışıldığını göstermiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">İşgaller karşısında Osmanlı Devleti’nin resmî otoritesi kayıtsız bir tutum sergilerken, Türk halkı bağımsızlık için yeni yollar aramaya başlamıştır. Bu noktada Gazi Mustafa Kemal Paşa ön plana çıkmıştır. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, Millî Mücadele’nin ilk adımını atmış ve kısa sürede Amasya Genelgesi’ni yayımlayarak “milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ilkesini ortaya koymuştur. Erzurum ve Sivas kongreleri, bu bağımsızlık mücadelesini kurumsallaştırmış ve Türk milletinin kendi kaderini kendi iradesiyle belirleme kararlılığını pekiştirmiştir. 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Mustafa Kemal Paşa, burayı Millî Mücadele’nin merkezi olarak seçmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">İstanbul’un 16 Mart 1920’de işgal edilmesi ve Meclis-i Mebusan’ın kapatılması, mücadeleyi yeni bir aşamaya taşımış, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açılmıştır. TBMM, olağanüstü şartlarda ve yokluklar içinde hem millî iradenin temsilcisi hem de mücadelenin yönlendiricisi olmuştur. Millî Mücadele yalnızca dış düşmanlara karşı değil, aynı zamanda iç isyanlara, İstanbul Hükûmeti’nin işbirlikçi tutumuna ve işgalci güçlerin desteklediği ayrılıkçı hareketlere karşı da yürütülmek zorunda kalmıştır. Bu dönemde düzenli orduya geçiş sağlanmış, Kuvâ-yi Milliye birlikleri merkezî bir otoriteye bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Paşa’ya TBMM tarafından “Başkomutanlık” unvanı verilmiş, böylece Millî Mücadele güçlü bir askerî ve siyasi liderlik altında sürdürülmüştür. Bu dönemin en kritik safhalarından biri Sakarya Meydan Muharebesi olmuştur. 23 Ağustos–13 Eylül 1921 tarihleri arasında gerçekleşen bu muharebe, Türk ordusunun geri çekilme sürecine son vermesi bakımından tarihî bir dönüm noktasıdır. Mustafa Kemal Paşa’nın “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” emri, savaşın stratejik felsefesini ortaya koymuştur. Sakarya Zaferi’nin ardından Mustafa Kemal Paşa’ya “Mareşal” ve “Gazi” unvanları verilmiştir.<br />
<img alt="" src="/images/30%20A%C4%9Fustos%20.jpg" style="width: 800px; height: 450px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Sakarya Zaferi’nden sonra ordunun büyük bir taarruza hazırlanması için bir yıl boyunca yoğun hazırlık yapılmıştır. 26–30 Ağustos 1922 tarihlerinde Dumlupınar yakınlarında cereyan eden Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Yunan ordusunun kesin yenilgisiyle sonuçlanmış ve Türk milletinin bağımsızlık yolundaki kararlılığı somut bir zaferle taçlanmıştır. 30 Ağustos günü elde edilen bu sonuç, yalnızca bir askerî başarı değil, aynı zamanda Millî Mücadele’nin nihai zaferi olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emriyle başlayan takip harekâtı, 9 Eylül 1922’de Türk ordusunun İzmir’e girmesiyle tamamlanmıştır. Anadolu’nun işgalden temizlenmesi, milletin kaderini yeniden kendi ellerine almasını sağlamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">30 Ağustos Zaferi’nin ardından 11 Ekim 1922’de Mudanya Mütarekesi imzalanmış, 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda tanınmıştır. Böylece Türk milleti, emperyalist güçlerin Anadolu üzerindeki planlarını boşa çıkarmış ve kendi geleceğini tayin etme hakkını elde etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık azmini, ordusunun disiplinini ve Mustafa Kemal Atatürk’ün askerî-siyasi dehasını ortaya koyan tarihî bir başarıdır. Bu zaferle birlikte Anadolu’nun işgalden kurtuluşu sağlanmış, Cumhuriyet’in temelleri atılmış ve Türk milletinin bağımsızlık iradesi tüm dünyaya ilan edilmiştir. Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Millî Mücadele kahramanlarını, aziz şehitleri ve mücadeleye destek veren Türk milletini minnetle ve şükranla anmak tarihî bir görevdir.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><u>                              :</u></p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı. BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. cingozismail01@gmail.coma</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//30-agustos-zafer-bayrami/131/</link>
<pubDate>Sat, 30 Aug 2025 09:55:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AĞACIN ÖNEMİ</title>
<description><![CDATA[Ağaçlar atmosferdeki kötü koku ile amonyak,nitrojen dioksit,sülfür dioksit ve ozon gibi havayı kirleten gazları emer; kabuk ve yaprakları yoluyla havadaki partikülleri filtreler.4.000 metrekarelik ağaçlık alan,bir yılda18 kişiye yetecek kadar oksijen üretir.
Ağaçlar,doğanın önemli bir parçasıdır ve birçok canlı türü için oksijen,yiyecek, barınak ve gölge sağlama gibi hayati roller üstlenirler.Ayrıca ekosistem için vazgeçilmez bir varlıktır.Ağaçlar,havadaki karbondioksiti emerek oksijene dönüştürür ve atmosferin kirlilik seviyesini azaltır.
İklim değişikliğinin en önemli sebebi;yok edilen yağmur ormanları ve fosil yakıt kullanımı sonucunda ortaya çıkan aşırı miktardaki sera gazıdır.Yeryüzüne güneşten gelen ısı toprak tarafından yansıtıldıktan sonra bu gaz kütlelerinin içerisinde sıkışarak atmosferdeki ısının kalıcı olarak artmasına sebep olur.En çok bilinen sera gazı ise karbondioksittir (CO2). Ağaçlar,karbondioksiti emip,içerisindeki karbonu emdikten sonra kalan oksijeni atmosfere bırtakırlar.1000 metrekarelik ağaçlık alanın emdiği karbon miktarı, arabanızı 10.000 km kullandığınızda yaydığınız karbondioksit miktarına eşittir.
Ağaçlar,ilk akla gelen seçenek olmasa da depreme önlem almak için oldukça etkili bir çözümdür.Hızlı ve düzensiz yapılaşma yüzünden bilinçsizce ağaç katliamı yapılmaktadır.Bu tutum,şehirlerde çok fazla soruna neden olmaktadır.
Bu sorunların içerisinde deprem de bulunmaktadır.Uzmanlara göre bitki ve ağaç kökleri depremin etkisini azaltmakta büyük rol oynuyor.Depremin yaratacağı hasarı en aza indirebilmek için ağaç dikmenin ne kadar önemli olduğu vurgulanıyor.Özellikle, deprem riski yüksek bölgelerde binaların yakınına ağaç dikilmesi tavsiye ediliyor.
Büyük metropollerde yapılan araştırmalara göre ortalama sıcaklıkların;ağaçların kapladığı alan azaldıkça,ısı emici yolların ve binaların sayısı arttıkça son 50 yılda 14 oC arttığı tespit edilmiştir.Ağaçlar şehri ve sokaklarımızı gölgeleyerek,kentsel "ısı adalarını" parçalayarak ve yapraklarından havaya su buharı vererek şehri 12 oCye kadar soğutur.
Ağaçlar insanlar için huzur,mutluluk,güzel koku sağlamanın yanı sıra şifa da sağlamaktadır.Çalışmalar,pencerelerinden ağaç görünümü olan hastaların daha hızlı ve daha az yan etki ile iyileştiğini göstermiştir.Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocuklar doğa ile buluştuklarında daha az belirti gösterirler.Ağaçlarla ve doğayla iç içe olmak zihinsel yorgunluğu azaltarak kişilerin konsantrasyon sağlamasına yardımcı olur.
Endüstri kentlerinde yaşayan insanlar, bir metreküp havada 500 bin tane is ve toz parçacığını solurlar.Bu rakam açık alanlarda beş bine düşer.Bir metreküp orman havasında ise yalnızca ve yalnızca 500 adet toz parçacığı vardır.Orman havası,kentlerin havasından %50 daha temizdir.
İnsanların rahatsız olmaya başladığı gürültü şiddeti 80 desibeldir.Bir gürültü,kaynağından başlayan 250 metre genişliğindeki bir orman,gürültüyü yarı yarıya azaltır.Ormanın öbür kıyısındaki gürültü şiddeti 40 desibeldir.
Ormanın varlığı,hızla artan insan nüfusunun gereksinimi olan suyun da varlığı demek.Çünkü orman,suyu depolar. Çıplak toprakta akıp giden su,yaprak, kök, dal,karayosunu,otlar,kayalar ve daha binlerce faktörün yer aldığı ormanda depo edilir.Seller,taşkınlar,orman ve ağaçlar sayesinde önlenir.
Yaşadığımız dünya ve insanlık için bu kadar çok faydası olan ağaçları korumalı ve daha fazla ağaçlandırma çalışması yapmalıyız.
Daha yeşil bir dünyada yaşamak dileğiyle.]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//agacin-onemi/130/</link>
<pubDate>Sun, 17 Aug 2025 13:25:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Şehit Yüzbaşı Cengiz TOPEL</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">2 Eylül 1934 İzmit doğumlu olan Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz TOPEL, Cumhuriyetimizin ilk hava Şehididir.</p>

<p style="text-align: justify;">21 Aralık 1963 Kanlı Noel katliamları ile Kıbrıs Türkleri'ne karşı başlatılan saldırılar zaman zaman kesilse de 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar aralıklarla devam etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu süreçte 5 Ağustos 1964 tarihinde EOKA terör örgütü ve Kıbrıs Rumlarının, Kıbrıs'ın kuzeyinde kalan Erenköy başta olmak üzere bölgedeki Türk köylerini hedef alan saldırılarında Erenköy haricindeki Türk köyleri Rumların eline geçmiş ve köyleri Rumların eline geçen Türkler Erenköy'e sığınmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">8 Ağustos 1964 günü Erenköy'e saldırıya geçen EOKA teröristleri ve Rumların saldırılarını önlemek maksadıyla Eskişehir’den Kıbrıs’a, 4’lü Filo Komutanı olarak görevlendirilen Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz TOPEL’in uçağı, uçuş esnasında karadan açılan ateşle vurularak düşürüldü. Yüzbaşı TOPEL, paraşütle atlamayı başardı fakat esir düştü, sonrasında Rumlar hastanede öldüğünü açıkladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkler, Erenköy saldırılarına canla başla direnmeye devam etmiş ve 9 Ağustos 1964 günü Türk uçaklarının müdahalesi ile Rumlar çekilmek zorunda kalmış, 10 Ağustos 1964 günü ateşkes imzalanmış ve çatışmalar durmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye'nin ısrarlı girişimleri ile Yüzbaşı TOPEL'in naaşı 11 Ağustos 1964 günü Lefkoşa Rum Hastanesi'nden alınarak Lefkoşa Genel Hastanesi'ne getirilmiş ve yapılan otopside hunharca şehit edildiği tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">12 Ağustos 1964 günü Türkiye'ye getirilen Şehit Yüzbaşı Cengiz TOPEL, 14 Ağustos 1964’te Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde toprağa verilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Yüzbaşı TOPEL ile birlikte bütün Şehitlerimizi rahmetle, minnetle, saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu vesile ile halen hayatta olan Kahraman Gazilerimize de sağlıklı ömürler diliyor, şükranlarımı sunuyorum.<br />
 </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ<br />
Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//sehit-yuzbasi-cengiz-topel/129/</link>
<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 09:40:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İsrail Hedef Saptırmaya Çalışırken Türkiye’nin İmkân ve Kabiliyetlerini Unutuyor</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">7 Ekim 2023 günü HAMAS’ın Gazze Şeridi’nden "El Aksa Tufanı Operasyonu" adıyla İsrail’e karşı başlattığı operasyon ile eş zamanlı olarak İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırılarda bugüne kadar katledilen Filistinlinin 60 bini aştığı görülmektedir[1].</p>

<p style="text-align: justify;">Kadın, çocuk, ihtiyar gözetmeksizin soykırım uygulayan İsrail, Gazzelileri bir taraftan da susuz bırakmak maksadıyla su kaynaklarına ve yeraltı sularına deniz suyu basarak zulmün şiddetini arttırırken[2] Türkiye haricindeki devletlerin yaşananları görmezden geldiği görülmüştür. Ancak ilerleyen süreçte çok kısıtlı imkanlarla ulaştırılan yardım konvoylarını[3], yardım merkezlerini[4] ve yardım kolilerini almaya çalışan Filistinlileri[5], su bulmaya çalışan çocukları[6] da hedef alan İsrail’in, ayrıca insani yardım girişlerini kısıtladığı sıkı kuşatma altındaki Gazze'de, başta çocuklar olmak üzere, açlık nedeniyle ölümlerin yaşanması[7] üzerine dünyanın birçok noktasında gösteriler düzenlenmesi ve devlet yöneticilerinin sessizliğine tepkilerin artması bazı şeylerin değişiminin tetiklenmesini doğurmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Yüzden fazla yardım kuruluşu tarafından yayınlanan ortak bildiri ile Gazze’de yaşanılanlara dikkat çekilerek Birleşmiş Milletler (BM) ve Batılı hükümetlere acil harekete geçme çağrısında bulunulması[8] uluslararası kamuoyunu harekete geçirmiş ve İsrail’in destekçisi ve soykırımları görmezden gelen ülkelerden birisi olan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “Eylül 2025 ayında toplanacak olan BM Genel Kurulunda Filistin’i tanıyacaklarını ve iki devletli çözümü destekleyeceklerini” açıklamasından[9] kısa bir süre sonra İngiltere Başbakanı Keir Starmer’den de benzer bir açıklama ile “İsrail ateşkesi kabul etmezse, eylül ayında Filistin Devleti’ni tanıyacaklarını” beyan[10] etmesinin ardından Kanada’dan da aynı eksende çıkış gecikmemiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">İsrail’e ilk somut tepki ise Slovenya’dan gelmiştir. Başbakan Robert Golob’un tavsiyesi ile Slovenya’nın İsrail’e silah ihracatı, ithalatı ve Slovenya topraklarından İsrail’e silah geçişi yasaklanmıştır[11]. İsrail aleyhine gelişmelere İsrail yönetimi kadar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın da tepki göstermesine sebep olmuştur. ABD’den gelen tepkiler, ABD dış politikasının İsrail’in güvenliği eksenli dizayn edildiği düşüncelerinin bir kez daha teyit edilmesini sağlamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">İsrail’in, Gazze Şeridinde soykırım ile birlikte insanlık dışı uygulamalarına bağlı Filistinlilerin ızdırapları karşısında Batı’dan İsrail’e karşı seslerin beklenmedik şekilde yükselmeye başladığı bir süreçte hedef saptırma ve dikkatleri başka alanlara yönlendirme manevraları gecikmemiştir. Zira Suriye, Doğu Akdeniz ve KKTC üzerinden İsrail’in Türkiye aleyhine tutum ve olumsuz söylemlerinde artış görülmeye başlaması “Türkiye-İsrail sıcak bir savaşa tutuşurlar mı?” sorularına sebep olurken, birtakım çevrelerin olası çatışmayı körükleyici ve fırsattan istifade İsrail’i Türkiye’ye karşı kışkırtıcı ittifaklara yöneldikleri de dikkat çekmiştir. Zira Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nin İsrail ile ittifakını güçlendirerek Türkiye’yi kıskaca alma hamleleri gecikmemiştir[12].</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuç itibariyle;</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye karar alıcı mekanizmalarının bu gelişmeleri yakından takip ettiği muhakkaktır. Dolayısı ile Ahmet eş Şara liderliğindeki Suriye muhaliflerinin 8 Aralık 2024 günü Başkent Şam'ın ele geçirmeleri ve ülkenin yeniden inşa edilmesi girişimleri sürecinde, Türkiye yeni Suriye yönetiminin yanında yer alarak Suriye’de askeri ve sivil varlığını sürdürmektedir. Türkiye, Suriye’nin savunma sistemlerini güçlendirme başta olmak üzere her türlü desteği verirken, Azerbaycan’ın da doğalgaz ve inşaat alanlarındaki tecrübeleri ile Suriye’nin yanında yer alıyor olması stratejik ve jeopolitik açılardan büyük önem arz etmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin ayrıca Libya coğrafyasında ve deniz yetki sahalarında stratejik kazanımlarını sürdürdüğü görülmektedir. Zira yakın ilişki içerisinde olduğu Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile 27 Kasım 2019’da imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasını Halife Hafter tarafının da kabul ederek Türkiye ile diyalog geliştirmeye başlaması Yunanistan, GKRY ve İsrail’i tedirgin etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Gelişmeler, İsrail-Yunanistan-GKRY ittifakı ile Türkiye’nin çatışma riskini arttırdığı değerlendirmelerine sebep oluyor görünse de Türkiye’nin askeri gücü, savunma sanayiindeki hamleleri ile birlikte her geçen gün bölgesel barışın kilit ülkesi olma gerçeğinin, Türkiye ile sıcak savaşa girebilme cesaretlerini kırdığı muhakkaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye için asıl olan çatışmacı yaklaşımdan ziyade kendi ve KKTC’nin de güvenliğini tesis etmek ve Akdeniz’deki yetki sahaları ile birlikte uluslararası hukuktan doğan hak ve çıkarlarını korumaktır. Bu maksatla her geçen gün askeri ve siyasi gücünü arttırma eksenli çalışmalar yapılmakta olduğu görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milleti’nin imkân ve kabiliyeti ile birlikte azim ve kararlılığını unutanların başlarına neler gelebileceğini tarih defalarca kaydetmiştir…</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><u>Kaynakça        :</u></p>

<p style="text-align: justify;">[1] AA., “İsrail'in Gazze'ye Saldırılarında Can Kaybı Son 24 Saatte 135 Artarak 60 Bin 467'ye Çıktı”, 02.08.2025. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilin-gazzeye-saldirilarinda-can-kaybi-son-24-saatte-135-artarak-60-bin-467ye-cikti/3648863</p>

<p style="text-align: justify;">[2] Ramzi Mahmud, Zeynep Hilal Karyağdı Duran ve Hacer Çakır, “Gazze'de İsrail'in Susuz Bıraktığı Filistinliler, İçmeye Elverişli Olmayan Sularla Hayata Tutunuyor”, AA., 06.02.2024. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/gazzede-israilin-susuz-biraktigi-filistinliler-icmeye-elverisli-olmayan-sularla-hayata-tutunuyor/3129314</p>

<p style="text-align: justify;">[3] NTV, “İsrail Yardım Konvoyunu Vurdu! İsrail'e Dünyadan Tepki Yağdı | NTV”, 03.04.2024. https://www.youtube.com/watch?v=nbar1YqKtMQ</p>

<p style="text-align: justify;">[4] TRT Haber, “Katil İsrail'in Gazze'ye Saldırılarında 27'si Yardım Dağıtım Noktasında 55 Kişi Hayatını Kaybetti”, 03.08.2025. https://www.trthaber.com/haber/dunya/katil-israilin-gazzeye-saldirilarinda-27si-yardim-dagitim-noktasinda-55-kisi-hayatini-kaybetti-915834.html</p>

<p style="text-align: justify;">[5] AA., “İsrail, Gazze'de Çoğunluğu Yardım Bekleyenler Olmak Üzere 42 Filistinliyi Katletti”, 30.07.2025. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-gazzede-cogunlugu-yardim-bekleyenler-olmak-uzere-42-filistinliyi-katletti/3646769</p>

<p style="text-align: justify;">[6] aljazeera.com, Gazze'de İsrail Tarafından Öldürülen 92 Filistinli Arasında Su Toplayan Çocuklar Da Var”, 13.07.2025. https://www.aljazeera.com/news/2025/7/13/children-collecting-water-among-59-palestinians-killed-by-israel-in-gaza</p>

<p style="text-align: justify;">[7] Evrensel, “Gazze "Açlıktan" Ölüyor!”, 23.07.2025. https://www.evrensel.net/haber/562557/gazze-acliktan-oluyor</p>

<p style="text-align: justify;">[8] SETA, “ABD’den Filistin’i Tanıyacağını Açıklayan Ülkelere Tepki”, 01.08.2025. https://setadc.org/abdden-filistini-taniyacagini-aciklayan-ulkelere-tepki/</p>

<p style="text-align: justify;">[9] BBC, “Fransa'nın Filistin'i Devlet Olarak Tanıyacağını Açıklamasına Tepkiler Ne Oldu?”, 24.07.2025. https://www.bbc.com/turkce/articles/czryr822l70o</p>

<p style="text-align: justify;">[10] Sputnik News, “İngiltere Başbakanı Starmer: Eylül Ayında Filistin'i Tanıyacağız”, 29.07.2025. https://anlatilaninotesi.com.tr/20250729/ingiltere-basbakani-starmer-eylul-ayinda-filistini-taniyacagiz-1098229133.html</p>

<p style="text-align: justify;">[11] Lejla Biogradlija, “Slovenya, İsrail ile Silah Ticaretini Yasaklayan İlk AB Ülkesi Oldu”, 01.08.2025. AA., https://www.aa.com.tr/tr/ayrimcilikhatti/ayrimcilik/slovenya-israille-silah-ticaretini-tamamen-durdurdu/1826529</p>

<p style="text-align: justify;">[12] Müzeyyen Bıyık/Editör, “Tel Aviv KKTC’ye Saldırı Hazırlığında Mı? ‘Poseidon’un Gazabı’ Planı Sızdı!”, Türkiye Gazetesi, 30.0.2025. https://www.turkiyegazetesi.com.tr/dunya/tel-aviv-kktcye-saldiri-hazirliginda-mi-poseidonun-gazabi-plani-sizdi-1134607</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//israil-hedef-saptirmaya-calisirken-turkiye-nin-imk-n-ve-kabiliyetlerini-unutuyor/128/</link>
<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 10:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kıbrıs Barış Harekâtı’nın İsimsiz Kahramanları: Astsubaylar</title>
<description><![CDATA[<p> </p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><em><span style="font-size:12.0pt;font-style:
normal">DİVİTİMDEN DAMLAYAN</span></em></strong></h3>

<div><em><strong>Yaşar KOÇ | Yönetim ve Strateji Uzmanı</strong></em></div>

<div>24.07.2025 ANKARA</div>

<h3 style="text-align:justify"><em><span style="font-size:12.0pt;font-style:
normal">Kore’den Kıbrıs’a Uzanan Şanlı Sınav</span></em><i><span style="font-size:12.0pt"><o:p></o:p></span></i></h3>

<p data-end="831" data-start="320" style="text-align:justify">Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) omurgasını oluşturan “Astsubaylık Kurumu”, Cumhuriyet'in stratejik savunma reformları çerçevesinde, 1951 tarihli 5802 sayılı Astsubay Kanunu ile kurumsal bir statüye kavuşmuştur. "Türkiye İçin Amerikan Askeri Yardım Kurulu" (JAMMAT) sisteminin ardından, modern bir “askeri meslek sınıfı” olarak yeniden yapılandırılmıştır. <o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">O tarihlerde henüz emekleme aşamasında olan bu yeni yapı, Kore Savaşı'nda ilk büyük sınavını vermiş ve disiplini, teknik uzmanlığı ve liderlik becerileriyle uluslararası toplumun takdirini kazanmıştır.<o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">Ancak astsubaylık kurumunun sahada gerçek değerini gösterdiği ve tarihi mirasının vatan savunmasında vücut bulduğu asıl cephe, Akdeniz'in kalbindeki Kıbrıs'tı. 20 Temmuz 1974 sabahı başlatılan <b>Kıbrıs Barış Harekâtı</b>, yalnızca siyasi ve askeri bir müdahale değil; Aynı zamanda astsubaylık kurumunun olgunluğunu ve liderlik ve inisiyatif kabiliyetleriyle savaş alanındaki belirleyici rolünü ortaya koyan tarihi bir dönüm noktası olmuştur.<o:p></o:p></p>

<h3 data-end="1360" data-start="1291" style="text-align:justify"><strong data-end="1360" data-start="1295"><span style="font-size:12.0pt">Harekâtın Yapısal Arka Planı: Astsubay Disiplini ve Hazırlığı</span></strong><span style="font-size:12.0pt"><o:p></o:p></span></h3>

<p data-end="1793" data-start="1362" style="text-align:justify">1974 öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO konseptine uygun olarak yeniden yapılandırılıyordu. Bu dönüşüm sürecinin merkezinde astsubaylar yer alıyordu. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nde görev yapan astsubaylar, muharip sınıfların yanı sıra mühimmat, bakım, ikmal, haberleşme ve muharebe operasyonlarında uzmanlaşmış, paraşütçülerden tank bakım ekiplerine, deniz piyadelerinden komando birliklerine kadar çok çeşitli alanlarda kritik roller üstlenmişlerdi.<o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">Astsubayların statüsü, 1967 yılında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle yasal olarak yeniden tanımlanmış olsa da bu yeni kurumsal yapının somut başarısı Kıbrıs'ta görüldü. Temelleri Kore'de atılan ve NATO/CENTO tatbikatlarıyla güçlendirilen bu kurum, Kıbrıs'ta konsolide edildi.<o:p></o:p></p>

<h3 data-end="2171" data-start="2113" style="text-align:justify"><strong data-end="2171" data-start="2117"><span style="font-size:12.0pt">Sahadaki Rol: Teknik Uzmanlık ve Liderlik Becerisi</span></strong><span style="font-size:
12.0pt"><o:p></o:p></span></h3>

<p data-end="2632" data-start="2173" style="text-align:justify">20 Temmuz sabahı, yani çıkarma harekâtının sabahında, astsubaylar yalnızca teknik görevlerde değil, birlik komuta ve kontrolü, personel koordinasyonu ve kriz anlarında inisiyatif kullanma gibi görevlerde de ön saflarda yer almışlardır. Harekât Komutanlığı kaynaklarına göre, saha personelinin yaklaşık %38-42'si astsubaylardan oluşmaktadır. Bu oran, Türk Ordusunun karar alma ve uygulama süreçlerinde astsubaylara duyduğu güvenin somut bir göstergesidir. <o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">Harita okuma, ileri gözetleme, telsiz haberleşmesi, tahkimat yapımı, hava-kara koordinasyonu gibi alanlarda uzmanlaşan astsubaylar, zaman zaman subay kadrosunun yetersiz kaldığı durumlarda liderlik rolleri üstlenmiş, birliklerin yeniden toparlanması ve yönlendirilmesinde belirleyici rol oynamışlardır.<o:p></o:p></p>

<h3 data-end="2996" data-start="2936" style="text-align:justify"><strong data-end="2996" data-start="2940"><span style="font-size:12.0pt">Astsubayların Eğitimsel Birikiminin Sahaya Yansıması</span></strong><span style="font-size:
12.0pt"><o:p></o:p></span></h3>

<p data-end="3396" data-start="2998" style="text-align:justify">Kıbrıs Barış Harekâtı'na katılan astsubayların büyük çoğunluğu, 1960'lardan bu yana NATO standartlarına uygun eğitim veren Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulları mezunudur. Modern savaş teknikleri, gelişmiş karar alma süreçleri ve disiplinli muharebe taktikleri konusunda deneyimli olan bu personel, çatışma sırasında olağanüstü bir soğukkanlılıkla hareket ederek harekâtın başarısında kilit rol oynamıştır. <o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">Ateş gücünün disiplinli kullanımı, görev koordinasyonu ve hızlı komuta-kontrol refleksleri, bu eğitim sürecinin sahadaki yansımalarıdır.<o:p></o:p></p>

<h3 data-end="3596" data-start="3522" style="text-align:justify"><strong data-end="3596" data-start="3526"><span style="font-size:12.0pt">Savaş Sonrası: Sessiz Kahramanların Gölgesindeki Yeniden Yapılanma</span></strong><span style="font-size:12.0pt"><o:p></o:p></span></h3>

<p data-end="4033" data-start="3598" style="text-align:justify">Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesindeki astsubaylara ilişkin algı önemli bir değişim geçirdi. Savaş alanındaki yüksek performansları, astsubayların yalnızca <b>"yönetici"</b> değil, aynı zamanda <b>“karar alma süreçleri”</b>nin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterdi. Bu farkındalık, askeri eğitim müfredatlarının yeniden yapılandırılmasını, terfi sistemlerini ve sorumluluk alanlarının genişletilmesini doğrudan etkiledi.<o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">Bilgi, iletişim ve temsil becerileriyle astsubaylar, Kıbrıs'ta barışı koruma kuvvetlerinin kurulması, lojistik altyapının oluşturulması ve yerel halkla etkileşim kurulması gibi hassas görevlerde ön saflarda yer almış ve bu meslek grubunun yalnızca savaş zamanında değil, barış zamanında da paha biçilmez rolünü ortaya koymuştur.<o:p></o:p></p>

<h3 data-end="4403" data-start="4329" style="text-align:justify"><strong data-end="4403" data-start="4333"><span style="font-size:12.0pt">Tarihin Gölgelerinde Kalmış Bir Onur: Belgelenmemiş Kahramanlıklar</span></strong><span style="font-size:12.0pt"><o:p></o:p></span></h3>

<p data-end="4743" data-start="4405" style="text-align:justify">Ancak bu katkılar ve kahramanlıklar tarih kitaplarında yeterince yer bulmamıştır. Askeri tarihçiler, Kıbrıs Barış Harekâtı'nı <b>"astsubay sınıfının stratejik kabiliyetlerinin sahada teyit edildiği eşik"</b> olarak tanımlarlar. Ancak bu bulguların akademik, tarihi ve arşiv belgeleriyle desteklenerek daha görünür hale getirilmesi elzemdir. <o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">Hem harekât anıları hem de askeri kayıtlar üzerine yapılacak akademik çalışmalar, yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kurumsal hafızasına değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'ne de önemli katkı sağlayacaktır.<o:p></o:p></p>

<h3 data-end="4969" data-start="4930" style="text-align:justify"><strong data-end="4969" data-start="4934"><span style="font-size:12.0pt">20 Temmuz: Bir Zaferden Fazlası</span></strong><span style="font-size:12.0pt"><o:p></o:p></span></h3>

<p data-end="5323" data-start="4971" style="text-align:justify">Bugün, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 51. yıldönümünde, Kıbrıs Türk Barış Gücü'nün çekirdek yapısında görev yapmaya devam eden astsubaylar, bu mirasın yaşayan temsilcileridir. 20 Temmuz'da kutlanan <b>Kıbrıs Türk Barış ve Özgürlük Bayramı</b>, yalnızca askeri bir zaferi değil, aynı zamanda bu astsubayların zekâları, alın terleri ve vatan sevgileriyle yazdıkları destansı hikâyeyi de anmaktadır.<o:p></o:p></p>

<h3 data-end="5402" data-start="5325" style="text-align:justify"><strong data-end="5402" data-start="5329"><span style="font-size:12.0pt">Kore’de Başlayan, Kıbrıs’ta Zirveye Ulaşan Bir Kurumsal Hafıza</span></strong><span style="font-size:12.0pt"><o:p></o:p></span></h3>

<p data-end="5853" data-start="5404" style="text-align:justify">1951 yılında JAMMAT'tan sonra çıkarılan 5802 sayılı Kanun ile kurulan ve 1967 yılında 926 sayılı Personel Kanunu ile yeniden yapılandırılan astsubaylık kurumu, Kore'de doğmuş, Kıbrıs'ta olgunlaşmış ve günümüz Türk savunma mimarisinde vazgeçilmez bir stratejik güç olarak yerini almıştır. <o:p></o:p></p>

<p style="text-align:justify">Bu kurumun <b>"sahadaki vücut bulmuş hali"</b> olan Kıbrıs Barış Harekâtı, kurumsal kimliğinin ve kahramanlık potansiyelinin görünür kılındığı askeri ve tarihi bir zirvedir.<o:p></o:p></p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//kibris-baris-harek-ti-nin-isimsiz-kahramanlari-astsubaylar/127/</link>
<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 21:52:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ABD LOZAN ANTLAŞMASINI İMZALAMADI MI?</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“Yıllardır Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Lozan Antlaşmasını tanımıyor” diye halkımıza, yıllardır menfi manada gibi propaganda aracı gibi kullanıldığı görülmektedir. Bu söylemi yayanların gözden kaçırdıkları husus ABD Lozan’da imzacı taraflar arasında değil, sadece “gözlemci” statüsü ile oradadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye Delegasyonu, Lozan Antlaşması’nı uzun tartışmalarla geçen bir süreç sonucunda 24 Temmuz 1923 günü Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya (Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı) ile imzalamıştır ve Lozan Antlaşması TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin bağımsızlık senedidir.<br />
<img alt="" src="/images/Lozan%20Antla%C5%9Fmas%C4%B1.jpg" /></p>

<p style="text-align: justify;">***</p>

<p style="text-align: justify;">Lozan’da devam eden müzakereler sürecinde "Gözlemci" olarak gelen orada bulunan ABD'li yetkililerle Türkiye Delegasyonu arasında "6 Ağustos 1923 Lozan Dostluk ve Ticaret Antlaşması" adıyla ikili ticari bir anlaşma imzalanmıştır. Ancak gözden kaçılan ve kaçırılmaması gereken hayati husus bu ikili anlaşmanın TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin bağımsızlık senedi olan Lozan Antlaşması ile hiçbir bağı ve alakası yoktur. Müstakilen imzalanmış bir anlaşmadır.</p>

<p style="text-align: justify;">İmzalanan bu Dostluk ve Ticari Anlaşması’nın geçerli hale gelebilmesi için ABD Senatosu’nda onaylanması için gündeme alınması süreci işletilirken ABD Ermeni Diasporası ve Ermeni Senatörlerin Türkiye aleyhtarı gayretleriyle 18 Ocak 1927 tarihine kadar Senato'ya getirilmesi engellenmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Nihayet 18 Ocak 1927 tarihinde yapılan oylamada ABD Senatosu tarafından ONAYLANMAMIŞ ve REDDEDİLMİŞTİR.</p>

<p style="text-align: justify;">Dolayısı ile "ABD Türkiye'yi Lozan'da tanımamıştır" propagandası asılsızdır. Hattı zatında yukarıda da belirtildiği üzere ABD Lozan'da taraf değil, sadece gözlemcidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu vesile ile Lozan Barış Antlaşması’nın 102. yıl dönümünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının bütün dünyaya ilan edildiği bu tarihî dönüm noktasının mimarları Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Lozan Heyeti Delegasyonu Başkanı İsmet Paşa başta olmak üzere, tüm Millî Mücadele kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ<br />
Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//abd-lozan-antlasmasini-imzalamadi-mi/126/</link>
<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 10:47:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CEMAL PAŞA</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">6 Mayıs 1872 yılında Midilli’de doğan Cemal Paşa, 1890'da Kuleli Askeri İdadisinden, 1893'te Harbiye Mektebi’nden mezun olmuştur. 28 Ocak 1895'te ise Kurmay Yüzbaşı olarak orduya katılmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin üç liderinden biridir.</p>

<p style="text-align: justify;">5 Ocak-10 Mart 1914 tarihleri arasında Nafia Nazırlığı, 10 Mart 1914-14 Ekim 1918 tarihleri arasında Bahriye Nazırlığı yapmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Birinci Dünya Savaşı döneminde "2. Ordu Komutanlığı", Filistin'deki "4. Ordu Komutanlığı", 4. Ordu kaldırılarak yerine kurulan "Suriye ve Batı Arabistan Orduları Genel Komutanlığı" (Suriye, Filistin, Hicaz, Yemen ve Asir Bölgesi Komutanlığı) görevlerinde bulunmuştur. Bu görevleri esnasında Arapların milliyetçi ve ayrılıkçı faaliyetlerini görmüş ve uzlaşmacı politikalar izlemiş olsa da 4. Ordu Müftüsü Şeyh Esad Şukayr'ın devlete karşı konuşmaları ve 4. Ordu İstihbarat Şubesinden Arap ayrılıkçılara destek mektuplarını ele geçirmesi üzerine sert önlemler almış, ayrılıkçı faaliyetleri tespit edilenleri yargılamış ve bir kısmını idam ile cezalandırmıştır. İdam edilenler arasında ileri gelen Arap aşiret liderlerinin yakınlarının da olması ayrılıkçı fikirleri daha da alevlendirmiştir. Ancak unutulmaması gereken en önemli husus ise Arap aşiretlerini isyana teşvik edenlerin özellikle İngiliz istihbarat teşkilatı olduğudur.<br />
<img alt="" src="/images/Cemal%20Pa%C5%9Fa.jpg" style="width: 1024px; height: 1008px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Savaş devam ederken cephe gerisinde Osmanlı Tebaası Ermenilerin Türk ve Müslüman halka karşı dehşetengiz saldırılarının önlenebilmesi ve cephe gerisinin güvenliğinin sağlanabilmesi maksadıyla 1915 yılında çıkartılan Tehcir Kanunu’nun mimarlarından birisidir. İsyancı Ermeni saldırılarının bazı bölgelerde isyanlara destek vermeyen Ermenilere karşı uygulandığı da görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik olarak ayrılmasından sonra Talat Paşa kabinesinden istifa eden Cemal Paşa, 1-2 Kasım 1918 tarihinde İttihat ve Terakki’nin yedi lideriyle birlikte bir Alman denizaltısıyla Odessa’ya oradan da Berlin, Münih ve İsviçre’ye giderek İttihatçıların yurt dışı faaliyetlerinin düzenlenmesi çalışmalarında bulunmuştur. Gıyabında İstanbul’daki sıkıyönetim mahkemesinde yapılan yargılamada; Osmanlı tebaası Arap unsurlarının isyanına sebep olmak suçundan 5 Temmuz 1919 tarihinde ordudan atılmış ve idama mahkûm edilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu arada Afganistan'a geçen Cemal Paşa, Afgan ordusunun modernleştirilmesi için görev almıştır. Rus yöneticileri ve Enver Paşa ile görüşmeler yapmak üzere Eylül 1921’de Moskova’ya giden Cemal Paşa'nın, Enver Paşa'yı Özbekistan’da giriştiği hareketlerden ve Mustafa Kemal Paşa'ya karşı takındığı tavırdan caydırmaya çalıştığı bilinmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">21 Temmuz 1922’de Stalin'in emriyle iki Ermeni komitacı tarafından Tiflis'te şehit edilmiştir. Cenazesi Kazım Karabekir Paşa tarafından Erzurum Karskapı Şehitliği'ne getirilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ<br />
Uluslararası Siyaset Uzamanı</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//cemal-pasa/125/</link>
<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 10:05:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Montrö Boğazlar Sözleşmesi - 20 Temmuz 1936 </title>
<description><![CDATA[<div class="xdj266r x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs x126k92a" style="margin: 0px; overflow-wrap: break-word; white-space-collapse: preserve; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(8, 8, 9); font-size: 15px;">
<div dir="auto" style="font-family: inherit;">
<div class="xdj266r x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs x126k92a" style="box-sizing: border-box; color: rgb(76, 79, 83); font-family: Arimo, sans-serif; font-size: 16px;">
<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">
<div class="xdj266r x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs x126k92a" style="box-sizing: border-box; color: rgb(76, 79, 83); font-family: Arimo, sans-serif; font-size: 16px;">
<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">Türkiye’ye İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinde tam kontrol hakkı veren Sözleşme, barış zamanı sivil gemilerin özgürce geçişini garantilerken, savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkı veren uluslararası bir sözleşmedir ve ayrıca Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelere ait savaş gemilerinin geçişini sınırlamaktadır.</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="box-sizing: border-box; color: rgb(76, 79, 83); font-family: Arimo, sans-serif; font-size: 16px;">
<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">Sözleşmeyle birlikte Uluslararası Boğazlar Komisyonu’nun görevi sonlanmıştır.</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="box-sizing: border-box; color: rgb(76, 79, 83); font-family: Arimo, sans-serif; font-size: 16px;">
<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">1923’te Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi’nin yerine geçen Montrö Sözleşmesi kapsamında özellikle Sovyetler Birliği Donanması’na Akdeniz’e erişim hakkı sağlaması yıllar boyunca tartışma konusu olmuştur.</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="box-sizing: border-box; color: rgb(76, 79, 83); font-family: Arimo, sans-serif; font-size: 16px;">
<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">Yine Sözleşme kapsamında başta ABD olmak üzere BATI ülkelerinin Karadeniz’e savaş gemilerini geçirebilmelerini de şarta bağlamış olması bu ülkeleri çok rahatsız etmiş ve fırsat buldukça “değiştirilmesi gerektiği, süresinin dolduğu…” gibi argümanlarla art niyetli girişimlerle kaldırılmasına çalışıldığı görülmektedir.<br />
<img alt="" src="/images/Mont%C3%B6%20S%C3%B6zle%C5%9Fmesi.jpg" style="width: 735px; height: 1024px;" /></div>

<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;"> </div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="box-sizing: border-box; color: rgb(76, 79, 83); font-family: Arimo, sans-serif; font-size: 16px;">
<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">İmzalandığı zaman 20 yıl süre ile sınırlandırılmış ve 1956 yılında süresi dolmasına rağmen uluslararası hukuk kuralları kapsamında zımnen yürürlüğü devam eden Montrö Sözleşmesi hakkında, iç ve dış her türlü art niyetli girişimlere karşı Karar alıcı mekanizmalar hazırlıklı olmalı ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine olabilecek gelişmelere meydan verilmemelidir.
<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 40px; list-style-position: inside; font-size: 17px;"> </p>
</div>
</div>

<div class="x14z9mp xat24cr x1lziwak x1vvkbs xtlvy1s x126k92a" style="box-sizing: border-box; color: rgb(76, 79, 83); font-family: Arimo, sans-serif; font-size: 16px;">
<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">İsmail CİNGÖZ</div>

<div dir="auto" style="box-sizing: border-box;">Uluslararası Siyaset Uzmanı<br style="box-sizing: border-box;" />
BULTÜRK Ankara Temsilcisi<br style="box-sizing: border-box;" />
TDPB Basın Kulübü Başkanı</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//montro-bogazlar-sozlesmesi-20-temmuz-1936/124/</link>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 09:25:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>VATAN SEVGİSİ</title>
<description><![CDATA[Yurdunu,milletini büyük bir tutku ile seven, bu uğurda her türlü özveriye katlanan kimse,vatansever,vatanperverdir.Yurtseverlik ya da vatanseverlik bir bireyin ülkesine duyduğu sevgi ve bağlılıktır.
Atamızın şu sözü vatan sevgisini çok güzel ifade etmektedir.“Türklerin vatan sevgisi ile dolu göğüsleri,düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima bir duvar gibi yükselecektir.”Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Vatan sevgisi,insanların topraklarına, milletlerine ve kültürlerine olan bağlılıklarını ifade eder.Bu sevgi,bireylerin kimliklerini belirlerken,bir araya gelerek güçlü bir ulus oluşturmanın temelini oluşturur.Vatan sevgisi,değerlerimize sahip çıkmamızı,tarihimize saygı duymamızı ve gelecek nesillere mirasımızı aktarmamızı sağlar.
Vatan sevgisi,insanların vatanlarına karşı sorumluluk duygusu geliştirmesine yardımcı olur.Vatandaşlık görevlerini yerine getirme,toplumun refahına katkıda bulunma,haksızlıklara karşı durma gibi davranışlar vatan sevgisinin bir sonucudur. Vatan sevgisi,insanları birbirlerine saygılı ve hoşgörülü olmaya teşvik eder. Farklılıkları zenginlik olarak kabul etmemizi sağlar.
Vatan sevgisi,kişinin kendi toplumunu ve insanlarını önemseme anlamına gelir.Bir vatansever,halkının refahını ve mutluluğunu gözetirken,toplumdaki adalet, eşitlik ve özgürlük gibi değerlere de bağlılık gösterir.Vatan sevgisi,içtenlikle ülkesine hizmet etmek,vatandaşlık görevlerini yerine getirmek ve topluma katkı sağlamakla da ilişkilidir.
Vatan sevgisi,bir milletin güçlü ve müreffeh olması için gereklidir.Vatanını seven bir millet,her türlü zorluğa göğüs gerer ve bağımsızlığını korumak için mücadele eder.
Vatan sevgisi,her zaman canlı tutulması gereken bir duygudur.Vatanımızı korumak ve geliştirmek için hepimize düşen görevler vardır.Bunun için çocuklarımıza, gençlerimize bu duygu,düşünce ve sorumluluk anlayışı aktarılarak yaşatılmalıdır.
Yüreğinde vatan sevgisi duymak,kişinin ulusunu sevmesidir.Çünkü insansız toprak, vatan değildir.Vatan,bir kimliktir.Adı gibi soyadı gibi bir insanı tanımlayan en önemli özelliği,onun vatanıdır.
Her birimizin vatanımıza duyduğumuz sevgiyi sosyal sorumlulukla birleştirerek daha iyi bir dünya için çalışmamız önemlidir.Birlikte hareket ederek ve sorumluluklarımızı yerine getirerek, vatanımızı daha da güçlendirebilir ve gelecek nesillere daha iyi bir miras bırakabiliriz.
Yazımı Atatürk'ün şu sözü ile noktalıyorum,
Benim ihtiraslarım var,hem de pek büyükleri;fakat bu ihtiraslar,yüksek mevkiler işgal etmek veya büyük paralar elde etmek gibi maddi emellerin tatminiyle ilgili değil.
Ben bu ihtirasların gerçekleşmesini vatanıma büyük faydaları dokunacak,bana da liyakatle yapılmış bir vazifenin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyorum.
Bütün hayatımın prensibi bu olmuştur.Ona çok genç yaşımda sahip oldum ve son nefesime kadar da onu muhafaza etmekten geri kalmayacağım.
Mustafa Kemal Atatürk - 12 Ocak 1914
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//vatan-sevgisi/123/</link>
<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 21:40:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>5 HAZİRAN 1926 ANKARA ANTLAŞMASI İLE MUSUL IRAK'A BIRAKILDI</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Lozan Antlaşması ile çözülemeyen Musul Sorunu, başta 7 Ağustos-26 Eylül 1924 tarihleri arasında Hakkari’de Nasturi ve 13 Şubat-31 Mart 1925 tarihleri arasında Doğu Anadolu’da Şeyh Sait isyanı olmak üzere Musul Sorunu çözüm süreci olarak kabul edilen dönem içerisinde İngiltere tarafından organize ve finanse edilen bir dizi iç isyanlar ve karışıklıkların sonucu olarak Musul kaybedilmiştir; çünkü Türkiye enerjisini bu olayların bastırılmasına harcamak zorunda bırakılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Hatta Nasturi Ayaklanmasının bastırılması sürecinde ve sonrasında Musul vilayetinin kuzey sınırında Türk ve İngiliz birlikleri arasında yer yer kanlı silahlı çatışmaların yaşandığı, İngilizlerin Türkiye Cumhuriyeti topraklarını işgal harekatları düzenledikleri de hatırdan çıkartılmamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Nihayetinde Türkiye ile Irak arasındaki sınırı belirleyen ve komşuluk ilişkilerini düzenleyen Ankara Antlaşması, 5 Haziran 1926 tarihinde; Türkiye, Irak ve İngiltere arasında imzalanmıştır. Antlaşmanın 1. Maddesi ile Türkiye-Irak hududu, Milletler Cemiyeti'nin 29 Ekim 1924 tarihinde kararlaştırdığı Brüksel Sınır Çizgisi hattı ile kesinleşmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">ANKARA ANTLAŞMASI</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 1: Türkiye ile Irak arasındaki hudut, Cemiyet-i Akvam’ın 29 Ekim 1924 tarihli toplantısında kararlaştırıldığı şekilde (Brüksel Sınır Çizgisi) kesinleşmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 2: Son fıkrası saklı kalmak üzere 1. maddede tespit edilmiş hudut, bu antlaşmaya bağlı 1/250.000 ölçekli harita üzerinde gösterilmiştir. Metin ile harita arasında aykırılık vukuunda metin geçerli olacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 3: 1. maddede tasrih edilen hudut hattını arazi üzerinde belirlemek üzere bir "Hudut Komisyonu" kurulacak, bu komisyon Türkiye Hükûmetince tayin olunacak iki yetkili ve İngiltere ile Irak hükümetleri tarafından beraberce tayin edilecek iki temsilci ile uygun gördüğü takdirde İsviçre Cumhurbaşkanınca İsviçre vatandaşları arasından seçilecek bir başkandan oluşacaktır. Komisyon en kısa sürede ve en geç bu antlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak altı ay içinde toplanacak ve çoğunluğun alacağı karara bütün tarafların uyması mecburî olacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Tahdid-i Hudut Komisyonu her durumda bu antlaşmadaki tarifleri pek yakından takibe gayret edecek, komisyonun masrafları Türkiye ile Irak arasında eşit olarak taksim olunacaktır. İlgili devletler komisyonun vazifesini yapabilmesi için gerekli yerleşme, işçi, malzeme ile ilgili bütün mevzularda gerek doğrudan doğruya gerekse mahallî makamlar eliyle yardım etmeyi taahhüt ederler.</p>

<p style="text-align: justify;">Söz konusu devletler bundan başka, komisyonca konulacak nirengi noktalarına, hudut işaretlerine kazık ve alâmetlere riayet etmeyi taahhüt ederler.</p>

<p style="text-align: justify;">Hudut işaretleri birinden diğeri görülebilecek surette yerleştirilecek ve üzerlerine numara konulacaktır. Bunların mevkileri ile numaraları bir harita üzerinde gösterilecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Hudut belirleme kesin zabıtnamesi ve buna ekli harita ve vesikalar üç nüsha olarak tanzim edilecek ve bunlardan ikisi hem hudut devletlerin hükümetlerine ve üçüncüsü, aslına uygun tasdiklenmiş suretleri Lozan Antlaşması’na imza koyan devletlere tebliğ edilmek üzere, Fransa Hükümeti'ne verilecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 4: 1. madde mucibince Irak'a terkedilen arazideki ahâlînin tabiiyyeti Lozan Antlaşması'nın 30-36. maddelerine dayanılarak halledilecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Taraflar, Lozan Antlaşması'nın 31, 32 ve 34. maddelerinde kayıtlı, seçme hakkının bu antlaşmanın yürürlüğe konulduğu tarihten başlayarak on iki ay müddetle geçerli olabileceğini kararlaştırmışlardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bununla beraber Türkiye, ahâlîden seçme haklarını Türkiye uyruğu için kullananların işbu haklarını tanımak hususunda hareket serbestisini muhafaza eder.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 5: Taraflardan her biri 1. maddede belirlenen sınır hattının kesin ve bozulmaz olduğunu kabul ederek bunu değiştirmeye matuf her türlü teşebbüsten sakınmayı taahhüt eder.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye ile Irak Arasındaki İyi Komşuluk Münasebetleri</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 6: Taraflar bir veya birkaç silahlı kişinin sınır mıntıkasında yağmacılık veya eşkıyalık yapmak maksadıyla girişecekleri hazırlıklara, sahip oldukları bütün vasıtalarla karşı koymayı ve bunların sınırdan geçmelerine mâni olmayı karşılıklı olarak taahhüt ederler.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 7: 11. maddede zikredilen yetkili memurlar sınır mıntıkasında yağmacılık veya eşkıyalık yapmak için bir veya birkaç silahlı kişinin hazırlıklarda bulunduklarını haber aldıklarında ihmal etmeden birbirlerini haberdar edeceklerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 8: 11. maddede zikredilen yetkili memurlar, bulundukları yerlerde yapılmış olabilecek bütün yağmacılık ve haydutluk fiillerinden karşılıklı olarak birbirlerine haber vereceklerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Haberdar edilecek memurlar ellerindeki bütün vasıtalarla söz konusu fiillerin fâillerinin sınırdan geçmelerine mâni olmaya gayret edeceklerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 9: Silahlı bir veya birkaç kişi sınır mıntıkasında bir cinayet veya cürüm işledikten sonra diğer sınır mıntıkasına iltica ederse oranın, bu kişileri silahları ve yağma ettikleri eşya ile birlikte, uyruğu bulunduğu tarafa teslim etmesi mecburîdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 10: Antlaşmanın işbu faslının tatbik mıntıkası Türkiye'yi Irak'dan ayıran bütün sınır ile bu sınırın iki yanında 75 km. derinliğinde bulunan mıntıkadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 11: Antlaşmanın işbu faslını tatbik etmekle görevli yetkili memurlar şunlardır: Umumî işbirliğini tanzim ve alınacak tedbirlerin mesuliyeti kendilerinde olmak üzere; Türkiye tarafından askerî sınır kumandanı, Irak tarafından Musul ve Erbil mutasarrıfları; mahallî bilgilerin ve acil tebligatın teatisi için Türkiye tarafından valilerin uygun görmesi ile tayin edilecek memurlar; Irak tarafından Zaho, İmâdiye, Zibar ve Revanduz kaymakamlarıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye ve Irak hükümetleri gerek on üçüncü maddede zikrolunan Dâimi Hudut Komisyonu marifetiyle ve gerekse siyasî yolla birbirini haberdar ederek, idarî sebeplerden dolayı yetkili memurların listesini değiştirebileceklerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 12: Türkiye ile Irak memurları diğer taraf uyruğundan olup, kendi toprakları üzerinde bulunan aşiret beyleri, şeyh veya öteki azaları ile resmî veya siyasî mahiyete sahip her türlü haberleşmeden kaçınacaklardır. Taraflar sınır mıntıkasında diğer devlet aleyhine yönelmiş hiçbir propaganda teşkilâtına ve topluluğuna izin vermeyeceklerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 13: Antlaşmanın bu faslının hükümlerinin icrasını kolaylaştırmak ve genellikle sınır üzerinde iyi komşuluk münasebetlerini sürdürmek üzere zaman zaman Türkiye ve Irak hükümetleri tarafından karşılıklı olarak tayin edilecek, eşit sayıda memurlardan mürekkeb bir "Dâimî Hudûd Komisyonu" kurulacak ve en az altı ayda bir kere ve durum gerektirdiği takdirde daha sık olarak toplanacaktır. Sıra ile Türkiye ve Irak’ta toplanacak olan bu komisyon, antlaşmanın bu faslının hükümlerinin icrasına müteallik işleri ve ilgili sınır mıntıka memurları arasında anlaşmazlığa sebebiyet veren, diğer her türlü sınır meselelerini dostça çözmek vazifesiyle mükellef olacaktır. Komisyon bu antlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi takib eden iki ay zarfında ilk olarak Zaho'da toplanacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Genel Hükümler</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 14: Her iki ülke arasında ortak çıkarlar sahasını genişletmek maksadıyla, Irak Hükûmeti bu antlaşmanın yürürlüğe konulması gününden itibaren 25 sene müddetle, 14 Mart 1925 tarihli İmtiyaz Mukavelenamesi'nin 30. maddesi mucebince "Turkish Petroleum Kumpanyası"ndan, petrol ihraç edebilecek olan şirketlerden veya şahıslardan, teşkil edilecek olan muavin şirketlerden sağlanan gelirlerin %10'unu Türkiye Hükümeti'ne ödeyecektir. (Petrol üretiminin dış satıma dönük ticari üretime geçilebildiği 1934 yılından itibaren yapılmaya başlanabilmiştir. Ödemeler, 1934 ile 1951 yılları arasında, 1945 yılı dışında, her yıl düzenli olarak yapılmıştır. Ancak bu süreçte Türkiye’ye 2 Milyon paund civarında eksik ödeme yapıldığına ilişkin iddialar vardır.)</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 15: Türkiye ve Irak, dost devletler arasında geçerli bir "suçluların iadesi" Anlaşması yapmak üzere açık müzakerelere girişmeğe karar vermişlerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 16: Irak Hükümeti kendi ülkesinde ikamet eden şahısları bu antlaşmanın imzasına kadar Türkiye lehindeki düşünce ve siyasî hareketlerinden dolayı tedirgin etmemeyi ve onlara en geniş manada bir genel af tanımayı taahhüt eder.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu konuda verilmiş mahkeme kararlarının hepsi geçersiz kabul edilecek ve sürdürülmekte olan bütün kovuşturmalar durdurulacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 17: Bu antlaşma tasdiknamelerin teatisinden itibaren yürürlüğe girecektir. Antlaşmanın ikinci faslı antlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on sene müddetle yürürlükte kalacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Antlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonunda taraflardan her biri söz konusu faslı kendi açısından feshetmek hakkına sahip olacaktır. Keyfiyet, feshin bildirildiği tarihten itibaren bir sene sonra geçerli olacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Madde 18: Bu antlaşma taraflarca tasdik edilecek ve tasdiknameler süratle Ankara’da teati edilecektir. Antlaşmanın tasdiklenmiş suretleri Lozan Antlaşması'nı imza eden devletlere gönderilecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ek: Bu fasıl Türkiye ile Irak arasında sınır hattının Cemiyet-i Akvam'ın 29 Ekim 1924 tarihli toplantısında kararlaştırılmış güzergâha göre tespit olunan kesin şeklini açıklamaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/Musul%20s%C4%B1n%C4%B1r%20haritas%C4%B1.jpg" style="width: 844px; height: 266px;" /></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ</p>

<p style="text-align: justify;">Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>

<p style="text-align: justify;">BULTÜRK Ankara Temsilcisi</p>

<p style="text-align: justify;">TDPB Basın Kulübü Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;"><a href="mailto:cingozismail01@gmail.com">cingozismail01@gmail.com</a></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Kaynakça:</p>

<p style="text-align: justify;">-Haber Türk, MGK Bildirisinde Altı Çizilen Uluslararası Haklar Neler? 22.09.2017. <a href="https://www.haberturk.com/ankara-anlasmasi-tam-metni-1926-ankara-anlasmasi-maddeleri-nelerdir-1643392">https://www.haberturk.com/ankara-anlasmasi-tam-metni-1926-ankara-anlasmasi-maddeleri-nelerdir-1643392</a> (Erişim Tarihi: 04.06.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">-İhsan Şerif Kaymaz, Ankara Antlaşması, Atatürk Ansiklopedisi, 18.12.2020. <a href="https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/572/Ankara-Antla%C5%9Fmas%C4%B1">https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/572/Ankara-Antlaşması</a> (Erişim Tarihi: 04.06.2025)</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//5-haziran-1926-ankara-antlasmasi-ile-musul-irak-a-birakildi/122/</link>
<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 08:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>4 HAZİRAN 1878 KIBRIS’IN İDARESİ İNGİLTERE’YE BIRAKILDI</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Türk Tarihine 93 Harbi olarak geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır. 145 gün süren Plevne Savunmasının kaybedilmesinin ardından Osmanlı savunma hatlarını kıran Rus orduları, dirençle karşılaşmadan İstanbul önlerine kadar (Yeşilköy) kadar ilerleyerek Osmanlı Devleti'nin varlığını tehdit etmiş ve bunun sonucunda Osmanlı Devleti 3 Mart 1878 günü Ayastefanos Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır. Bu antlaşma ile Karadağ, Sırbistan ve Romanya’ya bağımsızlık, Bulgaristan’a özerklik verilmiş, Ruslara karşı Doğu Anadolu’da büyük toprak kayıpları yaşanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuçta Osmanlı Devleti, Balkanlardaki nüfuzunu büyük ölçüde yitirmiş ve Balkanlar ile Kafkasya'dan sayıları 1 milyonu aşkın Osmanlı vatandaşı mülteci konumuna düşmüştür. Savaş süresince ve savaştan sonra Anadolu'ya dev göç dalgaları yaşanmıştır. Ayrıca Batum'da yaşayan Müslüman Lazlar ve Gürcüler de Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalmışlardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Şartlar bu duruma gelince Osmanlı Devleti Padişahı II. Abdülhamid’in iradesiyle İngiltere ile Rusya’ya karşı Osmanlı Devleti’ni desteklemesi ve Rus ilerlemesinin durdurulması karşılığında; Kıbrıs Adası’nın tabiiyeti Osmanlı Devleti’nde kalmak üzere yönetiminin geçici olarak Büyük Britanya'ya verilmesini öngören gizli bir antlaşma imzalamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Esasında 93 Harbi ile çok fazla toprak kaybetmiş olan Osmanlı Devleti’nin kısa sürede çökeceğini öngören İngiltere, Rusya’nın Osmanlı karşısında ilerleyişini kendi Ortadoğu siyasetine tehdit olarak değerlendirmiş ve Almanya, Fransa, Avusturya-Macaristan ile İtalya'yı da yanına çekerek Rusya’ya karşı bir blok baskı kurmayı planlamıştı. Ancak Osmanlı Devleti’nin yardım istemesini fırsat bilerek Ayestefanos Antlaşmasına göre kısmen daha iyi maddelerle 13 Temmuz 1878 tarihinde Berlin Antlaşması’nın imzalanmasını sağlamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="giyim, kişi, şahıs, dış mekan, poster içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir." height="506" src="data:image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQEAeAB4AAD/2wBDAAoHBwkHBgoJCAkLCwoMDxkQDw4ODx4WFxIZJCAmJSMgIyIoLTkwKCo2KyIjMkQyNjs9QEBAJjBGS0U+Sjk/QD3/wAALCAJ4AhIBAREA/8QAHwAAAQUBAQEBAQEAAAAAAAAAAAECAwQFBgcICQoL/8QAtRAAAgEDAwIEAwUFBAQAAAF9AQIDAAQRBRIhMUEGE1FhByJxFDKBkaEII0KxwRVS0fAkM2JyggkKFhcYGRolJicoKSo0NTY3ODk6Q0RFRkdISUpTVFVWV1hZWmNkZWZnaGlqc3R1dnd4eXqDhIWGh4iJipKTlJWWl5iZmqKjpKWmp6ipqrKztLW2t7i5usLDxMXGx8jJytLT1NXW19jZ2uHi4+Tl5ufo6erx8vP09fb3+Pn6/9oACAEBAAA/ALvgvwh4f1Xwra3d/amS4fqa2T4D8JopzYk46ilHgDwrjP2E4PvSHwF4UXn7CfzoPw98Luny2mPxob4c+G8DFtj8aB8O/DIPNn+tK3w78M5GLL9aP+Fd+HG4Fh+tRt8OtAXj+z8j60o+H/hsjB08g/WlPw+8MKMmwP50ifD/AMNOcLp5/Onf8K68ObvmsDj60rfDrwyrcWJA+tDfDvw0MYsT+dDfDvw1jH2A/nSH4eeG8cWH60n/AAr3w2Oth+tR/wDCvvDgBxZY/Gq0/gTw9EObQ4pB4J8OyKCLImnnwLoDjA08gfWoV8DaC0oT7GRipI/AegGVle0JFWU+H3h5jzZEY96im8AaAh/48zzSv4D8PrED9hJ/Go/+EH8PYBFgc/WkHgjw+X+aw/WnjwHoTHjTtw+tObwBoIH/ACD8fjSjwF4fxzp/60o8B+Gy2HscfjTn+HvhoDItuPrSf8IF4YjwWsy2aQ+BfDDNthtSW9PSqGseHvB+i2MstxbgyBSVXPeuf8P6Hpmpae93NaEo8mIx6DNZXiywstO1wW1pDshwCaySYFYfJlansVsxPvu4yUB6etaWp2FjZxRyR22C/JX2rJka3LKIrc7mOAK27/TNO0zQEmmg/wBKk6DPSsCONJFBVPrUywwMQqwE88t6UstvCp2qm402X7IqDEJ3DrSCOCRVZY8A9aS4MEUi7Y88c12nw98IafrlndXWq2xZAf3ddaPhz4aLZ+xYP1p3/CufDeedPz+NB+G/ho4xY4/GsrUPA+gRa/aWcVn8jH5+a0pfhv4cSVitrkD3pYfh34YdgpsMA9TmuG8eaBpuh6ysFhDsTbnrXOR20UsnKfL3r0zSfAvhu80eGee3JkI61aHw98MP0gINKPhx4axxFT7f4c+GDkNb7/xqx/wrbwwB/wAeHH1pk3w48MR20zrZYYRlgc9DivCbqQx3cyIPlV2A+ma92+HTqPAljlACO9dLuiPDKMt7UjLF6UGGFh2pi2kJ+6aPs2D96j7MSvD80JAyjlhTjESODzSiJuhbNIYffmgxNjhgaAjBeMZoAk7kUkiSMnXmo9xRcNSrJv6nigNDu5JNK5gOCEJ/Gg+WmCIz+dRSToUOIRxTFnjMfKAH6UqTgDbtwD3xUDwushZGH5VXIkXLBwT3PpR5k8uNlwBjqMVajkdkxkEjqaQuc8kU1gSwLMCO2KTapaniTaMDNRm4cnABo8m4chg4Aps8crkANk+1OWN0jwTk1IASq7sD1rnta8SxacJYLJQ0xHL+leZ6xqNxqRImJY+9eh+CbJZ9LtFJCogyy1xfj8q3ichT04rBhQljznHatjSoIby8UzLhU5YGoNY1H7ZeyHdhF+QY9BSaTFvuFmIxFHzk0mq3z6leksd8a8KPSksVUxuXGO1TsUtLYhTlm5qlGxkb5Bg98058kEBQT3NOt1IGBgr1qPabq6EaDkmva/CduLfw+sQUJgc1onKZA+YdzSF2YYBK/jSpEysC01ZFu32nxjOVOViQHNa0lxnfxkZpULSICgIA615b8Szv8QoOT8lcvbsYXKk5GK9q8PkDw1bttB+Wrf2iJkIZNpohMbqacTGAAp2n1q1HMVUAncPWnzsgsbgZxmJv5V8wXuft1xz/AMtG/nXvPw6V28C2ZH5V0aTLLkBcMtIdwzgZpvzNjimngHGaejEjnNDl15FIruw460ySaVSBigynIJbBpz5YDa/J71EXuIn+X5hUi3p2/vFwaUTNccAYApz3JQDcuQKGuUwNy8GnJJC+cDGBTGngCHIz7gUJJblCynNM86GYfKC2OoqmdQtwzKDsbOMGnLIxX5FDH1pWupcbTFn6VDcXsqxFUiIJqvAZzEfMHWno6524wasBVTOWxmoJPLJ4DH8aVFx0JH1qyI95+Y/lRJlIwFGeaaInL9MUphZT875HoKlVUiwQeTQxUHJ5J6VzPifXpIU+y2QzNj943oK4e+aSVUO7anUsepqldR7gsmzOfSvRfBEkcegzyKD8g5JrzDxHP9s8S3cmcgHim6TFud5WOcdBU63QiSYDjd1IrLypcIQSCck1r392bWyjgiTaWFVoUFvancf3r9BUFm0jv5QPfmrt7KEAV8FugqDycBXWQZPUCpQwKERqSx61AztGdobHarvh22eXWkYcgda9msC1vYqBzkc1aBLJ8o4PWodvltjOalSPe2WbAAzWP4edX1fUZQcgjbmtZWUvhRQ8rw42V5T8RnZvEAdz0TtXOW5DBpPavZvDgc+G7Yq38NaOzC5bGe9GVA6Yp5K7FPFBmQYANPuSps58tn903A+lfNd4R9tn+X/lo38696+HBP8AwglmR15reYi2IL8lzTmkCHr1pikncc8Uq428mnjaq5zTCG3ZByKduxyODTCquck0wxQSHGTmmMXjkEYjOw/xUk29Vwc47EUyNIbj5JQwkFSBCG2RkjFS8H5XI3UCNU5I3CnCMMrbcc9qjVkhjKumaWNUdd6psPpUZkCqwjQK3riqa2IuuXUFs5yKlCiFwgbYfepljlQ5ZgRUVy0j4wgp0aSIQABz1zStAN4LKPwpZLeJ/vA57UwWwTohNQvuQljEQBSrdKqAhTzSF1nABJXBqxllACyL0oED4LE7jTIw+8mX5VqDUr6PT9OuLl3UhEJX61wluzXmly3L5M9w2/3ArKtTayPMl8WWNfu1BeSLa2rSx/NG3Qeldz4aCx+A55FGN4JJrye7mDX0wAyzNVuGUWqFgPujkVWM5mTCryTn61p6Ho5unaaY4hjGXJqnqF0JrxpMgoh2qPUVdjjjWya5uB+9YYQVm2oljYtIuFJzmh5ImuN5DMKnghFzcHyM4HappC0GVjA3niqzoyn97yw5zXWeCNPJSW4cjk8V6VY7Vsk+bJp6F3Zgp+Wo2GxvmzmpEkYRyMegU1jeHDKtjPMqAb5CM1qIjhgxPNDl3kAYYFeV/EIoPEOCcjZXNROFtpQM+1e0+FVk/wCEWtHCkjaK023gE4p8bF4zlKZ5YweoNIsB6lwakkRktLg8MDE38q+b7z/j9n4P+sb+de7/AA2Z18FWZbG3tXRzBZYmLfe7UyCJxb/viC3agQMx+c/L6ChbbaDtb86ZL5kIBcbkHpT4zHNEWhfB9DTPKlAwzAg+lNa2GMbyKdDGIl5PPrUyHep3mo5FJTYfunvTIofKGx+h6MetOJMLY6g96GYHBIBHrR5ixA5J5phLSOHQ4xT7ljLAGC5celRxyPHGGlGPanNcqw+Qpz60gk807GIXHdai8qNZN/mBvrUruGiPOfTFRxwGeBzK5Qr92qix3bsfn4HSmNcTxSbXbcamhvJw3+rJqUySspIBHrUbM8g2GUAe9SuEgtwAA59qITG6fMm3PrTGREJwc0SRt5YZGY+wNL0C5J56g1yfjbU0ieGyAzE5yxrGt55La/R0XMCrgKPSqU0cWpTzNGuDuyq+oqDVoVuNLcKREU7Gux0xzp/wx82U9VIFeURyI0ks5HJJxTWlJjIHU9adEclVAO48DFbs17LBpi6TaKd83+sb0FVjZ2sIWF3BMYyT6mpYIX1MtK7bbeEce9Z8shM4iLfuyc4pqzRxyMgAI7Vet7tbSMkKAWqsty4keRh8zdAajieWe4WEfM8jYr0/wxZpa2rW7nEgHSulj2W9uqscn2qRh5oDRZXFBDbASefeoNRuWttLuJSOi44qDQC66BHhSNzFuauBvmJ3gY7UIp8/55QQa8o8fiOPxOedw21z6TIsbYHBr2rQJGTwxZlWwCg4rQjSR4ywOc09GcLtbgUx544+uSKI5hIP3aHFTSM/2OcbePKbn8K+bbzP26fn/lo38691+HWP+EGslJ4FdLuBU/LyOlJDMZCQwwRUvU9QKSRvKGSN3sKjW7VlO+M4HY1TiuYFuD5aMoJ5zVxpmIOwqRUaXSZw45FSGKOVCdxBPSoVimU7O1ODENtY8012V+HyCOlJDvmUgj5exNSraBUAZs0SwiIgnDLUauZhiFQEHWhbeZbgENhDTnhlDkEhkPrUC2MbsSSRj0qMmG3DKd2TQkSmPEY596enmAYIUntiq16l04+TgjtUMcVwqM0khz2ApkUMrSb3yPrV9Ziow2Ce2KVjIjY7Goo4h5x3DjtUn2eUNwRilCTDg4xR5ZckHGKlFvIBhTtUDOTWDq/iSx0xHXzBLcYxhT0rze8vrnUrh7m4+7u+UGui0+KeWxZ9oDiM4B9KzNJQS3G8yKhXIqpr26OMRS/xuAGFdnelYPAkNk5BUqB+deV3Vk+nXDwyjG7laa0JXaSODWlbqLWNZmhJY9BTfOa4maWHj++3pVaGAXl6IlYlCfmb0rU1mRbeCO1sWAiAwxHc1UsYII1eW4OSBxmjSrFNRvpT5iRqg3c96bM8UdxhhlR0NV5nLM0nbsK1fBto97rkcmzKx8mvRpFA1VCpC7+tbZTa3K9PWpjIUiwo61HIkxjBYdPSqHiIhfDs2SQxIq7p8LQ6VbjPylAaYqbZ2Lr8h71JHFCj7skg15P462v4pbb93bWDwIyu0V7h4e2/8IzZBk/gFaDR9GQkD0oeIS4ySKja0UNjrTopBC3lqmAaszwr9juGDnPlNx+FfM16v+nXHP8Ay0b+de7fDlT/AMIRZ5rpJpDEOFzUUcuyIsyNmpY5Y5Y8g4Y9qfxkcZNBZRndjPpUbtAFKsi5PpUaIgGFBxSPFGG4UkmpIwyLwM/WlzKxBPFMDo8mHUq3rTmt9z5PSpQm1eMYqNmOcA9aQpvOGfFPBijTapVcdaXepGc5FRSXkcSZYE+1RC8d1LRQnHuKiE9xO5V7YADvinW6O7MrIVpssjQyhRGxPqKVy/mBwcjvTZLjb8yoCBUA1AyEhocj2FTxXig4e2bA6cUR3YuZmEcLAj+8KGt52b5sAdsVOInPG7mm/ZpwfvAinfYZZSNrAKvLGvOPGfii7m1T+ztKmbavBKnqa4+/gnt51Nw5aduSBSXBndVDHaFGcDvXWg3EXhRb8Ptkxsx7VzlhbSicyFzyc4p+qRS6i6hSRtIwK2Neuvs+i2No0uWUAuc1yN5dPqt+JGz8gwKsWNk95OzHP2aPl29Kdq+ptcOYrRP3SDG6o4l+z6WxZgC3UDqabpzrGjKRt3dTUdxGzSMAxI7UojcW4D01HEanYdrHjIqE+aR82KGcrHkkV6N8O9MKWD3DDAc5BrfkcS6/HbqvTkGtl5ZWLKwX0psckmQrAYpZbtYh827NYviWT7TBbQYIErDj1rcVmhtoonzhUApHkj2gHcRUiEDascROfWvHfGpaLxXKz8DHSsVm3RlgK9w8Pl38M2YAx8grQDbVwetDpKSrJ+VTGKURknGTUUcUg5IyaluAfsdxkEHym/lXzTegfbp+D/rG/nXu3w5QnwNZ4PNdEFfcd7DFQC6JlMAG4+tEEQhlZ3/Cpi53ZyAT0pEt2eTzJCcU8xJv3AZpzOsSZcgUz7SCMqpNI900YyYzzTHuGEe+RSB2Apu5ZWEjHb9akRzg45HamMkvXdgU/ZKOgU/WkEDup3EBvamNAoTDHLUpljMRWPAZaIrcNMJJCG46DpVrdtb5QMego8xvUCguQOnNJuyuDjFUp7Yhi8JPuDVddyozuVx3U06G8VgQsJAHfFO+3tvXZGSDxnFP+0KhILKGPYUvnH1/OoZtQkjIVI8k96S6lktoBNPMIVxkljiuN1z4iSSQSWOigvIflaTsPeuFj32l0ZFk33LnLN2BoMsv2omb95K5+8e1Ou0OflYtxziul0C1m1HRZkuGYQquFz61l3SzQRpCUMbRggt60WaywxrczMCin86ytYvzfXcmAAjdKp2VvPPcJbwjLucfhW5rszWdnFoemAGVhmdxWWR9htFiADH+KoY0e7mBBGB0WrzRRRthiDK3AUVE1syOGf5TngGlu0wud2OOlUC2+PhefWoir92pY4hLMqFupr2TTQNP8NWyr8oOKvaOqT37XDjHljGa03KBC54yaqsjyv8ALKqildAzYkZeKzdTUS6xpyKylVauhlUOxLugAFQloCp2upxUcd4I24DsB6V4/wCMZhceKpWCnp/FWYjKIyGUda9y0Kby/DFniM/cFWWucMvyDmpVaaRsgAL2pWSYnG7mkFvcFvvjFSzoRZXGTk+U38q+Zb3P2645/wCWjfzr3f4ckL4FsyTit98M27PFEaKuSi4Y96R1JQqSKgMEkkmd2EA/GpIzNEp8wkp2NI8pUBwfw9ad5qSEGVfoKVmYYMfAHalkkKKGbLH0pY5JJseYg2ehp7IrNyuQKAYoweR9KRZwwOFJoRpGOWUAUMzF/QetMaMBeGyT3qGFEG6LGXPU1cVBGoUUDg0YozxQBk5poYb+DVW7hUTI20Y7j1pXH2iIrENn0qaNBHCIyBx1qH7JErtKVyx6A05reOCLz7yVYkHJ3HFcd4j+Jun6e/2XRoRdTdN2MgVweq61qutS7tQuGSPr5YPFUAGU4tDsXuR3qRflwoXB7tWpHpb3tuNhCDuxrW0q20nR133cn2mXP3BzV6G9Mkchii8i2Z8gEY5qLXdNN1LaxBjmXBYjtWR4hMNvNHZQHKxr82O9crKN8xKdBW7YxNoem/2lIu64n+WFe9MaJtJtHnuG3313ySf4axEEsxJdiSTV6zjELhVGZD0rXmhs9OtklmG+6Y5B9Kx7maW4nDHr2FVHeR5iJDyOoqN9wJAPB6U0hlHPJrU8MWC32rKpXcF5PtXrDwxLoRDNkA/L7VtaLapHpgdkB8znJq48EbptZRimiztwANgpi2MIkG5cgmsWW2il8bJHGMLEM4ransopHYdBmmR6fbRHhcirdtHGrgCMYrxDx4ceMZwowMdKxdp8vJr3nw/x4XsR/sCrxjU4JUZpwPGKUGlzSTf8eNzn/nk38q+X73H2+45P+sb+de9/Dv8A5EGzO0Gt6ORmbBjwKcGZiQFxTBBuk+YmpHhV49oYqezVB5rp+7nGEHf1qVIoGwxkGD0Gad5canLYyOlC7MlmOKYLmENk5OOlP3iRd/QGmTSgxBEbaTSpAsSjf8z9zT9oxwNtNCEDlyQacUAXFIIxu3A/hSBAkpkA5PFP570lL2pAaOlRF8McCm/efMg+lP2beVG0GkKYk3CZcjsTVXVvEGnaDZNeXVxG8gHyxg968Z13xnqPie9cu7xWmflUcZFZ0E8NnkQRAt3JpkjeexeSTGe1JHIMeVESTWha6TfXzrGEZfwrr9P8MzRIiyTMw/iXtW5Z+G7CzkM/khiOcms3Wr1LtGtoYRGqnPA71Vvbme00SOdgDKPlWuR1KV4oWaUZuJOar6JarcXo83iNfmYn2rfiuP7aujMsY8m0+WNPeuf1pbv7Tm5Pfg+lT2luIowv35SM1ZtJbXT2aW4O5m/8drJ1DU3vJj5Snap4z3pU811Ejrjb0qNgnmZByzdaDGM4zxUEgZFd2P0rr/DUMeh+EbnVJf8AXy8JXW+Hb2O/0SKFzmVlJrprc3B0+JFO0IMVOisI8tJk0+O5wCGHSpY7kE4YGsPTHD+LL64bOAoArZa9i80jBNIJ1bOFNSQXP71QENeKeOtzeMZzjHFY0JJYKwyM17zorr/wj9moGMRirauG4p6nFOJ56ijcPUUk5U2Vydw/1Tfyr5evf+P+44/5at/OvfPhv/yIlmO1dMelN6UUHJpsiLLHscZX0qs9ghjATIweKmEQCjc2cCk8sMMHkU/y441+6KZuJBCrx2pnyh185cVZJHY00nNA96Ac9aAQOlL1oxnim5wcGlzxQeowKGAVdxO0e9QG8tIzmS4jA74ase+8c6PZTGJXMsoHAHNcveeM9S1OfbFE0MWeMCoLnUtSkjMVvFK8hHLEGsCXwlrupy75oy3OQGJqVfAOrkEsqrgdBUafD7Ug2X3fNWrZfDhImD3k5CnoK0v+Ed0XTXWUyBnX+Ec1r/aImhWWGERqBgHHJqS3ilmxI7eXCecU7V9RENkEg4HTd3rmr3VrZRHGBunY4Iqhf6kWlCSDMca52j1rmpp3ui88qnLfdz2qILcCEQxfL5vQjvXWaJaf2fp584gEjk1ganKt7qIRTvRDzT4P9EEsnJZxhPaqlppctxOzXBxGxyK0b3TorWNUVV2n+IVlSTfvhCp+Qd6hcfP+6XgmiVDGwz6ZqBI3urqODOfMbH0rqtflRLW306E/u4Uw49TVvwxfeVGGU4KcD6V6Xpsw1DT9y9RVh4/LK4FO8li4OOKckEvms7cKFPFZHh6Npri9mbkMSAa1wm1uYxn1p75IwnBpUjlaRdrdK8U8blj4snLNnArJif8AfwAHqwFe7adGE0q1AP8AyzHFTh06KeakBBHJpojRmz5p9xT0WJyQJBn0zSTQBLS5JPPlN/KvmO9x9uuP+ujfzr3z4b/8iLZ10tJRRnFJQWwcUm0ng0Y9KGG4YNQ3CtvjKHAXrUsyJKAW7d6cAAKSlHNAHNHFJRz+NIvXmjHBYkBR3NZ19r9tbgx2x82Xpx0qgktzfEtfSGOMjhVrK/snTJbli8s2M9s1ONG0GN1eOCRpT/EVrR+z2tuFKWyH0zU4v1twGkSBPTkVjXvjizsbzZIFb/dqndfEG3C7rS0Z3+nFY+oePtTljAt7cBj6dqLAavqbLJd3LKpPK+lb8Wm2tthlUzSHqTVtpIkQeaoyP4Kin1CFVE1ywit4x09azGnGoFtSkby7BRtRTxuNYM0SfvLzHz5+UVhRXDPes0knAPPvTjL9vvjBGnysR+AqWVc6hshbCQcA+tGoaowsnhEh30/w/pInga4LkluTT7i4Wa4/dL04zjgVFcXrQQYX5mPaqk1xIIQrOWZu3pVPy3LbTwamjnEIKkA1WncS/OWxWl4ciiWaS7nGVQfKfenXkwmkLHqxya1NAljRwrL16V6j4enRovK27TjpWvjJ56il3EnFMmfZbSsD0U1S0FCukkgAFnNXSMjrzSLkfWpbbIuB6V4d4yQyeLrke5FZSwiO+tkB53Cve7CJRplqxP8AyzFSiKPqBzRsUHkU4RIQSB9aRLSFG3gEGpLgj7Fcd/3Tfyr5gvW/0644/wCWjfzr3v4cceBbOulyKTNNOe1OIwMnmmZLdBgU5FU8k80jHBPNBYgDFHU007JVKE8ikjDAYbkU8jBpcjFGeKQ5HSgDJpTxSdWHaopZ44X2bg0n93NYOt3bykLLcrDEPvIp61jy6/pdqAbaItjhs9zVq78XWVpaROLYMW6jNZ8nj+DzmWCyVRjpiqc3i7UZ1OxUjQ9MDmqjXuq3f+pmd2PYjFM/sG+cmTU7oordPm6VEZfD2kk+fIb2bsOtLaC61+ciztRZ2y9yPvV0NjoVvAApUB+7HvW1FZ29tH23EdKVJ9qkRxp7ljjFZN7qmm2MhM0plf19KxJpv7Wn+3amht9LiPyA8GQ/SkuZZfEM0bRr9m0+H7qjjNZ+r3cdlGyg7nb5VWudW3lmP7v72efatawhOnxTTSrlwNoP1qFYysQ2csDl6z75UAMgb5zxiuz0dIrPw0giG+WUflWRPcQQ21xCFzv6uP4TVRY42QyhSY4lzuPesl5BNNvTjmpJULNkHBAquRuJqMxhlYM3Pauv8Mw29z4Mu4GAFzG+8Hvis0QpMq5GMitzw1bh7r51GxOAa9C0WFlvDKfuKMVs5+cml6tmqury+Vo07d+lGkx7dKhA4zyasnOaMin27jzTkdjXh/idy3i24JP8ZqgCp1eDnPzCvd7Ugabag9NgqTPGaMZAx1p68AjpSAnpjNJNgWVxnr5Tfyr5hvSPt1x/10b+de9/DjnwLZ10wIFJkZpkkmwcCkGTgg9adkjikbao681EzYBpjzfMg7d6sMOQwPBpPlTJxyaTdkelOAzRgetKACcZ5oBIOKXqaWkyFOT2rmvE+kXYLanp8rBwvzp7Vw8bfbtzxlmKn59x71DegJGPMIG49MVPHpR1CWGNG8uDqzE9a1JfD8bOEjUQRAczdc0+30iysTvjIl9ZGPT8Kj1HVxCgjtI/Ok7bVxisyPQtc1eUSXcjQwt0Ga27LwhpOnL511iSQdzWgt9Zx/uoFAQf3RUizST8QQs2OhIxVO8N20myQ7H/AIcdqyLmJbF/M1bUmkc/cgXgtVuCxs4LT+29dQQ28fMVsermsjUJbjxTexTzReTZg/urdeOPWtq/NvY2SLgRIq5x6muKEUl5qL3cw+ToimpYEbT3beoYyHgVuS2git0WfgONxFY8NuJnuJVOEPSsSKEzXD5y3PC12WikR6RcpIu1sYQGqF1aLBp04hAyeWzyTWRfXxOmxRquxOn1rNXCcjrSeaZFODzQyFY+TzUYTJzmtzwjcpBrBtpm+Sddg+tX9TspbC/a324A+6fatzw9pN5chY4FIRjlmr0a2gFnarCvIA+Y+9TDpzQenFZ/iL5dIKf32FaEKiK0hUdkFGaTHNSQqCxI64NeCa+S/i663HgSGmGMR6lAy8/MK93tdraVaN32Cn7lyBTvpS9QM04ADjcKbcL/AKHcf9cm/lXzBej/AE64/wCujfzr3n4dNs8DWfp610XmJJjHFMkmG7b909jSbwMBzupNjqcxtkelOjlMrFWG3HeonZkm+cblHSleZhysJb0FMBFx8pUox7elSCSSFhHINy9jUu5cE4yfSo47kMSrIQalLALknikyhG4HFQpOhmOJPm9Km87cDtXmqzXcsbnKHFPivEf5Wb5qsM6YHzCneYQBlcr3FefeLtDGkaot/aD/AEef7yL61hwQtczF7xdturdMdq2khtJrtGTcYkXCKOKtW1pqt3IVQ+VDngMO1WJPCrSuvmhpXH904FXodMltYebRAB3PWpGhuyAkKYQ/pS/8I/FMA93PwOqirVtp1jbKRZ2u9vVqlmhmwDJLDbx9xxXF+I/FekaBKxtybu8bgAHODVTwvZjUJJvEXiHCxRDdGjVhXeqzeKvEHnNn7FG2I4+35V2FtDHYWj3NxgbR8o9BWBCsniXUzLcAx2UPIzxuqlrL51BfIXbCo4A9KZpESXWppLK+7YflU10mpOpZp5sbFXGK5eSTdaOqxnaTxiq9hGYbxWIwV9a6S1gkbzLiVg0A7Cs65ntYbsZclJOMVzut2strfeSOYz8yGq8pVFAx8+OTUCoI8NnvmpDJ5mSeKBGBCG7k9aWJ1iuYp0zuiYNmu6uY5tdks3A+aQDmvQLCCXS7OK3hA4HzGraXBBPmHg1J9oj6MacbiNenSszxBKHNnCpyHbmtdsbY1BH3QKY3XinZxT4up+hrwPWQr+Krs7v+Whp7hFv4AvTIr2y0hY6XaHkgxinbWDciniRkHvS+YVTLPimJLCTvLljT5btWtLng48psflXzPesv264/66N/OvWvBPi+PS/DFvZyWzOqfxYrak8cadkGWB0B9qfH4x0iVsIxU+9Xk1/SHQM8wB9asprGkHGy7X86cdTs3QmKRW980kN5DIMMy/nUxIcgW8i5+tTNHJtztUsOuKpyXEokCmAg/wB40rQ3RO4dD3oH2mFd20P7Ypd0t2hDRGM037FMMDzOB2qOWFY59yxFn7mrkc29B8mw09nU4Bw2aZJbREYAAb1qsfkcZOcUkupFLhYUXk1j+NDcSadbyqo2xyAsPas1Y459pbaI5BkntWxaQ2aKqRBPl4zWt9stYQE8xSw7Cqlxr/kkCO2LMe4NVbnU5ZCPOygPbNVo9bmic+ZMvkjoKzNQ8c2dvPhInkaqOoeJdZu7UzWjraxAdxya5p9Rvb+N1uL6Rj3IapPCHhePVNaaWd/Mjh+Ys3Oa1fFmtRahMNJsvlt4vvbehqv4csIzcAp8sa9q07rzfEF+bS1JW2i4kb1q1qdobXSQFxFDEO3BauXYNOolXknkf7tI1l9kv7OcPhZmBC10Piie3hsjGBy2DXMy3D21il9EuVJwFx1qKWc3Lea7hd44Aq9Z6vNploLdlMkTn5s0kjWMl0wVchhlfY1JrthFaaNbTynezHr6CuWlVJGJU8EU2VVKKB+NBjVFXbznrRMASFBwBTusZbA4H516r4HszPpsN3cIV2Lhc100rnkhutRx3G8bCuSO9TxShScqKc0qOvIz9Ky7rZPq9pHtIC1qyPEjKPMIOal8wPjEgqN5yjf3qsRv8rHaeVNeD6hH/wAVFfOTz5hp88qK0LH7wIr2rTLndolmT/cFTpOSxzyO1Ne5Ufw4oEqyrh8bfpUbT2kZwiEtUpljeyuOAP3TcfhXzVesPt1x0/1jdvevVPCOsWFv4Ut7ae0DzDq2K1H1TRbiArNbKp+lUkm8OSKQ0YX3AppttCkACFip96pvpemSzlEmeNfUmnPpMES7Le/IXud1QXFoyKnkagcdCd1WLLTdQeYC21PcT0G6tBrTxNbggXYJ7c0h1DxRHhFZHYe1S2/iDxJ5hSVVyO2Ksf8ACX6zaL/pFnvHqBU//CczBQZNPkx7Ug+IlspxLZSL+FWIfHulz4BjZD6kVcbxRozp+8mCe9IniDQhgpfpk9ATWgoM0QmicMh6GoSkh+8mfTFQSs5z5tqwx0YVWFsL6yubd95LqduT0NchpC3EyXFpK+BbNt96ffOdPtDJHMTg8c1iSeLZ42DIMt0yag/t283mXzTvY8c8Cq97rN01wjS3LNnsD0qJdQumuAnm5Q9M1tSNBp1sLq9jWTjgCqr6kJLdpJnGxx8qegrGtbe41e9FrYIT5hwWA4Wu+vpoPAXhyOyQiS6m4dh1FcPFFI0oZfvTPmu0+yQ6To4AcCeUfN9K2vDmmie1Esg8m1Tl26bq5rxFqX9s6k0MO77NCdoC9xV/w/4ZTyHldiI2HAPYVi+NxbWN3YIj42kYx2o1x4b2C3KkksnWie2N54cSC3Ta1v8Aez3rnEfEixlcqveleSZlkd+E/hqzpCRNJDJM3yZ5FbHiEBLWK3YF4vvA1yKANKSowimldB25z0p4h8mEeb94ngU1QJpQqLkDr7Vu+G/Dk2vagFb93bRnknvXrcEItIIraJ0WGMYA9afsPJJBpkUiSEptAIp6oilsuPxpqgBfkIY5rPjLSeIXUDIiFaDgzMdwUAUsah88gAUqSCNuRmrEU8nlueDwa8K1CSM+IL0vkHzDUd5IHaHy16MK9v0idRoVmrR5xGKtedCOSMU0yQHnBNO8+MjaqcVEk0CuVaPHvU8vlCxnKrwYm/lXzRek/brj5R/rG/nXo3huxgk8OwyrMPPY/drWu9L+xWjTSKr8cACoYNKaeNHKxFm6KBS3OjR2pijdlSSQ8CoZdClmYoDwO4qq+izJE5YPsUc4qxB4YWW2QxTnDjOCelJB4YvFvNkFyyMB1zVuTStctCC17v8ATmkW+1S3J8tg0g603+1tWzueH5+5Apx1/UvJZZLbd+FVV8Rzqg8yAbvQipxqH2iPe9ovPtTBcxJGzS2iKE56dagfUre9iKJprNu4BC1r+Hfh3YqReak58xjuEeegruEjjijWKDiNegpCrOcnIxUctu8oI8w/jVWOyuIm3K4+lcf4qtZfDF1/bSfNHKdrqOma5S61yfU2LPsCHoFrOaJeS+MVWJKv+7fj3qJEMhY43Y61bgAUggEntT2dmJe+lJRfup61p6F4PvdfuUN2DDaE8e4r0L7JpfgmwLCNdyj73evN9RnuPEeoT38wPkjiMVNoccU05muSUSAZGe9beh6Xd+L9Wa6lzHp1uc5PRqm+IXjGOK2g0HQjjeQrFam0LSFsdPQTANOy/MTXQhfJ04HcAOgAryvxjMt5qpjb/lnwDWh4Z8u+tBZ3BxMp+Qmus1CyOn28exOow49a5PXtL/syHzQvySc1hhjcWoDZVSQBWne6SImghhfDgBpMdhW7cfZ5vDJMjgtjanrmuNWMJGV/OpIY/wB8rDG33pws5dSvdkSkkdRXc6D8PWm2yXX7qIjkHqa69NCs7WBYLR/KC9/WnDTnH333KOhqP7HcRt8swKntTvs5hYMQQx70TRoww74+lNt7VEyySk4GetZWkm4n1a+kRwR0zWsyucbz9anRAEwWFMOAwywxUxKrC+1scGvDL0KdavCTu/eGnyKMxEAgbhXs+mf8gqzwOCgq6Ujx8y0m2P0wKR5EXgAADvUO6F3BY81ZlU/YLgL08tv5V82XkmL2fj/lo3869D8NatpenaJb/aQROPXpWra+LtLeYpcPujY9DV59b0ZHWS0nCuOxqveXmm30sVxNdLvjORzV+G4tfK3R3SAN1yaa81qsboJwyuOeaRbq08gQiVV2jgg80abC63Rl87zM8Dmpb4XAukaFgMHkMeKYFmjuy7KjF+uKpzvdC+CLGfLY9fSrd2Gs7fcieY57VRgSC7V5Ht2Rh6io51Yx7ChBH3cVbs7FNRkggmxheWA6mulg+zooihs0VUOM4p9y8bYWRXPutNRIEAMcrqfRjUrS3K9CG9DVa6vL+MDyVTd71Vi8RXccpju7fLeqisPx7rtvqfhp7NYXSQHPzCvLolkhgTy8mpFlZzhqVyPLbA5FIqSRJuT+PrVuIG1hLggt3J6Cug8K+Ho9REmp34JtYeVU/wAZrumvk8N6O2o6gAGcYhhHYdq8/uNUuPFmoM1wxEQ5VR0/GmSBra1lg25A6begpmk6Ze+I7mHTrNdkQOZX9q6/xj4gg8KaMmgaQV87ZiRhXn3hSy+3eI4muMs4O7Jr1O4jJuMR9BxS3SmO3bn5Y13GvIry4F7qd1Ow+UtxRFfPaTxXERw8RyPevSrLVl8TWUMkR/eIB5grnfGF88xNvjCREA1kahZSW9vZAqA78gDtU5Lw2c11Lncw25Paq8c8tzbqqZwv3E9TUttol/cSnFq+DznFa2n+CJ58NdP5eDnaK6fwxpEFjLM8CK+Plyw71tXDXrlY94VafD+7/wBbKrMKc8s7HKn5T2qKQ3KHOOKYJLyZuMYHrU2TGAZFDZ64qQeXtk8oY+U1m6B8tnNJlRuY5NTukUrg+Y2R71YhhRPmy341OyLjIwRTZP8Aj2faBnBrwm6GNbugAc+aavXG428YC9DXsmjPnQrPcvIjFWyA3WkLKBtbgVXlhDZKkmhbZgVKqCauyrP9juNoUARNn8q+Z71f9OuMg/6xv512mg2AutPhe6jVlHStF9MswpJtgv4VDc6bagqURQPantZWRttiodxrO1nRbiS1VrB5QVHIBrU0C80g6elprMkkM443E1tjwx4ekzNHqpKkcfNSpo+l28e2LWCrHp81Y+uIbCESWmpm4f0zmqFr4p1cR4EBYjvira69rbplbKRmPbFLJrutWgWS8s3SEDliOlaejay2vwt5BjBTqK1PJm/jCHHpUZuf7HvI7yVMqOoHeuntruO+tBdRIUD9jTgWUHcoI9ai2QXRKsMMKXY0LBd/HaopbgRtteRCe1VZ5oz87FQ46e9YPjG8SDw+7Pbo0jjAOK8xjMkkSDGGPYU8RtC+HU5pJonf9590Dt61LEkiQ7n5/pVjTdOl1qTyVbbCGGT616Pd3th4c02HzXUQ265WMfxmvPdU8Q3viLUjcXb4hziOPsorf0y2h0nSpJjtZ3GRWTJBPqU6W0Mm2Wc4wO1d63kfDfwmQSH1CZcA9815Dc3N1fXkl3dvmVznJrqfh5aPNqss/YLgH3rvoplSUx5zJ1NUfEFx9l8P3MrNgv8AKK8kV9wKp2PPvUu0FOnNbvge8ew1f7MrfLMMk1reLLNHXzx91WBasPU7uW4VbyQFYcBU9q1tF0ObxNbqu/ZaJyW/vV19p4YtLJVESh2UYBNaiadLGmd+36Uy5tmsrKa4Zi2F4NN0ZfK0vdwGkbdk1beR2kVNy4IpGijDggjI61MpI+ZSu0U37S+MttNMG9mLYwp9KikZVIAJNR3l0kNlI+1wSMVFo9tFHpQLFhuJNW44on+WNgD71IsSBCC5NKGCAL2qQSJFC5JB4NeHXbLJrd2wB/1pqeZpVjTjjNex6Qxk0KzAOPkFWDCQeX/KlMQK55J96QYUYINLu5HLVNKxawnJcj9038q+ab3/AI/p+T/rG/nXTabcXKWcYifC/wAINWhq98QUuCmRQ2pyghgqle9PGoyZBjUbT1NWba41O9vI7W0K5c45roNQ+G8k2mzXWougaNN3Fcr4Z09ZpJYUYsq9Mmug8PeFo59dM90S8aj7nauybQtNjfdHZIfqKnTT7dRxaRKPYVZRI0wUiUEdMCmXEUd7ayQ3MSuj9QRXJN8PobN7i50y4kiZgW2A8Vz2j/bZLmWGe6cyhiMZro9D0l769eS+lZ0i6J2NdchQJtjTYg4AFJ5iAYY1DIkZG5W2n2poiC/efcfeqz2kDSlnYZqnLGs0hyV2pXK/ECK8msoZbdGMEYwwArirC5SSUBQVcHgNVi4Lrcs0/U9AKgmcAAOST2FXp4GTTlL/ACiT7vrWzowitIk2A/uRkkf1rndTu21i9leeQmFDwM8Ui+XsiWNCWJ/Sta+ummto1iyscI59zXWfDvQUtbabX9T525Me7tXH+K9em13W5ppXzEpxGo6VgsjE5Jz6CvTPCem/2ToXnnAdhvP0p9iJLlri7BxuPy5qn8QZTB4ftbUt+8l+Y154kO04XqOuaC7K+Op7irNlJLb38bQKTMTjFd/dab9q0dI7l9nG589TXNjS7nxfqcWn2K7bOI4dh2xXrWm6TbaLpUVhbqpWMcn1NTAR4G3atPO0Al2GPesvxHOP7PigiYEzNtOKuC1gFjbwswUooBxTCtn5mzcSRUFzNDB91CxqSOdZYxhQM9QaccBTtVT9KrLLIudyOPQVZhBLZkiAqlrSE6e4VTjcKuQwqtjCirnAFQS2zBgY42FI6SFwmcVJ9mcjBeojbPHG+WBGDXjU5I1u5Cj/AJaGr87mSDGOlesaAwfQLX5eQlXjxjOakZiE3LyKb5iugyuDTtiHgN1pJINtncckjym/lXzXesPt0/8A10b+ddHp04hskLjJHSpgxu1aTy1BWq7z74ihTbTY2cJjIxXT+EJP+J1bM45zjNen642/R70Mx2mM15b4PVRqFz5QJVVNdl4V3G8lZlwK6g5B4HFMklji/wBYwqP7VF17UoliYnBoW6jEcvy9FNebaKyy+L5QoG0k122hBFvLqPHNa5TAxgUjRLjmMfWmmKPulJsiPPl9KQQW7HJjFMNtb5z5IFBihdTHJErx/wB0iuZ8WeDLLUdNa40qBYbtOgUda8xFnqtvKY7uylaUcZ2097C9ZQ4sZCQc/dq7atbvOn9pOVKD7noam1nXo4dMNraQ+XJccF8dqwreAeR5ajOOWPrWnpcK48wjczHagHate40ljd2lgg+aVgzmt3x7rI0jQYtNtXVV2hSF9a8tgYkbjyK0vD1odV12GBASA2W+lejanOtuDaRODtGMD0qfSWjleC1QclgxA9K4r4jamLzxGYIjlYPlrljMzdB0pfmdlCD5j1q1YyTWmoJJgNJHzg10D3WpeIrhUXKA8MR0ArstGtotCt1tbUkM3Mj9zWlcXyRxAh5C3eoxuu9o3lA3f0q2IdsaxeaZADzVK7ijutWigiY7IhuOanWNvPZS5PPy+gqeKBxKVkCg44alEQEgDncParSiHPyp+dRS3RglCpECasLO8o/eoAKcswI5A4qlrkokhhhjIBYjNWtsYVVRypCjrTTLJAp3yqwqump28km0r81Ti5gVwGB5qRijQybVX7prwibcddvegxKa0HhZbBpecV6x4XnjXw5bbvvba0zPBwWNKbu1HBODTGvbINiSRR7UqT2cpPluDT5polsbjB48pv5V8yXqqb64OT/rG/nXQWhWS1SM8Y709JHilO77n86kMkcwORiqMpKsVWuo8LSl761GACG6ivTNam3aJdK3B2fnXCeCYP8ASLluh2mup0yf7PIxQDNabNeSgOrAD0pUDMczxhsVFuVrjaiEA9j2qdUWF9zHtyBSJ5ckczKTjaeK4DwmFm8VXBPG1jXX6XIF1C8zkD1FaLNK0OY2NV83ewB51Xnuact00R+e4jbHvUn20Fh5UiNnsDSSX00KkrDv+lU38TxwACe2l3k9FWrEOuwyqX+zyqPdaSPX4SxK283121KdZs2x5ts2e5KUq6vpW7biMZ7ECqM1n4Yu598sEXmnvVHxN4c0XV9HMFm8UdzGMpg15VJG+nFoZm2upwR61q+FBIuoK7plM5wegrf1bVYrG58wY83s3pXCanqkur6h5k7EhT0qCSRRu2DCV3Hw+00abpt3rtz90qUTPrVCwvZtQ1KWUEsWfH4V2ulGPStKvtTk+9GhVSexryOa5a+v5bmQnMhJNQ+ZksQMY9K0dHUGf7VOQI0HA9TVzTNIvtb1RriFNlvn5mPpXoFrbW2j2gWIb8/ebHNWV2NGsp+UGlm1ay02NWvOj5xUGkata6oksu5lUEhQKjgvzY375dirdM1Y0Wd7mW5u3A+b5RVp9REGIdoO7q3pTo7mPY3+kAlecE1Uk8VLbHC24ZunFWItXiuYwxcozdqttPbgKJJwJfTNKdUtYVw0276U6G+ikBck7apX95G2sWsarkYzVtrtWkO/J7UpiDfMyll604S2aKZHVEA9ahmvrYFZGdeegBqaDULTy5Cz4O04rxSTMuu3xT7vmE5roDGG8NMS3INdtos/laBacEkqOlXfNkkJMcZLL2NVbqe6n+U2wQ9iKqf2eA2bqYK56DPWtGx0oQEuJyD6E1fmRX0+4xJg+Wf5V87XeBeTcf8ALRv510enRxvajfw3rUZBj6neuafsDxl14I7VBMR5YbPNdH4RjKXUDu23LcV6LqkqvZSxFtxK1ymgRNb38xi+7twRW7YxC4vQvTAya2JI7hCuwAoKlYStgxjHrSiQ45QFhTBNGgLPtzVZrtVhmMargqea4jwxFjxJO+cZY8V1VteGzv7gLCJN1LPqt2soQQqkbd/SopLdLjBlnYj2NQSWlnC42b3PvU9ukcUZkERRveq891qMUgaAnaexqV9buLCEyz2qSEDPAzVa38dXV6CI9NCgeq1UuvFWrO5VLQIvqFqKy1S9vPMW6Zlz04qbTdFjWZpp5zJk9GOK1ZNPtwmWhHsQaqraQxzBhCQ4PBzXF+OtPU+ILRlQKJfvgdsVc0EPcXU4iXCBcA/Sue1+4EuoPalvmB61kyReWwVeo6mrGnaXNr+sQ6fZoTvI3kdhXfePbq38OaDbeH7JssoBkx61Q8N28dvpCsf9YzZBq147uZdN8Lx2UZ+a5beR7V540cioi4xipoojPdR21spaRzg47V21l4KOmWrT3BaWPG4pXQadrOny2qQ2saxjGClXJL21jt1dY8jPIHNQ3FxCwRi4WNu3pWfrbaXdQpHcSqT/AAc0+11DR9K0xEi27h1NUZtbtL5ZSCCQPlIqvbX7wp5aT47lc0+5nUAObhmZv4V5xTVcQndIxwRnk0ttcrcB5E2hE60+3f7bITBICRzgGrHkNKhmjJaQcNk9KHhjtQrSSqc+9XRfmLy0Jj2seBmo57v/AImbSy4iMY+WkF3L5XneZuOcms19e1EahHNFOBbk4ZM1tyalp1/d/ZXLklckngA1aisLNbd2Zl2R87s9KyLy80iOyeUXZycgc9685tAWurhlcncxIPrXRm3P9kgBzg9q6iJby00uzi3qiuow2elWoLy9gjKTH5VbmQdWFWY9ZESyySK7RD7pIrnru8afUYbq6LCFefl6CurtHi1W1+228u+BRzg9Kqz6/piQ3FuWkMjIQpA4rxC5BN1KR0Ln+dbNsSLNdvzN3FXrK2MiDyl5HLZqOeHywWVupwRWfcAbP5VveHC7S27McKrZJr0S5kjkgYxfNlcZrM0XFveTbh1WpDdyWF2Z+cbeAO9O+3arcujqDHC3OanVryS4ULffKeoqzcW1zaSBvtXmBuwqKFVEp3ysxPUelQShomkWD5171naHbBdWZsYya14pkW9uixAAFOklgvbbYJDu9RVSCNbQGJZt56jJp7X8EMgWZgsnaifVopbdyx5XpiqA1w3EWxQxK9sUqaj5wwB8w6qRUv2pmgKpHsf6VHZC/mjcSBAAcg+tV/t7/aCsqbNncDrSSXLzvvjwQOgzV6GW6VVaVsL2AqKbV3M2FjJC+1c941t7q9t4tUs+RHww71k6fr8tnpcnkoN7jr3FYUshlXzH5mY5JphMk8iW9uN8znAr1zwfo8PhLRTcSqHv5R1I6VwesifWfEjO+WJODW3plwpv4rPy9scXJNZHi67udX1B7vBW0tv3a+hNc4ZHkAycCun0eBNCs1uxEZdQuP8AVIRxit0+IdXi0+WC9ttjuOCR2rOs5YdP0qV1j827lPy57UkE+pxW7yqN6nqvpV2KDUZrVpJ4FKpzyaSw061uvtE+qRtGyr+6A6VydxY3YvTa/N5Tt8pFb1h4Ul0e6gW9OGlOVGetW5EtdG1Frq4gNzg429hUw046feJqMah4rvlI26LntT9e037bGj+YIT0IHr6Uzw9ZoYpbdo9wBwxPTFM1GxOgarFeWCnySuCvrWrpljcWejXt9dNmO7yUz/Cax5NAluNIWaabaVORg9au6BaQGHzLiAzTxEYXNSarCuq3VxLzD5YGUqzosNrf2jqqkpEP3jf3aoTWWmuoEW8fMcPU+hwRG/kium3xgfK2PvVJqNg0AdIndLWY4ZKrN4Jsb2yVkuWWNf4T61xMECJqVxCpwI2Kiup0mNZLSZJOdi5ArUvb2GTQIQAZJ/uqo7U2AXdzpQgLNHMp4461rWtrdNpEsMvzkDJOOlVdNtYLq3licDyQCGz2pmBpemGw0jiOc/M2elV9q2tnIkqJI4Q/N6V5XOmbiQ7v4j/Or9vMbdY5MZUHkVsvILiYSWh2bhgrUU0DQTNHMcgjIqjJsVSkgyM8GtXRrxIr63tsfLIcV3t7ZzWtoRbtxjNV9PiYMGk6kYNaOyAX0UUhAyOM1cmVMmMOhTpwarPokBG9ZsE9OarmymWQMt1kr2JqK6NxYSLJIFPmHGc1O0csKMyhSGGSc1BpUSteRktjOc1HLCLm/uYEYpjvVUf8S4Eby3vQ93akhtrGT1okhgnUys2X7CqjXUdgyrs3Fj0NJLrMCOAkQVifSop9Yt7bM8cZMg68VqWGt2t5ZNLKRGzD7pHNVv7dghmWPynC9N9Zt0ZY9fTyrgPazDJPpWzDb2FsryCXcT94A9Kj1TV7GLQpJbd385DxxWRHql1JpwvbXEoX/WL7V0n2nTF8NDU7pf3LLgxe9eWXM0VxezG3XZG5yF9qqgLBKVPJNdp4P0iygzqN1guvK5q3q3i37TOw5UfdAFUbCZLW6ad13bRuyauaHdR3MV7fyptySEGKyfFd6trpEVmqcznzCKpeD/DkviPUlT7tunLn3rqNVaDSL5LaeQl1IWEkdK0dZlTyLGG+l/eSkY461auNP0wyApx5KfOAOtQaP9hZJ2VzgZxHio9OIuI7tiHki5wnpVrw55evwy26qENvnO7vWdpOq6VDPPY3yjzlkI3elWb4rczNcySEpaLujJqtpzjVoWmkI8hz1I71X1GWWXT44y4UwzYjGe3rWrqd5pX2Wwiky8jMPNx60y4mittQi0+3iPkyOHDD09Kj8SQXc2r28SrsjOAqLzmpL+/eK1j0q8jYIrBuB2ppuLVLl8bvse3Kg1n6Troj1Z2tEOTnAYcYo1B7q4v90YG2TOSO9TaOmqaXa3LmMR2k4IJNLo+oxpZXcV6g5yISB3qc2c1hpMYVWNxu3A47Gpolvb6Xyp33eWu7biotSv3Se3meNobZDtI9TXn+9Dq91MHwryHaK7Lw9HEbO6ck58uopGaOK3FoQWzkg1I3iGZtRjQtsZD82B1qzeeOoLO7WKORmRuJPlrSt73QrmxlFtf+WJBuZaradcLd2UjJA32aM7RJj9abcaJbeU+7UCF2ErnvXkdwwW5lAckByOnvWtaLIYlOzcnpV5YJY2jkXK5PSrJgeaUOW3L3qFrcSRyEDIFWrLTh9vspF+8GFegTRTSW8iM/8NZ+m3gN+LfO4KvWr2paf9r1OLMhX5MjFQDSAjnbO+49eak+xSovMjMO3NIsccX+sDO3pUj2hvowpiYAdMnpViKyxEUKnKjrnrUFnlL6KOJec81dvRFbam42Asw5xVRo4pHYCEHPqaqSROrtGtugUDrRHbwxp5zkDHbNMkNncSBvJBYVn3iWa3GdnOOvpTTLphKoHyT1+Wp5LKynwFTLY4Ydqs213aWMBtr208w54YDtWJ4lNqLMS6fGyHd+VO0DUdL0u2kbVHZjNzuPIrYF9od/ZXDAL5AU4UjrXF6VK9lLNIysLZ3wi9iK0vEeINPhs4ZC0c3O0dBXI3ljJZ3a+chUEDbSXNuBKm3hq1Z9RkSyitxwR1xQJYIVWOX5i3O6pLrUHaJY4YseZ+7X3rs9XsY9C8IWcYUfaGAdx7V59eXLa/qcbyfLHENoNdJoEsljbXFxp7hZIvlKeo9a1dUij1TRre5vRkN92ZR9w+lVdc1VBpdtb3EPnTQ4CXP90UR+JH00w+fYmVZhgN/eqvcSXGkNcXYj2291yo/u1No3iC4s9Ju5jsHB2sfeodAvL+3ga4mRoknY4lA4OakTRrHTdVmurqXzgRvBP8RNRalqck2hMiJsmnYqE/2an8M27ajo401J/LCNmRvSti90K1uIxAkpYqu1JM8E1XtSg1WOP7HuhgTa7Hu1b80MFmBcgrhhkKf4ayv7dtbK4ku5G8y4AwoPIFEc8/iJI5YwobeM8dRTdbmtYNUhtZUAbIBUd6zdTu4oL+S3t4V8xBgFR0FbHh57G4t44mXLxnkmuc8fa7evqH9mxt5dqnYcZpnh64Fw8MDgApyM966dtf8AM1hbKQgoRhTirGpGaxsJfJA8/qrf3h6VnDUl8RLFbToImiXlMdT615uAqa5dRFcqjnHtXdaAD/Z92/UeUah8OfZ7uO6kmbmKMkVB4Zhiv9W+0z8xg4PFWdWudFGrPZJaq0jttDCpNd8K2+mW0Ztly/l7mINb3hDVft/h37PawDYqMHyMc1zeowySwI285j3bgD0rzmWT98/yD7xrq9DtWbThOACD0Faem6bPLMZJuMdFNNltjbTSEIRn+Go7TT/NEj78Keoq9pMbi8ia3USFW6V0k8tyYpzNGUJFU9PsksYxM4/eyHg1vSY8+IscOV4qwkSpl5CCPpTJI3YbolyoqERNIdxQflViJGXAMZINTPblbeQqMHHGawrSSPTphc3UgYg9BVr7dY6hPJdmTYuOhrn7rUYpJmNsXfnHpU2jKdW8yN2MTr6t1qa8jstGi82/m4H8GetR6fcafre5bKTa45x7Vma1qdhprm2gAnmXlsVBpN3Hr0Ti3gWN1+9mp7ySXS72K3A3B03E1chmmuoCYWVpPQjpTdTsiuhM13MkYJ5rDTUtHgsE069jE0Ep/wBZjkGi/sltLRoB/wAeko/dOO1auj2Hm+GVhuNojiOd5HOKo3d9ZX0/kWsPyw4zIe9Q6zatrFnmLH+ijJNYelQJcTvPcfdjFLbiCS+nmkPykYQUyO1F5ds0g+Vfu1f8PoL/AMYW8JTdb2/ztXRfEHU2ugbW2+aZmwo9FrLn0OHTbG0ZkxuXMhz3rKmd0n8mwfiZvmx6V1tgbjTtMa22efa7g2DzisDxpE8MUdwjAJcDIQHpXS6GYL7whBFdQ7byJT5JI61kzzXWpaeNPlUJ5JJYGobTSrPUbaJ5nYANgxg4zXX3+pWMMmmaAkAEUmMtjpXM+Obct4iEdnKBbW6DcBVbU9Gm1KO1+wEkgZbFXNGNpo/hK/vJmImJMajvurS8J6jHrPhG4bBSSH5gxGPmp1rqlpPpklq/EyL5hcdzUdq7+I/C0zOGV4ZOo9KydbgtW0aL7IMSJw7E9at+ApjJeMm/bGgyeaZexLqnj+32HcoYZ5q1q1glh4suJIzuyAuDWbcStpF8gZtgZsvisrxFqEeoa2HVcqQBRaSPbaojKuCMV0upRRG9sXAxLnJrT1OSa7gDRdYhz71n+FdLm/tC91KXDIIzgZ6HFecJNjXr0sOXlNegeHiV0W+cDKiI1yFrfT2lpL5XHm5Fbmg6rHo2jTIoBnl455q1onhuZv8ATbsE7zvDVe1I3cl9H5TMwUfMpHatPw/qtpb2V6IotiYIcDsawL1JF0yY2uSj5PNecyOfMbKc5Nd74SsftGmRSeZhc8DPWukSIm/GSFRR34qW7sYX3S5Qkjhs9ax4Y4ba3keQ4QHk0+MwaNNDeSSBYH+ZfelvPiDaxzOstqzR4yD61pSalbS6RHqckTRoo3CM+laUN9bXUMF+VIRkyq1jax4qmgdRFEQueR1pNB8az61r8dhHbNHEB87EdK3L3XbPTtRZHkVo1GRisOfxo1xKZLRwqL/D61p6FrN5rOk3k9wPLijHDHjNcrqOp2sFqCJPMkyec1X0vVP7YMkNpGfOUZB7GrEd9NfafdCVVhNvx8o5JrAF9dwKJ7YOsiHjn71WBban4gvY5tSYjj5V7VsWEUXh4X00jbZfLwmB0NVPBumxX11dy3CGeaZSy+xrR0fR47DUpovNCuQWZQelP1DULeDxLbEjzFEWCppEvPMvyLWEx7ulY/jaS4uVhtpXMSDluetVdH0WGeLz7mYG0QYzjoa6ZES40JhkP5BwhI6ioI5rhIGtWlURsOT61k3Nq+mWsjwqSs5x0qO61EWWh+XG2XnGGx2qBxHD4aTymHmueaxxE8ksaRKQxrYliNtbJHF/rBywqxoN9FpHmSqMzynDHHaq1/eyvqbXZOSFwPpXZjR4/FWgW91YzgtEuJYs8muR2WOkaoY40Z7jdt2dcV1mn6vFpYltb+PcLlcqT/Ca4zVNMu7S4M2oOXtpCTBzmtFvE9++iw20dqE8gjD4wSKP7Uk1K8E0MJDov73HerFtbONTsrqKRTFI+GQHpW7rOnzXnjmxeAAJEuWfsOKxDbxy3mrvdS5IyC2e1XfD+qpb2twYXDzRx/uwe9URHDqlsImkWFy++RG6ZrY0vxFokemXemjEbIpG5VxuNcnJZ6lDpct5AuY9/GOpFdd4QvZNM8FXl3cW5XzM/eHWuD+0T6vdOqv5cbHOK0rexvtJbasm0Trw4rW0eTTPD7pe6jKZLledoPU1Ot9LrF5cau8ZWAsNqnvWPfSve6tNJcqRDjgVzUzH+19in5Vbg1vXW+K/t2A4YCrWp6lcz3FvLEh3Icbcda6W3lP2MmcFSy/N7VRsJJdLkmRHbypATsJ615wnOs3TtwPMJxXo2gsf+EVvpFGEMZ5rh13G2HueK6Lw/piXsfz8sp6V3VhI9tGbeTGxRkZ7VcuriCKOCdEU7htzjrXE3j3Gj6ndrGg8q6bcBik1PUJBojhVCyEdMV50xyxJ655rt/D1nctbaO8bbYXJLgGm+LtUuL/VntdNDrBGMO61nCy1KK1D3M0sduOQzN1robPUdN1ixWyjlEEqjD7/AOKqF7YXGpeJI7KeTFnboDu7EVm6reWaXbQWse4RnG4jINbf/CU2er6NLYTReXLHFhcd61bnW4NJ8IWlvEVN1LHhQe1cc+sahpUP75PNdzkkrmux+Hl3FdQ3928SqwjOWA6Vya2F1qU91NAXlUuec9Bmiz0q7tb5Z24gUfNkcV0d/q80Hgy6MTqqTcJt4zWHpmgvLoST585mPIrV0Gzl029byIf3SKdwHUZpnhu48rV7m3nUbJHJKMMk5rU8R2NnbXmnWNvbMBM+Xcdqq6Y32TXiDIJY7ckhan0z/icXmsXGsRqlqEPlkjArB0HXpNEnubm3tzLGqkDHZa1NE0xpZZNYaRlNx8wVjms3xFdNb6/b5VSSmMiqk19KzGSEnfGe1Ur2e61SLzZ33YOB7V2ukTad4e8Nut4FmkmXKp703SvNudFnluQsbSZ2RjsKwpYpLh1t1l2tn71X7S4vHkW1YxzRRDBGOaqa9oUNhp8czAmS6fAXPSkhsrZ4nt2PzpGDisO3mCaohXBEbciuht4kjt57mYZllztB9Kh061iktZXkwJDxyKpNbPLOpkIMK8HA61Y0WJrPW2NtPLHbkZKg8Gtc6TG0r6nFCWff1Nactnb6vZN9oAEg6etchqx1BNShsbnPkx/6otzxXRWekwagUtLrKtIOGXgVk6tpUvhRLiK3kz5/Ck9ayvCkby69bpPOwEZ3MpPFdh4r1Nby3Z9Gl2yxDEhB61mabaJc+HEQPuu7hj5hJ61gTM9pdiBCYwp2sw7VoLp6XMUdxucRhsM2cbq6/VtL0ex8KF7K2BnkTO4jnNcxY2Ovac1nO8Dy2bkYU9K6HxV/bF5YpA0aQ22MlFFc62jLDp/2tFKBBg+9WrvVIbnQIIVGXU4z3BpF0u1khS6nQs8a8g85rpbYRyWFnAsYXzOduKwfEMMcVxPFboTc4+7XByKq3cbc72cA/nXTeJEa3+weXw/y1sas32KbR5JYR1BkwOoq34u8Raf9jWCwALsBuxXOHWjcXCSgfLHHtIrlYAJ9Uncjh36V6XpyfZvh/eE8AgivOY5C0aAHgdK7n4eMbi9dWGfaupnO65ugynaikZpfI8zQoBIcAciqVtLFqepxfu9wgHzEis7WBHd3s7ABI0Ujpwa8pnC+fJhj94/zrq/DtzcxLDJNKRaRKdgH0rQ0zVIo/D92CEEpkLEsOSM029vrrxzcRW8Trb2Nqg3Y4596oar4SOnWyXNvqEch3fwdal1e5lke1hVykhQBmHcV02kQ6NZ28UF7ZNcyS9XUdKzdP0vTzrV+8UDBcEJmsIKbjxZaRXAbYrhVB6V3XiaW708m1ubW2aCRMRsF5rH8Ou/h/Q9Re6Qp5ylVX1zUPgg3EcciNKiROSWDdcVqahfxHUYbG0hLQsMO3YmrGpeGMeHpZ7xxFBEMxpWL4WvHtdCuGLqFBIjzXUeD7RtN0271PUzkSg7VbvXN6Oo1PVNQvLdP3iZKrVnT9TM53XitJfI2Fi7gUup2L6RrVkWGxrtstntmpRYXPiDVm0kzLBbxtuIHBcVBPpMGn+K10tGAt5U2MveofPuPCWpTaXI3nQyHMRPO0VgeKEaS9hlfO7HUVViJlAjhyAT8zetbdlAt66WFmoklJ5wOlX9Q+H+usrM9zGY4/mUd/pRpFxKS63J2yxjAU1Q1E/u5LoLtYHAxS6Wn2ZhNNKW84fwmjVpmngjjkcsIzlM9qh0uB2uXmQ7mZcHNY+j2f2/xM0cjiFN5zmumQi91O6JHl29omAD/AB49Kqx3P2hJBBERGR+Rq7ZwywJgRiRCmSMVo+C7OO4uLqedVRUznf0Aq9cavo8he3ttQiUbvXipF0SWYxywSBoc5JU1n3wTU9bESoCLcbQcVuR2ogltUcKHHOawvH2lTXCpdx5Zcdu1cNYDy5ZZi2HxjitCRfsGhrLExLTNhqmvIWttOt0hkKHhmYH1plrPCbwwbBIrL8xPJrb1G3+2aRHbQARKp+XHFXJVdNNt4DllQDeaz7zxzd6xOmkaVGI4IPlaQjvWl9nnjRZJ9YidsY2sc4qHTdbs9S1I6NqLoVPCsnAJqCTSLeG/ls26LICuPSrcFmHu7kBwI0+9noBWhDqNpPqNiLYg29uNrMO5qKW2S98SzOyEADrXnetpFaeJ/IReBID+tbnieNrrXNMjiOVcL0rW8XfaJtShhtdrCCIbq88mnzcPk/OGOau2xP2SRkHAGSaydPl26iO4Zvyr1l4/+LbXRxwc815dYgFYwRuwa9A8Gyx6fdyzEBUVC2TWm/iC0n0m5mWRfMlfp3Fa6z29no1pJcOvluPvE8Viw6nCuozrYhXi6My+9W4rAmxuFfY0YRiCeteJXLILqYbhw5/nXcaBFHNokXmj92hyaqavPZTPctaoVCqAMdCaveDZY0UI6+Wr/wCsB7itDxXLpUTJa2APlj5vMHTPpXP3cbzatbkj91tAzXU6ZemCwurCIxl5FISRuq1X8LxT21netesCUyN3rXNailxbalDegbiXyla1/rb6w8cF2JRcjG3J4FaD6gsmnNBc7XaFfzNc/b3E17byi2BR+nFW/Dl4NLM5vizSA/Luq7eeJZ9She0fc0ZB49KwbFpbmxliiDYgfO0V10WqXXiE20e8Q20ICslQaRILfxXqEFv8qeXxjuazm1G40zXkvnjGEk+ckdq1/iHei71HSr2Fj5bYP0q/dgWGs6bqUbcvgNjvVbxOqR+N4LvON6gisbxNKz6ktzK3CjgmsvWZxcLE5PVOKqaOk1zOsCDDBvzr0S0u08O25u1s1DAgOwHOK6vTNXtNZjSSynWVW+8PSvOvF1uLPxLI0W5dw6CsyKT7ZYtAx2uc9ahsLee02lzvAbgVP4hLyTW8qJsQ+neoNOldHYISPXFVn0hlFxqKz+WU5UE/ePpVkeKLjVY7dWt1idcKQoxu+tdI+ntb26tCqh5BkqKSwhuXjuSrDKIaxtdvbzRvCLkNsluHxn1FcIluRDwTluSfeut8GePLrw/K1tfFp7VhtHtXZ6Dr2hPquyKYPLcHOPStvVWUaki7uB0I7Va1G087Q2VWDDb0NeVyaeIhcPj5lPStgaT9o8KLMRzGc4rOuS1xppZSN23ABqhpEbo8lxOuOMZrqo5FGkO3PTIPpVfUb1rPw1JcCQF3XaAa4i3vW0zTCFYCaY7ifSu50zRp/wCxLa601RdzSkeYW5AFUZfCst747s1ilRWTDusfaus8Raf/AGdrEM6HhlAYn1rK8VW/2PwpcXkbsruwyVPaotJu7Sw8IQ3Zxs3AMfetwW88mr2l3asGt5Uy9cF4mt8+NDuXC5zn1q9ZbrzxDYS9RGTgVqedvn1e6O7KrgZrzg5WSRyMljmuu0DTrX+xb1pny/lbgtcbZoz3Y2Do9eyX1uI/hwQ2VDDJFec2mnyR2X2mFQUAro7rSxdWFjLYuwaTAlUGoLXw2k2sSRebtt4h8y1FqWkahqlytlZXDNaR8AZ6VteCtLm025ube6TOOhPetrXEmexfyDtRVO5V614hPs+0SZAzuP8AOu28N6zHp3hqWKaAP5gwjEdKorChso5Zk2s7546EVqpJbNqe2KJ9pjA+UcZqgy+XLJHKyNFuyoPXNTXLvLp8d2diqrbVAqrqVtd/u55g0QA3Ap3FXptW+3aWtvZBlOPnz1NUdVS5S3s1m6ZG3HUVJf2lxDLHO52uV+VqNNtkuormWSbMiKcjPWo/C3MdwAeCxx61Hqh+fcwO9TkGp7aZZLBroYDAYIHWneEZhZXd3NIu6Jgcg9afa3wjv59pwkh+UDtVjQbh4/FzEDKsMHNbXiGyWaOd1T5X61y99qE1zZwwzRny4iAprpb+crpNlcMcwgAD61japdTXdzBcO+cEKo707xQol0yN0ILDgjvWO7rd6dHuBV4xgVc06wnt57edGwWYV2fibUUh8OzR7fnZcNms/wCG+oWFiscMAfzGOWJ6Cqnisy6z4xb7EdyRH5yOgpNQ0xIUFwp2AD86yrW6uGikRImkCngjtWz4ms2t/CdpcRj94Dls9qyYFSw0RLuZh5sn8NS6zpzR+DbW4nYp50ucd8VzL6hHaXNqsJztYZJ7164bYfZYrneCrQBsVQ8PpKIrhnw3mtgD2rD+LKrFZ2MPAwB8tcfo2km8WSZyxjToo71PLotxcyQgwGCKRwoYjGRXfWdhofgl4lW3E92y53sM0t/r0aKbmQZ3nOPSl07X315JWtpPKWEfMrd6zZwjmduPnFa3h+6W48JXEPBkOQoNckEEk8a+ZtKsQy1X1S9NjbG1IyxbOR6V1NlAJvBJlVgXYY29xXNeJ7G6n0C3ubcN5URw4FckGSZ42lbIzyPavXvBeuabFpUtvZXGy42YVGPGa5TTl1u08Vy6qTjY3z+hWvQfFU39t+Ehe2g+cDI9a5i9a71P4ePBJGwlX7wPXFQ+G9Hk1fwqliADEOSfTFaNhdSeQbKxuAXtDhhnrWff41XUHMiBXgHJ9axoLptMv45ST1O0V0FjE1zoN1O3HnE1wdwqxyOE+Zc4OO1W4tUfSLebK7knTaPaqOiQu96sjH5S1ex+IUYfD9FXuK5iw06WHQ1LJ8rLmrunafc2dxZXAOYGcZWta400XWt3PkYjjblzXP6FfRt4nm0yKTbEjYL9zXT6hbP4f1KOff5kM3HNWLyMz2c4AIbyyePpXz7dSYu5h8vDt/Oun0q0ku7COIbi0n+rUdK1tQkk02ws7K5tyLpX6MO1emaTp2ntp8Ei26eY6Dccd643xD4fsG1+WBCyllyoHrXJ6rcvbWJ0uaIoVf5Xr0C009dT8JW+0o7qu3LVwpifTdWCSYAV/mx6UzxFc7ZU+YlWbcn0ro5If7U0SAsykhcVzF9E2jqwU/6wc4qDSZCq/uTsJ65q1Kw3HzfmJ71Sty0OpCNj+6IzjtV+yk8tbmVcbDxWcjPJfRsvC5rT065QeIwATurtrwgwskhAbGcHvXNpaNOZ4iVxjIpbtnk8KrDI4XyZMgdzWbNDK728hDDC5UVS1a6NuwEhYlu1OuFTfaqhOXGSK1b+aSCbT487fnX8q6Dxppsyw28v3raUDcR0BrBSSLRmKWg3yuMKV7Vs6e9jo+izSXVwpv7tgCAeRmrmpxeQLCKaMyx7cjHfNYXh15LHxfNazx7Uk52MK6bxZbPN4ful2/KoyAO1cFoumXfiZBjIt7Tlj64rZ8av9t8EweU3Ns2CB6CvNDlrdW6sOQa9k8MXVr4i8LQxR3O27hG1lz2qxbxtpl4DbNvK9QelcvrvhjV/E9/c3lxdQiOFSwXPQVyelXc+nXgWQkwhsMV6VvatfXGuXtlHp8w8mFxwOtdzqNpA+iyvdKPtQAVT3HFcPfafd2+mPktIM/Ke1b/hGytk0eWW5cC4A+6O9N0+3+16wLZ1Kh8jFTWmkz6Td3UW7/VZIX1zXLSadcx63tlypkJb6VT1exmjZpHbcM4Ga3vCdpd6tZvbxSNGqDLZ9K71dO03T/DssF24IkTG09zXiDW0Vnf3iyofL3HyhV3Sba2mYbZzBcAZznFWIbq/uNQ+wNe7Ynba0me1erRxWNlolvYQahFJsX5jupbUD+z7pneGSPYVABrzO61vVfDDNBb4WCcnbisbTdWudJ1QXoYkyN+8Hrmu01MW7W6XqTtG8oztB61zt9qUN7Zr5KEyxHDGuki8R2uneGYbJV826fkgVxT3BcuEiwWf5h6Vo+KoIItOsxbMGkKgsKz9GSRpFI+XB717DrAMvgGNnJBVeaoWd3Kuhw+VF5ieX3FBklvLJfspInj+by+wrW0VY7bTZbvV7hYWk67jj8q8i1tn0zxdLe6OZJYmfcuO9bknjjUNV1CxTUbSSK2UgMcV6nM0MekSz2TCYPCcHrjivm67IN5OSoyZG/nXqmm6Ybj4a6ffWeEurZtxcdTR47vk1Hw1pV+iqbnIVm78V2PheTzPDls0jYbHNZnikvZapbXsMCyNIdtcV4xuo7lzIEXf3A7Gtvw7q1vD4XWCZmWUnjHSsPV7IWuoxXUswljn+UjPSs/xHdJLCkJiACfKrD0rZtJDaaDG6kHisPUHa7jJZvcZqIIBZK8fBX71V45JrsEdFHenM2ArLzjgmtLT3jisnSZCC4+XNZttvuL+GDAQb+ta+tQwabq0ItPmkGN7Cul1NWtkgvJZA8UiAcHkVFZ2BvbkXUbeXGBzu4zU82gpf2U0jXEKFDlVJ61TTTbmDThdXoAUfJHjoaoNpkPiCMxRAC5T8qwLpZNP1KOKZWJi4L/w103iSweXQLTV4VyISMgd66GTV7fWfBiW0xKGQDDelc2vhe4s4o7iJ2liJwW6mrmv+B7e00lNZiuJJXUglTWlaawLvTrdkCmWMDaD7VBbWdxrevSajKgjkUADHtW/fRNLps8BbLyLgj1rmdKf/hFdDeDaxZnJfjtU91a22reH7hbTaWlT7ncGvIlDQXUltKpDRnGDU1le3emXRmsJGjbuM9a7HT/iBEVVL6NlfHzMveo9e8aJd2RtNIQoH++56muagvHtUMbqHB610/gXxHpGkXMiX9uu5z8jntXUeJJpr6BbuymjeHPRTWc126WBtp2U78Y9qk0/SWsZWuI5xK2MlM8CsyXxBdf2iJLRV3hsZ9K7C5ikaGG9nkHmzAbwKi1iG1n1q2c/ddAMr61l6zFpzaOVcgXEcnyr3atOx02OxliuhI0EckI+QcZNYPxKvGsZrOSObkgYjBrg5rmS/uTNKcEfw00bGJOcP7U4JJuGFP1oJuI3ws0i57Zp8Wp39sdkV3KUPUZ4ou7me7VBLIZAvTPaoWyVGeQa2bi48qytHdmdRwBWho9hE12ofaFm5Iq/rWnWulX0M9ou8v8ALzVa10qW2vHlntXaKbkFR0rP8dhYZLfyovKYKBjuaqeH7Y3TJ854Oa9l1OPf4LEZHAj5rP0+0vZ9NtY4dkduE5Petmx02CCcSqcbR8x9a8t8Vau3iDxQ9rJKY7OBtoCng10+i3GlnZZm1USx42yEcMK7G3ttOvFZJ7KMge3BrKk0GXSbyeWGdhYyxN+7zwnFeAXuPt1xjp5jfzr3P4ZZuvBi20kX7sqQD68Vx+vTJbl9KYcwSFlX8a6PRNWS4s4NN81Iph0BOK0PFbypoqKrAywnO4V5XrU7yqGBIY9fc1saNqlvbaYIZFDynpmlv2iu7FSrAOr5xmsy8uVkkjilX7vPHetyK1km0ZmhIK5zg9qyb9WmgEUce1x1PrVW2kYP9nC5LKcVDIZYIwsiFCe1OziFD0wc4q+96uoGEIuBGOcVnHek3nJxzwK2NGAubm7e65IUEZrbv5Yk0+OdG8wgY8k1w1x4p1GeZ0iJVQcBF7UQz6pNHIrGUbx1PSuv0fVnvdCg07U7lUaGTOWPapfGtjDbWcWpeHb0hiNkiIetZ13qC3vhxLS5gVJlG7f3auv05Wn8DpA6hl8vIApuiaIdS8NToQEKAnPpU2hzuNLVY284QHbIOtX9bilHhy4ZR+4PQHtXBqtwjWrxqFSM54710MeuESpwI8j5sVYmv4nzO9ztCD1rJj/0h5JvP82J+zU+3trWxVp4bkh26oprF17wmt632uAlZGGa4+9srjTjidcr/eFU0dZCSetTKBjjrUgO1snmmSRxzNkir2katNpF9F5kjNblgChPFevvoWm3+nw30QGyUAkjtWU2kT6XNJc2x86FhgqazP7HaV5HtbdlkfnkcCrE+karHaRQvOSzn5QT0pqWGrw3Ecc5jBj5BJ61DLp15dzCfyY3dH6ZrTvV1i48qW4hXYgwAvavNvEV5Pqets9wSTD8oFVgodC2cEdqYqqw3HjBqws8hYByNo6VbtLJ9QuAr/IGPU+ler6D4N0a28PzSSRpM4Qkk9uK8lu9H1Frqd7S0ka3ZzsKrT4PC2t3KDbblcf3hivRdD8J2cWiQxakQ045Oe1a0PhvS1GbdgxH8Q7VzPiPSbiS6gFkS21uPatnwzFrUEjLfxq0WPkUjpXBeNLltQ8T3G9PliTA9Aag8HoWu+uMnpXsl8G/4RWVedwj4zVTRS/9hwmT7wXgCtK0eIwuLlxAjDHznGa8N8RWxsfEl2IX3wu+Qw6VoaXq0kyLbzlY+cCQGvWtAv4v7KKsfNFum4v64rnbXVZvG892Y7vyLeFWHlqeuK8Zu2VLyZcA7ZGGfxr1r4e61dWmj2sIUeVnFYfxFjFn40V1GfO21U8RaSZddtDZzmK4KAjnAro7Y3H9ly291MHbbjJNcZFA17rS27/dDYq02mNLfyJEMCI9aimeQEwiIDn71V7NPM1NRKQW6YNbQtr+6guF0xgfKOWXPasCTVJ0RklX9793HpUmmTv56yOuGjHHvV2Rxq1wnnHy8dCKy70Lb35jklynYip7Yi0hEqnKHvTmj8yLzScAnjFael3kVr5v2sbS64U+tbFpbQahFFICVYkgH1rjIrZReXYRV3pIee5rZ0ixv9ZU7i8UcXQY4NT2fh7/AEmaTUoiAeIh/eNTWGmQzXBtbiZ7LnhW4BNW9U0Dej/vUMkCfKoP3h61p+C9SjfRpA4P7vjB6Cqvh3XYx4gvbG5uWjtJ24I6Zqm99Lo+rajp9g/DNuRuzCq1z4uvrxItOmkPlufnC11MOkRvZJ5RbBHHHSs6fSZ0uAGTMR6moxpkSytFeI4Q9OOKvLDpwiENshVF+8TUMWhW0rM8U2B2OasLaSiMxO+R0BqA6PZyxmKYCT69q4fxj4bTSZY7i34iJ5xWDk5yB1FKmDwTzT3UDHFDxfu8yrzj5TXo3w2183emy6ZKd7J9zNdwhjjiAdRn0pqTxFjghcdqyNUEkmpWy7wADkAUNYNdT+bO+AOOtVZYytwUtmKoO9XraS8t1HmYeNuMntXknirTZdJ8QTCUnbMd6mqcaiQAMcZpVgIyucgnirK2f2coznc2cgV1dylrdaIt1CyxSRjDKD3qPQ9U1m7tzbQl1tN4SWT1zXqVvaQ6ZpUUCSRqijJJxk1lXWuRRyYiiMvrhaS4huNUt1eKExDvVrTdPmsLVsoN56AnrUIubkXOG09Ao6tV231L7T5iLE4dRycVy3xB0+0t/Ckt3FbCOd/vPjk1x3w7ijkvYRKx3HpXr+p3CroV2QM+WmKzbbVINE8ILql1j7vyr615Drfi7UfEF00s0rJBu+RF44roPCWjWmuyeVdSHdjIBrpLr4eRXUJS0AXB4YGul0TR7bwroUkGo3S7ZFIYsa8f1CWPwv4jnm0K6aa1mzkA8c1zkkKSyvI3ViWP413fhCWG/wBPisftgtZlIOScVD49Pla9bxm4W6Zdvzg5q/4h8qTRobyIf6XEo59Kw7HW/Jj/ANIRi0g6t0qhcyzWt+LiAgMTXT6TGShkuD8zjNZOpos00gyYivQ+tZiWpSVH83MlbGlXb2kc7RP5cpODnvUl3pAa1+0QRiW5kGSKx3L2ybZ08qUjAqGCeW0UCT5we9XbOzsdTsbhnfEw6Amswysmy1ZSyqealkkdxshyqdhSXt7JeQpbsu0x4+b1rtrAGDQ7QkbXziuV8S6LeeFddS5I8yO4+fH1rsPA3iiG7MtvdxLFHjg471p63/pHizTnWVf7PUgZX+9Wd8T5IrjXbeyMaw4Xeko4zWH8ojYyXJS5CbVOeore+H1jvsr20kYlpFLA471zk+lXMMjxXMZhAmwJOmeatxR251Ka3kkJkVcK571peGdAhM0sk8Rdkb5WIrugBFEojQfhUE1hLPIHkO1RzVXVGMkaxxqCBwWxWV5C42ybvyq3Bpsf2com4Z5yKW6ntrCNFOZJR2qOSNbmAyRxCNiO1ZfiTTv7R8LSwou6aIbga8njLBRG/Dg4arKwlZAQuatlA4OeDRKvnxqh4xVzwpqaeH9dS4kGYc4avYVuLbUIVuLZ1ZHGcA1HNbMBjyj9ayJ966tbqUY4q0S4uTwwXNQLMlxdsgGMVYgndZDE6Fk9awviJoI1Dw+L+3B8yA5bjtXllvOZ4N2MEVaguI4x8+STUiXTCUueV6ChjK9tIDKQh6KDXpvgk/8AFBShkG5ZB83rXR3Oh/2jaRTzXZQAD5c9atQiGGNYLW2EhA5cisS78YQ6XcCCeTdIh5VRST+Po5E3/YjsHTjrTE+Isj4A0wY7ZHWqN/4/1MbmttMjRO/vWN4p8X32teGDHdWqxr7VS8ARQhoZi2JA2AK9LuX83Qr/AHcDaa868dXEsXhqwtfMOxsHHrXFxhcjjgdq7nwXcxLlVwLhjhfpXqjXMOl6NJdPkeWhP1NeD6r4p1DxNqsklzMwtQxCqDip9Gls4Lx4HiEkboclj0Nc7OH8+Tany7jj6ZrZs7KJreOcs/mt/d4rW0/TYZLea4nJaRemTmul0y6sY9Jn/teFpYGXHA+7VFNCtNWZFa5C2oOYcDn6Vj+KdNSx1KGGLpgAe9NvXuI/JW3lwyjkVAz/AG6ZVvZfLYH861G0AyWLX6DEacbj3rnJHaeVgXwV6e9XrTXrrS3SUrlANp+lZ2r37aneLN/APu1V3S5Lbvl9KS1LpIzoxz3qe2mP2gykBsdRVm4v1ZgFQLnpiqt3cCWWONE6kc16KWWXSbUYA2gZ/CuP8Z+JX1nVIo0GYrdQo+orDt7+eGctECo/iAro9K15Y7CR5iWdTlAT3q78Q5Z77SNM1C5Qo+0BWFc/Yyi4yJ2LMF+UV7J4KmtLrw/G9vGFuIhtdu5rL+JBMz2NuihS3zHA61wmqsVkdl4kGMEV2HhG8u4dPWa6XdbfxNiuzZY2jWa2bCOM+tNZpZIGDPxUENkssRWXAHY5pJzGqCIIGK98VUvvMiswtq4SV+tUpTDBbr9pXfOeN1NTeq8DKnnNTxRqVI3cNwRXkfijSzpXiGUMMJKdymq8CySH5DnFW4IRcTlCcMOeeKbcxGKTDMo44wapwkMTkb1Paug02/uLOFfscrI4P3M11thrGtakdsDiV1HzKaRtemW/j88orocPg5xXQbftkIlE3yN6Co/s8Fs/y5Zj3q4q+Wnm4XaOvrWdqOonUIXsLKDzFlG18jivFL60fT9YuLZ0KFGOBUeGPXk1KCAACKsTuFg+QZJGK9M+H1zBN4OubR3CzKc7T1rsYLdbrSYGdyAtS2bqxkjsfnAUhie1eT2t7aWPim+h1NPMkDHBNT3mum3uvMihBjHRCOtVLrxj57Bvswi2dgKxbjxHd3RyUZVz0xUV7rctzYfZ5Iyqj2rpfA2nyFY7mZlRFOVyeteiaoYx4XvHWQEsDgA964rxdotxqHgSyvljIaD730rzuOTzB8taGnXE1pcJPG5Uoc16zHrceveFZLRWDTSpgD3rxm5srnRr2SzuomjkUkjIwDRbtuc84oKHJ+etvTnuI7K3YqFtScbyOlX7iM205hgmEkUoBJB6VsWetw6OFhuYxLbSDa5IzimQalZWNy8oG6BjkY7VkavczX0hupIHESn92xFV5HV9khkwQM027uLS6hAOM9CRVt/Ecv8AY66TMMIOUYHtWBKVmRvKOGU81FGzSDypSdvrUkk0bRCONPucZqNn2RcnOabEMfMp+tJAu13YnipoiNwcrkCmzMfNHG3nIrfl1F7fTCxYnC8VzMJEqtK33mOanRg6sEIHHNT6Otpbagsl6N8I5xVrxL4lm1wrbrhLOE4RfasqOTyj5sJwQORXpPwc1M3sl5bt65rR8cTj/hILdQf9XEa4GKRrmSR2Oc5r03wKI5PDM0NwmVHHNW7Rn0m6+yy5NtIflY9q0ZIMSEq+5D0x3qG/kjW1EaA+YegrPhvZ4oxDMmGY4zirMMBcMGhORzuNU7m1aQgOnyg9altbFGcqjkj0qw2lSFgEbHNedfFq2FpeWiKwaXbyK460uDC2ShPNaOozwgwqTt3jJIpj2STy25AYxlgCxNS3ujRw6zJCk3lwjGG9zWwnw+8RwMLy0YXEZGQQeoqCLUdV03z7WK3lhu5PlOFNLoWg37a7Cl5FIHnOXJr1o6ULdFiilCxoORWZqd3babZySSN5kij5Riucsn1O8Rrh3KI3Kr7V0WhyecwSWLyznG7HU1518WhaQeJYktAN5T5yPWuNAOBzUixs5qRIzFIkp+baelbNnrDW08l1CCFzgqK9k0l/7S8K2ssTY3DmtHTbRbPcobJYc14N4xzH43vWUbWU5HvU8Ura1DH84jePgj1rsdO8P6Y9judRJJjk0g0awZvKEY3HoMVDqXha1EYkmYLx0xXLXExsi0UEreWp4wahbxNqCw+VE7bPen3PjPWLnTvsDzbrcjG3Fc+CFQgHDDrVyzbzsJu4711Ftr9l4as1MS+dcnkf7JrI13xPN4n2tewKHHRgMGqljpUl5nGVAGc1QdyjsuOhxXofgrQm8UaRDbyuBbx9cdRUPiXwcvhjUY5IJzJC/wDDnpWbeahACInUNH3FZsxliuIp4V82z3DcvtXpWs6vp+p+EIY7ARZ2gMMAFTXlDytcXRg6Kh/OpZRao6BB8w6rmqFzP5l0SM4Hb0qxEAISE+81PRSkDGQYNRoiBNp700KvK56UyKTaDkZJpoDNIQDgVNBC7HAOQOtSO6s+GGMVNfOH0iMqeCcGsoSIFGO1IZtuQnGetDMThVb5e9MVVOcnGO/rT4Ib2+YpYwPIw44Fer/CXQ20COa41JvLnlPCVW8YSNc+I7hx91VIUVzfh6FJ9XgjYfKc5FejaRK0RuYIfkQHGK1YrOW5VormYFR046UW8x0+5+z3QJQ/cerr2sTzCUrk9qJEgVw7qCw6U2Tfc/dG0UkNoUz5jbh6VKEjQHYoU1JB80q89OTXhnj+9a/8YzNvyITtArKt5ViZZCuVJ5XFdCLG3u0V3j4IyK1bjToZ/DriJNrxcgiuRivfPjdLniRjgepr2vwaZbfwnbI7MH9WNapSJ5RI9vGZP7xXrVJyr6+o2qMD06VcngaYsRxngc1j39nax6fIl9MgOcknrWX/AGrBNBHBp9uXZeA2OtX/ALS0FjLK0WySFNxHvXhepXUuratc3c75dnIGewpiwbWG5uKnkXZgKetWDb7YhluoqPSrK8v702NkpfefmOOgr3TwxbGw0NLMtuMQ59q14MluDjivBfGwdvGV4HGCDwfWsaMvGS6uUYdhXW+H/FH9n2rJOu8EferoNP8AFmmSqfPAR/4TVfV9bhulzHMHX0rnbu3j2ho3G5+1Z01r5eAV5JxT47Dna+CproNI0HTrpfKKeYW6+1Q+MdK03wzZRx2q/wCkyc4zXEhy5yx+Y+tSpKokVTxj9a9B0SS1udKKCEbghyfSvObhsXMox0c/zrrvCGs3ehlpbKXcW+/D61f1/wARfbUMjvtkPWNuorA+yHy4ZX+ZZDzU97CkKosTHYOoqjqe21ZBbSOqMMkA96iSMKBMFIyOtMkhEfzt1PSqkq/vAQOTVkuF2ADBpbuZxGI16HqagIIdfm4pZMK+QeDSquOQMg0wKUmyR1qRi6kFDgGrynaFzHuHc07WTEumQ+WNoJ6Vh7QMUox2pvzA1YsLdJr+ITf6st830r2CG3s9B02OSyEWyRemOTRbXsl0A6jy2Dd6xdUkFz4gMLSKzMvOKwNKtXt/GMab+F6CvTfDsInlvhkZBFbkSCNcOQSOtJc26XcJRsZ/hPpVS0nexf7NdnKfwMauvAjSB2OV7U4dOOKDmm4x1oLiK3nl6bFJr531Sf7V4gvJwc5kOKltAblCuBkHpWva3xgkEachVwc10ul3H2jSZ4QP3jKTWP4D8ORax4mZrwbkgY5WvYZmjt4tkUeIohgKKzRfXkrBki2pmpJITLcf6wLOw/KsS6h121LLHIfKByXqvbR2+o3YbUkkC9C5PBrcW80qwULZqrkcDAqHxNJHB4RvboLiSSM8V8/WwZlJz945qyCdwBNLKxbp2rUhjVrHzH646V2Hwekh/tO6ikVTKwO0kV3mnl4r69tx97dxmrkM08UwV03DPavGfiJtPjS4I44FcwxJc46GpomaMYK5U1OLdphuQbcVfbRL37GsseWHXioWtb47SsbEjoMVatre9kcRSQMe5OOladro8ryh1DEp1XFdZ4d02aC7WVbRtrdeK4j4qRSw+JYTOjBSvANcg3AG0U+MBmBI5rZ07VZrFiqE7WUismRN8jN6kmtLTJFglSVW+dT931o1yVb3UkniUqeAy1095FHa6TbqFySMiueuJGmkWKI5cnkelR6lamN4wzA7RzUb3O4LARhQM5qKWYuACPu8VXnJDgg4BqRYWKLIW6Gkk/ezgA/hTntjnA7VE4YMF259asoY1GAMk1C4JJNPWOTahyCPSrq+YvLD5arawgmtYijYAPSs0MoIUnkU043VJtJAwKtWo2Fsrj5cg13GhapA9jELsM+wcegroIpLa9xLD8o74rl2iS38XFi+7cOKoJKtt41SWRiozg5r0Lw1eKt7qATJDEYIrofJRwGYtz70QwrbOW8wsp7elSXVvHqEHlswDfwt6VFYQXEMRinbIX7p9atfeOajkmxwKEcMMk1Dq0qweHr+RjgCM8187QESSSyDncxOantnK3QMR2+taDuI3Z+/862dNvjZWn2g9SMYrofhfaStqeoX2f3bGvQm+bO7oetQ2/MpCENGKhkGNaXn8aW/1m1tXMMoLk8Fc1yVxe/b7swRWjxqpyPetnTrWOC3b/Rz5o5Gaq+K4pf+ERvHlkGCh49K8MtRiEc1Nu+cHPFLkMDg1rWCq8SrI3FbfhS7/sbxXCY2AEnBPpXo63v2fxLiXlZVzuFTW14ltqDmW45J4U15J46k87xlckcisgRB2A6U+WBzECrDaD1ruPCehWlzYZ1BCS33Md67W1sraC3EKRAKOMEVWTT4zcEmNVAPHHWtO3sYGcDylOepArn9Z8b6P4X1M2lvZedP/EMVi3/xZvkUtZWixp/u9K5rxF42TxRYrFqVsFuFHyyAVyiFVAUHNSdOR1q1bCRlJ2544quS241s+HY4pL5Udc5pNbhFtqEpiXoRWlLdtLBasclQKyYpM6q7qAMdKLvKkvNn5jUDIHdSoyOlNMeJduKW5gG1cDkVLbxQmBvm+f0pmn6dcXkzuo+Ve9K0TW8pWTPtUcrqj8jBNJxjjBNPa2aMfMMbvWlRD/CelWX3vCvoOuKo6o6ZjC5AHaqckYU7lHUU1Q2CSvNTBDtBJxUjyGSWCGA5LsARXoiaBnTkWJNrBeTT9JsDaHZNcKnPCnvWVrYhsdcS4Cs+0ZJFVL61GrwNe5CMeQuOa1fA1/q2mzvGLJ5oZTgyEdK9Al1KFJwrnLEcgdqtQTQTqVHB96ChTofpig3DAcsOKdHdwytt3YNR3A8sfJ8wNNjg2puJIzWL48vksfBM4DfNJ8uK8UslK26gjGeatBQMMvWrhCSQ4PDY60lozzQPGTkCvQvhNIzWuoRk/dNd0y7hjpmore2WAkKTyahuMDUos9/SoLrwzb3dwZndg+eOarLoy2d2JN/zDpk1NqF5Daw752+fsFrmfE+opN4MuSFf5sjmvILb/VL6VIQoBHrQFAHFbViFFlu/iFWBL5EkFyRyHGfpXod5JvSzvoz8sicE06yP+nxveQlsnrXA/EOD7L4uZ0+7IOlY0EZkdQD96t4eHZU0nzQ27ceFr0bw/pzDQbVJ49rjp61tQ6fKj8jI96mFq/IkjGO1SWy+VMqleM1494ytYm8cSkgBitZazRwK0UsW4etTmx0+5tPMRMyelOPhNHt1lbC8Z2jrTYPDVpdMIw5jbOOTXUWXw/W2s5HR94EZbP4V5VcXPl3MqbT8rkfrXR+G4iLhZenpTtUJk1CYHuKbaxy/2eCckqTxVSNj9pLgYPpWklhHf2ZFxKEbPy5rPl0+Syl2q+9e1QcrcZbNWEtXnlJByAKTy0jt5WPDAVPp7z6foklyjj5jxmsiO5eSVppiWJ6CrthZy63eR20YAMhwCe1beveHrPwzdW9qtys94QC6g5xVO88xlLBegrNhR5MZOOeasrI0cojUZX1qHUrZ3i81kwB3qhOAY02HNQAHO0kg1YjUKRuYH2qzp1zGutwS+WNisM16ne3iS2ifZt25h2qm0NsdhmYmUdPrVqIwud1zCjBeOR1p8ttZT/MiKqDsBV21kkMIhtWWONOvvUF7FDb3ayzSYzUtjMLq4ZYXxgdasrJcW84zMpXPOanN9Cr4Pz56kU+e0tyyv54RW6c1btzEsWxZN59akBBGM5rzv4u3yra29lHwSckV5+se2NecjGKVMK3DVPiRoGbsKjtnkhzt5B613vw0vxZveJJ8u813rX0W0ZkAzUN9rhso0aKEyn2qq2pvdmKdI9jj1oGq3d4HQyxow6Gs+6e88yOWScFVPOO9Q3l7FkyFDIMdDWd44uFPghBEnlljyp615XbxgW4I61JhQw4pTgngVfswwjZQcn0q8qC6tmVjgqOlddpF02qeF4YVPNowBIrq0tI5Vh3FgQAcivLPHspm8XOG6KMAVT0i28y7GDnHOK9R8M2i3dmd6cr0U1f13xXY+Gbby5CJLrHyxjtXBN498QX8jSRukUeflBqnd+N/EyTrmQFB6V6b4G8Qf8JFp4eYgTx8MK8z8bymbxtI8f8ABway5buONgq/M56j0ptu0jzhY+MmukivI7OaOKcPI7DPHQVDeQkTmeNsIwyhFWrDxdqNvp0lmRk7SM+orzqZt08jELksSfzrqtItnWwt5ScB+lQ6gFhuHknyMdPemWV+Ejb5GDnpu6VY014ZLjdLCTzzgVpXGnwq6TWgMm48DsKqSrv1QR3KhBjt0rK1OzZ7wmH7i8ZFSRQtbIT5gBIxg06SylmVECH5hz70a9H9m8OrEMqytiuftJECEOCa6LwxLJBdeamFf+DNdFZeE7l9Sm8QamwuGUEhF5NYH2kapeXRjUxMDgRmq/2Nkl2s4HrUhtizKU5+lTwR+fHNDOeAOK5dwyTyRr0U8GnRqSclc+tTxwbhuVc9jntUzwKIgIwQwPUV0VpfXtnAksQ3gDBzVpZLm8QXkZAZTyprSTUpvLDMgJ7irZvUkiAaIqR6UqailvFvY4ycVT1/W0t7dIREZ7qb/VqOcVLokd2LaJI+LiU/P/s1t3VhKGEcTh5P4qrx2kdtKY5Z/nbqM9KsW9vB82yUyAddx6U+K7aNyI4ztH8VTwSveXACvsxya83+I0d9Lr6sLeSaBF++oyK5iKUMCsgKexpcASjnip2mwCqkbTT4yTbsT8qjvXS/DiM32oTxncU/vV3j6bulADggGniynwwDD2FVis8ThZANuaSS2Iz5YJLelII1MgWVWCgc5qA6WftG8SKIj0zWH8SQLTw/FukBBbHFebxKPJVlOQalKggFaRWUEq/WrNrL5chI54rTtkDRF1YA4rT8F3okN7a52ndnA713tnqZnmiVADt4IrzLx2Q/i+baCMCpPCMBmvW55B6V6dcatY+ENOa4nYfaJF+RPevHr/UX1nVJr+7J8xz8oPYUCRprdlU8oM8U+DUA8AUnLDrmt3wnqlzp2oJLY/MN/wC8UdxWt4p0yzu9fjmsZN9xONzqP4frVCTwVdzQOY9nm5zu/pWHdSnSL2OO5jMc0ZwQf4q2JJ4LpVntT+8ZcYPaoL7UB/Z8NkB+9z27VNYpyxI3KEPNcROF+0Sf7x/nXc+GVt7nRImeQZtgSy1z9/cvquotOq5t0ONtSIVmkC27Akfwt1q/b6gtrHLBPAyysOCoqGx16SzYx7C8WckD7wrSgvre+EtxCm7jBV+oqbwxpEl9cSrPhY25DHoKz9WsbODUJIzcBwh/hNPt/FVi11DA0RVYvl3kVP48toZNHhurSRZYmILFe1cW1rJbwpdqmYj6960YtYjW28zYVkHTFbmmeLpktJYTPhpBgbjWRLs0efzzL5txOcnHQU68Zrm3a4t2GVGSKzVup1YSqzADqtdEirNpUtzCckrz7Vy0IaXcqjLZ61ft9LupSDHG273rT/sieOHqM4ywqFdOvZYmdIGVB3IqgJLyGYQSSsFbpWzpV++nSmK+yUb7pFa4cSyKUYiNjWhMyxDeclVH4VjaxrEkUESRwAxSOPmxW14ltY9E06z1KxUTT3CDbu/h+lVNEF5hpvMIkfk+1Xnur+2nGJVwepzzVrTreC6na4uJTv8ArVuWCCKJilwqg9s1CNagsYtrMGUD86gj8aW86skcIjYcZrQttdinh2NFFIvcEda8/wDiItnPqtubGEQMV5UDFcxDbyeeVkycDNII1ZyAxxWlpGmS3N9FDcMTbyMAa9ks9HtdBtRDp8aqHUZfvU0cSwRZDZlPrTRfsjhJU5PQiquoSnaWAz7VKkk2xWWE429cVTWeVrxUljIDHBzWm9vHMTEVwMcVU1Hw7Z6vaC3u1LKvIrxXUrdLLWbi2iOI43IUVLpmnTatrMNlEwBfvXQ6t8NNT02Ga786Jo4xk81y8hmtoI2eEoJB8pI61f0qBLmGUySMGUZwK9B8FaVYjQZrpUzcYOTW7ounwsq3UbrvUEsteUeIJlu/FN055wcCuo+G2nJc6pPvXlRnFYvj3VftvjFoJEYxW/5Vzt3dRSXH7tMLU2nzCOYbxhX4J9q1r3w/DcWxmsrhFIGSCetT6VeR6NpxSDa9w5xuPY1d00rdyPCHMd3KP9Z71Y0nUdS8O6k2m6mxkSTmOQ+tW/F+nQ6xo5uJlVLyLo3rXnFpeT2rkg8r1Brc8Jsmp60zT8nGADXRLaTW81xHCm9ApxivNZ3P2iTOM7j/ADrqNJ22FrBcg7zMCska1jzSzabqkkGMIx3e3NSESSzqLRdspOQavNe3ccoSaMNMg5Jq1ocwuNbZlgDKw+bjgVZ1BJdP1v7RGIhaNw6qeateLNTFho8D6dKyLL97bXK2l1A0gfl2b7xNSPHDPct5a/uwOfeo4r+SxikQgyWr8bD0FV5rme4iWNf9QvRR2pLYxm4jjlBEe4BjXb31noen6hpoeIPGy5Yj1rlPE5VdZcxxlIX/ANWaq6dIVlIdvkbqPWrEZhnuJCflUdB61oaHL5VtdqT8jghVrJjWSxRpcD7xwKs2upXsiGSKTAB5FLHqFybtXMjGNjg12+k60khXT5NmyX5Q59awtf0poPEK2rL8oGQ61HqFqNNZBORMHTKgc4NaOmyqNNimkXleoNX45ZtZ8xVi8qFRwcdadZ2kd49rbzIoEbcg+laPi3VbCGaC0tF87yQBheVWsZvtMkJktxs4yR2rF8+7e7xKzbR1IqzJq8VmSElJOOmaqNrRuMh3wO3NCXGYdzMG5pZ7iCTZ5eFfvS2V+bOfh8j61ja3eSalqqyZxt4FW4410+xkuZTvdhism2kUuCy8E1vrdxWpt2zj5gTXcv4ptfLDtPnAHy5qGXxbatMCGxVS98dQIoREy396qE/i6UuNoypq/a+LJJZI0km2IK0ZddtIbhZJJvMqzF4u0pZiZZWBI4FC+N7ZpHSAbhjrXkWrzR3es3UyZyXJNb/gCSFPESO4+YDjNdn408QRQ6TPCH+dzjArjPEN7bXvh/T0VQJIRisywHlTN2DLzW3ZeJH0bTXt42+/VS18S3tux2Sld4Pes21/f6i0spyxOTXY+DNV+x3eoSxRsZAhwAPauAvNba71S5muBiUuQQaEeBwzuCSRwFpsFz5EpEqkqegNSrO8kuyKUruOMZq3fg6esSOrK+M5PeoP7TmXDRNtdeQ1dbaa9beI7e3juyI54R989zU8lxFZea9/cCaLOVUGuH1B4rzUJZbZdqMchRVjwxZXF/rsQguUt2U4O443CvX9Yig8L+Hp7pgXd025HuK8NlXzZnk2/eYt+ddHokTpZtJbgPLJwQ3RfpU/iGxt3hsoS/8AphOXYd6uaTY6Zq1vb2fnyQXkb/My9xVrxnYWenW6f2YZbifGJMDJrmLBZ4GUPN5G/lgvUCpIoJbvUvJaRjCDyT3Faet6VAdNJExaKMZGema5ezuIIYyki/e7itMiKytg8ZDRuv41VEqvAse3hmz74rZ0j7Bd6ksMCHaq/Pkd6k1Lw+JZDNagbQfmWsW++0CaPazOsfAB6itO+WO+8MssgBuY+Qe4rlopAkWAfmHFTKzSgBFYuOu2u1s7Ow/sm1m8zFy5wyiuUu5Wa5njIJCscCooS9tbPI4xv4C1YR1WwVOC5Oc9xUiLcSCNbXc1wjbwB1rqp9Wkk8PtJKkf2lTtZ+4rAtI59QDRwSeZL1+Y9K3fC7xGaaw1Igyt9xRW3FqCqW08R+W0eQCRjNVbiGWK3Mi5EhBAIrCgvntA8UqZcnLP3NLN4ja3tXQDg9KwH1SbBIb73pUMgEoLMTk+tVmYqdq8mn+dLxtYgDtQZZA/DcmpA7lc5INQAF5lySDmtbVIHXS054JqjYBWYxsDgHrU2oITNGAcjtTSH9OBTJ5H3DAIpkc7cgruHrU4uSqgN0oNwGkwc/WkMk0UhZmJXtzSyN5g3t6cU+yle1uQwYlWHSs+RyLqUheWbNaNtcmG4idVaJx3Hek1e8lurhTI29c5pmqSZhj2jAqmLyQxlVBz609maaOPfkGnFfLlViSQKvacVjuVmkGVJ6V6D4EsUbWLmbbmMr07Guiu/A/hy+mkle0VGc/wjvXlvjPw5F4S8QrFbndDKMqD2rKNvbzPm4cqp9K0tH0TTrvUEaOVz5R3HPeovFGpR6xqf7tVVYB5YA71hEPHlGT86IVeRsIdgpZ0m2sDIz47E10XhbRIdS0yUwrI91uwcDhRXUzeAYrfQ2ngP+mxsGQ9zXS2Wqre+GJLTXbUo6REZYcHjivBroMLuYIzbd7Y+ma6PT5pRpoWOM57MKfdrPLpsN3sDC3PL1d0nXNPtrBnEQF2/SSt7T3e20uTV5XDvJ8oRu9Zmt6bDJp6atHHskHzSqPSs1bWWa4ivFzFG4wB61YgkW81iCzuMmyR90rDpWD4kt4Br050tD9iU8MOgqpbsJj5Yfn3NXLNhZ3qSzqGUHBFbmuXNnp1otxp6iOWYglR3q/cRTf8I/BeIxjkYZYHvXOW9xI18DLGAW7+tWb0NDYTMqE/aON3pXORWTMMNnAPNdnoVtY2lk0suN23vWBbTSz69Hb2gZlMhKgdKZrcz2esyqY1AYYP1qg85ugEduFp0HEuSTha67wTbW2oy3hWcx3/AJZEfvUGk20MYvre+k33W8jYT1PrVrRbCwacrJcm1uEb5h6inalcafY+NdP+xckkB5PWun8SRraXpufL3AgbWA71NdzpZaJbPfgJJMPlU9a871q6WOd2hbOTzWa0yTQ4fqajEaxsAeR2prnc4AbgUvk71JHBpFiwvJ5p4t1UB881MkPmkDmq5tpGlLKCQh7Vq645l0m3cAgKORVHTstC5Uc4pE3SXCNI2QvGKtlgQdoAx0qpM8jJjAIqOIsgb5Bz3pjc8d6SVWEYOelDSsYwAaaHJO0mnLJIjg54qPexu1zxk1ta5C0F3Z46PHk1mvgXGSOlJNKbmFh3Bp2mqGtptyAkd6ZjEfzHvS9SCDxV2INGqsFBXPNeq+DVAiDx8KQMitnxDrtp4csGuZWBm/hQ968c8Qare+NNXF15QVUHygU618NXUylpDhRXXaf4fj8PeFLvUbsfvmUiMCvMICZme553FsnNSXFw904OPmA7VFvk4LRsNvfFSoJJphIrcHiuz8BeIE8MajJa3Ayt2epHSvStVmhsrKMxkSzTEFQKg8VQXUvhlZCoYIn7xB9K+f5V/fP8+PmPFdz4b1TTI9Be0m4uHBG/HSs66uYbPw9PZQO0jSsdy46VgWcJnnhgBwpIGa9Vk8Pt/YkDSyARxgFAp6msbxJqKW+hmzRSZJBgtjiuS1XWJ7i3treN9ixqFG2r3h+6bSonjux50E3LHuK0726sLLw+bazt/MguZfmdxgrn0rntY8MT2EsElqCYnGQwqvNIbFMON5PPNMe+juPJlmBzF0B6V3b3K6p4WDSqE4woWsS1hSaaIXg8qC25Mn94VT17xDDesLbTgEtY+M+tZCTSMo2n5B1rUsL2J42ScEqRgYrR0jVIfD92rGzSTnKu3UVleKpbfUtT+0WeWkl/g9DWM0TRkrINrgc1JAktzHiJeF61p2GqJpeqQXMS7WQYb3qS+vI9R8TRX0I8qV2HAPBqzd2kuoeI47LlJ5CPm6Zre0/wLNpfiRG1i4XykG5eea27i9muJp5VHm2MXIJHQivOvEHiG91y+DySkRxHCKOgqbTIEurOV7nlux9aU6OJI5mQHEQzVEbFYgjdtpGlg7IM1ESdwCHrTSWMmOwqVUc49KuW8gAOSARVjS3EV07HDqTyKm8VzK1tD5KYj74rJ06QxOV4wwqSW08uZRu+9zSEbUyDkjtUck4wFAppdguSOKikXLhs8UhG/IzxTAuVOD0ppG1ge9BYk4PWm3LMQrAcj0rY1W5ke2s5XByEAzWYXbJzyTTshYD2Jq1pkZfTLplPIOarK3nR5IxTsny/lXpV6AmSNAF7jIr2TwssVtpscjrsULk5715V431uXxF4tkWDm3j+VQTxmixxoqn7RIpc84U5rr/D0L62ELgxw54C/wAVWPitc3Gl+H7e0tkzGxwTXlucWowirxzim28akCYbiAeeKuTzK9sXjII6YqmXCRxlOuckVu6VpbeIW85Zkikh+6GOM16v4a0QQWS3GoTiZ0HHOdtaF/fQXOj3gz+7CEZ7V82XW/7XNhBje2PzrRs3jUODzjkVbt76L7BcGYf6RJwvFU7SOZABHCz5P3lGcV2cuoTaVp0QFzJcSSAAREdKn1jR7y18Lrcagow/zgdwDXn81sAiTo/yscD2q7b34sWBlHmAjjvU93ra6leWlsY9sauDtxiurvZWiTzDICirxEa5S18m/wBYMs4BhTlkNaNrHoup3jh08uJThV9a2X0i4uEFrpxCRkYXnisvxNZaxZeHlsbi0zGnWZOpriYx8ihQSO9TCdkBTHBrSsIzbiORsbCelbGpaZdPexXU8O22ZRtzxWJdy/ZNaV41B21HcRTatdNLjb7CtbSY3tIWElsdndgKqpof9t6q8VpKEXGTk4pdM8Lag+uxxyKTBA2S3rWj4x1hk1q1ntrRoDaEDeB97FXJfEMfiHUba/mlZEiULIpPWrWras9nod3DbP8AuJyNuO9cQluC6HcCGOWFdO8EcFvA4AjjHJ/2q0fD8P2ua+mYj7O6Yrl7a1+06rPHB80asdw9KDpi7nZQSoOKiksHEqxIhaQ8gCpRoOpk8WjgfSoLm0vLJD5sDAeuKzvOZ2+/z6Vq6JKu+QE8kYAq5qGl6jJpxmZSYV6A1lW1vLdRfKCpXvW1ZKLyNbXapuV6EmmXVm9s5jkiZZe+BwazYoc3DFgwQe1SSSKyMkaZNUucFWXFN3BTjtUZBDbweKeWVm5GeOKZJJ2Apruwiwo5rc1Nk/4Ry3DNmQkcelZC4C8csKY7bVbuTWjDK1lobll4Y9alFokGlJeSYKnnFZovmkYmNNqGiK4uxdK9ucYOdvrXY33xBurjTYLCOIQzRjDOO9c7b6XfXNwzxKX3HJYVr2OiRpcRy6gdsYPzlj2ro9T8e6fpcS2/hu3B2jDSVzOpavea8o+23hcHnb6Vmy6cgK/Z3LsByDUhuGs7Uw+SAH4as2WJdoETHHpVTzHjmBxuHTFbs+q2qwWbW0TRtER5u09a9b/tCG38DC/08FxPhSOuCazfGN3/AGL8PltwwF1dYbGeea8fCEgEjk9am03Szq+pC0inEUjdMnFW9Q0ifw9qccOplSueGBzXdeFvD5u1aTT7lNjjODzXRw6ZaaSrz6kqTXCfdrmPEt5qGroTGoeE8bc9BXCzm3t0e3nwHHIGelUIZQkysvOPWtETLdyLJ5I3oc8cVfutSlv1CKpG0Y21lzxETRLGChb7w9a6m6sdN0jTbaZ5B5ki52d6u6X4ptZAltBDuc8Zz0qxrup6sLZ7NVidZBwCwOK8+ns57JHWVAshOeOaz14JLr8wq1BM8oCl8bDlRXpvhm/g8bWqabfSrFLAuAOma4nxbo76X4lNnaDzWre8P+ErvUYQ03+iBfvFuBWu+oaJombKS6EzHgkDIrH1nQEjQaro0qkDkhW5P4V1HhTU7LULJIZCI7gj5g3BzWR4rEVxK9nKigL/ABAVwN3aNAxUZUdvcUt1qEr6bHEMmNe1UofnxzhieDnpW8/kW8MQmvvPOOV/u1fi120stDnjiciSQYAFV/BTlNRmZ4vMMnrXctoN46lE09UjfnfnisLWNT07wxCwiCS6oeMDkLWbpnxB1ZbR2ntkmz7dKZcePPPt3hudPUb+5HSsy00Sz1mGSa3uRHNnO0019Fu/D6rfzDdBnBNdLbeLYdW04W3k7EPyZxWPP4c1mK78mxJ8puQcdqiHh/V7G68xom3LyH9a6XRZ57+OSLVVWKbpGT3q3d2Y06MQPYJKH6yZrBurWGG8HkR7lP3gOcVlTW0aXjCUFQfWnQWVleM0cR/edqWTRjDcr5wxF0JqPUNJW3JkhOUxxWS8T7CVjYn2FRIXWRQ6kHPRuK6XUfIv9AjjjjVJ4z/e61zrwT2gBnQru9utIgWaZI+UDdSRW/p+oadZytYakolgcYDehrI1K4UE2kEha2U5Wqwb7oPbpUiEqd5bDDpSTM0pyfmJ71s+Ftbnsbz7MZQkcnGW7Vv3Phy/8U3Eq2cpa1jGWboDXMX2j3nh6ZopYT5bcZqpDK8Mvmp930rchu0itxcYBz1FZeo33muHQYU9aqqonxh9uaZNALdsA7vepInAbaFDKw5rp/CHjJ9JmGk6gm6xdwRntTfiRqv9peIIUgk3Wqr+7weK5fdjtTJBtMcsbMko6MDipmNzrVwsdxcEleMsc13Om/8AFK6UHhuGWRhwaj0ZdZ13Wk8+ciJiSc9xV7RbF9a1K9tYnKC3Ygt6VfX4WaVqjs8tyzXJ/irlPE/wu1Hw9E93aym6tk5IA5FcvYzFoy/K+o9K2NOYT3cRixxw9Vda1BLbxJFIqh0iIGB3pmqXsWs34KgqcYC54FdBoFnpFvp8kE02bphww/hqrJ4Yu7VP7Qk1BmgbOwlqqXVo8Nj5gYzuvLnrWLGwuZSWXNEsfkP021teG9D1XVdShu9HVo2jPzuD2r0a38AXU/iSDUb25EhUZYVz3xB8bO11No1kvkonykrwa4awtbqdRCCMO2N7cmtmfRJtJvIYoNSLsV3N82QPap4Ndgmu/IuQYLuM/u7hRgNW1JqlqsR+2p/pDD7553VgW93HqM01rfIIyP8AUnHWs5rd9PaWK4GY26DHSs1IEMUjZ6H5RUWxjgsSTVywjZ7gs0ZcgcLimxajc2lxJ9nJiYnkV2Fx8RdTtfCgsCxa4kG3zO4FcEolZjLOxeRjkljmrlj5rq6Q9euKkuJ457YRyLtkQ81reBdHOs+JFQE/Z0GWwcV6n/wjcF+01ldKJLEjaoz0PrVC1+GMNmRGl2otkbcFxzXT3z2ljaqm1TIicYHNYmg3EeoG4fUfmiDYj4qe60nw9LOGa5VZweBu6VW1Tw0iOjPfllbpg5rFYWcN8bLTYg12vLu5pw8KRancfaL6YMF+8qjpWHrOmWNrdAaUDsB+Zh1FNGy4tTbySE57kVVsreKWU2VxeKgB+XNb/hu3huLuW28uMGL/AJaMOGFP1Pwvpl1I0t46gg4GztWOnhvSobpUjneV92VB4Fa9z4YkndZ70J5Mf3VXnNOfRNMv7cq1ltPRWHFZ8PgbTX85ZGJlVSy5rz6b91eTQuvKsQKJAUAI6GnxEeW240zG0cGrOm2f2zXLW2J++wziva7qaLRNMt9M0/G6XAcjrVLVrGO8g8m8AJRMg15Jffub6aBOFB4p1lciJPLlGdxq1qNrB9nUj5WNZ0MUe1ldvYU1LKZ3wmSvvU5t2s3XJByOahkYbunJOBVlYgLwLesSqLxmqbs29tqjGeKVm+XkjaOgrR0aBEm+0zcH+Fa6aLzdYtXwoeVfujsKk8D30o1x45M+YuVK10en39j4U1vUXvTtaVdwj/vVg3fxLvr278jRIVgJOMkdait/ilqunXbW2swrdW5+V1Arnbp7W71KW90uPNo7bnhHVavaXpH9rakj6ext7YjDsw710mp+FdI8PW6yX6/bbqfiJF6msm7+G9/JZve29sYHxuEZPOK5aJ/skpiuVMciHBB61e1O/u9V0praOGTy4hkEHiuu+HcOn634elsVXN191i3NZviD4W3WjziewvEdXOSueladr8P7O80sNPdxm7I4XcOtR6Bp3iXwTfStDbG4tpOw9K6tPHklvFJJd6bJHgcmvEdUvRqOvXF4RgPIT+FTxQ3d3IrWsTmMcAj1q5daPrVhD9pmjJVhkgtk4qtqGoR32npCttsdBndjnPrXbeHbCDxF4MaTI+1Wg5J6nFcpfW0808bQJhwe1bFlp9/eW1y96ijy16tXJptkWRFPO41PZW80Eu5owyetakd8mnyi4SPL/wB3GarWuj3nibWjJaxFAeTkYFV9WiaLUHtWX54hggVnqoOQQVYetOWRrWdZoT0+8KsyRR3kvnkhVbrWr4Q1KTRPE0UUPzpOdrAele1mzCjdHIUQ88mpYpPs0ZuLhw0Kjsay7NY7p7q+1BtkLnbFn0rL8QaraaNpXkWIEIfpKwrhrSBNR1OO3glku72Y5MiHha9R0jT1sYEsb6Xz5MZ3HtWBrfhuC71KS5ilNtOvAKnrWWj6r4ftJcv9qhfhsDJql/ZmoLi/sYgkbclXNV75by+jQqixsDhiBirdr4Ls5kMl3fqkjjgg9DVGSxnsWe1huGkVekq96tW8kFs0cMc7TysMsDzzW3a2Iv5cX+yCMDgjg0l3KNKvYYdJne6VmG8NkgCt+4t4m2SqMHHYURWYMxeYbkxyQMYFeOeLxZnxNcmw5UGstJH8nacZNJ5anAzUwtkEJO7pW/8AD7TGvtXlum58gcV6RLa7BBOxy7PVh4kmupo5eWMfFeMa4dusTCPqrkVTlJOG7irD3DSxqZATiodoklGOO9acKlIuXxVCeUyOUTLEnrVvR9NbUdYgg25VSGatTVbe2k8Wm3bAgCc/UVy8x2zSBVbaGIH504RGSQKoIOeD61qxQlG/eZygroPB+oKb+JcgLuwa6w6Ta6H4qfVHKiJl3e2a4nxPfSeKPEMkwZUijHX2rmMmC8L2cn+rOc025u3uY2MnMhbJNT+GhdHVwbVCyLzIoHBFew2y2Utok1qqRRRLukUDHNcxqWupbaj/AGlNiYg/uEPOKz5fG2pard833lTOdqxCsjxZok+jzQXF5OJJrobsAdKr6V/adzA0do4w/BWrujT6l4Jv5o4l3XE45YdFzUjLrmpTPNPcy5OT97is9rya0BWWeYSg8ENXf+F/HMkc1tp+qv5kEmAkhPOa6zWNMhuYZ4HAKyp8hAr58vrdtN1W4tZByrnaPatbT9curbTzaW6j96cBsdDUaJrUt6ttO0xLcDcTg1LrpEJS1SLFxEv7wj0rtvg1pVzJBe3DnFpJldppfEWgJpLyXOnbpXRtzj0ritT1e+1MZV3jXoVU4qGw0iS4uY15VT1NdfF4fsotkfn8/wAXNbsPh+38pDbwKxH8Tc1F4ueXw7ocMsaqskvGYxjFebQLJfaukyycv1LetO1TTZ7e53oN+T1HSqZaMnZKNrVESYiI4m3FjhV9TXp/w/8AAyaZGuveIGEbjmNGPapdc8by654hXS9FhdoVHzMBjdVy3sbyUZWZ4mTlonOcmuf1/wAXXSajFaXEDYU4CKODUeoR6r4pmhtBaNBAo+8wrf8ACfhKXwncy3IlWR3HDEdK6G4dJkEvmZlPXFZ11FFbxmUylmPUE5qrBqMiTtEu2VSv3SKyIGa8vJhf3DW/PyJnAq5Jb25G0zqYgOcHmooZtHhASJJJXJwATVtY9QuFMNtbpBbvwS4yas2nh6zgAVot0n98etakmi6ZHGJbiRoyo5y9Qtr+gWeESeDI4zjmsfXfiNpmlxeXYoLmU8kAViX/AMV3uNNMNvYMkjrtJ9K89XMs0sjZ3Mc80EEjHpSJuLHA59Kvabo2p63K0NhAzEdT6V6V4N8Ly+HtLnSeTNxJ94eldDqktvZWNqFOWzk1BJcraxS385wgTgmvGb+cXWo3Ew+7I5IqscdzU5mzGFApked+49qnuJ8xjb1qSKBoLY3LDjtXS+A7ZlF1fuMZHy5rH8o33imaMBnLAnjrWHNMUmdcjhiOnvVy7uAunWaxgCRD8xHepo9QF31U5A596jsp2S4PktsYNnFdr4v1j7Z4SsWjYhs7XavO45GETxeaylv4s9RTI2WEbYzk9zTidsZbHz11vhrUIfD+myXKxiWSRcsQOldN8PL6DWNL1T7WChkJKD1FcDq9rc2l3LMxZrVWKjP8NdJ4E0+3k1BJ5IFuJFOc4ztrsPilplrdeHo9QMY82LCjHavP7S2udIgivYWDRsuSvcVFb6o17K9zIMs579qivJ9R+0BstFC3G7PBqpcvGUIJDsO9UNQmklELxMVkjIK47V7j4b1ySTw5ZXEqidsBGPXFebfFfTfsPiBLxItqTrkfWsi01O3TSREsGLuM7gxrW0/xHutWk1CSMXIHyADkVFbadb39neagZ905U7gTWfoXizU9BtGgtJP3ROSK9M8Ja9/wkWjzG8hC84ZvWqer+E4InE1og2kZxWZp9pK8jwRQEt646VY0jQNROov9oOIs/wAVdtpulx2wwZjz0GaxPipZh/DcXzbXTkc15Rp9yoXDLhgOSO1dLp8yXOlzvIuPLGQzd65UWb3bPOemeK0fDWmWX9qmTUZRGI/mQnpmun1uTWr/AFCxuBci6sQwRY4umPeum1todAeyvra2jixjzQBg1eXVVvpGurcK0bLkkdjXLXVzbHxBb3M8Suxbb0rv2mPypEiYIHQVFcO8cO3yyynqKqyQhlDKAjH+E1UnsmtkMyxGVj27VS82EqzbRHcHqKjh0eHUEaW7428lvSuaudS8O6ZcSJummYcEBql0C40bUbzAk+zuT+7D+tdvHFNZRMZ7lBF2Y9KxfFnjC28P6csdnIlxcyjgr/DXA2v9sa8ZJry4l2kZwpqvZaQ1xeGBSdwPU1px+H1t9VjWXbg9Saz9fWK31AwW4BC9SKxWOGJYYFT29o12f3POKsRaRPOS6AgrXY+DfES6PI1vfoIyeBIoxXo8cMF3GtzBIJIpBywNUdQ0H7TKLhZR5MXODXn3jrxCbmEaXatgA/NiuKjiIAX+7SvEeORTQuQRg09FIGT0oxt+c8rViCC61e5jtosiInFen6Foradp72rEFhgGsKx0mWx8VX96qb47dCCB715/dB3u5myoy7HH406SIOmd+D2HpVnTImeYBhsb+dSpZSPqDCPjmutttJL+GtRivCMpHujHvXnMTDbg8leKlRUXJIq1FbLNaNMCdyngVraLcLBbyLcp98YAPSpdG1C5t9VjslZY4pGzxXUeOLKPTfCjo6jfcSgqaoeAnOjeI7ZGV/KlTLk9K9E8VwW+veHri2tJ1ZkO/bnnivLpbpUs3UN8wBQr2rl47p7F2iU98ipjqc13Hslc4HQVVJP3VNI8vkLuIy+K9L+FUc8Wh3N3dufJcnYjHgGuU8d+IbrWtZ+z3ibY4P8AVmucIYoCh+YnFelWXhTTW8IZu5IvtUi7g3cVxMLto9vcQwnzAxK5rLCSLGXVSfUV6l8M7jRdN0iWS+v0V5TzGx6V0tzq+iljbx6jGf7jZp9pp7+WZreRJB/fSr6pP5Q3qHPtUsStAxmeM7YwW5rxjxR4ou/E3iGdZJCttCdqp2qrZXWn2gbzYmf1xU15qbavZrBaJ5EKnnHGappbGKPYJvwFTR2E0n3hnPGDW1ot9q3hpi9vbNMh6KwyBXSWWv2fi5JLPWT9knxwW4Ga5nUTeeHbxoIbgtak8Op4NV5L157i2aNS37wZr2VVAtYJAuGKDNVrm8WDCMeT0qhGQZi5JP1qaa4dUIiPzEYGelY5tFsrd7i7YNJnJI7CuU8d+MUNmlhpDEbh+8Za43TbeJnBm+Y9STVy9a2uEH2b5JIjkMtdDfalqWt+Gbe1ldkSM8uOpqmnhhYLeO8uJGePOPmNdEdYttIs08q1PlMu3JFYuhXSDxDLIikxn5+ai1LUZLm8nnThc4UVlwWLX9ysCtl5Dl29K3Lvw5aLGFRg+0ctUNhpULSBYX2sp5x3rpI4LaGIKYiuByar3MNtcxERxKxHfFULfUtU8Mv5sMhms8/NHnoK7H/hNbLUtAnexGCkeXU9c14tNM9zeSzuSCzHGaUM2cA8UrHbyaAylxg0S3GFIx3xU8ny2isq5yOa0PDV5LDMzsuEXofevXtOj+0afaPj97ckEk1zN1f/ANm/EC701uUuoiT6cCvJ7xohezjPSRv51uWWg3WtWsf9nxZaPmQ+tEVzFoeof6SBLJECNvvVAXtzdXLOg273yNvYVe1i/nhhWOK7ZmdcOuaxX8oxgKpDdzTo7SWWMsgLAVJHHJGu1Mj1BratL23a18q9UK4HykVq/D/Ql1jxW1xcnNrAm7J7VZ8caqutakqNIv2G0bYqr3rqtE8UeH4NHCvCguIkwu4cmuJ1bxFc3d00sTC3jJIxHwSKo2EX2iYqynytwLMapeMre2ttUhktCCsgwcdqxRzg5wacSc4WnC2kulYx8lR81enfDK4ttU8L3Oj3EpSdSSnPNcx48u7Nr1LC2TM8Aw71yyt8y44xVqXUbxsATOVUY25qCCO6vZzFCGcj5iBXQ6Zp/wBt0a5EK5njOWXvVDS7aJywnjxlsV1h8PQRQKWQDPR/SolvdW8NyrNpM7XMf8Ueciu58M+OIPEq/ZhH5F6o+ZDxk+1bk7XQR4SpO8YNeU+MPBp0mR7/AHKkTHJHcmsPRdDN9umum8qBvuZ711Wi+FIRbMZScMcLUieHLRLoo/Ra0TpVsJl2cALxUlu7RzBWXKCsXW7SI6llbc/MN2QK56/d/szRyMW+bgHtV3w5Pbv/AKG+BcNICjHsK9QPmW8QEkwwAO9Z9w9vdOpaYcdOacskMLbCxb6Uw3QkbyUGGPTNY3inV4NH0eWCaRXmkGMd68mQ72dyDljnmn28hikG7lSeQK0EWBw6ojLv4B966++kisNLsbEkKWUEmm+KtUt10q2tLaQNtwWxXOajrjS6esAOccCp9NujDpWQuJXO0H2p9x/olsIhiWeThVHXNbehaJNp9qJZYmE0n39w6VoNaxlWjkuIox1I71nS6TbuyyafK7HPO2r8azRwlbhwVXrnrRNLDPj7NE5KjqnSopdLlk01p2fY3eNu4rip47jTbyWC33fvBlwPSqrlJDjpimrbvJGTECcU2GNZ32SMVIq3/ZCkZVjj1q0mi/Z4FuCNyk96fqyPDp24RgBumBWh4eti1jBD5JLOwYnFerRnbBAQPL8tMLXl/iNXsfFa6h5pkldSOvSuNmjR5nYgZZiTW9ceKZ9P8MWVnp/7mfkSSJ1b61zYjllcyTNukY5JNWYXkhYYBAHU064jGozBrcfOOvvTDaStGZJBtUHGK07DUbZNNMLKUmU5B9asaZpk/iC9ENmAI1+aRj2q7aaBpcnicabezuIivMmeBV/UNR0/wlb3Ok6HJLJJMcGU+lcbtEYKO7E5yc+tWI7f7RFuDdO/eon3FMEkEVpaPcsIGVmyOh96W4a1tbS5F0okc/6vPUVza4YHHWlAYjAHNbGnWUq2MrJ95xVLTNSuNH1ETQkq6nmm30r3d/JdtjdIck1CLd2G7+Ggoy8jPufatzwtFcxajvsY98rDHPTFLeT6h4d8RfaJY2iWY4ZMcEV0EUFrJciSIoyP87Adq6EwT39kblbeRraL5Qijlqu2Gin7GJIoDGzdVcVm3XhuNNSS5tZ1tbsHOAcFqn8Q/E/+wII7KCNZ79RhieRXn+oavq/jC9QXLkHOREvSuljsp4UiiulXYoG0D1rpoCFjVFzkL+VQG3P21v8Adyc1XvLyOO6REO445qxPuNuJYSMng1U1RpPKibjBXaWrnddiS205GkAzuyD61RitfMeO/siN6dq6+18Qf2hYi1uRtueg9WqW5QpEg8vbs+9704XCTQ71BV17ikSPzJ4roSEDoc1wfjuxuYtbF1MS8Mn3c1zZzkbeKRgVYHPWrdtcSRurcMqnOK1dc1E38MMoOCowB6VVLCXSRKRlg2DVW1i+23kUKrjJ5+lb7QojSSZAhtRj6mtv4dadHe6s+o6koOQTEjV0GoahfNdzWv2UiNz9/Haqlvp2nJMZLmKaTI5zU8F5b6a/lWdqAjHqw6Vj69qk2p3KwQwBDGf3hQferVtLb7I9sqkJHKP3me1V9Ss3hvEt57gs0rfKAe1QeKrS00lI5oRud12uxrzlwjXL4PysetX1C2ifLKOR0qs8K5Eu4AMcVOZJGQRRuMDv61qWeh3zqjXN6ohPOwmrHiTVYDbW9kkY+Ujn1rttG0xn062uIkUDAyRWnPvJNpCS5P3mPavNb4G68aTWqNuWJD1rkpyy3Eg+XhiP1pJFLP7dqaCyOM81dDh49ide+a3tN0eExJIH2Hvirup6HGtvvSZQo5wT1rkbqIrNkYJFXvDuuTaJelRgQzcMRWvKlvqGurdM22GNdxx3rD1C9S71OSWMYRThMelEentcRlt4J6mq/mPaSsM8elWrPbeQOjkb2rQ0PRpS7qQd2flzS63o0aJI11MEZRwM9a5QEIflOamTJbOeatR6hJD8ocg+lROhZyzkfNzSl0UqjD5e5FbNtp9hNFtS62sR0Y0zUfD1/Z2XnybDbn7rrWz8OrqKJ5RK6rsGQxq/4guY/Esv2h4wIbbhmI+9WDLZ3c224sAIIM4y3Ga7b/hJJdD0O3tjcR5ZeSp6VnQa9JOxYXk+49N33ap3etxASuXeW5Qff7CuCkka4uZLiVi0rN1Ndd4Y0ua3kW5DKxPOa6m8tLq4tw8KsWTnNZ9pqd7DIUYLvbg7qkl1pzcGMn5iMHFU5bkwsWjQv6t6Vo2GpR6hZm3XKsOSah81mJgLb1HrWF4vlItUjLA8cCqujxmOyRg5Xfwc1qTadc20kd1E26SHlfcV1R1CLV9NgmjGJBxIvoaSWzZiphwBj5gOlRx6fKG2RbnYn7vaqHjnQhqNlAst3HA8XJUnBrzS8tfs1x5KyB8fxCogARhjkirFoAZVjP8AGcCrephIGWJQDtHOKrRXBSFowBsPNXdMsJxbNfJn5m2LWpd2/m3NlpEPJlIedveu0tdKePW7eKzPywx9F71Z1W7vIJVaSJz24FOtHlKkzL8pqe9Nta6Q7lA0rcD2rM8O6O/2lbiR1CZzl+/tWzqc1llp5IzsjHITtXmjau+peMluYJGaKI4VWrY1B21qERkMSGO72FHgPw1Zazqt9DdJlIl+X61au/D+ltLLp9xEYpkOUb1qvJ4JsrW8FsXkfzItyD/arEufC88U6pZAvKGwydxVrVtJbTtPWSZ5jcg52DoKx9Ttp7nTUvRHsCfez1Nd58P5rrVtIISchY+q+ldXfTQaTpM90CC2w5Y+teIwXskt5cagh2u5IzWe6MzsxCZJzUcrENkGo1JDcnmrafKSx9K3tHlKwDcwK56GteYx3SbGPbj0rmL6y8q4cAj/ABrFkbLhckANzW1qTSackCxn5ZY8msyLCoSOtTW908QbBps7l9rnnNIheGRXX5TnNddb+LLax01i8Y8/GBiuO1G+n1SZpp3PJ4XNQKoA5qYBVBaonO8hgKVwzgEnpQGyOe1WLeL7U6xuNv8AtV16aRcaZHbRajdPNpM+Of7pq3feHYtD1OKaBC9nKvyY/irN1LU2KyW8cRhReqEYqi1/dS2KKjboxyF7U7SLKbxHNIi7P3fXJ4FbVl4Q1OS6MLyq0Q/umsnxVf29hB/ZlpEBN0kk71i6ZpM+rDZEyII+SSeTXZeG9Cljw0ly67T93sa6fW9UOmWUcEUg81+CO4FcbqFz9jBmMm+RuQPeqmkOxle4uDz1A9auyX0skJS3iO0nLHH6Vd0UkPJKI9qKvOe9OtYzMJb1iFjB4HrXGa3M11qTAsfQD0q3FPK1klqFAK/xV0lzdSw6VbRoczYwWqlp1xJpOsRo8pZZuWQV2lrIs0+Y22hhyD2rkPEfji802/ezsFXcn/LRa4q6vr7V7hpr64dmPvSBcLwc+5pscWQeaswRsZE2jLDpTr6RmbO3aw61Tz8hK9WOMV3dpGY9EgwNsaDdz3NJaz2OhSvqN3KJp5/mVRzis658fX4nZ7KMROeNw61Uj8c63HPulfzgezVt6f8AEsx/JqVsAh7qOldDY6zZ63IslhIrADmNzW9GRNpTRLEPMTnb6fSs++uYIvD01xE/+kICJYn6kV5r4atpH1me7KYhXJ/Our0ovazXCSYKyZKmqnhjxG3g/wASym9TNrctgt6V0WoyW/iHVrnV7NybaCLhvU1M0ksmp6RcL0YDNZd99ot/FNzfQEqscnIHeuiklglure4uIVlS4XkHsa4/xzCIpWhj+SLGQg6Uvwq1aKwluLRskyn8q6H4k5Tw+0MLFQec15PZoZFx93aPu+tVmdQxGO9Mdf3hJPFMBwTkc1NEx4D8qatpIxwkTELW5pkqiKRnYsAP4qp38fmgSYIJPBPSsS9tGjlQnoTya2/GFs8Vrps2DsMQGRWMOIgeMGnKgMZ4prjbGAR9KfGHmGFUkqM1VciTcWP4VEQFCleQexp4wWwxxTiy8ckigHc529KUI2Cc8URRh72FCcITzXWa7p9tAloYBgNjJFd7pyafr/hFrJCHMQ6dwfWue8M2s3iNrjS57+RZLN8RE9gK2dc8GveaNIBg36DAZf4xXl9pZX8N89nICNn3wOwruvDF14a0mwuHaVhKfvBuDmqup/EW3t4hHosJ3kEFmFcBcvPe3ck9w37yQ5NammLb28eTK6uT/D3r0jSIorTTBdySF8LkJ3rz3X/EM1zrDMvO0/pUEKT30yzuSyA8Crk6vv3D5FxgfWugsY/tOmx29u37zOWI71cZZYUNsVwX+U8Vm6sY7GNLdpdkSDcRnqa4+7WV3a9RcRE/KTWjpN3BIpN0GVuxA611OjtDfxSTIu9YRwp6VzUl0JfEsMqA/extruNdu7fSdGkuFwJZUwteVyB2IllOZHJJNMMZ3cHrTgvUE4pmGVxg8Ves7kW13GxHGeas6qYxOJR8wfsKrQ2sl5cD7LFwnzGtzWbueLS4LTOGfnAqhb2bxxNPeQuY1GNxHQ1QiMEpkC5LdqFs3Kh2IXnFXJ/D9wlo10Crp7Vn2V1NptytxCGRVPzYr0mHxAb+whu9Nk3SKAHH8R/CsbxPdXCBbmcFWlGCR3rA0/U5oImhhAIkPIrQ0/VZZdSTzwyLH1UelVvEjm9fG4Dc3yj2rqtCnS0+GkkGD5jy7dw710CI0Uukr/dQGotfC2RjmI4muQG+lO1m5hsNRtrdT8srBl9q5j4k+aL6KRT8pSp/hTp0bfaLqVQSp+U11fi+xbV9NMMYxtHWvJLG12anLazHayA4NZcsgWVxt6MRSmFpMBaYUKnbgEirthp7XLhSwAp99CLcmOBjx3qZ7ox2kQKkqOvuau6nc5sI7abCMRuTHpWCyymHYz7wTgZ7V0WmTP4n06TS52CvaplGPfHasQ2FyjeSYX3KPSo1lwhXBDrwyntUqFZoyG6L0NaWjRCKyvZlG9sYUelc2hPmHeMHJ4oYqzehoK4bA5NOXKjaRzSNnOE4pxWQqADx3pxCgoR1BrpWvRepp8MhG3eFY+grovBki6L46uLCRs280ZZCTwabqLXHhfXrq6s1DpPnGPWqOn+KtetbppruOVYj91ivFVbPUR/adzdysC8vPNY2oSxXEzyKuHY9qqR4Z9kmFA6U7TbNrvUjAAWVuhro9M0j+zdQX7bEGjzn6VZ8VeKIIl8rTxtJG3ArltOhDu1zcDeTzg1p215FbgkABSeF9Kp32piV8YwlOtdcnslzB8rDpXSwa0RaJcTyh5m5xXNa7HPqV2lzJJiItgrmt7xCunXWn6fYWGBtj3SBe5rnVLwyeU6ERZwDjtW6+qDTtPK2fyxkfP6mq3hWH7XfvdzJlU5FReJNY/ti88lQVhh4xWC+8sVfGOxqEHDcmjBY5qQYKjccAVZgCOoYjIFT3zJGFZem3gelaHh6R4IWn3D5uDn0pNOuIL3xCxuSSqcIPetrXNajhRNNXaY5Pmc4rMs9M043LSPcKi44ANVdQt7GKImC7Mhz0qOzup4vuvvh7oTVkS2OoXyW7qIUk4JHrTb/AEu88J3y3NtJugbupyCKj1rXZtStFjcBlPQ+lZdpaSyMnlNsbPWu+03Rbe3tImurhGlk+8c84rJ8S2dnJdRpAxEuQAa7HWNLi0jwvo1lb8+dKGc+prSlYC7iLLgRqFFYvjQPJNZW0bcFxIRTPGarIthPHw8SCub8XzPdafbXDHjZg1q/DK58sGJ+EfmvQ3SFGkBkDh+AM9K8o8XaM+keIvORSyzAlR3Fce4HmNlgOTVlHDW2Pusveq0KjzfNc8enrTxdNDcZQGNqBeSFWSXncetT2sxaACU70U5FaE7xXml7iuZUPB9BWSygBcVseHzbwWxnTP2lZMnHcV6Fo3i/Rb24SG+05IpAQu/HWub+Jnh6HSL+PUbFAba5HJHTNcpZ2fnuEYlPerVqZLKS4jR8jGK52QMJnLcnPWgKN3NKT82Vp3J5JpAD1HWguy0ol2g55zW9bw2I8ONKs5/tBTkJ7Us+qOb3TbsAiVQEbHevTY9JS8tDJcKPNlTdEDWBrfimKXwrNpkiIt7bvs6ckV5yJZS/zH8KR5BvHNJL+8PB5FWtO1CaxkzEBu9a3W19DbgTtvZup9K5yeYXV402MDsKBcSopK1IP3kYeQ/UVEdhQ5bjPFLK0QVQTz60krzRorDp25p8NybhhG2WJ6+1a15phsIIr+0m3OowyE1G1/JdxIHiCMOc1n387yyKN3J4wK7bw7ptxZ6SWEfMimuTuraSFpxKNrbiSazJFHHz5NIIx3NLkKQO1GA4wa3dFsFuflHGBmotYiW2t3SRPnzxVmyTGjksm0Bc5rn4ZpYZmmj+9nireJNRgeadiJBx9adFpii1E0jsCDggGonso/PxHkhj61P9mNju3NjccCi4sRFKgVz8/Ib0rQ8+6k0trWUeaqD7xNY1jA1zcG26Fugqzpybb9oLh9m04rtV0+CO1WaNxKSOPmqmsYvNSsYRGGfzfmx1Fdt4jxc6]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//4-haziran-1878-kibris-in-idaresi-ingiltere-ye-birakildi/121/</link>
<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 10:30:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Müziğin İnsan Psikolojisine Etkileri</title>
<description><![CDATA[Yavaş ritimler,sakinleştirici melodiler ve doğal sesler,zihni sakinleştirir ve kaygıyı azaltır.Müzik,odaklanmayı sağlar ve stresi hafifletir.Ayrıca,müzik terapisi,anksiyete bozukluğu olan bireylerin duygusal dengelemeyi öğrenmelerine ve kaygıyla baş etmelerine yardımcı olur.

Müzik,insanoğlunun yüzyıllardır kullandığı en güçlü iletişim araçlarından biri olmuştur.İnsanlar,duygularını ifade etmek, ruh hallerini değiştirmek veya rahatlamak için müziğe başvururlar.Bu nedenle, müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkileri,bilim dünyasında da sıkça araştırılan bir konudur.
Müzik,beynin birçok bölgesini aynı anda aktif hale getirir.Yapılan araştırmalarda, özellikle klasik müziğin hafızayı güçlendirdiği,konsantrasyonu artırdığı ve zihinsel performansı olumlu yönde etkilediği ortaya çıkmıştır.Bu nedenle, çocukların zihinsel gelişimi açısından müzik eğitimi almak oldukça faydalıdır. Müzik,beynin farklı bölgelerinin uyum içinde çalışmasına yardımcı olur ve yaratıcılığı artırır.
İnsan beyni,anne karnında 16 ila 18 hafta arasında seslere tepki vermeye başlar.Yeni doğmuş bir bebeğin işitme duyusu diğer duyulardan daha hızlı gelişir,hatta bazı sesleri ayırt edecek veya duymayacak kadar ileri gider.Bu,insanların sesleri tercih ettiğini ve beynimizin belirli bölümlerinin sesle tetiklenen tepkileri tercih ettiğini göstermektedir.
Tüm bu bulgular,hem modern kültürlerin bir bileşeni hem de beyin gelişiminin anahtarı olarak sese olan takıntımızı anlamaya daha fazla odaklanılmasına yol açmıştır.
Müzik günümüzde özellikle tıp alanında kullanılmaktadır.Bilhassa psikiyatride veya ağrı tedavisinde terapötik önlemlerde,aynı zamanda inme veya Alzheimer hastalarının rehabilitasyonunda.Araştırmalarda,müzik terapisinin kronik ağrı sendromlarındaki öznel stres deneyiminden bağımlılıklardaki ödül devresine,Parkinson hastalığındaki psikomotor yolaklara ve hatta otizm spektrum bozukluklarındaki işlevsel bağlantı değişikliklerine,komadaki hastalar ya da kranyoserebral travma nedeniyle konuşma yetisini kaybetmiş hastalar için de kullanılabileceği belirtiliyor.
Bireylerin hislerine göre seçtikleri şarkının temposu,türü ve melodisi değişebileceği gibi dinlediği müzikler de ruh hali üzerinde etkili olabilir.Kendinizi kötü hissettiğiniz anlarda hareketli şarkılar açarak daha iyi hissetmeye çalıştığınız mutlaka olmuştur. Müzik bireylerin duygu durumunu etkileyebilir ve hissettikleri duyguların yoğunluğunu tetikleyebilir.
Özellikle yavaş,melodik ve sözsüz müzikler stresli durumlarda sakinleştirici bir etki yaratabilir.Gün sonunda açılan sakin, sözsüz müziklerden oluşan bir çalma listesi günün yorgunluğunu atmak konusunda etkili olabilir.Sözsüz müzikler, genellikle meditasyon ve yoga gibi aktivitelerin arka planında kullanılır.Bu tür müzikler, dinleyicilerin nefes ritimlerinin düzenlenmesine ve rahatlamasına yardımcı olur.
Müziğin olumlu doğası sadece duygular üzerindeki etkisinden ibaret değildir.Aynı zamanda yaratıcılık,iş performansı ve bilişsel kapasite üzerinde de olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.Nitekim, kaygısı ve stresi azalan kişinin sonuç olarak yaptığı iş her ne olursa olsun verimliliğinin artma ihtimali yüksektir.
Bazı insanlar için müzik, ruhsal bir deneyim sunar.Müzik,meditasyon veya ruhsal uygulamalar sırasında içsel huzur ve bağlantı hissi yaratma konusunda kullanılabilir. 
Uygun türdeki müzik, uykusuzluğu azaltabilir ve daha iyi bir uyku sağlayabilir. Rahatlatıcı müzikler, uyumadan önce dinlenme ve gevşeme sağlayabilir. 
Müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkileri kişiden kişiye değişebilir ve müziğin türü, kişisel tercihler ve deneyimler önemli bir rol oynar.Ancak genel olarak, müzik insanların duygusal ve zihinsel durumlarını etkileyebilir ve yaşam kalitesini artırabilir.
Literatürdeki çalışmaların neredeyse tamamının,genç ve ergen bireylerle yapıldığı düşünüldüğünde,ruh sağlığını olumsuz etkileyebilme ihtimali olan müzik türleri konusunda daha çok bilgilendirme sağlamak ve bireyleri bu konuda bilinçlendirmek,hem bireysel hem de toplum sağlığı açısından faydalı olacaktır.
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//muzigin-insan-psikolojisine-etkileri/120/</link>
<pubDate>Fri, 30 May 2025 20:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İNSAN HAKLARININ ÜSTÜNLÜĞÜNÜN ÖNEMLİ KOŞULU OLARAK BATI AZERBAYCAN'A GERİ DÖNÜŞ</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">21 Mayıs 2025 günü Ankara’da Batı Azerbaycan Topluluğu ve “Azerbaycan-Türkiye Evi” Birliği tarafından ortaklaşa olarak “İnsan Haklarının Üstünlüğünün Önemli Koşulu Olarak Batı Azerbaycan'a Geri Dönüş” Uluslararası Konferansı düzenlendi.</p>

<p style="text-align: justify;">Konferansa Azerbaycan ve Türkiye'den yetkililer, siyasetçiler, akademisyenler, kültür adamları ve sivil toplum temsilcileri ile birlikte şahsen davet edildim.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/1_1.jpeg" style="width: 900px; height: 1200px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Panel Programında Yer Alanlar ve Panelistler</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Üst Düzey Yetkililer</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Adalet Veliyev, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Siyasi Partiler ve Yasama Erki ile İlişkiler Dairesi Başkanı.</p>

<p style="text-align: justify;">Dr. Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı.</p>

<p style="text-align: justify;">Efkan Ala, Adalet ve Kalkınma Partisi Birinci Genel Başkan Yardımcısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/2.jpeg" style="width: 1600px; height: 1200px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Panel (Oturum) 1: Batı Azerbaycan Tarihi</p>

<p style="text-align: justify;">Moderatör: Prof. Dr. Kemal Çiçek, Tarihçi, Hacettepe Üniversitesi</p>

<p style="text-align: justify;">1. Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türk Tarih Kurumu Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">2. Prof. Dr. İlber Ortaylı, Tarihçi ve Yazar, Türk Tarih Kurumu Fahri Üyesi</p>

<p style="text-align: justify;">3. Prof. Dr. Tufan Gündüz, Tarihçi, Hacettepe Üniversitesi</p>

<p style="text-align: justify;">4. Prof. Dr. Okan Yeşilot, Tarihçi, Marmara Üniversitesi</p>

<p style="text-align: justify;">5. Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur, Tarihçi, Milli Savunma Üniversitesi Kara Kuvvetleri Askeri Okulu Dekanı</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Panel Konuşmacılarına Teşekkür Mektuplarının Takdimi</p>

<p style="text-align: justify;">Takdim Eden</p>

<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Adalet Veliyev, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Siyasi Partiler ve Yasama Erki ile İlişkiler Dairesi Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Panel (Oturum) 2: Qərbi Azərbaycan: Hüquqi və Humanitar Aspektlər</p>

<p style="text-align: justify;">Moderatör: Çiğdem Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">1. Derya Yanık, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">2. Vedat Bilgin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, İstihdam ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">3. Zeynep Yıldız, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türk Heyeti Üyesi</p>

<p style="text-align: justify;">4. Prof. Dr. Cavid Abdullazade, Uluslararası Hukuk Uzmanı, Ankara Üniversitesi</p>

<p style="text-align: justify;">5. Prof. Dr. Yaşar Sarı, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, İbn Haldun Üniversitesi Haydar Aliyev Avrasya Araştırmaları Merkezi Başkanı, Batı Azerbaycan Topluluğu Fahri Üyesi</p>

<p style="text-align: justify;">6. Prof. Dr. Muharrem Kılıç, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/4(1).jpeg" style="width: 1600px; height: 1200px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Panel Konuşmacılarına Teşekkür Mektuplarının Takdimi</p>

<p style="text-align: justify;">Takdim eden</p>

<p style="text-align: justify;">Zafer Sırakaya, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Kapanış Oturumu</p>

<p style="text-align: justify;">1. Dr. Aziz Alekberov, Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Üyesi, Batı Azerbaycan Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">2. Zafer Sırakaya, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi</p>

<p style="text-align: justify;">3. Dr. Tenzile Rüstemhanlı, Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Üyesi</p>

<p style="text-align: justify;">4. Şamil Ayrım, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi, Türkiye Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">***</p>

<p style="text-align: justify;">Panel kapsamında;</p>

<p style="text-align: justify;">Batı Azerbaycan konusunun insani, hukuki, tarihi ve kültürel yönleri tartışıldı ve durum tespiti ile çözüm önerileri sunuldu:</p>

<p style="text-align: justify;">Kadim Türk topraklarının doğal bir parçası olan ve Batı Azerbaycan olarak tanımlanan coğrafi saha, günümüzde Ermenistan olarak bilinen devletin kurulduğu toprakları ihtiva etmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">1747 yılında Avşar İmparatoru Nadir Şah'ın bir suikast ile öldürülmesinden sonra Batı Azerbaycan topraklarında Revan Hanlığı kurulmuş ve yine Türk yönetimi devam etmiştir. Ancak 1 Ekim 1827 tarihinde Rus ordusu Revan’ı ele geçirmiştir. Ardından Kaçar Hanedanı Şahı Feth Ali Şah, Rusya'yla 21 Şubat 1828 tarihinde imzalandığı Türkmençay Antlaşması ile Batı Azerbaycan toprakları Ruslara bırakılmıştır. Bu zamanda bu topraklarda Türk nüfusu ezici bir çoğunluğa sahip olmakla birlikte Persler ve Ermeniler de vardır ancak Ermeni nüfusu %5 ile en az kesimi oluşturuyorlardı.</p>

<p style="text-align: justify;">Ruslar Türk nüfusu karşısında Ermeni çoğunluğu oluşturabilmek için bir dizi hamleler ile Ermeni göçlerini teşvik etmiş, Türklere karşı sürgün politikası uygulamıştır. 1905, 1915, 1947-1953, 1987-1991 dönemlerinde sürgün edilen Türklerin yerlerine Ermeniler iskân edilmiştir. Hatta 1930’lu yıllarda Milletler Cemiyeti’nin önerisi ve Avrupa ülkelerinin destekleri ile İran ve Ortadoğu başta olmak üzere birçok ülkede yaşayan Ermenilerin Batı Azerbaycan’a (Ermenistan) göç etmeleri teşvik ile finanse edilmeye çalışılsa da hedefledikleri kadar Ermeni göç ettirememişlerdir; çünkü Avrupa ülkeleri vadettikleri kadar finansmanı sağlamamışlardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ermeniler/Ermenistan gasp ettikleri Türk mülkiyetlerini sahiplendikleri gibi yerleşim birimlerinin ve coğrafi bölgelerin adlarını da değiştirmişler, Türk kültürel miraslarını da yok etmişler böylece hem insani hem kültürel soykırım yapmışlardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Azerbaycan, 27 Eylül 2020–10 Kasım 2020 tarihleri arasında yaşanan İkinci Karabağ Savaşı ve 19 Eylül 2023 tarihindeki Anti Terör Operasyonu ile Ermenistan’ın işgali altındaki Karabağ’ı işgalden kurtarmıştır. İmzalanan Ateşkes hükümleri çerçevesinde sınır tespit ve barış görüşmeleri devam etmektedir. Ancak Ermenistan’ın artık Batı Azerbaycan Mültecileri olarak başta Azerbaycan ve Türkiye olmak üzere topraklarını terk eden Türklerin eski topraklarına dönmelerine izin vermelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">İnsan haklarına ve evrensel hukuki haklar kapsamında, insan onuruna yakışır, onurlu, güvenli şekilde geri dönmelerine izin verilmesi gereken Batı Azerbaycan Türklerinin bu talepleri asla bir toprak talebi değil tamamen insani bir haktır. Bu hak Ermenistan yönetimi ve Ermeniler tarafından engellenmemelidir. Özellikle dünyanın birçok ülke ve coğrafyasında sistematik bir şekilde örgütlenmiş olan Ermeni Diasporası düşmanlık politikaları üretmekten vazgeçmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Başta Ermeniler olmak üzere Türk hakimiyeti altında yıllarca huzur ve güvenle yaşayan Gayri Müslim tebaaların, Türk hakimiyetinin son bulması ile kurdukları devletlerin sınırları içerisinde kalan Türklerin durumları objektif olarak karşılaştırırlarsa arada ne kadar büyük bir uçurum vardır. Zira Türk hakimiyetinden sonra kurulun bu devletlerin ana hedefleri Türksüz bir devlet inşa etme hedefli olduğu görülecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuç itibariyle günümüz Ermenistan toprakları olan bu topraklardan kovulan Batı Azerbaycan Türklerinin terk etmek zorunda bırakıldıkları kendi öz ata-dede topraklarına geri dönmelerine müsaade edilmelidir. </p>

<p style="text-align: justify;">Bu dönüşler insan hakları, evrensel hukuk kuralları ve hakları kapsamında, insancıl bir şekilde, insan onuruna yakışır, onurlu ve güvenli olmalıdır. Bu haklar verilene kadar çalışmalar kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Şeklinde özetlediğimiz görüş ve öneriler ile panel sonuçlanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/7.jpeg" style="width: 900px; height: 1200px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ</p>

<p style="text-align: justify;">Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>

<p style="text-align: justify;">cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//insan-haklarinin-ustunlugunun-onemli-kosulu-olarak-bati-azerbaycan-a-geri-donus/119/</link>
<pubDate>Thu, 22 May 2025 09:19:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖNYARGI AYRIMCILIĞI</title>
<description><![CDATA[Önyargı,bir grup hakkında önceden peşin bir karara varma durumudur.Genelde olumsuzdur ve herhangi bir olguya dayalı değildir.Önyargılı bireyler genelde belli bir özelliğe sahip insanları aynı kefeye koyarlar.Onları büyük ve birbirinden farksız bir gruba dahil ederler ve herkesin aynı olduğu çıkarımında bulunurlar.
İnsanın diğer insanlar,gruplar,toplumlar ya da nesneler hakkında birtakım değerlendirmeleri vardır ve olması doğaldır.Ama düşünce ve tutumlar olumsuz ve aşırısı zarar getirir;önyargı ve ayrımcılığa neden olur.
Cinsiyetinden,yaşından,etnik kökeninden, fiziksel görünümünden,dini tercihinden dolayı işe alınmama,fiziksel özründen ötürü eğitimden daha az faydalanma, arkadaş çevresinde hor görülme, cinsel tercihinden dolayı toplum dışına atılma,içinde bulunduğu toplumun ortak dinini tercih etmemekten dolayı ötekileştirilme gibi örnekler ayrımcılığın toplumsal düzlemde somutlaşmış halidir.
Aşırı genelleştirme, peşin hüküm, bireysel farklılıkları dikkate almayı reddetme ve klişelerle düşünme,akılcı düşünceyi çiğnemektedir. Benzer biçimde,bireyi ya da grubu hak etmediği bir dezavantajla karşı karşıya getirmesi durumunda önyargının adil olmadığı söylenebilir.Önyargı aynı zamanda hoşgörüsüzlüğü ve insanın saygınlığını bozmayı da kapsamaktadır.
Kalıpyargılar bir bilgi, duygu, davranış, süreç, karar, ilgi, yorum ve hatırayı sezgisel ve yanlı bir hale dönüştürebilir. Bu nedenle kalıpyargıların yönlendirici ve belirleyici rolü vardır.Kalıpyargılar,masum duygu ve düşüncelerin bile yoğun bir biçimde şiddete kadar giden olumsuz süreçlere doğru tetiklenmesine neden olabilir.Bu nedenle kalıpyargıların bireysel ve toplumsal şiddetin ortaya çıkmasında belirleyici bir rolü bulunur.Kalıpyargıların değişmesi zordur,çoğu zaman imkân dışıdır.Ancak kalıpyargılar yönlendirilebilir,yumuşatılabilir,zayıflatılabilir.Önyargının diğer dolaylı ölçümleri de kültürlerarası iletişim araştırmalarında sıklıkla kullanılır, örneğin konuşma hataları veya fiziksel yakınlık gibi sözel olmayan davranışları değerlendirmektir.
Popüler bir sosyolojik açıklama, uyum ve sosyalleşmeyi vurgular ve sosyal öğrenme teorisi olarak adlandırılır.Bu görüşe göre, önyargılı insanlar yalnızca büyüdükleri kültüre uyum sağlamaktadır ve önyargı ebeveynlerden,akranlardan,haber medyasından ve kültürlerinin diğer çeşitli yönlerinden gelen sosyalleşmenin sonucudur.Bu görüşü destekleyen çalışmalar,insanların çok önyargılı oldukları bölgelere taşındıklarında daha önyargılı, daha az önyargılı oldukları yerlere taşındıklarında ise daha az önyargılı olma eğiliminde olduklarını bulmuştur.Bireysel ayrımcılığın ele alınması önemlidir, ancak günümüz dünyasında en azından aynı derecede önemli olan kurumsal ayrımcılık veya konut,tıbbi bakım,kolluk kuvvetleri, istihdam ve eğitim gibi tüm kurumların uygulamalarına nüfuz eden ayrımcılıktır.Bu tür ayrımcılık yalnızca birkaç izole renkli insanı etkilemez.Bunun yerine, çok sayıda bireyi yalnızca ırkları veya etnik kökenleri nedeniyle etkiler.Bazen kurumsal ayrımcılık cinsiyete,engelliliğe ve diğer özelliklere de dayanır.Önyargının bir işlevi de kendimiz hakkında iyi hissetmemize ve olumlu bir öz kavramı sürdürmemize yardımcı olmaktır. Kendimiz hakkında iyi hissetme ihtiyacı iç gruplarımıza kadar uzanır.Kendimizi iyi hissetmek ve iç gruplarımızı korumak isteriz.Tehditleri bireysel olarak ve iç grup düzeyinde çözmeye çalışırız. Bu genellikle sorun için dış grubu suçlayarak olur.Günah keçisi yapmak, iç grup hayal kırıklığı yaşadığında veya bir hedefe ulaşmaktan engellendiğinde dış grubu suçlama eylemidir.Önyargı kavramını herhangi bir tecrübeye dayanmayan her türlü “ön fikir” tanımıyla kullanabiliriz.Önyargıların geliştirdiği olumsuz düşünce ve tutumların sonucu olarak gruplar veya bireylere yönelik nefret,hor görme,dışlama,ötekileştirme,damgalama gibi olumsuz tutumlar ortaya çıkmaktadır. Önyargının davranışa dönüştüğü durumda ise ayrımcılığın başladığından söz edebiliriz.Önyargı,ilişkilendiğimiz kişi,grup ve fikirler ile aramıza bir mesafe koyuyorsa bu noktada ayrımcılığın gelişmeye başladığını düşünebiliriz.
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//onyargi-ayrimciligi/118/</link>
<pubDate>Mon, 05 May 2025 17:39:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye’nin Dünya Gündemindeki Yeri</title>
<description><![CDATA[<p align="justify">Türkiye, jeopolitik konumu, tarihi bağları ve stratejik politikalarıyla uluslararası ilişkilerde kilit bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Son dönemde Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya, İngiltere, Avrupa Birliği (AB), İran, İsrail, Mısır ve Çin ile ilişkileri, bölgesel meseleler (Kıbrıs, Ege Denizi, Mavi Vatan, Suriye, Irak, Filistin, Ukrayna, Ermenistan), terörizm, ticaret, göç ve kurduğu ittifaklar bağlamında dünya gündeminde önemli bir yer edinmiştir.</p>

<p align="justify"><strong>Türkiye’nin Başlıca Ülkelerle İlişkileri</strong></p>

<p align="justify">Türkiye-ABD ilişkileri, NATO ittifakı çerçevesinde stratejik bir ortaklığa dayanmakla birlikte, son yıllarda dalgalı bir seyir izlemiştir. F-35 programından çıkarılma, S-400 alımı nedeniyle CAATSA yaptırımları ve Suriye’de YPG/PKK’ya ABD desteği gibi konular gerginlik yaratmıştır. Ancak, 2024’te İsveç’in NATO üyeliğinin onaylanması ve F-16 satışlarının Kongre’de ilerlemesiyle ilişkilerde bir yumuşama gözlenmiştir. 2025’te Donald Trump’ın ikinci kez ABD Başkanı seçilmesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olabilir. Trump’ın Suriye’deki gelişmelerde Türkiye’yi “kazanan” olarak nitelendirmesi ve Erdoğan’la diyalog arayışı, ikili ilişkilerde pragmatik bir işbirliği potansiyelini artırmaktadır. Buna rağmen, ticaret alanında uygulanacak %10’luk gümrük vergisi gibi ekonomik politikalar, ilişkileri etkileyebilir.</p>

<p align="justify">Türkiye-Rusya ilişkileri, enerji, ticaret ve bölgesel meselelerde işbirliği ile rekabetin bir arada bulunduğu karmaşık bir yapı sergilemektedir. Ukrayna Savaşı’nda Türkiye’nin arabuluculuğu, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nda oynadığı rol ve Rusya’yla ticaretin milli para birimleri üzerinden yürütülmesi çabaları, ilişkilerin stratejik önemini artırmıştır. Ancak, Suriye’de Esad rejiminin 2024 sonunda devrilmesiyle Rusya’nın bölgedeki etkisinin azalması, Türkiye’nin Suriye’deki pozisyonunu güçlendirmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2024’te Vladimir Putin’le sık telefon görüşmeleri, bölgesel istikrar ve Filistin meselesinde ortak adımlar atma çabasını yansıtmaktadır.</p>

<p align="justify">Türkiye-İngiltere ilişkileri, Brexit sonrası dönemde savunma, ticaret ve bölgesel güvenlik alanlarında güçlenmiştir. 2024’te İngiltere Başbakanı Keir Starmer’la yapılan görüşmeler, NATO çerçevesinde işbirliğini pekiştirmiştir. Türkiye’nin savunma sanayiindeki ihracatı ve İngiltere’nin Türkiye’yi stratejik bir ortak olarak görmesi, ilişkileri olumlu yönde etkilemektedir. Ukrayna Savaşı’nda Türkiye’nin arabuluculuğu, İngiltere tarafından da takdir edilmiştir.</p>

<p align="justify">Türkiye-AB ilişkileri, mülteci anlaşması, ticaret ve bölgesel güvenlik gibi konularda işbirliğine rağmen, demokrasi ve hukukun üstünlüğü tartışmaları nedeniyle sınırlı ilerleme kaydetmektedir. 2025’te İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan protestolar, AB’nin Türkiye’ye yönelik eleştirilerini artırmış, ancak Suriye ve Ukrayna’daki gelişmeler nedeniyle Ankara’yla ilişkileri sürdürme çabası devam etmiştir. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik süreci fiilen durmuş olsa da, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu gibi ekonomik adımlar gündemdedir.</p>

<p align="justify">Türkiye-İran ilişkileri, tarihi rekabet ve bölgesel çıkar çatışmalarına rağmen, ekonomik ve diplomatik bağlarla sürdürülmektedir. Suriye’de Esad’ın devrilmesi, İran’ın bölgedeki vekil güçlerinin zayıflamasına yol açarken, Türkiye’nin Suriye Milli Ordusu’nu desteklemesi İran’la dolaylı bir gerilim yaratmıştır. Ancak, 2024’te Erdoğan’ın İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la görüşmeleri, Filistin ve Lübnan meselelerinde ortak tutum geliştirme çabasını göstermektedir. Ticaret hacmi, iki ülke arasında önemli bir bağ olmaya devam etmektedir.</p>

<p align="justify">Türkiye-İsrail ilişkileri, Filistin meselesi nedeniyle son yıllarda gergin bir seyir izlemiştir. Türkiye, Hamas’ı terör örgütü olarak görmezken, İsrail’in Gazze’deki saldırıları Ankara’da sert eleştirilere yol açmıştır. 2025’te Trump’ın arabuluculuk önerisi, Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir yumuşama potansiyeli yaratmış, ancak İsrail Dışişleri Bakanı’nın “Türkiye’yle çatışmadan kaçınma” açıklaması, ihtiyatlı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.</p>

<p align="justify">Türkiye-Mısır ilişkileri, 2013 darbesinden sonra keskin bir gerileme yaşamış, ancak 2022’de Erdoğan ve Sisi’nin Katar’daki görüşmesiyle normalleşme süreci başlamıştır. 2024’te Erdoğan’ın Kahire ziyareti, iki ülke arasında ticaret ve enerji alanında işbirliğini güçlendirmiştir. Mısır’ın Akdeniz için Birlik üyesi olması, Türkiye’yle bölgesel işbirliğini desteklemektedir.</p>

<p align="justify">Türkiye-Çin ilişkileri, ekonomik işbirliği ve Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesinde gelişmektedir. 2024’te Erdoğan’ın Çin lideriyle Astana’da görüşmesi, ticaretin milli para birimleri üzerinden yürütülmesi ve stratejik ortaklık hedeflerini güçlendirmiştir. Çin’in Türkiye’yi Kuşak ve Yol Girişimi’nde önemli bir ortak olarak görmesi, ekonomik bağları artırmaktadır.</p>

<p align="justify"><strong>Bölgesel Meseleler ve Türkiye’nin Politikaları</strong></p>

<p align="justify"><strong><em>Kıbrıs</em></strong></p>

<p align="justify">Kıbrıs meselesi, Türkiye’nin dış politikasında kritik bir yer tutmaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) tanınması için diplomatik çabalar devam ederken, Türkiye, Ada’daki haklarını “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde savunmaktadır. 2024’te Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıldönümü, Türkiye’nin KKTC’ye olan bağlılığını vurgulamıştır.</p>

<p align="justify"><strong><em>Ege Denizi ve Adalar</em></strong></p>

<p align="justify">Ege Denizi’nde Yunanistan’la yaşanan adalar ve kıta sahanlığı tartışmaları, Türkiye’nin “Mavi Vatan” stratejisinin önemli bir parçasıdır. ABD’nin Yunanistan’ın adalar üzerindeki egemenliğini destekleyen açıklamaları, Türkiye tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Türkiye, Ege’deki haklarını uluslararası hukuk çerçevesinde savunmaya devam etmektedir.</p>

<p align="justify"><strong><em>Mavi Vatan</em></strong></p>

<p align="justify">“Mavi Vatan” doktrini, Türkiye’nin Akdeniz, Ege ve Karadeniz’deki deniz yetki alanlarını koruma politikasını ifade eder. Libya ile yapılan deniz yetki alanları anlaşması ve KKTC’deki haklar, bu stratejinin temel taşlarıdır. Türkiye, enerji kaynakları ve deniz güvenliği açısından Mavi Vatan’ı stratejik bir öncelik olarak görmektedir.</p>

<p align="justify"><strong><em>Suriye</em></strong></p>

<p align="justify">Suriye’de 2024 sonunda Esad rejiminin devrilmesi, Türkiye’nin bölgesel etkisini artırmıştır. Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) Şam’a ilerlemesi ve HTŞ’nin rolü, Türkiye’nin Suriye’deki pozisyonunu güçlendirmiştir. Türkiye, yeni yönetimle barış ve istikrar için çalışırken, mülteci dönüşü ve terörle mücadele önceliklidir.</p>

<p align="justify"><strong><em>Irak</em></strong></p>

<p align="justify">Türkiye, Irak’ta PKK’ya karşı sınır ötesi operasyonlarını sürdürmekte, aynı zamanda Bağdat’la ekonomik işbirliğini geliştirmektedir. Kalkınma Yolu Projesi, Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisidir.</p>

<p align="justify"><strong><em>Filistin</em></strong></p>

<p align="justify">Türkiye, Filistin meselesinde İsrail’in Gazze’deki saldırılarını sert şekilde eleştirmekte ve Hamas’ı terör örgütü olarak görmemektedir. Erdoğan’ın uluslararası platformlarda Filistin davasını savunması, Türkiye’nin İslam dünyasındaki etkisini artırmaktadır.</p>

<p align="justify"><strong><em>Ukrayna</em></strong></p>

<p align="justify">Türkiye, Ukrayna Savaşı’nda hem Kiev hem de Moskova ile dengeli bir ilişki sürdürmüş, tahıl koridoru ve esir takası gibi konularda arabuluculuk yapmıştır. NATO üyesi olarak Ukrayna’ya destek verirken, Rusya’yla ilişkileri koruma politikası devam etmektedir.</p>

<p align="justify"><strong><em>Ermenistan</em></strong></p>

<p align="justify">Türkiye-Ermenistan ilişkileri, normalleşme çabalarına rağmen yavaş ilerlemektedir. Azerbaycan’la yaşanan Karabağ Zaferi sonrası Türkiye’nin Kafkasya’daki etkisi artmış, ancak Ermenistan’la sınırların açılması gibi adımlar henüz sonuçlanmamıştır.</p>

<p align="justify"><strong>Terörizm, Ticaret ve Göç</strong></p>

<p align="justify"><strong><em>Terörizm</em></strong></p>

<p align="justify">Türkiye, PKK, YPG ve diğer terör örgütlerine karşı kararlı bir mücadele yürütmektedir. Suriye ve Irak’taki operasyonlar, terörizmle mücadelede kritik öneme sahiptir. ABD’nin YPG’ye desteği, Türkiye-ABD ilişkilerinde temel bir sorun olmaya devam etmektedir.</p>

<p align="justify"><strong><em>Ticaret</em></strong></p>

<p align="justify">Türkiye, Çin, Rusya, İran ve Avrupa ülkeleriyle ticaretini milli para birimleri üzerinden yürütme hedefindedir. Savunma sanayiinde %70’e ulaşan İHA ihracatı, Türkiye’nin küresel ticaretteki payını artırmaktadır.</p>

<p align="justify"><strong><em>Göç</em></strong></p>

<p align="justify">Türkiye, Suriye’den gelen mültecilerle dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkelerinden biridir. Esad’ın devrilmesiyle mülteci dönüşü gündeme gelirken, Türkiye, AB ile mülteci anlaşmasını sürdürmektedir.</p>

<p align="justify"><strong>Türkiye’nin Kurduğu İttifaklar</strong></p>

<p align="justify">Türkiye, NATO, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda aktif rol oynamaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı, Türkiye’nin Orta Asya’daki etkisini artırırken, Şanghay İşbirliği Örgütü’yle diyalog ortaklığı, Asya’daki konumunu güçlendirmiştir.</p>

<p align="justify"><strong>Dünya Gündeminde Türkiye</strong></p>

<p align="justify">Türkiye, 2024 ve 2025’te Suriye, Ukrayna, Filistin ve Kafkasya’daki gelişmelerle dünya gündeminde sıkça yer almıştır. Devlet yetkililerinin yoğun diplomasi trafiği, Türkiye’yi bölgesel bir güç merkezi haline getirmiştir. İstanbul’daki 6.2 büyüklüğündeki deprem gibi doğal afetler de uluslararası medyada yankı bulmuştur. Türkiye’nin eşitlik çağrısı, BM reformu tartışmalarında etkili olmaya devam etmektedir.</p>

<p align="justify">Türkiye, çok boyutlu dış politikasıyla hem Batı hem de Doğu’yla ilişkilerini dengelemeye çalışmakta, bölgesel meselelerde proaktif bir rol oynamaktadır. Mavi Vatan, terörizmle mücadele ve ticaret gibi alanlarda kararlı adımlar atan Türkiye, dünya gündeminde stratejik bir aktör olarak konumunu güçlendirmektedir. Ancak, ABD ve AB ile ilişkilerdeki gerilimler, bölgesel rekabetler ve iç siyasi dinamikler, Türkiye’nin dış politikasını şekillendiren temel zorluklar olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’nin bu karmaşık ortamda denge politikası ve ittifaklarını çeşitlendirme çabası, önümüzdeki dönemde uluslararası alandaki etkisini daha da artırabilir.</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//turkiye-nin-dunya-gundemindeki-yeri/117/</link>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 19:43:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TÜRK DEVLETLERİNİN KIBRIS POLİTİKALARINDA BİLİNMEYENLER</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">3-4 Nisan 2025 tarihlerinde Özbekistan'ın Semerkant kentinde düzenlenen Avrupa Birliği (AB)-Orta Asya Liderler Zirvesi’nden hemen önce Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’ne Kıbrıs Cumhuriyeti olarak büyükelçi atamaları bir anda Türkiye, Türk Dünyası ve uluslararası kamuoyunun bu konuya odaklanmasına sebep olmuş ve “Türk Cumhuriyetleri neden Türkiye’nin dış politikası hilafına hareket ettiler?”, “Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dağılıyor mu?”, “Türk Devletleri 12 milyar Euro yatırım karşılığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni yok mu saydılar?” gibi bir çok soruları gündeme getirmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">1. Türk Cumhuriyetleri neden Türkiye’nin dış politikası hilafına hareket ettiler?</p>

<p style="text-align: justify;">Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)’nin 1991’de kontrollü bir şekilde dağılması ile bağımsızlıklarını ilan eden Kırgızistan’ın 20 Şubat 1992’de, Kazakistan’ın 2 Nisan 1992’de, Özbekistan’ın ise 30 Mayıs 1997’de GKRY’ni resmi olarak tanımışlardır. Bu arada GKRY 2005 yılında Kazakistan’a büyükelçi atadığı, Kazakistan’ın Tel Aviv Büyükelçiliğinin de 2012 yılından itibaren GKRY’ne akredite olarak hizmet vermekte olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca GKRY tarafından 2005-2022 dönemi içerisinde Kazakistan’a 3 milyar ABD dolarından fazla yatırım yapıldığı ve iki taraf arasındaki ticaret hacminin yıllık yaklaşık 200 milyon ABD doları[1] olduğu görülmektedir.<br />
<img alt="" src="/images/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202025-04-19%20124933.png" style="width: 1006px; height: 674px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">AB’nin de Kazakistan’ın önemli ticaret ortaklarından olduğu ve Kazakistan’a en fazla doğrudan yabancı yatırımların AB’den geldiği, AB-Kazakistan arasında Kapsamlı Gelişmiş Ortaklık ve İş Birliği Anlaşmasının (ECPA) olduğu bilinmektedir[2]. Bu nedenle Kazakistan’ın GKRY’ne büyükelçi atamasında bu girift ilişkilerin etkili olabileceği göz ardı edilmemelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Dolayısı ile Kazakistan’ın GKRY ile akredite Tel Aviv büyükelçiliği yerine GKRY’ne fiili olarak büyükelçilik açma kararı alması, büyükelçilik adresinde bir değişiklik yapıldığı şeklinde yorumlanabilir ki büyük ticari ilişkiler içerisinde olduğu AB’den geldiği değerlendirilen talebin geri çevril(e)mediği şeklinde bir değerlendirme yapılabilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayrıca;</p>

<p style="text-align: justify;">1960 yılında Kıbrıs Türkleri ile Kıbrıslı Rumlar arasında Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ın garantörlüğünde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Rumların Türk varlığından rahatsızlık duymaları ve Yunanistan’ın da kışkırtmaları ile 3 yıl sonra Kıbrıs Türklerine karşı saldırıları ve 1963 Kanlı Noel olayları ile başlayan süreçte olası bir bölünme durumuna karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından 4 Mart 1964 tarihinde alınan 186 Sayılı Kararına göre dünya siyasetinde meşru Kıbrıs hükümeti olarak yine Rumların tanındığı kabul edilmiştir[3]. Bu karara atıf yapılarak BMGK tarafından Türkiye’nin görüşleri de alınarak Kıbrıs Adası üzerinde bir Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün kurulmasına karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Burada göz ardı edilmemesi gerek en önemli hususlardan birisi ilerleyen yıllarda Kıbrıs konusunda alınan BM kararlarının 186 sayılı karara veya 186 sayılı karara atıf yapan sonraki kararlara atıf yapılarak alındığı görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Kıbrıs Rumlarının Yunanistan’la birleşme hedefli Enosis planı kapsamında EOKA terör örgütü vasıtasıyla Kıbrıs Türklerine karşı Akritas Planı[4] ile Kıbrıs Türklerini yok etme amaçlı soykırım maksatlı saldırıları üzerine Türkiye’nin 1974 yılında Barış Harekatı düzenlemesinin ardından yaşanan barış görüşmeleri sürecinin başarıya erişmemesi ve yaşanan bir dizi gelişmeler üzerine Kıbrıs Türklerinin 15 Kasım 1983'te KKTC olarak ayrı bir devlet kurduklarını ilan etmesi üzerine BMGK'nin 1983'te aldığı 541 ve 1984'te aldığı 550 sayılı kararlar ile bağımsızlık kararı kınanmış ve bu kararın geri alınmasını istediği hatırda tutularak; 3-4 Nisan 2025 tarihlerinde düzenlenen AB-Orta Asya Liderler Zirvesi’nin ardından yayınlanan ortak bildiride 541 ve 550 sayılı kararlara güçlü bağlılıklarını teyit ederek aralarındaki ilişkinin gelişmesinin de bu ilkeye uyulmasına bağlı olduğunu kayda geçirmeleri[5] dikkat çekmiştir. Bu ortak bildiriye atılan imza ile Türk Devletlerinin “Türk askerini Kıbrıs’ta işgalci olarak tanıdıkları” iddiaları birçok kesim tarafından dile getirildiği görülmektedir. Ancak bu iddiaların yanlış olduğu muhakkaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Zira BMGK kararlarının hiçbirisinde Türk askeri işgalci olarak gösterilmemiştir. BMGK kararlarında yabancı askeri güçlerin çekilmesi kastedilmektedir ki Türk askeri, 1960 Garantörlük hakkı kapsamında Kıbrıs’ta bulunmaktadır. Aynı statü ile Yunanistan askerleri de GKRY tarafında yer almaktadır[6].</p>

<p style="text-align: justify;">2. Türk Devletleri Teşkilatı Dağılıyor mu?</p>

<p style="text-align: justify;">Türk Devletlerinin GKRY’ne büyükelçilik açmaları, KKTC’yi tamamen sildikleri anlamına gelmediği gibi TDT’nın dağılma sürecine girdiği şeklinde yorumlanması da mantıksızdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak Rusya’nın Türkiye, TDT’nın kurulması ve ete kemiğe bürünmeye başlamasından en büyük endişe duyan ülkelerin başında geldiği muhakkaktır; çünkü TDT kurulduktan sonra Rusya’nın, Azerbaycan da dahil olmak üzere 5 sefer “Hazar Doğusu Devletleri” diye bir oluşumu hayata geçirme girişimi olduğu görülmektedir. Bu arada Çin ise Türkistan coğrafyasında yer alan Türk Devletleri bünyesinde kurulmuş küçük ve orta ölçekli KOBİ’leri yüksek fiyatlardan satın alarak bu tesislerde Çinli nüfusu istihdam ederek sessizce Türkistan coğrafyasını işgal etmekte olduğu[7] gözen kaçırılmamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Dolayısı ile TDT dağılmama mücadelesi verirken, Çinli işgaline maruz bırakılarak uzun vadede içeriden işgal hamlelerinin önlenmesi için acil tedbirler geliştirilmesinin önem arz ettiği muhakkaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">3. Türk Devletleri 12 milyar Euro yatırım karşılığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni yok mu saydılar?</p>

<p style="text-align: justify;">Bir diğer konu ise Semerkant’ta gerçekleşen toplantının gözden kaçırılmaması gereken hususun, Türk Cumhuriyetlerinin Rusya ile Çin arasında yaşanan rekabete bağlı olarak arada kalmanın verdiği pozisyon nedeniyle büyük sıkıntılarla karşı karşıya oldukları bir dönemden geçmekte olduklarıdır. TDT, bu baskılar nedeniyle bölgesel ve küresel açıdan istediği hamleleri yapamaması nedeniyle AB’nin, Türkistan coğrafyasına açılım programını yeni bir güç merkezi olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Bu bağlamda AB’nin 12 milyar Euro ekonomik yatırım ile birlikte yeraltı/yerüstü kaynaklarını, petrol ve doğalgazını Avrupa’ya çekebilme hedefiyle Semerkant toplantısını gerçekleştirmesini fırsata çevirebilmek maksadıyla Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın, şu an Türk Dış Politikasına aykırı gibi görünen ancak birkaç adım sonra Kıbrıs üzerinden Türkiye lehine olabilecek şekilde henüz adı konulmayan bir gelişme yaşanabileceği düşüncesiyle GKRY’ne büyükelçilik açmış olabilecekleri[8] de değerlendirilmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayrıca iyi değerlendirilmesi halinde AB üzerinden 12 milyar Euro yatırımın bu coğrafyaya girecek olmasına büyük bir kazanç olarak bakılabilir.</p>

<p style="text-align: justify;">***</p>

<p style="text-align: justify;">Türk Devletlerinin KKTC’yi tanımadan GKRY’ne büyükelçi atamaları 1963 yılından beri Türkiye’de iktidar olan bütün hükumetlerin uluslararası denge politikasını gözeterek yürüttükleri dış politikaların devamı gereği olduğu hatırdan çıkartılmamalıdır. Bu politikalara bağlı olarak KKTC’nin de barış müzakerelerini daha örgütlü bir müzakere pozisyonu elde edebilmek maksadıyla kurulduğu ve ilerleyen süreçte Kıbrıs’ta olası gelişmelere karşı daha sistematik vaziyet alabilmek adına kurulmuş bir devlet yapılanması olduğu da göz ardı edilmemelidir[10]. Dolayısı ile KKTC’nin tanınırlığından ziyade Kıbrıs’ta barış müzakereleri sürecinde uluslararası kamuoyunda Kıbrıs Türk tarafı üzerinden Türk kesiminin haklılığı ve barış isteyen taraf olarak kabul edilmesinin öncelendiği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Dolayısı ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in iyi niyet misyonu çerçevesinde 17-18 Mart 2025 tarihlerinde Cenevre’de Kıbrıs konusunda genişletilmiş bir gayri resmi toplantı gerçekleştirilmiştir. Toplantıya KKTC ve GKRY devlet başkanı, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ise bakan düzeyinde katılım sağlamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Cenevre toplantısında Kıbrıs sorununun çözümüne dair herhangi bir müzakereye girilmemiş olsa da diyalog ve iş birliğinin öneminin bütün katılımcılar tarafından vurgulanması önemlidir. Ancak güven artırıcı önlemlerin hızlandırılması hedefiyle yeni geçiş kapılarının açılması, gençlik iş birliği komitesinin kurulması, mayın temizliği ve mezarlıkların karşılıklı onarımı kararı alınmış ve diyaloğun devamı için BM Genel Sekreterinin bir kişisel temsilci ataması ve liderlerin Temmuz 2025 de yeniden bir araya gelmesi üzerinde anlaşılmıştır[10].</p>

<p style="text-align: justify;">***</p>

<p style="text-align: justify;">Yine bu süreçler yaşanırken Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı seçilmesine müteakiben Putin ile Ukrayna-Rusya savaşı üzerinden anlaşma zemini oluşturabilmek adına Avrupa ülkelerinin NATO güvenlik şemsiyesi dışına itme hamlelerinin Avrupa ülkelerinin Türkiye’siz bir savunma sistemi kuramayacakları gerçeği ile karşı karşıya kalmaları ile birlikte güvenlik ve askeri donanım/teçhizat ihtiyaçlarını karşılayabilmek için Türkiye’ye yönelmek zorunda kaldıkları görülmüştür. Buradan hareketle 3 Türk Devleti’nin GKRY’ne büyükelçilik açması Türkiye-AB arasında bir yumuşamayı da birlikte getirebilir mi sorusunu akıllara getirmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu arada Türkiye’nin AB üyeliğine davet edilebileceği öngörülüyor olsa da Türkiye, AB’ye ayrıcalıklı ortak olarak dahil olması gerektiğinden hareketle karar alıcı mekanizmaların hazırlıklı olmaları unutulmamalıdır; çünkü büyük ekonomik sıkıntılar yaşamakta olan AB’nin, ABD savunma planlarından da mahrum kalacağı bir süreçte GKRY ve Yunanistan’ı ileri uç karakolu vazifesi ile finanse etmekte zorlanacağından hareketle esasında Türkiye’nin, 3 Türk devleti ile GKRY üzerinden Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Ege ve adalar politikalarının başarıya ulaşabilmesinin mümkün olabileceği bir fırsatı elde edebilirliği hatıra gelmektedir. Zira Türkiye’nin politikalarını kabul etmeyecek Avrupa’nın, Rusya’nın hedefi olmaktan kurtulma şansının olmadığı muhakkaktır[11]. Ancak Türkiye’nin Kafkaslar ve Türkistan coğrafyası politikaları gereği Rusya ile karşı karşıya gelmeyecek şekilde alternatifli politika planlarına hazırlıklı olunmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayrıca Avrupa’nın en zayıf haliyle Türkiye’ye ihtiyacı olacağı varsayımından hareketle, 1912’de Trablusgarp Savaşı sonrasında İtalyanlara bırakılmış olan 12 Ada’nın bir oldu bitti ile Türkiye’den kopartılması ve daha sonrasında İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Yunanistan’a hediye edilmesi sürecine büyük ve titiz bir hazırlık ile geri alınabileceği konusu için de bir çalışma başlatılması[12] önem arz etmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak;</p>

<p style="text-align: justify;">Türk Devletleri’nin GKRY’ni 12 milyar Euro karşılığı tanıdıkları ve Türkiye’yi de Kıbrıs’ta işgalci olarak kabul ettikleri iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Dolayısı ile Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın GKRY’ni Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla tanıması BMGK’nın 186 Sayılı kararının uygulanması olduğu hatırdan çıkartılmamalıdır ve Türk Dış Politikası ve TDT hilafına bir davranış olarak görülmemelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayrıca TDT üyelerinin her biri ayrı ayrı bağımsız devletlerdir ve bağımsız kararlar alarak hareket etmeleri normal karşılanmalıdır. Zira uluslararası ilişkiler duygulara göre değil, günün şartları dikkate alınarak devletlerin çıkarları üzerinden yürütülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Zaman zaman BM Genel Kurulu’nda Kıbrıs merkezli olarak Türkiye ve Türk askeri hakkında olumsuz kararlar yer alabilmektedir ancak BMGK kararları içerisinde Türk askerinin Kıbrıs’ta işgalci olduğu yönünde bir karar yoktur. Dolayısı ile asıl bağlayıcı olan BMGK kararlarıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk Devletlerinin Kıbrıs politikaları konusunun uluslararası ilişkiler literatürü bilinmeden hamaset duyguları ile ve Türk Cumhuriyetlerini kırıcı açıklamalar yaparak değerlendirmelerde bulunmanın TDT için yapıcı olmayacağı hatırdan çıkartılmamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><u>                                   :</u></p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ, Uluslararası Siyaset Uzmanı, BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. cingozismail01@gmail.com</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">[1] Engin Solakoğlu, Turan’ı Delen Pirzola!, 14.04.2025. <a href="pack://file%3a,,root,data,user,0,com.docxreader.docx.reader,files,.tmpint,21efd188-0ee9-4a02-98fa-723466d4d670.docx/customXml/item1.xml">https://haber.sol.org.tr/yazarlar/engin-solakoglu/turani-delen-pirzola-397489</a> (Erişim Tarihi: 19.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[2] Yıldız Deveci Bozkuş, Üç Türk Devleti Neden Güney Kıbrıs’a Büyükelçi Atadı?, Fikir Turu, 08.04.2025. <a href="pack://file%3a,,root,data,user,0,com.docxreader.docx.reader,files,.tmpint,21efd188-0ee9-4a02-98fa-723466d4d670.docx/word/styles.xml">https://fikirturu.com/jeo-politika/uc-turk-devleti-neden-guney-kibrisa/</a> (Erişim Tarihi: 19.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[3] Ergenekon Savrun, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 186 Sayılı Kararından Johnson Mektubuna Türkiye’nin Kıbrıs Politikaları, Internatıonal Journal of Humanıtıes and Educatıon (Ijhe), C. 5, S. 12, ss. 1110-1133. (1129), chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/842825 (Erişim Tarihi: 19.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[4] İsmail Cingöz, Tarih Süzgecinde Kıbrıs Sorunu ve Münhasır Alan Tartışmaları, 28.07.2019. <a href="pack://file%3a,,root,data,user,0,com.docxreader.docx.reader,files,.tmpint,21efd188-0ee9-4a02-98fa-723466d4d670.docx/word/settings.xml">https://www.gencdiplomatlar.com/misafir-yazarlar/tarih-suzgecinde-kibris-sorunu-ve-munhasir-alan-tartismalari-ismail-cingoz.html</a> (Erişim Tarihi: 19.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[5] BBC News Türkçe, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan Kıbrıs Cumhuriyeti'ne Neden Elçi Atadı? 08.04.2025. <a href="pack://file%3a,,root,data,user,0,com.docxreader.docx.reader,files,.tmpint,21efd188-0ee9-4a02-98fa-723466d4d670.docx/word/webSettings.xml">https://www.bbc.com/turkce/articles/cnv5z8p402go</a> (Erişim Tarihi: 19.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[6] Tele1 TV, Sunucu İnan Demirel, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan İhanet Mi Etti? Engin Solakoğlu KKTC Kararını Anlatıyor”, 17.04.2025. <a href="pack://file%3a,,root,data,user,0,com.docxreader.docx.reader,files,.tmpint,21efd188-0ee9-4a02-98fa-723466d4d670.docx/word/footnotes.xml">https://www.youtube.com/watch?v=UXZlELQ6W_4</a> (Erişim Tarihi: 18.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[7] Hasan Oktay, Kazakistan Türkmenistan Özbekistan Güney Kıbrıs’ı Niye Tanıdı? Kafkassam, 08.04.2025. ttps://www.youtube.com/watch?v=p_A-TFcOqsE (Erişim Tarihi: 18.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[8] Hasan Oktay, Kazakistan Türkmenistan Özbekistan Güney Kıbrıs’ı Niye Tanıdı?</p>

<p style="text-align: justify;">[9] Tele1 TV, Engin Solakoğlu KKTC Kararını Anlatıyor”</p>

<p style="text-align: justify;">[10] Mehmet Uğur Ekinci, Cenevre’deki Kıbrıs Toplantısının Anlamı, SETA, 19.03.2025. <a href="pack://file%3a,,root,data,user,0,com.docxreader.docx.reader,files,.tmpint,21efd188-0ee9-4a02-98fa-723466d4d670.docx/word/fontTable.xml">https://www.setav.org/odak/cenevredeki-kibris-toplantisinin-anlami</a> (Erişim Tarihi: 19.04.2025)</p>

<p style="text-align: justify;">[11] Hasan Oktay, Kazakistan Türkmenistan Özbekistan Güney Kıbrıs’ı Niye Tanıdı?</p>

<p style="text-align: justify;">[12] Hasan Oktay, Meltem TV’de Türk Devletlerinin Kıbrıs Politikasını Konuştuk, Kafkassam, 16.04.2025. https://www.youtube.com/watch?v=nf9juucMuhs (Erişim Tarihi: 18.04.2025)</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//turk-devletlerinin-kibris-politikalarinda-bilinmeyenler/116/</link>
<pubDate>Sat, 19 Apr 2025 14:52:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Astsubaylar: Unutulan Kahramanlar</title>
<description><![CDATA[<p align="justify">Onlar, vatanın bekası için gözünü kırpmadan canını ortaya koyanlar.</p>

<p align="justify">Türk Silahlı Kuvvetleri’nin omurgası, emir komuta zincirinin sessiz neferleri.</p>

<p align="justify">Astsubaylar, gece gündüz demeden, sınırda, operasyonda, karargahta, her zorlu koşulda görev başında. Ama ne yazık ki, bu fedakârlıklarının karşılığı, çoğu zaman ihmal, vefasızlık ve yok sayılma olmuş. Yıllardır süren bir mücadele, adeta bir gölge gibi peşlerini bırakmamış: Hak mahrumiyetleri, verilmeyen tazminatlar, ötelenen özlük hakları ve emeklilikte adeta bir cezaya dönüşen düşük maaş bağlama oranları.</p>

<p align="justify">Astsubaylar, sadece bir meslek grubunun değil, bir milletin vicdanının sınavı. Peki, bu vefasızlığın kökü nereye dayanıyor?</p>

<p align="justify"><strong>Bir Mesleğin Görünmez Yarası</strong></p>

<p align="justify">Astsubaylar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en kritik görevlerini omuzlayan, sahadaki cesaretleriyle destan yazan bir camia. Ancak, özlük hakları ve tazminatlar söz konusu olduğunda, adeta bir kenarda unutulmuşlar. Subaylara tanınan makam, görev ve kadrosuzluk tazminatları, astsubaylara yok görülmüş. Emekli maaş bağlama oranları, subaylarda yüzde 70-85 arasında seyrederken, astsubaylar için yüzde 40-55’le sınırlı kalmış. 36 yıl hizmet veren bir astsubay, emekli olduğunda eline geçen maaş, mesleğe yeni başlayan bir meslektaşının maaşından bile çok düşük olabiliyor. Bu, sadece maddi bir kayıp değil; mesleki itibarın, onurun ve vefanın erozyona uğraması demek.</p>

<p align="justify">Bu ihmal, sadece rakamlarla sınırlı değil. Astsubaylar, yıllardır verilen sözlerin, seçim dönemlerinde parlayan umutların gölgesinde kalmış. <strong><em>“Haklarınızı vereceğiz,” </em></strong>denmiş, ama bu sözler, camiada artık beyhude bir yankıdan ibaret. Ek gösterge düzenlemeleri, 3600’den 4200’e yükseltilirken, diğer kamu çalışanlarının 5400’e ulaşması, astsubayları bir kez daha mağdur etmiş. Görev tazminatları emekli maaşlarına yansımamış, başlangıç dereceleri düzeltilmemiş, sicil affı gibi temel talepler bile es geçilmiş. Her geçen yıl, astsubaylar kamu vicdanından biraz daha uzaklaştırılmış, adeta sıradanlaştırılmış.</p>

<p align="justify">Astsubayların hak mücadelesi, yeni bir hikâye değil. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri, bu camia, hak ettiği değeri görmek için mücadele ediyor. 1960’larda başlayan özlük hakları talepleri, 1980’lerde tazminat eşitsizlikleriyle daha da derinleşti. 2000’li yıllarda, modernleşme ve profesyonelleşme söylemleriyle umutlanan astsubaylar, yine hayal kırıklığına uğradı. 2010’lu yıllarda, ek gösterge ve tazminat düzenlemeleri gündeme geldiğinde, astsubaylar bir kez daha kapsama alanının dışında bırakıldı. Her dönemde, sanki bir el, bu camianın taleplerini yok saymış, isteklerini değersizleştirmiş.</p>

<p align="justify">Bu süreçte, astsubaylar sadece maddi haklardan mahrum bırakılmadı. Astsubaylar, adeta bir gölge savaşının içinde bırakılmış: Hem haklarını aramak hem de mesleki onurlarını korumak zorunda kalmışlar. Milli birlik ve beraberlik ruhunu köreltmek isteyenler, bu camiayı hedef alarak, vatansever bir meslek grubunu kamu vicdanından uzaklaştırmaya çalışmış.</p>

<p align="justify"><strong>Bir Vicdan Sınavı</strong></p>

<p align="justify">Astsubayların mücadelesi, bir maaş zammı talebinden çok daha öte. Bu, bir milletin vefasının, adalet anlayışının ve vicdanının sınavı. Onlar, sınırda nöbet tutarken, operasyonda ter dökerken, vatan için canlarını ortaya koyarken, hak ettikleri değeri görmek istiyor. Unutulmak, dışlanmak, yok sayılmak değil; alın terlerinin, fedakârlıklarının karşılığını almak istiyorlar. Görev tazminatlarının emekli maaşlarına yansıtılması, ek göstergelerin adil bir seviyeye çekilmesi, maaş bağlama oranlarının düzeltilmesi, sadece birer teknik düzenleme değil, aynı zamanda bir vefa borcu.</p>

<p align="justify">Bu borç, sadece astsubaylara değil, bu toprakların her bir ferdine ait. Çünkü astsubaylar, sadece bir meslek grubu değil; vatan sevgisinin, fedakârlığın ve cesaretin sembolü. Onların sesi, sadece bir camianın değil, adalet arayan her yüreğin sesi. Bugün, astsubayların taleplerine kulak vermek, sadece bir hakkı teslim etmek değil; aynı zamanda bir milletin vicdanını yeniden inşa etmek demek.</p>

<p align="justify"><strong>Adalet, Vefa ve Astsubaylar</strong></p>

<p align="justify">Astsubaylar, bu vatanın adsız kahramanları. Onlar, bayrak için, toprak için, millet için ter dökerken, bir tek şeyi hak ediyor: <strong>Saygı.</strong> Ama saygı, sadece sözle değil, icraatla gösterilir. Verilmeyen tazminatlar, ötelenen özlük hakları, düşük emekli maaşları, sadece birer rakam değil; bir milletin vefasının göstergesi. Astsubaylar, üvey evlat muamelesi görmekten, dış kapının mandalı gibi davranılmaktan, yok sayılmaktan yorgun. Ama umutları hâlâ diri, mücadeleleri hâlâ güçlü.</p>

<p align="justify">Gelin, bu vefasızlık hikâyesine bir son verelim. Astsubayların sesine kulak verelim, haklarını teslim edelim. Çünkü onların mücadelesi, sadece bir camianın değil, hepimizin mücadelesi.</p>

<p align="justify">Onların onuru, bu milletin onurudur.</p>

<p align="justify">Ve bir milletin vicdanı, ancak kahramanlarına sahip çıktığında ayakta kalır.</p>

<p align="justify">Astsubaylar, unutulmayı değil, hatırlanmayı hak ediyor.</p>

<p align="justify">Şimdi, sıra bizde.</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//astsubaylar-unutulan-kahramanlar/115/</link>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 22:42:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yeni İklim Kanunu </title>
<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hazırladığı yeni İklim Kanunu taslağı, 2025’te TBMM gündemine alınması beklenen kritik bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor. Henüz kamuoyuyla paylaşılmayan bu taslak, sermaye kesimlerine TOBB aracılığıyla iletilmiş ve görüşleri alınmış durumda.</p>

<p>Taslağın içeriğinin gizli tutulması ve toplumdan uzak bir şekilde sermayeyle paylaşılması, ciddi soru işaretleri doğuruyor. Yeni iklim kanununu; birey, toplum, Türk Milleti, Türkiye Devleti, insanlık, gelecek, dünya, canlılar, iklim ve tarım üzerindeki olası olumlu ve olumsuz etkilerini detaylı bir şekilde ele almak politikacıların değil bilim adamlarının görevi olmalıdır.</p>

<p>Dünya ekseninde politikacılar, bilim adamları ve toplum üçgeninde neler oluyor diye sormak isterim sizlere?</p>

<p>Sahi, chemtrails hakkında bugüne kadar hangi adımlar atıldı?</p>

<p>Hangi hayvanların etini yedirmeye çalışıyorlar insanlara?</p>

<p>Nüfus azatlımı projesi gündeme geldi mi hiç?</p>

<p>Aşılar hakkında bir araştırma da yapılmadı sanırım!</p>

<p>Bireysel özgürlükler, insanlar çiplenerek mi kontrol altına alınacak?</p>

<p>Bebeklerden alınan topuk kanı hakkında toplum bilgilendirildi mi acaba?</p>

<p>İklim Kanunu da bir dayatma olarak mı sunuluyor dünya ülkelerine?</p>

<p><strong>İklim Kanunu’nun Amacı ve Çerçevesi</strong></p>

<p>Taslak, <strong>“yeşil kalkınma vizyonu”</strong> ve <strong>“net sıfır emisyon”</strong> hedeflerini merkeze alarak sera gazı emisyonlarının azaltılmasını ve iklim değişikliğine uyumu düzenlemeyi amaçlıyor (Madde 1).</p>

<p>Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), karbon vergisi, para cezaları ve yeni denetim mekanizmaları gibi araçlarla, hem bireyleri hem de şirketleri kapsayan geniş bir uygulama alanı öngörülüyor. Ancak bu düzenlemeler, ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla derin etkiler yaratma potansiyeline sahip.</p>

<p><strong><em>Olumlu Yönler</em></strong></p>

<p><em>Birey ve Toplum İçin</em></p>

<p>Farkındalık ve Eğitim: Kanun, eğitim müfredatının iklim değişikliği konusunda güncellenmesini ve kamuoyu farkındalığını artırmayı hedefliyor (Madde 7/3). Bu, bireylerin çevresel bilinç kazanmasına ve uzun vadede daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Adil Geçiş: <strong>“Kimsenin geride bırakılmaması”</strong> ilkesiyle, işsizlik ve ekonomik dalgalanmalara karşı kırılgan gruplara öncelik tanınması (Madde 2/a), sosyal adalet açısından umut verici bir adım.</p>

<p><em>Türk Milleti ve Türkiye Devleti İçin</em></p>

<p>Uluslararası İtibar: Türkiye’nin Paris Anlaşması’na uyum çabaları ve net sıfır emisyon hedefi, küresel arenada çevreci bir imaj kazandırabilir. Bu, dış yatırım ve iş birliği fırsatlarını artırabilir.</p>

<p>Yerel Yönetimlerin Güçlenmesi: Belediyeler ve il özel idarelerinin yerel iklim eylem planları hazırlama zorunluluğu (Madde 6/3), yerelde daha etkili çözümler üretilmesini sağlayabilir.</p>

<p><em>İnsanlık, Gelecek ve Dünya İçin</em></p>

<p>İklim Krizine Karşı Mücadele: Sera gazı emisyonlarının azaltılması (Madde 4), küresel ısınmayı sınırlama çabalarına destek olabilir. Bu, gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya bırakma potansiyeli taşır.</p>

<p>Yeşil Teknoloji: Teknoloji geliştirme merkezleri ve temiz enerji yatırımları (Madde 7/2), insanlığın karbon ayak izini azaltacak yenilikleri teşvik edebilir.</p>

<p><em>Canlılar ve İklim İçin</em></p>

<p>Bio çeşitliliğin Korunması: Yutak alanların artırılması ve korunması (Madde 2/p), ekosistemlerin dengesini destekleyerek canlı türlerinin hayatta kalma şansını artırabilir.</p>

<p>İklim Uyumu: Risk analizleri ve uyum faaliyetleri (Madde 5), iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini hafifletebilir.</p>

<p><em>Tarım İçin</em></p>

<p>Sürdürülebilir Tarım Potansiyeli: İklim değişikliğine uyum planları, tarım sektöründe su kaynaklarının daha verimli kullanılmasını ve kuraklığa karşı önlemler alınmasını sağlayabilir.</p>

<p><strong><em>Olumsuz Yönler</em></strong></p>

<p><em>Birey ve Toplum İçin</em></p>

<p>Ekonomik Yük: Karbon vergisi ve emisyon izni gibi düzenlemeler, enerji ve temel emtia fiyatlarını artırarak yoksul kesimlerin geçim zorluğunu derinleştirebilir. Taslakta <strong>“vatandaşlarla iş birliği”</strong> ifadesi (Madde 4/2), bireylerin günlük yaşamlarının denetlenmesi ve ek maliyetlerle karşılaşması anlamına gelebilir.</p>

<p>Gizlilik İhlali: Başkanlığın kişisel veri toplama yetkisi (Madde 3/7), bireylerin mahremiyetini tehdit edebilir. Bu, otoriter bir denetim algısı yaratabilir.</p>

<p><em>Türk Milleti ve Türkiye Devleti İçin</em></p>

<p>Sermaye Yapısının Kırılganlığı: Türkiye’nin küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) ağırlıklı ekonomisi, yüksek uyum maliyetleri ve para cezalarıyla (Madde 17) başa çıkmakta zorlanabilir. Taslak, büyük firmalara avantaj sağlarken KOBİ’leri sistemden eleyebilir.</p>

<p>Toplumsal Tepki Riski: Kanunun sermayeyle paylaşılıp toplumdan gizlenmesi, güven kaybına ve protestolara yol açabilir. Sosyalistler ve yoksul kesimlerin sessizliği, henüz farkındalık oluşmadığını gösteriyor; ancak yasalaşma sonrası tepkiler artabilir.</p>

<p><em>İnsanlık, Gelecek ve Dünya İçin</em></p>

<p>Eşitsizlik Artışı: <strong>“İklim adaleti”</strong> vurgusu (Madde 2/h) yapılmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerdeki yoksul toplumlar, zengin ülkelere kıyasla daha fazla yük altına girebilir. Türkiye gibi ülkeler, küresel sermayenin dayattığı kurallara uymak zorunda kalırken adil bir paylaşım sağlanamayabilir.</p>

<p>Kısa Vadeli Çözüm Riski: Karbon piyasası ve cezalar, uzun vadeli çevresel iyileşmeden çok kısa vadeli kâr transferine hizmet edebilir.</p>

<p><em>Canlılar ve İklim İçin</em></p>

<p>Yetersiz Kapsam: Taslak, bio çeşitlilik kaybı ve habitat tahribatı gibi iklim dışı çevresel sorunlara yeterince odaklanmıyor. Bu, canlı türleri üzerindeki baskıyı azaltmada etkisiz kalabilir.</p>

<p>Pilot Uygulama Belirsizliği: Pilot uygulamaların kapsamı ve etkisi belirsiz (Geçici Madde 1); bu, iklim hedeflerinin ertelenmesine neden olabilir.</p>

<p><em>Tarım İçin</em></p>

<p>Maliyet Artışı: Karbon vergisi ve emisyon izni zorunluluğu, tarım girdilerinin (gübre, yakıt) fiyatını artırabilir. Küçük çiftçiler, bu yükü taşıyamayarak üretimden çekilebilir.</p>

<p>Toprak Kullanım Baskısı: Yutak alanların artırılması için tarım arazilerinin ormanlaştırma gibi projelere tahsis edilmesi, gıda üretimini tehdit edebilir.</p>

<p><strong>Ekonomik ve Sosyal Boyut</strong></p>

<p>Taslağın en çarpıcı yönü, sermayeye yönelik düzenlemelerle toplum üzerindeki dolaylı etkileri arasındaki dengesizlik. ETS ve karbon vergisi (Madde 8-9), büyük firmaların uyum sağlayabileceği ancak KOBİ’lerin batabileceği bir sistem kuruyor.</p>

<p>Para cezalarının ton başına 10 TL’den 1 milyon TL’ye kadar değişmesi (Madde 17), cezaların caydırıcılıktan çok çökertme amacı taşıdığını gösteriyor. Bu durum, <strong>“kâr oranlarının azalma eğilimine karşı sermayeye aktarım”</strong> düşüncesini ortaya çıkarıyor. Türkiye’nin %90’ı KOBİ’lerden oluşan ekonomisinde, bu düzenleme istihdamı ve üretimi vurabilir.</p>

<p>Bireyler için ise enerji faturalarından ulaşıma kadar her alanda maliyet artışı kaçınılmaz. Taslakta <strong>“özel bütçe”</strong>ye aktarılacak cezalar (Madde 13), devletin bu yasayı bir gelir kapısı olarak gördüğünü düşündürüyor. Bu, vergilerin toplum ihtiyaçlarından çok sermaye destekli <strong>“yeşil dönüşüm”</strong> için kullanılacağı anlamına gelebilir.</p>

<p><strong>Çevresel ve Küresel Boyut</strong></p>

<p>İklim değişikliğiyle mücadelede ETS gibi piyasa temelli mekanizmalar, teoride emisyonları azaltabilir. Ancak Türkiye’nin 2024 sonuna kadar planlama araçlarını tamamlaması (Geçici Madde 2-3) ve pilot uygulamalarla başlaması, acil iklim eylemlerini geciktirebilir. Dünya genelinde karbon piyasalarının başarısı tartışmalı; örneğin AB’de ETS, emisyonları %35 azaltsa da büyük kirleticilere ücretsiz tahsisatlar nedeniyle eleştiriliyor. Türkiye’de de benzer bir risk var: Ücretsiz tahsisatlar (Madde 11/2), büyük sermayeyi korurken çevresel hedefleri sulandırabilir.</p>

<p><strong>Tarım ve Gıda Güvenliği</strong></p>

<p>Türkiye’nin tarım sektörü, iklim değişikliğinden en çok etkilenen alanlardan biri. Kanun, uyum faaliyetlerini teşvik etse de (Madde 5), çiftçilere doğrudan destek veya sübvansiyon öngörmüyor. Karbon fiyatlandırması, mazot ve gübre gibi girdilerin maliyetini artırarak küçük çiftçileri zorlayabilir. Bu, gıda fiyatlarında artışa ve ithalata bağımlılığın yükselmesine yol açabilir.</p>

<p>Türkiye ve Dünya İçin Bir Yol Haritası</p>

<p>Şeffaflık ve Katılım: Taslak, toplumla paylaşılmalı ve STK’lar, çiftçiler, KOBİ’ler gibi kesimlerin görüşleri alınmalı. “Katılım” ilkesi (Madde 3/1) kağıt üzerinde kalmamalı.</p>

<p>Adil Yük Dağılımı: Büyük firmalarla KOBİ’ler arasında farklılaştırılmış kurallar ve sübvansiyonlar getirilmeli. Yoksul bireyler için enerji desteği sağlanmalı.</p>

<p>Tarım Odaklı Çözümler: Çiftçilere düşük karbonlu tarım teknikleri için finansman ve eğitim sunulmalı.</p>

<p>Küresel İş Birliği: Türkiye, gelişmekte olan ülkelerle ittifak kurarak iklim finansmanında daha fazla pay talep etmeli.</p>

<p>İklim Kanunu taslağı, Türkiye’yi yeşil bir geleceğe taşıma potansiyeline sahipken, mevcut haliyle sermaye lehine bir dönüşüm aracı olma riski taşıyor. Bireyler ve KOBİ’ler üzerindeki ekonomik baskı, toplumsal eşitsizliği artırabilir; çevresel hedefler ise kısa vadeli kâr kaygılarına kurban gidebilir. Türk Milleti ve Türkiye Devleti için bu kanun, hem bir fırsat hem de bir sınav.</p>

<p>İnsanlık, dünya ve canlılar için ise ancak adil, şeffaf ve kapsayıcı bir yaklaşımla anlamlı bir adım olabilir. Gelecek, bu düzenlemenin nasıl uygulanacağına ve kimin sesinin duyulacağına bağlı. İklim için atılan bu adım, tarımı, toplumu ve doğayı yok pahasına feda etmemeli; aksine, hepsini kucaklayan bir denge kurmalı.</p>

<p>Yarın, nelere gebe?</p>

<p>İnsanlık, neye evriliyor?</p>

<p>Hep birlikte yaşayarak göreceğiz…</p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//yeni-iklim-kanunu/114/</link>
<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 12:27:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İnsan Olmanın Gerekleri</title>
<description><![CDATA[Kişi her şeyden önce birey olarak kendisine karşı sorumludur. İnsanın kendisine karşı bireysel sorumluluğu,sahip olduğu maddi ve manevi değerlerini doğru yerinde ve zamanında kullanmasını gerektirir.Kendimize olan sorumluluklarımız ise kanunlara uymak, vergi vermek, oy kullanmak, askerlik görevini yapmak, devletin malını kendi malı gibi korumak görevimizdir. Kısacası sorumluluklarını bilen insan kendine karşı, başkalarına karşı, çevreye ve vatanına karşı görevlerini yerine getiren kişidir.
Kişinin kendi kendini yönetebilmesi, kendi nefsine hakim olabilmesi ve nefsini terbiye edebilmesi en büyük sorumluluk noktasıdır. Kendisine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyenler, başkalarına karşı sorumluluklarını da yerine getirmezler.
Bugün yaşadıklarımızla sınanıyoruz. Kalabalıkların arasından iyi insanları, eğri ile doğruyu, hak ile batılı ayıklamamız gerekir. Yaşadıklarımız, insan olmanın özelliklerine göre bizi geçmişimizle, değerlerimizle kucaklaştırıyorsa doğru yoldayız demektir.
Saint Exupery “İnsan olmak her şeyden önce sorumlu olmaktır.” der. Sorumluluk, bir insanın davranışlarının sonuçlarını üstlenmesi demektir.
İnsan olmanın önemi, hayatta karşılaşılan zorluklarla başa çıkabilmek ve mutlu bir yaşam sürebilmek için gereklidir.
Bu nedenle, insan olmanın önemini hatırlamak, insani değerleri yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için çaba göstermek gerekmektedir.
İnsan olmak, aynı zamanda bir sorumluluk duygusunu da beraberinde getirir.
Kendimize, başkalarına, doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek, insani değerleri yaşatmak ve bu değerleri yaygınlaştırmak, insanlık adına yapabileceğimiz en önemli şeylerden biridir.
Takiyettin Mengüşoğlu İnsan Felsefesi adlı eserinde, insanın bilen, yapıp eden, değerlerinin sesini duyan, tavır takınan, önceden gören ve önceden belirleyen, isteyen, özgür hareketleri olan, tarihsel olan, ideleştiren, kendisini bir şeye veren, seven, çalışan, eğiten, eğitilen, devlet kuran, sanat ve tekniğin yaratıcısı olan, konuşan, biyo psişik bir varlık olduğunu söyler. Mengüşoğlu’na göre, insanın bu dünyadaki yerinin ne olduğunu belirleyebilmek için, onu bütün bu özellikleriyle bir bütün olarak ele almak gerekir. İnsan,birbiriyle bağlantılı bu özellikleriyle mevcut koşullar içinde kendini gerçekleştirmeye çalışır.İnsan olmanın gerekleri denilen özellikleri ile de artık, evrimleşen canlılar arasında sıradan bir tür olmaktan uzaklaşır.
Toplumda kabul gören yaşam modeli; mesleğinin yanında insani değerlerini de yaşatabilen ve yakınındaki insanlara sevgi, saygı ve hoşgörüyle yaklaşabilen bir yaşam tarzıdır.
Romalı eski felsefe adamı Cicero’nun (M.Ö 106-43) ifade ettiği gibi,İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır.
Öyleyse farklılıklara karşı saygılı ve hoşgörülü olarak insan kalmaya gayret edelim.
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//insan-olmanin-gerekleri/113/</link>
<pubDate>Thu, 03 Apr 2025 22:02:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye Perspektifinden Yapay Zeka Devrimi</title>
<description><![CDATA[<p>Yapay Zeka (AI), 21. yüzyılın en dönüştürücü güçlerinden biri olarak, ekonomik büyümeden istihdama, uluslararası ilişkilerden güvenliğe kadar geniş bir yelpazede küresel manzarayı yeniden şekillendirmektedir. Türkiye, bu teknolojik devrimin hem fırsatlarını hem de zorluklarını ele alarak, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile bu alanda küresel rekabette yer almayı hedeflemektedir.</p>

<p> </p>

<p>2025’den sonraki 10 yılda AI ve jeopolitik gelişmelerin küresel ve yerel dinamikleri nasıl etkileyebileceğini incelemek, dünyadaki gelişmeleri anlık takip etmek, Türkiye’deki akademik çalışmaları ve ünlü bilim insanlarının öngörülerini merkeze alarak kapsamlı bir analiz yapmak geleceğimizi şekillendirmede etkili bir yöntem olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p> </p>

<p>Yapay Zeka, Dördüncü Sanayi Devrimi’nin temel taşı olarak, karmaşık görevleri otomatikleştirme, karar alma süreçlerini optimize etme ve yeni ekonomik fırsatlar yaratma kapasitesiyle öne çıkmaktadır. Ancak bu devrim, iş kayıpları, mahremiyet endişeleri ve etik ikilemler gibi ciddi riskleri de beraberinde getirmektedir. Türkiye’de bu alanda yapılan akademik çalışmalar, AI’nin potansiyelini ve getirdiği zorlukları anlamak için önemli bir zemin sunmaktadır. Ünlü Türk matematikçi Cahit Arf, yapay zekaya doğrudan değinmemiş olsa da<strong>, “Matematik, insan aklının en güçlü yaratısıdır.”</strong> sözüyle AI’nin matematiksel temellerine işaret etmiştir. Bu söz, AI’nin insan zekasının bir uzantısı olarak gelişimini vurgulayan bir vizyonu yansıtmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Ayrıca, dünyaca ünlü bilim insanları AI’nin geleceğine dair çarpıcı öngörüler sunmuştur. Stephen Hawking, <strong>“Yapay zeka, ya insanlık tarihindeki en iyi şey ya da en kötüsü olacak.”</strong> diyerek teknolojinin çift yönlü doğasını vurgulamıştır. Elon Musk ise, <strong>“AI, nükleer silahlardan daha tehlikeli olabilir!”</strong> ifadesiyle kontrolsüz gelişimin risklerine dikkat çekmiştir. Türkiye’den Prof. Dr. Ethem Alpaydın ise, <strong>“Yapay zeka, insan zekasının bir uzantısıdır ve onunla birlikte evrilmelidir.” </strong>diyerek, insan odaklı bir yaklaşımın gerekliliğini savunmuştur.</p>

<p> </p>

<p><em>Türkiye’de Yapay Zeka Çalışmaları</em></p>

<p> </p>

<p>Türkiye’de yapay zeka üzerine akademik çalışmalar, bu teknolojinin endüstriyel uygulamalarından eğitim sistemine entegrasyonuna kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cem Say, makine öğrenimi ve AI’nin Türkiye’deki pratik uygulamaları üzerine yaptığı araştırmalarla tanınmaktadır. Say’ın çalışmaları, AI’nin endüstrilerde verimliliği artırma potansiyelini ve eğitim sistemine entegrasyonunun gerekliliğini ortaya koymaktadır. Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Levent Akın ise, robotik ve yapay zeka alanındaki öncü araştırmalarıyla, sağlık, eğitim ve savunma sektörlerinde AI’nin kullanımına dair önemli içgörüler sunmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selva Demiralp, yapay zekanın iş gücü piyasasındaki etkilerini analiz eden çalışmalarıyla, Türkiye’de istihdam yapısının nasıl dönüşebileceğine dair öngörüler geliştirmiştir. Bu çalışmalar, AI’nin Türkiye ekonomisine entegrasyonunun hem fırsatlar hem de riskler barındırdığını göstermektedir. 2021’de yayımlanan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi, bu akademik birikimi politik bir çerçeveye oturtarak, AI’nin etik kullanımı, veri güvenliği ve uluslararası iş birliği gibi konuları ele almıştır.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>Materyaller ve Yöntemler</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Bu çalışma, yapay zeka ve jeopolitik gelişmelerin etkileşimlerini anlamak için Karmaşık Adaptif Sistemler (CAS) çerçevesini kullanmaktadır. CAS, küçük bir yeniliğin (örneğin, AI’de bir buluş) küresel siyasi istikrar gibi geniş alanlarda öngörülemeyen sonuçlara yol açabileceğini analiz eder. Araştırma tasarımı, Delphi yöntemi, çoklu senaryo analizi ve olasılık modellemesi gibi karma yöntemleri birleştirerek yapılandırılmıştır.</p>

<p> </p>

<p><strong>Delphi Yöntemi:</strong> 30 üst düzey uzmandan oluşan bir panel, Microsoft, Google, IBM, OpenAI, Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler gibi küresel kuruluşlardan seçilmiştir. Üç aşamalı bir süreçle, AI ve jeopolitik dinamiklerin kesişimindeki temel konular üzerinde uzlaşma sağlanmıştır.</p>

<p> </p>

<p><strong>Çoklu Senaryo Analizi:</strong> Uzman görüşlerinden elde edilen verilerle, farklı geleceklere dair senaryolar geliştirilmiştir. Bu senaryolar, AI’nin yaygınlaşma hızı, düzenleyici çerçeveler ve jeopolitik ittifakların stabilitesi gibi belirsizlikleri ele almaktadır.</p>

<p> </p>

<p><strong>Olasılık Modellemesi:</strong> Monte Carlo simülasyonu ile senaryoların gerçekleşme ihtimalleri edilmiş, riskler ve fırsatlar değerlendirilmiştir.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>Bulgular ve Tartışma</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Yapay Zekanın Küresel Dinamikler Üzerindeki Etkisi Ekonomik Dönüşümler ve İstihdam<br />
AI odaklı otomasyonun, işsizlik oranlarını %50’ye çıkarabileceği öngörülmektedir. Türkiye’de bu durum, hem rutin işleri hem de finans ve danışmanlık gibi analitik rolleri etkileyebilir. Prof. Dr. Selva Demiralp’in çalışmaları, bu dönüşümün Türkiye iş gücü piyasasında ciddi bir yeniden yapılanmayı gerektirdiğini vurgulamaktadır. Hükümetlerin bu ölçekte bir işsizliği yönetme kapasitesinin sınırlı olması (%90 olasılık), sosyal huzursuzluk ve dış çatışmalara yol açabilir.</p>

<p> </p>

<p>AI’nin Üstel Hızdaki Değişimi AI’nin hızlı evrimi, düzenleyici çerçeveleri geride bırakacak (%100 olasılık) ve ekonomik eşitsizlikler ile etik sorunları artıracaktır. Toplumun bu hıza ayak uydurmakta zorlanması (%75 olasılık), kaygı ve psikolojik sorunlara neden olabilir.</p>

<p> </p>

<p>Güvenlik Riskleri AI ve kuantum bilişimin güvenlik alanındaki etkisiyle, siber güvenlik riskleri artacak (%100 olasılık). Türkiye’nin bu alandaki hazırlığı, küresel rekabette stratejik bir unsur olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Tıp ve Teknik Alanlardaki Gelişmeler AI’nin tıbbi standartları iyileştirme potansiyeli (%90 olasılık), Türkiye’de sağlık sektöründe yenilikleri teşvik edebilir, ancak erişim eşitsizlikleri riski de taşımaktadır (%54 olasılık).</p>

<p> </p>

<p>Sürdürülebilirlik Çözümleri AI’nin çevresel sorunlara çözüm sunma olasılığı (%60) umut vericidir, ancak başlangıç başarılarının rehavete yol açması (%30 olasılık) uzun vadeli hedefleri tehlikeye atabilir.</p>

<p> </p>

<p>Jeopolitik Gelişmelerin Etkisi Ulusallaşma ve Milliyetçilik Jeopolitik gelişmelerin ulusallaşmayı artırma olasılığı (%70), küresel iş birliğini zorlaştırabilir. Türkiye’nin bu trend içindeki konumu, hem fırsatlar hem de riskler sunmaktadır.</p>

<p> </p>

<p>Rusya-Ukrayna Savaşı ve Çin’in Yükselişi Rusya-Ukrayna çatışmasının genişleme ihtimali (%70) ve Çin’in ekonomik politikalarının küresel bağımlılıkları artırması (%70), Türkiye’nin jeopolitik stratejilerini etkileyebilir.</p>

<p> </p>

<p>Yapay zeka ve jeopolitik gelişmeler, 2050’ye kadar küresel dinamikleri derinden dönüştürebilecek potansiyele sahiptir. Türkiye, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ile bu dönüşümde aktif bir rol almaya çalışsa da, küresel rekabet ve jeopolitik gerilimler bu ilerlemeyi şekillendirecektir. Cahit Arf’ın matematiksel mirasından ilham alarak, AI’nin insan zekasıyla uyumlu bir evrim geçirmesi gerektiği açıktır. Hawking’in ikilemi, Musk’ın uyarısı ve Alpaydın’ın insan odaklı vizyonu, Türkiye’nin bu devrimde etik, güvenli ve sürdürülebilir bir yol izlemesinin önemini vurgulamaktadır. Gelecek, büyük fırsatlarla birlikte ciddi riskleri barındırmakta; bu nedenle dikkatli bir yönetim ve uluslararası iş birliği kritik öneme sahiptir.</p>

<p> </p>

<p>Gelecek, şimdiden şekilleniyor…</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//turkiye-perspektifinden-yapay-zeka-devrimi/112/</link>
<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 21:09:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İKİNCİ İNÖNÜ MUHAREBELERİ ZAFERİ</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Birinci İnönü Muharebesi'nden beklediği kazancı sağlayamayan Yunan kuvvetleri, 23 Mart-1 Nisan 1921 tarihleri arasında Türk kuvvetlerinin güçlenmesine imkân vermeden imhasını sağlamak, Eskişehir ve Afyon bölgelerinin stratejik bölgelerini ele geçirmek ve Sevr Antlaşması’nı Ankara Hükumetine zorla kabul ettirmek maksadıyla iki koldan saldırı harekâtı başlatmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Uşak bölgesinde bulunan 1. Yunan Kolordusu ile Bursa bölgesinde bulunan 3. Yunan Kolordusunun, 23 Mart 1921 günü saldırıya geçtiği saatlerde TBMM Temsilcilerinin Londra Konferansı'na katılmak için yola çıkmış olduğu hatırda tutulmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ana Karargahını Eskişehir'de konuşlandırmış olan Mirliva (Tuğgeneral) İsmet Paşa komutasındaki Türk Askeri Birlikleri Yunan kuvvetlerine karşı koyabilmek maksadıyla güneyden kuzeye 11, 24 ve 61. Piyade Tümenleri birinci hatta; 3. Piyade Tümeni ve 1. Süvari Tugayı ile ihtiyatlar olarak savunma için tertiplenmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Yunan birliklerinin ilk saldırı harekatlarında Dumlupınar ve Afyon’u ele geçirmesi ve Eskişehir'e doğru ilerleyişini sürdürmesi üzerine Millî Savunma Bakanı Fevzi Paşa da TBMM'nde alınan karar doğrultusunda Meclis Muhafız Taburu ile cepheye gitmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Eskişehir'i hedef alan Yunan saldırıları karşısında Türk Askerlerinin hiç zaafa düşmeden kahramanca mevzilerini savunması karşısında Yunan askerleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Yunan ordusunun bu çekilişi sırasında Türk süvarileri birliklerinin karşı taarruzu ve ısrarlı takipleri sonucu düşman birlikleri ağır kayıplar vermiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu arada Yunan birliklerinden bir kol güneyden Çay-Bolvadin hattına kadar ilerlemiş ve 30 Mart 1921 günü başlattıkları saldırıların da püskürtülmesi üzerine Yunan askerleri Afyon'dan çekilmek zorunda kalmıştır. Geri çekilen Yunan ordusuna, Türk süvarilerinin Yenişehir ovasında kuvvetli bir darbe indirmesi ile 23 Mart-1 Nisan 1921 günleri arasında yaşanan İkinci İnönü Muharebeleri Türk Askerinin zaferi ile sonuçlanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/2_%20%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC%20Zaferi.jpeg" style="width: 945px; height: 588px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın 1 Nisan 1921 günü TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya "Düşman, binlerce ölüsüyle doldurduğu savaş meydanını silahlarımıza bırakmıştır" dediği telgraf mesajına Mustafa Kemal Paşa "Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makus talihini de yendiniz. İstila altındaki topraklarımızla beraber bütün vatan, bugün en ücra köşelerine kadar zaferinizi kutluyor" mesajı ile cevap vererek zaferi tebrik etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu savaşta şehit olan Türk Askerleri Bilecik şehri sınırlarında bulunan İnönü Şehitliği'ne defnedilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">İkinci İnönü Muharebeleri Zaferinin 104. yılı vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün Millî Mücadele Komuta kademelerimizi, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Ruhları Şâd, mekanları cennet olsun.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail Cingöz</p>

<p style="text-align: justify;">Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>

<p style="text-align: justify;">BULTÜRK Ankara Temsilcisi</p>

<p style="text-align: justify;">TDPB Basın Kulübü Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//ikinci-inonu-muharebeleri-zaferi/111/</link>
<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 19:40:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>57. ALAY TAMAMEN ŞEHİT OLMADI, SANCAĞI ESİR ALINMADI</title>
<description><![CDATA[<p align="center" class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;
margin-bottom:6.0pt;margin-left:0cm;text-align:center;line-height:normal"><span style="text-align: justify;"> </span></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">Çanakkale’de kahramanca çarpışan 57. Piyade Alayı hakkında paylaşılan iddiaların önemli bir bölümünün doğruluk payı bulunmadığını hatırlatmak isterim. <o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">57. Piyade Alayı Çanakkale’de tamamen yok olmamıştır. 57. Piyade Alay sancağı ne ağaca asılı kalmış ne de düşman eline geçmiştir. Dolayısı ile 57. Piyade Alay Sancağı Çanakkale Savaşları sırasında Anzakların eline geçerek Avustralya’ya götürülmemiştir.<o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">Çanakkale Savaşı şehitleri listesi incelendiğinde 57. Piyade Alay’ın tüm askerlerinin şehit düşmediği görülebilmektedir. 57. Piyade Alayı ile Alay’ın bağlı bulunduğu 19. Tümen’in askerî arşivlerde bulunan harp cerideleri de bu durumu doğrulamaktadır.<br />
<img alt="" src="/images/57_%20Alay%20.jpg" style="width: 950px; height: 657px;" /><o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">Çanakkale’den sonra Galiçya Cephesinde görevlendirilmiştir. Daha sonra buradan Güney Cephesi’ne sevk edilen 57. Piyade Alayı, gönderildiği Filistin Cephesi’nde Nablus’ta kuvvetinin ¾’ünü şehit verdiği için muharebe gücünü yitirerek 23 Eylül 1918 tarihinde esir düşmüştür. Esir düştükten sonra sancağın akıbetinin ne olduğu bilinmemektedir. <o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">Mayıs 2005'te Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı bu konuda Avustralya Melbourne müzesine başvurmuş ve onlardan 57. Alayımıza ait bir sancağın olmadığı cevabını almıştır. <o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">Bu cevap üzerine Genel kurmay Başkanlığı yapmış olduğu açıklamada: “Türk ordu geleneği göz önüne alındığında, Alay’ın İngilizler tarafından esir alınırken, sancağını teslim etmeyerek imha etmiş olmasının kuvvetli bir ihtimal olduğu değerlendirilmektedir.” demiştir.<o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">57. Piyade Alayı elbette Çanakkale'nin tartışmasız efsane birliklerinden birisidir ve 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferinin 110. yıldönümü vesilesiyle Başta Anafartalar Grup Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizle, Kahraman Gazilerimizle birlikte 57. Alayımızın da şehitlerini ve gazilerini rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum. <o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:6.0pt;
margin-left:0cm;text-align:justify;line-height:normal">Ruhları Şâd Olsun.<o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;line-height:normal">İsmail Cingöz <o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;line-height:normal">Uluslararası Siyaset Uzmanı<o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;line-height:normal">BULTÜRK Ankara Temsilcisi<o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;line-height:normal">TDPB Basın Kulübü Başkanı<o:p></o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;line-height:normal"><o:p> </o:p></p>

<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;line-height:normal"><o:p> </o:p>Kaynak: <a href="https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.malumatfurus.org%2F57-alay-sehit%2F%3Ffbclid%3DIwZXh0bgNhZW0CMTAAAR3Mnr_qljQnmg0yDKdwfdnQ696G44CaHq_bzSzodtPt98HtQ1Si9Glm940_aem_S1kD-ncFwJ9npU4gkej7Ow&amp;h=AT31vXNGH6tvlF8sdNAabpb5Rtvu9T8RinKbGGiOd8OKr52M3mNO9kJorpRxIoDX8RJjDS9J_T2EnQorOX3gVrNC5PXAGK38MvUyWRjm1_Lp2HZgdDs9558hc7KEZT-M-_4t40YdNRhSeDkr&amp;__tn__=-UK-R&amp;c%5b0%5d=AT32ixi-3T-3-twl_c0VRWTQK0cTSt3D7kzFCWgD_VhUgphRYqf4Q2zQhY2-yW81h2sHqnMvAXRhHKdx1fIc5a6y__13QJjg5nVWXvE5L0V5hiYJbbf6OsBiQCcm_63LSXjTTfZzbcAPmcuGlNxF70aLkeCReDSj684lsr38QxWyJBUN8" target="_blank"><b>https://www.malumatfurus.org/57-alay-sehit/</b></a></p>

<p> </p>

<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<body id="cke_pastebin" style="position: absolute; top: -10px; width: 1px; height: 180px; overflow: hidden; margin: 0px; padding: 0px; left: -1000px;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z xeuugli xs83m0k xjl7jj x1xmf6yo x1emribx x1e56ztr x1i64zmx xnp8db0 x1d1medc x7ep2pv x1xzczws" style="position: relative; box-sizing: border-box; margin: 8px; z-index: 0; overflow-anchor: none; flex: 18 1 360px; max-width: 680px; min-width: 0px; font-family: &quot;Segoe UI Historic&quot;, &quot;Segoe UI&quot;, Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(28, 30, 33); background-color: rgb(242, 244, 247);">
<div class="x7wzq59" style="position: sticky; font-family: inherit; top: -1749px;">
<div style="font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div class="x1yztbdb" style="margin-bottom: 16px; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x78zum5 x1n2onr6 xh8yej3" style="margin: 0px; position: relative; padding: 0px; display: flex; width: 424.888px; font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z x1jx94hy x1qpq9i9 xdney7k xu5ydu1 xt3gfkd x9f619 xh8yej3 x6ikm8r x10wlt62 xquyuld" style="position: relative; box-sizing: border-box; overflow: hidden; width: 424.888px; z-index: 0; background-color: var(card-background); border-radius: max(0px, min(var(card-corner-radius), calc((100vw - 4px - 100%) * 9999))) / var(card-corner-radius); box-shadow: 0 1px 2px var(shadow-2); font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z x9f619 x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xjkvuk6 x1cnzs8" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; padding-top: 20px; padding-bottom: 4px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x1iyjqo2 x2lwn1j" style="flex-grow: 1; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w x1swvt13 x1pi30zi" style="position: relative; padding-right: 16px; padding-left: 16px; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf x4cne27 xifccgj" style="display: flex; flex-direction: column; margin-bottom: -6px; margin-top: -6px; font-family: inherit;">
<div class="xzueoph x1k70j0n" style="margin-top: 6px; margin-bottom: 6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1qughib x6s0dn4 xozqiw3 x1q0g3np xzt5al7" style="position: relative; flex-flow: row; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; z-index: 0; justify-content: space-between; direction: ltr; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x2lah0s x193iq5w xeuugli xqcrz7y x78zum5 xdt5ytf xl56j7k x1i64zmx" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; justify-content: center; align-self: flex-start; max-width: 100%; margin-left: 8px; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1qughib x6s0dn4 xozqiw3 x1q0g3np" style="position: relative; flex-flow: row; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; z-index: 0; justify-content: space-between; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xlshs6z xnalus7" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; visibility: hidden; min-width: 0px; width: 0px; font-family: inherit;"> </div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1qughib x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np" style="position: relative; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; z-index: 0; justify-content: space-between; font-family: inherit;">
<div class="html-div x1k74hu9 x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x1rg5ohu xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1n2onr6 x3ajldb" style="margin: 0px; border-style: none; position: relative; display: inline-block; padding: 0px; vertical-align: bottom; font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="xieb3on" style="margin-bottom: 20px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1qughib x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np x1pi30zi x1swvt13 xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; padding-right: 16px; flex-flow: row; align-items: stretch; padding-left: 16px; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; justify-content: space-between; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x2b8uid" style="text-align: center; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm xzsf02u" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; color: var(primary-text); min-width: 0px;">Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı/M.A.<br class="html-br" />
Araştırmacı Yazar<br class="html-br" />
BULTÜRK Ankara Temsilcisi</span></div>

<div class="xw7yly9" style="margin-top: 16px; font-family: inherit;">
<div aria-label="Biyografiyi Düzenle" class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x1ypdohk xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1o1ewxj x3x9cwd x1e5q0jg x13rtm0m x87ps6o x1lku1pv x1a2a7pz x9f619 x3nfvp2 xdt5ytf xl56j7k x1n2onr6 xh8yej3" role="button" style="list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; position: relative; cursor: pointer; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; flex-direction: column; justify-content: center; width: 392.888px; outline: none; border-radius: inherit; -webkit-tap-highlight-color: transparent; display: inline-flex; user-select: none; touch-action: manipulation; background-color: transparent; font-family: inherit;" tabindex="0">
<div class="x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 xl56j7k x6s0dn4 xozqiw3 x1q0g3np xi112ho x17zwfj4 x585lrc x1403ito x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 xn6708d x1ye3gou x1qhmfi1 x1r1pt67" role="none" style="position: relative; flex-flow: row; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; border-width: 0px; justify-content: center; border-bottom-left-radius: var(button-corner-radius); border-top-right-radius: var(button-corner-radius); z-index: 0; background-color: var(secondary-button-background); padding-left: 12px; border-bottom-right-radius: var(button-corner-radius); border-top-left-radius: var(button-corner-radius); padding-right: 12px; height: var(button-height-medium); font-family: inherit;">
<div class="x6s0dn4 x78zum5 xl56j7k x1608yet xljgi0e x1e0frkt" style="align-items: center; display: flex; justify-content: center; margin-right: calc(-1*var(button-inner-icon-spacing-medium)); margin-left: calc(-1*var(button-inner-icon-spacing-medium)); width: calc(100% + 6px); font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x193iq5w xeuugli x6s0dn4 x78zum5 x2lah0s x1fbi1t2 xl8fo4v" role="none" style="position: relative; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; margin-right: var(button-inner-icon-spacing-medium); margin-left: var(button-inner-icon-spacing-medium); font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen x1s688f x1dem4cn" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; color: var(secondary-button-text); display: block; font-weight: 600; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; min-width: 0px;"><span class="x1lliihq x6ikm8r x10wlt62 x1n2onr6 xlyipyv xuxw1ft" style="position: relative; text-overflow: ellipsis; text-wrap-mode: nowrap; overflow: hidden; display: block; font-family: inherit;">Biyografiyi Düzenle</span></span></div>
</div>

<div class="x1ey2m1c xds687c x17qophe xg01cxk x47corl x10l6tqk x13vifvy x1ebt8du x19991ni x1dhq9h x1o1ewxj x3x9cwd x1e5q0jg x13rtm0m" data-visualcompletion="ignore" role="none" style="position: absolute; border-radius: inherit; inset: 0px; transition-property: opacity; transition-timing-function: var(fds-animation-fade-out); transition-duration: var(fds-duration-extra-extra-short-out); pointer-events: none; opacity: 0; font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1qughib x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np x1pi30zi x1swvt13 xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; padding-right: 16px; flex-flow: row; align-items: stretch; padding-left: 16px; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; justify-content: space-between; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xexx8yu xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 0px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/yp/r/Q9Qu4uLgzdm.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm xzsf02u x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; color: var(primary-text); min-width: 0px;"><a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz xkrqix3 x1sur9pj xzsf02u x1s688f" href="https://www.facebook.com/profile.php?id=100072383656794" role="link" style="color: var(primary-text); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; outline: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-weight: 600; touch-action: manipulation; background-color: transparent; display: inline; font-family: inherit;" tabindex="0"><span class="xt0psk2" style="display: inline; font-family: inherit;">Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler</span></a>'de Master / Araştırmacı Yazar</span></div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/yS/r/jV4o8nAgIEh.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm xzsf02u x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; color: var(primary-text); min-width: 0px;">Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'de İşletme Fakültesi-İşletme okudu</span></div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/yS/r/jV4o8nAgIEh.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm xzsf02u x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; color: var(primary-text); min-width: 0px;">dörtyol deneme lisesi'de okudu</span></div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/yS/r/jV4o8nAgIEh.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm xzsf02u x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; color: var(primary-text); min-width: 0px;"><a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz xkrqix3 x1sur9pj xzsf02u x1s688f" href="https://www.facebook.com/gaziilkogretim" role="link" style="color: var(primary-text); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; outline: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-weight: 600; touch-action: manipulation; background-color: transparent; display: inline; font-family: inherit;" tabindex="0"><span class="xt0psk2" style="display: inline; font-family: inherit;">Gazi İlköğretim Okulu</span></a>'da okudu</span></div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/y5/r/VMZOiSIJIwn.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm xzsf02u x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; color: var(primary-text); min-width: 0px;"><a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz xkrqix3 x1sur9pj xzsf02u x1s688f" href="https://www.facebook.com/Ankara-106478736056198/" role="link" style="color: var(primary-text); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; outline: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-weight: 600; touch-action: manipulation; background-color: transparent; display: inline; font-family: inherit;" tabindex="0"><span class="xt0psk2" style="display: inline; font-family: inherit;">Ankara</span></a>'da yaşıyor</span></div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/yc/r/-e1Al38ZrZL.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm xzsf02u x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; color: var(primary-text); min-width: 0px;">Memleketi <a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz xkrqix3 x1sur9pj xzsf02u x1s688f" href="https://www.facebook.com/Adana-111806898837603/" role="link" style="color: var(primary-text); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; outline: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-weight: 600; touch-action: manipulation; background-color: transparent; display: inline; font-family: inherit;" tabindex="0"><span class="xt0psk2" style="display: inline; font-family: inherit;">Adana</span></a></span></div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/y3/r/BQdeC67wT9z.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz xkrqix3 x1sur9pj x1qq9wsj x1s688f" href="https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.youtube.com%2F%40ismailcingoz8845%2Fvideos%3Ffbclid%3DIwZXh0bgNhZW0CMTAAAR2yL_-jgw4DfN2Em66GxdGWuyay2IXm7Q2Kc6x8xphhw6mSR-5qcNOhmu0_aem_ZGbC7dChDDz2crfBHo4Xmw&amp;h=AT3RZTn7THpk3-Qk7QmlmlvRvwunq62sFGUxmssotmHorMpBVcnqEcjuPmXcj1n6AiC-0poeIPl_1WbV-CIK27Esa7G9OkLGoPqFLwzm10C2aAiHanBA8G1Oim9WRbfN2zXYfg" rel="nofollow noreferrer" role="link" style="color: var(accent); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; outline: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-weight: 600; touch-action: manipulation; background-color: transparent; display: inline; font-family: inherit;" tabindex="0" target="_blank"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm x1fey0fg x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; font-weight: 400; max-width: 100%; word-break: break-word; color: var(blue-link); display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; min-width: 0px;">youtube.com/@ismailcingoz8845/videos</span></a></div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/y3/r/BQdeC67wT9z.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz xkrqix3 x1sur9pj x1qq9wsj x1s688f" href="https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Ftwitter.com%2Fcingozismail01%3Ffbclid%3DIwZXh0bgNhZW0CMTAAAR1EKAKUxkFRDLx98gpKFGMYfXnbxP1mb2iZRSkOgUMn7OxEdkCAumXgqfM_aem_B2ZQ_bOT7bYQkOyBeiSctA&amp;h=AT3RVsmb7J0lErA6aCkMyj4MBkLiElEjWuaEg_4yxRBP482uYxX_iouckkSMKn905GoEJEDKzV74tX-qNkY_9T6jJgDVYg-6J3lt0u1tK-fXU07vbmNfwzB-OpOt9qMt_xd_GQ" rel="nofollow noreferrer" role="link" style="color: var(accent); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; outline: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-weight: 600; touch-action: manipulation; background-color: transparent; display: inline; font-family: inherit;" tabindex="0" target="_blank"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm x1fey0fg x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; font-weight: 400; max-width: 100%; word-break: break-word; color: var(blue-link); display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; min-width: 0px;">twitter.com/cingozismail01</span></a></div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1nhvcw1 x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; justify-content: flex-start; flex-flow: row; align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w xeuugli xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;"><img alt="" class="x1b0d499 xuo83w3" height="20" src="https://static.xx.fbcdn.net/rsrc.php/v4/y3/r/BQdeC67wT9z.png" style="border: 0px; vertical-align: -0.25em; filter: var(filter-placeholder-icon);" width="20" /></div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xamitd3 xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; align-self: center; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div class="x78zum5 xdt5ytf xz62fqu x16ldp7u" style="display: flex; flex-direction: column; margin-top: -5px; margin-bottom: -5px; font-family: inherit;">
<div class="xu06os2 x1ok221b" style="margin-top: 5px; margin-bottom: 5px; font-family: inherit;"><a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz xkrqix3 x1sur9pj x1qq9wsj x1s688f" href="https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.linkedin.com%2Fin%2Fismail-cing%25C3%25B6z-7b9a06b2%2F%3Ffbclid%3DIwZXh0bgNhZW0CMTAAAR0AemnoPpCxP1cy4d9PjamL0U0wung7pNX-myrZfXSmN9_lryNF4Xgzm3o_aem_v-s2HDdh1t7o_ZRwBeAiZg&amp;h=AT3r7tIey4CK4XVXW-qNrsZbLeVay0l5sigpBKHabgQmSeFB9RML4TQOOUQlkHAVNdyPqAhbXwY-c2xgYAkftw-drZd4pTi6IZ_6iHZUNzOJzWvUD4lOQ48FcloIR5KFp602VA" rel="nofollow noreferrer" role="link" style="color: var(accent); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; outline: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-weight: 600; touch-action: manipulation; background-color: transparent; display: inline; font-family: inherit;" tabindex="0" target="_blank"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen xo1l8bm x1fey0fg x1yc453h" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; font-weight: 400; max-width: 100%; word-break: break-word; color: var(blue-link); display: block; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; min-width: 0px;">linkedin.com/in/ismail-cing%C3%B6z-7b9a06b2</span></a></div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<ul style="list-style-type: none; margin: 0px; padding-right: 0px; padding-left: 0px;">
</ul>

<div class="x14vqqas" style="margin-top: 12px; font-family: inherit;">
<div aria-label="Detayları Düzenle" class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x1ypdohk xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1o1ewxj x3x9cwd x1e5q0jg x13rtm0m x87ps6o x1lku1pv x1a2a7pz x9f619 x3nfvp2 xdt5ytf xl56j7k x1n2onr6 xh8yej3" role="button" style="list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; border-style: none; position: relative; cursor: pointer; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; flex-direction: column; justify-content: center; width: 392.888px; outline: none; border-radius: inherit; -webkit-tap-highlight-color: transparent; display: inline-flex; user-select: none; touch-action: manipulation; background-color: transparent; font-family: inherit;" tabindex="0">
<div class="x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 xl56j7k x6s0dn4 xozqiw3 x1q0g3np xi112ho x17zwfj4 x585lrc x1403ito x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 xn6708d x1ye3gou x1qhmfi1 x1r1pt67" role="none" style="position: relative; flex-flow: row; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; border-width: 0px; justify-content: center; border-bottom-left-radius: var(button-corner-radius); border-top-right-radius: var(button-corner-radius); z-index: 0; background-color: var(secondary-button-background); padding-left: 12px; border-bottom-right-radius: var(button-corner-radius); border-top-left-radius: var(button-corner-radius); padding-right: 12px; height: var(button-height-medium); font-family: inherit;">
<div class="x6s0dn4 x78zum5 xl56j7k x1608yet xljgi0e x1e0frkt" style="align-items: center; display: flex; justify-content: center; margin-right: calc(-1*var(button-inner-icon-spacing-medium)); margin-left: calc(-1*var(button-inner-icon-spacing-medium)); width: calc(100% + 6px); font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x193iq5w xeuugli x6s0dn4 x78zum5 x2lah0s x1fbi1t2 xl8fo4v" role="none" style="position: relative; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; margin-right: var(button-inner-icon-spacing-medium); margin-left: var(button-inner-icon-spacing-medium); font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x xudqn12 x3x7a5m x6prxxf xvq8zen x1s688f x1dem4cn" dir="auto" style="overflow-wrap: break-word; max-width: 100%; word-break: break-word; color: var(secondary-button-text); display: block; font-weight: 600; font-family: inherit; font-size: 0.9375rem; line-height: 1.3333; min-width: 0px;"><span class="x1lliihq x6ikm8r x10wlt62 x1n2onr6 xlyipyv xuxw1ft" style="position: relative; text-overflow: ellipsis; text-wrap-mode: nowrap; overflow: hidden; display: block; font-family: inherit;">Detayları Düzenle</span></span></div>
</div>

<div class="x1ey2m1c xds687c x17qophe xg01cxk x47corl x10l6tqk x13vifvy x1ebt8du x19991ni x1dhq9h x1o1ewxj x3x9cwd x1e5q0jg x13rtm0m" data-visualcompletion="ignore" role="none" style="position: absolute; border-radius: inherit; inset: 0px; transition-property: opacity; transition-timing-function: var(fds-animation-fade-out); transition-duration: var(fds-duration-extra-extra-short-out); pointer-events: none; opacity: 0; font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1ja2u2z x78zum5 x2lah0s x1n2onr6 x1qughib x1qjc9v5 xozqiw3 x1q0g3np x1pi30zi x1swvt13 xyamay9 xykv574 xbmpl8g x4cne27 xifccgj" style="position: relative; padding-right: 16px; flex-flow: row; align-items: stretch; padding-left: 16px; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; padding-top: 16px; z-index: 0; justify-content: space-between; margin: -6px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w xeuugli x1r8uery x1iyjqo2 xs83m0k xsyo7zv x16hj40l x10b6aqq x1yrsyyn" style="flex: 1 1 0px; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; padding: 6px; max-width: 100%; z-index: 0; min-width: 0px; font-family: inherit;">
<div class="xwya9rg" style="margin-top: -16px; font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z" style="position: relative; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div aria-hidden="true" class="x9f619 x1lliihq x6ikm8r x10wlt62 x10l6tqk x1tj73cw x1cb1t30 x1d8287x x19991ni xwji4o3 x1vjfegm x1ar9fak xg01cxk x47corl" style="position: absolute; box-sizing: border-box; overflow: hidden; transition-property: opacity; transform: translateY(-50%); transition-duration: 0.3s; z-index: 1; pointer-events: none; opacity: 0; transition-timing-function: ease; left: -38px; top: calc(50% - 20px); font-family: inherit;">
<div class="x14yjl9h xudhj91 x18nykt9 xww2gxu xjf5wm9 x1anpbxc xmo9yow xyorhqc x17adc0v" style="border-radius: 50%; margin: 10px; box-shadow: 0 2px 8px var(shadow-1); font-family: inherit;">
<div aria-label="Önceki İçerikler" class="x1i10hfl xjqpnuy xa49m3k xqeqjp1 x2hbi6w x13fuv20 xu3j5b3 x1q0q8m5 x26u7qi x1ypdohk xdl72j9 x2lah0s xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r x2lwn1j xeuugli x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1ja2u2z x1t137rt x1q0g3np x87ps6o x1lku1pv x1a2a7pz x6s0dn4 xzolkzo x12go9s9 x1rnf11y xprq8jg x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x78zum5 xl56j7k xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1n2onr6 xsdox4t x1useyqa x9bbmet x10f5nwc xi81zsa" role="button" style="list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; position: relative; flex-direction: row; cursor: pointer; border-style: solid; flex-shrink: 0; padding: 0px; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; border-width: 0px; justify-content: center; outline: none; box-shadow: 0 0 0 1px var(shadow-1); border-radius: 999px; -webkit-tap-highlight-color: transparent; z-index: 0; border-left-color: var(always-dark-overlay); user-select: none; background-color: var(popover-background); border-right-color: var(always-dark-overlay); flex-basis: auto; touch-action: manipulation; color: var(secondary-text); width: 48px; min-height: 0px; min-width: 0px; border-top-color: var(always-dark-overlay); border-bottom-color: var(always-dark-overlay); height: 48px; font-family: inherit;" tabindex="-1">
<div class="x1ey2m1c xds687c x17qophe xg01cxk x47corl x10l6tqk x13vifvy x1ebt8du x19991ni x1dhq9h xzolkzo x12go9s9 x1rnf11y xprq8jg" data-visualcompletion="ignore" role="none" style="position: absolute; border-radius: 999px; inset: 0px; transition-property: opacity; transition-timing-function: var(fds-animation-fade-out); transition-duration: var(fds-duration-extra-extra-short-out); pointer-events: none; opacity: 0; font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>

<div class="xoruuee xhsvlbd x6ikm8r x10wlt62 x1rxj1xn x889kno x1n2onr6 xh8yej3" style="position: relative; overflow: hidden; width: 392.888px; padding-bottom: 50px; padding-top: 10px; margin-top: -10px; margin-bottom: -50px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1ja2u2z xzpqnlu x1hyvwdk x14bfe9o xjm9jq1 x6ikm8r x10wlt62 x10l6tqk x1i1rx1s" style="position: absolute; box-sizing: border-box; overflow: hidden; height: 1px; clip-path: inset(50%); z-index: 0; clip: rect(0px, 0px, 0px, 0px); width: 1px; font-size: 0.0625rem; font-family: inherit;">Öne Çıkan Kısım</div>

<div class="x1pq812k x5lxg6s x9f619 x78zum5 x38tqe7 xw2csxc x1odjw0f x1gan7if x1y1aw1k x1rohswg xjw1qxx xq72syc x1siw524 xuxw1ft xfk6m8 x1yqm8si xjx87ck xhfbhpw x1i44nmu x1s4oyt8 x1471bli" style="display: flex; box-sizing: border-box; text-wrap-mode: nowrap; overflow: auto; scroll-padding: 48px; scroll-snap-type: x mandatory; margin-right: -44px; scrollbar-width: none; margin-left: -44px; width: calc(100% + 88px); padding-bottom: 32px; padding-top: 8px; margin-bottom: -20px; font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit; min-width: 44px;"> </div>

<div aria-hidden="true" class="x1qjc9v5 x9f619 x78zum5 x2lah0s xw3qccf xsgj6o6 x1bhewko xeaf4i8 x18igh9x xwyr2us x1ey03fc x11b4air" style="align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; margin-left: 4px; margin-right: 4px; scroll-snap-align: start; text-wrap-mode: wrap; width: calc(33.3333% - 37.3333px); font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z x9f619 x78zum5 xdt5ytf x193iq5w x1l7klhg x1iyjqo2 xs83m0k x2lwn1j" style="flex: 1 1 100%; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x1iyjqo2 x2lwn1j" style="flex-grow: 1; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x78zum5 x1n2onr6 xh8yej3" style="margin: 0px; position: relative; padding: 0px; display: flex; width: 122.95px; font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z xjbqb8w x1qpq9i9 xdney7k xu5ydu1 xt3gfkd x9f619 xh8yej3 x6ikm8r x10wlt62" style="position: relative; box-sizing: border-box; overflow: hidden; width: 122.95px; z-index: 0; border-radius: max(0px, min(var(card-corner-radius), calc((100vw - 4px - 100%) * 9999))) / var(card-corner-radius); background-color: transparent; font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6" style="position: relative; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1lq5wgf xgqcy7u x30kzoy x9jhf4c xqtp20y x6ikm8r x10wlt62 x1n2onr6 xh8yej3 xmyip4h" style="margin: 0px; position: relative; padding-right: 0px; padding-left: 0px; overflow: hidden; padding-bottom: 0px; width: 122.95px; border-radius: 8px; height: 0px; padding-top: var(paddingTop); font-family: inherit; paddingTop: 177.77777777777777%;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1ey2m1c xds687c x17qophe x10l6tqk x13vifvy" style="position: absolute; margin: 0px; padding: 0px; inset: 0px; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x3oybdh x1g0ag68 xx6bhzk x11xpdln xcj1dhv x1ey2m1c x9f619 xds687c x17qophe x10l6tqk x13vifvy" style="position: absolute; margin: 0px; transform: scale(1); padding: 0px; box-sizing: border-box; transition-property: transform; inset: 0px; transform-origin: center center; transition-timing-function: linear; transition-duration: 0.15s; font-family: inherit;"><a aria-label="Fotoğraf açıklaması yok." class="x1i10hfl x1ypdohk xe8uvvx x1hl2dhg xggy1nq x87ps6o x1lku1pv x1a2a7pz x1a2cdl4 xnhgr82 x1qt0ttw xgk8upj x6ikm8r x10wlt62 xjyslct xjbqb8w x13fuv20 xu3j5b3 x1q0q8m5 x26u7qi x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1lliihq xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1n2onr6 x16tdsg8 xh8yej3 x1ja2u2z xk4oym4 x2pq9lr" href="https://www.facebook.com/stories/809232401362671/?source=profile_highlight" role="link" style="color: rgb(56, 88, 152); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; position: relative; border-style: solid; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; overflow: hidden; width: 122.95px; outline: none; border-radius: 10px; -webkit-tap-highlight-color: transparent; z-index: 0; display: block; box-shadow: var(shadow-base); user-select: none; touch-action: manipulation; background-color: transparent; appearance: none; font-family: inherit;" tabindex="-1"><img alt="" class="x1o1ewxj x3x9cwd x1e5q0jg x13rtm0m x5yr21d xl1xv1r xh8yej3" height="100%" referrerpolicy="origin-when-cross-origin" src="https://scontent.fdiy1-1.fna.fbcdn.net/v/t39.30808-6/453881068_1965060097266987_5593768129382135794_n.jpg?stp=dst-jpg_s851x315_tt6&amp;_nc_cat=103&amp;ccb=1-7&amp;_nc_sid=669761&amp;_nc_ohc=XEoCcNYoAXkQ7kNvgHk0OoU&amp;_nc_oc=Adgl73ApzEWO6SqqSlmolPHk2vEweyIqxJrHKHC5I4ECQZ1I2Jc0QX7QlBovtV5lTJs&amp;_nc_zt=23&amp;_nc_ht=scontent.fdiy1-1.fna&amp;_nc_gid=EgUsnwvyEEKBVPd8HPKIWg&amp;oh=00_AYHKRRL-1ootVgizZR4ldLca8KZX2Yp0Bk7id7CBjUkRNA&amp;oe=67DEE1C4" style="border: 0px; height: 218.575px; width: 122.95px; border-radius: inherit; object-fit: cover;" /></a></div>

<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z x9f619 x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w x5yr21d xh8yej3" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; height: 218.575px; width: 122.95px; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x1iyjqo2 x2lwn1j" style="flex-grow: 1; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w x1l7klhg x1iyjqo2 xs83m0k x2lwn1j" style="flex: 1 1 100%; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd xnt7nc8" style="margin: 0px; padding: 0px; filter: drop-shadow(rgba(0, 0, 0, 0.62) 0px 0px 1px); font-family: inherit;"> </div>
</div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd" style="margin: 0px; padding: 0px; font-family: inherit;"> </div>
</div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd" style="margin: 0px; padding: 0px; font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x1a2cdl4 xnhgr82 x1qt0ttw xgk8upj x1ey2m1c xlg9a9y x9f619 xds687c x17qophe x47corl x10l6tqk x13vifvy" style="position: absolute; box-sizing: border-box; inset: 0px; border-radius: 10px; pointer-events: none; box-shadow: inset 0 0 0 1px var(media-inner-border); font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w x6s0dn4 x1y1aw1k" style="position: relative; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; padding-top: 8px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x x4zkp8e x3x7a5m x1nxh6w3 x1sibtaa x1s688f xzsf02u x2b8uid" dir="auto" style="font-size: 0.8125rem; overflow-wrap: break-word; text-align: center; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-weight: 600; line-height: 1.2308; font-family: inherit; color: var(primary-text); min-width: 0px;"><span class="x1lliihq x6ikm8r x10wlt62 x1n2onr6 x1j85h84" style="position: relative; overflow: hidden; padding-bottom: 1px; display: -webkit-box; font-family: inherit; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-line-clamp: 3;">Koleksiyon</span></span></div>
</div>
</div>
</div>

<div aria-hidden="true" class="x1qjc9v5 x9f619 x78zum5 x2lah0s xw3qccf xsgj6o6 x1bhewko xeaf4i8 x18igh9x xwyr2us x1ey03fc x11b4air" style="align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; margin-left: 4px; margin-right: 4px; scroll-snap-align: start; text-wrap-mode: wrap; width: calc(33.3333% - 37.3333px); font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z x9f619 x78zum5 xdt5ytf x193iq5w x1l7klhg x1iyjqo2 xs83m0k x2lwn1j" style="flex: 1 1 100%; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x1iyjqo2 x2lwn1j" style="flex-grow: 1; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x78zum5 x1n2onr6 xh8yej3" style="margin: 0px; position: relative; padding: 0px; display: flex; width: 122.95px; font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z xjbqb8w x1qpq9i9 xdney7k xu5ydu1 xt3gfkd x9f619 xh8yej3 x6ikm8r x10wlt62" style="position: relative; box-sizing: border-box; overflow: hidden; width: 122.95px; z-index: 0; border-radius: max(0px, min(var(card-corner-radius), calc((100vw - 4px - 100%) * 9999))) / var(card-corner-radius); background-color: transparent; font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6" style="position: relative; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1lq5wgf xgqcy7u x30kzoy x9jhf4c xqtp20y x6ikm8r x10wlt62 x1n2onr6 xh8yej3 xmyip4h" style="margin: 0px; position: relative; padding-right: 0px; padding-left: 0px; overflow: hidden; padding-bottom: 0px; width: 122.95px; border-radius: 8px; height: 0px; padding-top: var(paddingTop); font-family: inherit; paddingTop: 177.77777777777777%;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1ey2m1c xds687c x17qophe x10l6tqk x13vifvy" style="position: absolute; margin: 0px; padding: 0px; inset: 0px; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x3oybdh x1g0ag68 xx6bhzk x11xpdln xcj1dhv x1ey2m1c x9f619 xds687c x17qophe x10l6tqk x13vifvy" style="position: absolute; margin: 0px; transform: scale(1); padding: 0px; box-sizing: border-box; transition-property: transform; inset: 0px; transform-origin: center center; transition-timing-function: linear; transition-duration: 0.15s; font-family: inherit;"><a aria-label="Fotoğraf açıklaması yok." class="x1i10hfl x1ypdohk xe8uvvx x1hl2dhg xggy1nq x87ps6o x1lku1pv x1a2a7pz x1a2cdl4 xnhgr82 x1qt0ttw xgk8upj x6ikm8r x10wlt62 xjyslct xjbqb8w x13fuv20 xu3j5b3 x1q0q8m5 x26u7qi x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1lliihq xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1n2onr6 x16tdsg8 xh8yej3 x1ja2u2z xk4oym4 x2pq9lr" href="https://www.facebook.com/stories/192565466193508/?source=profile_highlight" role="link" style="color: rgb(56, 88, 152); cursor: pointer; text-decoration-line: none; list-style: none; margin: 0px; text-align: inherit; position: relative; border-style: solid; padding: 0px; box-sizing: border-box; border-width: 0px; overflow: hidden; width: 122.95px; outline: none; border-radius: 10px; -webkit-tap-highlight-color: transparent; z-index: 0; display: block; box-shadow: var(shadow-base); user-select: none; touch-action: manipulation; background-color: transparent; appearance: none; font-family: inherit;" tabindex="-1"><img alt="" class="x1o1ewxj x3x9cwd x1e5q0jg x13rtm0m x5yr21d xl1xv1r xh8yej3" height="100%" referrerpolicy="origin-when-cross-origin" src="https://scontent.fdiy1-1.fna.fbcdn.net/v/t39.30808-6/469213367_2059599087813087_1416754448249991014_n.jpg?_nc_cat=100&amp;ccb=1-7&amp;_nc_sid=669761&amp;_nc_ohc=TI3o0wQWbzoQ7kNvgE52rmm&amp;_nc_oc=AdgP37eUln-x-hh1B_Md00L7GmmvxIxwY4OQPBNp1I4IG8sWXDq2DidcO1XqTgG92PA&amp;_nc_zt=23&amp;_nc_ht=scontent.fdiy1-1.fna&amp;_nc_gid=EgUsnwvyEEKBVPd8HPKIWg&amp;oh=00_AYHfqpG99G7mLt_5jAgGlypMGER1HX_mymQ93RhRsBzobQ&amp;oe=67DF0E49" style="border: 0px; height: 218.575px; width: 122.95px; border-radius: inherit; object-fit: cover;" /></a></div>

<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z x9f619 x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w x5yr21d xh8yej3" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; height: 218.575px; width: 122.95px; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x1iyjqo2 x2lwn1j" style="flex-grow: 1; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x193iq5w x1l7klhg x1iyjqo2 xs83m0k x2lwn1j" style="flex: 1 1 100%; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd xnt7nc8" style="margin: 0px; padding: 0px; filter: drop-shadow(rgba(0, 0, 0, 0.62) 0px 0px 1px); font-family: inherit;"> </div>
</div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd" style="margin: 0px; padding: 0px; font-family: inherit;"> </div>
</div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd" style="margin: 0px; padding: 0px; font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x1a2cdl4 xnhgr82 x1qt0ttw xgk8upj x1ey2m1c xlg9a9y x9f619 xds687c x17qophe x47corl x10l6tqk x13vifvy" style="position: absolute; box-sizing: border-box; inset: 0px; border-radius: 10px; pointer-events: none; box-shadow: inset 0 0 0 1px var(media-inner-border); font-family: inherit;"> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w x6s0dn4 x1y1aw1k" style="position: relative; flex-shrink: 0; align-items: center; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; padding-top: 8px; font-family: inherit;"><span class="x193iq5w xeuugli x13faqbe x1vvkbs x1xmvt09 x1lliihq x1s928wv xhkezso x1gmr53x x1cpjm7i x1fgarty x1943h6x x4zkp8e x3x7a5m x1nxh6w3 x1sibtaa x1s688f xzsf02u x2b8uid" dir="auto" style="font-size: 0.8125rem; overflow-wrap: break-word; text-align: center; max-width: 100%; word-break: break-word; display: block; font-weight: 600; line-height: 1.2308; font-family: inherit; color: var(primary-text); min-width: 0px;"><span class="x1lliihq x6ikm8r x10wlt62 x1n2onr6 x1j85h84" style="position: relative; overflow: hidden; padding-bottom: 1px; display: -webkit-box; font-family: inherit; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-line-clamp: 3;">Collection</span></span></div>
</div>
</div>
</div>

<div aria-hidden="true" class="x1qjc9v5 x9f619 x78zum5 x2lah0s xw3qccf xsgj6o6 x1bhewko xeaf4i8 x18igh9x xwyr2us x1ey03fc x11b4air" style="align-items: stretch; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; margin-left: 4px; margin-right: 4px; scroll-snap-align: start; text-wrap-mode: wrap; width: calc(33.3333% - 37.3333px); font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z x9f619 x78zum5 xdt5ytf x193iq5w x1l7klhg x1iyjqo2 xs83m0k x2lwn1j" style="flex: 1 1 100%; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x1iyjqo2 x2lwn1j" style="flex-grow: 1; position: relative; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; z-index: 0; min-height: 0px; font-family: inherit;">
<div class="x9f619 x1n2onr6 x1ja2u2z x78zum5 xdt5ytf x2lah0s x193iq5w" style="position: relative; flex-shrink: 0; display: flex; box-sizing: border-box; flex-direction: column; max-width: 100%; z-index: 0; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x78zum5 x1n2onr6 xh8yej3" style="margin: 0px; position: relative; padding: 0px; display: flex; width: 122.95px; font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6 x1ja2u2z xjbqb8w x1qpq9i9 xdney7k xu5ydu1 xt3gfkd x9f619 xh8yej3 x6ikm8r x10wlt62" style="position: relative; box-sizing: border-box; overflow: hidden; width: 122.95px; z-index: 0; border-radius: max(0px, min(var(card-corner-radius), calc((100vw - 4px - 100%) * 9999))) / var(card-corner-radius); background-color: transparent; font-family: inherit;">
<div style="font-family: inherit;">
<div class="x1n2onr6" style="position: relative; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1lq5wgf xgqcy7u x30kzoy x9jhf4c xqtp20y x6ikm8r x10wlt62 x1n2onr6 xh8yej3 xmyip4h" style="margin: 0px; position: relative; padding-right: 0px; padding-left: 0px; overflow: hidden; padding-bottom: 0px; width: 122.95px; border-radius: 8px; height: 0px; padding-top: var(paddingTop); font-family: inherit; paddingTop: 177.77777777777777%;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x1ey2m1c xds687c x17qophe x10l6tqk x13vifvy" style="position: absolute; margin: 0px; padding: 0px; inset: 0px; font-family: inherit;">
<div class="html-div xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x3oybdh x1g0ag68 xx6bhzk x11xpdln x]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//57-alay-tamamen-sehit-olmadi-sancagi-esir-alinmadi/109/</link>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MUSTAFA KEMAL’İN DAHİLİĞİNİ GÖSTEREN SAVAŞ: ÇANAKKALE</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa’nın 1356 yılında Gelibolu Yarımadası’na geçerek bir üs merkezi oluşturması ile Osmanlı Devleti tarihin her döneminde stratejik önemini korumuş olan Çanakkale Boğazı’na da sahip olmuştur. Gelibolu merkezli üs merkezinden hareket eden Türk Akıncıları kısa zamanda Avrupa içlerine kadar ulaşmayı başarmış ve nihayet 1453’te İstanbul’un fethi ile süreci taçlandırmış, Viyana önlerine kadar ulaşmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak Osmanlı Devleti’nin muazzam ilerleyişleri 13 Eylül 1683 II. Viyana Kuşatması’nın ardından başlayan geri çekilme sürecine dönüşmüştür. Avrupa ve Ruslar karşısında zayıf kalan Osmanlı Devleti’nin toprak kayıpları devam etmiş, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Balkan Savaşları ve Trablusgarp Savaşlarında yaşadığı yenilgilere ek olarak Anadolu’da yaşanan Ermeni isyanları ile uğraşmak durumunda kalmıştır. Ardı ardına yaşanan bu süreçler Osmanlı Devleti’nin en zayıf günlerini de beraberinde getirirken aynı dönemde Avrupa ülkelerinin sömürge yarışına bağlı olarak kamplaştıkları görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sanayi Devrimi ile eş zamanlı olarak hammadde ihtiyaçları artan Avrupa ülkelerinin Afrika-Uzakdoğu eksenli hammadde tedarik zincirine bağlı olarak askerî açıdan da güçlü olmak gerektiği inancı ile silahlanma yarışını da tetiklemesi ile gelişmeler Fransa, İngiltere, Rusya, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri, Romanya, Japonya, Sırbistan, Belçika, Yunanistan, Portekiz ile Karadağ<strong> İTİLAF DEVLETLERİ</strong> adıyla bir blok oluşturmaları karşısında; Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan <strong>İTTİFAK DEVLETLERİ</strong> adıyla karşı blok halinde saflarını belirlemiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu süreçte Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren en yorgun ve en zayıf olduğu günlerini yaşamaktadır ve İtilaf Devletlerinin de paylaşım planlarına dahil ettiği hedef ülke konumunda olduğu için dışlanmasına da bağlı olarak yaşanan gelişmeler Osmanlı Devleti’ni Almanlar ile yakınlaşmaya sevk etmiştir. Ancak İtilaf Devletleri Osmanlı’yı yanların kabul etmezken bir taraftan da olası savaş durumunda Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından Ruslara yardım gönderebilmek için tarafsız kalmalarını telkin ettikleri görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Nihayet kaçınılmaz olan ve beklenen savaşın fitili ateşlenmiştir; çünkü Avusturya Veliaht Prensi Arşidük Franz Ferdinand ve eşinin bir Sırp milliyetçisi tarafından 28 Haziran 1914 günü Saraybosna’da silahlı saldırı ile öldürülmesi ile Avrupa’daki büyük devletlerin yıllardır jeopolitik, jeoekonomik ve jeostratejik alanlardaki iktisadi ve ticari rekabetleri ve hegemonya kurma mücadeleleri sıcak çatışmaya dönüşmüştür.</p>

<p style="text-align: justify;">Gelişmeleri lehine dönüştürmek isteyen Osmanlı Devleti, tarafsız kalmasını talep eden İtilaf Devletlerine “Kapitülasyonların kaldırılması, Ege Adalarının geri verilmesi ve Mısır sorununun çözülmesi karşılığında tarafsız kalmayı kabul edeceğini” beyan etmiştir. Ancak bu istekleri İngiltere tarafından kabul edilmemiştir. Ayrıca paraları ödenmiş ve teslim aşamasına gelinmiş olan iki zırhlı savaş gemisine de el koymuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak yine de Savaşı’nın ilk günlerinde tarafsızlığını ilan etmiş olsa da uzun süre tarafsız kalamayacağını ve tarafsızlığın korunmaya yetmeyeceğini düşünen Osmanlı Devleti, 2 Ağustos 1914’te Almanya ile gizli bir İttifak Anlaşması imzalamış ve seferberlik ilan etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">İngiltere’nin paraları ödenmiş savaş gemilerini Osmanlı’ya teslim etmemesini fırsat bilen Almanya, daha önceden fikri olarak ikna olmuş olan Enver Paşa vasıtası ile Osmanlı Devleti’nin bir an önce savaşa girmesini sağlamak için hazırlanmış bir komplo sahneye konmuştur[1]. Bu çerçevede Osmanlı’ya sığınan, ardından satın alındığı ilan edilen Alman Goeben ve Breslau savaş gemileri 29 Ekim 1914 gecesi ansızın Karadeniz’de Rus gemilerini ve limanlarını bombalamış ve bir oldu-bitti ile Osmanlı Devleti kendisini savaşın içinde bulmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Savaş’a giren Osmanlı Devleti, 14 Kasım 1914 günü Padişahın fermanı ve Şeyhülislâmın fetvası ile “<strong><em>Cihadı Ekber</em></strong>” ilân etmesinin ardından Kafkasya, Kanal, Hicaz, Yemen, Irak, Suriye, Filistin, Galiçya, Romanya ve Makedonya ile Çanakkale cephelerinde Yedi Düvele karşı mücadele etmek durumunda kalmıştır. Her cephe önemlidir ve yokluklar içerisinde olağanüstü mücadeleler yaşanmıştır ancak Çanakkale Savaşlarının yeri, önemi ve savaşın seyrine etkisinin çok daha küresel boyutlarda olduğu muhakkaktır; çünkü Çarlık Rusyası’nın yıkılması yıkılmış, savaş sonrasında işgale uğramış Türk topraklarında başlayacak olan Millî Mücadele’nin dehası Mustafa Kemal’i tarih sahnesine çıkartmıştır.<br />
<img alt="" src="/images/18%20Mart%20%C3%87anakkale%20Zaferi.jpg" style="width: 605px; height: 393px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Tarihin en kanlı çatışmalarının yaşandığı Çanakkale Savaşlarının ekser çoğunluğu Gelibolu Yarımadasında yaşanmış olsa da Deniz Savaşları ve Kara Savaşları olarak iki farklı şekilde seyrettiği görülmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Genel manada zayıf ve onlarca yıldır durmaksızın yaşadığı savaşlar nedeniyle yorgun ve yıpranmış Osmanlı askerlerinin imkanlar ölçüsünde takviye edilebilmesi için seferberlik ilan edilmiştir. Ancak mali yönden de zayıf olan Osmanlı Devleti, Almanların gönderdiği heyet ve askeri teçhizatlar ve ekipmanlarla Çanakkale Boğazı mayınlarla kapatılmaya çalışılmış, kısa menzilli topçu bataryaları ile Boğazın en dar bölgesi Kilitbahir başta olmak üzere mevzilere tahkimler yapılmış, Nara tarafına denizaltılara karşı ağlar kurulmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Rusya, Osmanlı’nın doğu sınır bölgelerine 01 Kasım 1914 tarihi itibariyle taarruzlara başlaması ile 2 sonrası için İngiliz ve Fransız donanmalarının Çanakkale bombardıman planları yaptığı görülmektedir. Ancak İngiliz Amirali Limpus, vaktinden önce bombardımanların Türk askerini uyaracağı tezi ile karşı çıkmış olsa da Bahriye Nazırı Winston Churchill 3 Kasım 1914 günü bombardımanların başlaması emri vermiştir[2]. İtilaf Devletleri donanmalarının Türk Tabyalarına karşı aralıklarla gerçekleştirdikleri bombardımanlar 18 Mart 1915’e kadar sürmüş olsa da Türk topçusu her defasında kahramanca karşılık vermiş, geçişlerine müsaade etmemiş, donanmanın en önemli savaş gemilerinden Agememnon ve Golva 19 Şubat 1915 saldırılarında isabet alarak çekilmek zorunda kalmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Nusret başta olmak üzere Türk gemilerinin boğaza döşedikleri mayınlar düşman donanmaları tarafından temizlenmeye çalışılsa da mayınlar her defasında yeniden döşenmiş, isabet alan topçu bataryaları altında kaldıkları toprakları yırtarcasına yeniden aktif olmayı başarmıştır. Hâlbuki denizlere hakimiyet teorisi ile muazzam donanmalar inşa etmiş olan İngilizlerin Bahriye Nazırı Churchill Boğazların çok kolay geçileceğini değerlendirerek yaptığı savaş planlarını uygulayan Amiral Carden yerine Amiral Robeck atanmıştır[3]. Amiral Robeck 18 Mart 1915 günü en güçlü donanma saldırısını yaparak işi bitirmek istemiştir. Müttefiklerin Kara Kuvvetlerine ise Lan Hamilton komuta etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">17 Mart 1915 günü Akdeniz Orduları Başkomutanı General Hamilton’ın ile İtilaf Devletleri Komutanlarının Bozcaada’da son raporları incelemeleri ve Çanakkale Boğazı’nın mayından temizledi raporlarını incelenmesi ile 18 Mart sabahı taarruz kararı verilmiştir; fakat İngiliz mayın tarama gemisinden 6 saat sonra, Boğazın savunma sorumluluğu olan ve doğrudan Başkomutanlığa bağlı 3’üncü Kolordu Komutanı (Müstahkem Mevki Komutanı) Cevat Paşa’nın emriyle Hakkı Bey komutasında Nusret mayın gemisi boğaza yeniden 26 mayın döşeme görevi başarılmıştır[4].</p>

<p style="text-align: justify;">Bu arada eş zamanlı olarak Boğazı savunmakla görevli Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa da boğazın iki yakasındaki bütün birliklere son hazırlıkları yaptırmış, bazı birlikleri takviye, bazılarının da yerlerini değiştirmiştir. Yapılabilecek bir çıkartma harekâtına karşı da Yarbay Mustafa Kemal’in komutasındaki 19’uncu Tümen’e Morto Limanı, Seddülbahir-Ertuğrul Tabyaları arasına ve tabyalar içerisine piyade mevzilerinin hazırlanması emrini vermiştir[5].</p>

<p style="text-align: justify;">Nihayet 18 Mart 1915 sabahı Amiral John de Robeck Komutasında; Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson, Inflexible, Ocean, Irresistible, Vengeance, Albion, Cornwallis, Swiftsure, Majestic, Canopus, Suffren, Bouvet, Gaulois, Charlemagne, Triumph ve Prince George savaş gemileri ile kruvazörlerinden müteşekkil o dönemin en kuvvetli İngiliz ve Fransız donanması Boğazı zorlayarak geçmek üzere hareket etti. itilaf ordularının 59.000 ihtiyat kara birlikleri de savaşa hazır halde bekliyorlardı[6].</p>

<p style="text-align: justify;">18 Mart 1915 saat: 10:30’da üç hat halinde Boğaz’a girmeye başlayan devrin en büyük armadasının 11:30’da Türk Topçu Bataryalarına karşı başlattıkları bombardıman, saat: 14:00’a kadar nerdeyse kesintisiz devam etti.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk tarafının durumu hiç iç açıcı olmadığı, neredeyse bütün telefon hatları koptuğu ve birlikler/tabyalar arasında iletişimin kesildi, topçu bataryalarının aldıkları isabetler nedeniyle bazılarının kullanılamaz hale geldiği bir zamanda Karanlık Liman önlerinde manevra yapan Fransız Bouvet Zırhlısı’nın Nusret mayın gemisinin döktüğü mayına çarparak iki dakika içerisinde batması üzerine savaşın seyrini değişmiştir. Mayın tehlikesini gören düşman donanmasında panik yaşanırken saat 15.14’te bu defa Irresistable’ın yanında patlayan mayın nedeniyle ağır hasar alması üzerine bölgeden çıkmaya çalışırken, Ocean gemisi yedeğe alarak kurtarmak istemiş olsa da başaramamış ve Irresistable batmıştır. Saat: 16:05’te bu defa Inflexible gemisinin mayına çarparak su almaya başlaması ile İtilaf donanmasında yaşanan panik nedeniyle Amiral De Robeck 17:30’da çekilme emri verdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk topçusunun ateşi altında Bozcaada istikametine çekilme devam ederken 18:05’te Ocean’da mayına çarptı ve birkaç saat içerisinde battı. Inflexible, Gaulois ve Suffren gemilerinin ağır hasar aldı[7], Agamemnon, Lord Nelson, Albion ve Fransız Charlemange zırhlıları da ciddi olmamakla birlikte isabet aldılar.</p>

<p style="text-align: justify;">İtilaf Devletleri tarafında 800 personel kaybı ve binlerce top mermisi sarf edilmesine rağmen yaşanan başarısızlık büyük prestij kaybı ve moral bozukluğuna sebep olurken, Türk tarafında 79’u Türk, 18’i Alman olmak üzere 97 şehit ve yaralı[8] verilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu haliyle Türk askeri Çanakkale’de tarihte haklı bir zafer kazanmış olsa da ablukanın devam ettiğinin görülmesi üzerine 24 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı'nı ve Gelibolu Yarımadası'nı savunma görevi ile 5’inci Ordu kurulmuş ve 3’üncü Kolordu maiyetiyle birlikte buraya bağlanmış, Komutanlığına da Alman Mareşal Liman Von Sanders atanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Mareşal Sanders, kara savaşları için düşman kuvvetlerinin öncelikle Anadolu yakasında Bozcaada’nın karşı sahillerine beklediğini, Gelibolu Yarımadası tarafında ise Saros Körfezi veya Yarımada’nın güney sahilleri ile Kabatepe sahillerine olabileceğin öngördüğünü belirterek tertiplenmelerin buna göre yapılması emrini vermiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak 19’uncu İhtiyat Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, bu fikre katılmadığını beyanla düşman çıkartma noktalarının Alçıtepe ve Kocaçimen bölgesi olacağını söylemiştir zira bu bölgeleri ele geçiren düşman kuvvetlerinin Türk bataryalarını kolayca susturabileceği bir mevkiye erişeceğini öngörmüş ve bu görüşünde ısrar ile emrindeki birlikleri buna göre yerleştirmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Deniz savaşlarında başarılı olamayan İtilaf Devletleri, kara harekâtı yapılması konusunda bir zorunluluk görmüş ve 16 Şubat 1915 günü toplanan Savaş Konseyi sömürge topraklarından asker takviyesi kararı almıştır. Bozcaada’da bekletilen ihtiyat askerleri, sömürge bölgelerinden ve Avustralya ile Yeni Zelanda’dan toplanan askerle takviye etmiş olduğu kuvvetleriyle ve 25 Nisan 1915 sabahı Türk tabyalarına yoğun bombardımanlarla birlikte ilk etapta Saros Körfezi ve Anadolu kıyılarına yaptıkları çıkartma harekâtında başarılı oldular ve Liman Von Sanders haklı çıkmış görünse de kısa süre sonra Yarbay Mustafa Kemal’in öngörüsü doğru çıkmış ve esas çıkarma bölgelerinin Seddülbahir ve Arı Burnu olduğu kısa zamanda belli olmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Seddülbahir bölgesinde konuşlu Türk Piyade Taburu İngiliz askerlerinin kıyıdan içerilere girmelerine engel olurken, Arı Burnu kıyılarına çıkan Anzak (Australian and New Zealand Army Corps) kolordusuna karşı koyan Türk piyade bölüğü kendisi tamamen erise de kahramanca savaşarak ilerlemelerine engel olmayı başarmıştır. Aynı zamanda Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, dahice öngörüsü ve kendi inisiyatifi ile Kahraman 57’nci Alayı çıkarma yapan düşman üzerine Kocaçimen Tepesi üzerinden taarruz emri vererek düşmanı geri çekilmeye zorlamıştır. Aynı gün öğle sonrası 19’uncu Türk Tümeninin de bölgeye intikali ile Arı Burnu’na çıkan düşmanın ilerlemesi de tamamen durdurulmuştur[9].</p>

<p style="text-align: justify;">Mustafa Kemal, öngörüsü ile hareket etmemiş olsaydı düşman kısa sürede; Arıburnu’ndan hareketle, Seddülbahir bölgesi ile Alçıtepe’yi ele geçirebilecek ve böylece bütün boğaz girişini kontrol altına alabilecekti. Nihayetinde Gelibolu Yarımadası’nın elden çıkması kuvvetle muhtemeldi. Dolayısı ile Mustafa Kemal daha ilk günden Çanakkale Kara Savaşlarının seyrini değiştirmeyi başarmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Mustafa Kemal’in azim ve kararlılığını, inanç ve cesaretini gösteren pek çok olaydan birisi de Conkbayırı’nda yaşanmıştı. Mustafa Kemal’in hücum emrine bölük komutanının “<strong><em>Cephane yok saldıramayız!</em></strong>” demesi üzerine “<strong><em>Cephane yoksa süngü takın. Ben size hücumu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yeni birlikler gelecek ve yerimizi alacaktır</em></strong>” emri ile o zamana kadar eşi görülmemiş bir komutanlık örneği göstermiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">****</p>

<p style="text-align: justify;">25 Nisan 1915 çıkarma harekâtında istediği hedeflere ulaşamayan İtilaf Devletleri vazgeçmeyerek Çanakkale’de savunma yapan Türk askerlerini imha etmek için sürekli taarruz girişiminde bulunmayı sürdürmüş, Türk askeri de Boğazı canları pahasına savunarak olağanüstü gayretlerle savaşmıştır. Yaşanan kanlı muharebeler, mevzi savaşları ve m2 ye tarihte görülmemiş oranda düşen bombalar binlerce can almaya devam etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">General Hamilton komutasında 4 Tümenli 9’uncu İngiliz Kolordusu ile 7-8 Ağustos 1915 günü Anafartalar bölgesine çıkarma yapılmış; fakat Anafartalar Grup Kumandanı Albay Mustafa Kemal komutasındaki Türk birliklerinin, 9-10 Ağustos 1915 günlerindeki başarılı karşı taarruzları ile durdurulmuştur. Hamilton’un bu başarısızlığı görevden alınmasına sebep olmuştur. Kasım 1915’te Çanakkale cephesini ziyaret eden İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener durumu yerinde görmüştür. Bu dönemde Almanya’nın Sırbistan üzerinden Çanakkale cephesine askeri malzeme göndermeye başlamış olmasının da etkisiyle İngilizler Türk kuvvetleri karşısında duramayacaklarını anlamış ve çekilme kararı almıştır. Aralık 1915’te başlayan çekilme, 9 Ocak 1916 içerisinde tamamlanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Çanakkale Cephesi’nde İngilizlerin 205.000, Fransızların 47.000 olmak üzere İtilaf ordularının toplam 252.000 zayiatı olmuştur. Türk tarafından ise; 57.263’ü şehit (hastanede hayatını kaybedenlerle birlikte toplam şehit 75.830 [10]) olmak üzere, yaralılar, kayıplar, esirler, hastaneye sevk ve çeşitli hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenler dahil olmak üzere yaklaşık 210.000-218.000 arası zayiat olduğu görülmektedir[11]. Çanakkale’de Türk askerleri içerisindeki her 100 şehitten birisinin vatanına sadık Gayrimüslim tebaadan olması[12] ayrıca dikkat çekicidir.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Sonuç olarak;</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Çanakkale Zaferi denilince; 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Trablusgarp ve Balkan Savaşlarının yenilgilerinin ardından; dönemin en büyük deniz kuvvetlerine karşı 18 Mart 1915 Deniz Zaferi ile 25 Nisan 1915-Ocak 1916 arasında yine dönemin en güçlü ülkelerine karşı ve orantısız bir güç dengesine rağmen Kara Savaşlarının kazanılması demektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuçları itibariyle savaşa katılan devletlerin Rusya örneğinde olduğu gibi devrimler, bazılarında ise politik sistem değişikliklerine sebepleri gibi Çanakkale Savaşlarının birçok sonucu olmasına rağmen en önemlisi kuşkusuz; Türk Milleti’nin gelecekteki eşsiz önderi ve Millî Mücadele’nin Başkomutanı olacak olan Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa’yı ortaya çıkartmış ve adını Çanakkale’den bütün dünyaya duyurmuştur. Zira Çanakkale Savaşlarında o zamanki rütbesinin çok üzerinde ve büyük sorumluluklar yüklenerek hayati kararlar vermesiyle üstün komuta ve idare yeteneklerini gösterebilme fırsatı bulabilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">18 Mart 1915 Deniz Zaferinden sonra, Türk askerinin azim ve kararlılığı karşısında Mehmetçik “<strong>Çanakkale Geçilmez</strong>” dedirterek Kara Savaşlarını da zaferle tamamlamış ve altın harflerle Türk tarihindeki yerini almıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Son söz olarak;</strong> Çanakkale Savaşlarında Mehmetçiğin yaşadığı her bir güne, her mevzide yaşananlara onlarca kitap yazılsa, onlarca film yapılsa yeterli gelmeyecektir. 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferinin yıl dönümü vesilesiyle Türk Vatanı var olsun diye can veren Aziz Şehitlerimizi ve Kahraman Gazilerimizi yâd ediyoruz. Ruhları Şâd oldun.</p>

<p style="text-align: justify;"><u>                        :</u></p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı – BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı.  cingozismail01@gmail.com</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">[1] Ebral Sözüdemir; “Anzakların Gözüyle Çanakkale Savaşı”, İstanbul Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, s. 10, 2006, İstanbul.</p>

<p style="text-align: justify;">[2] Doğan Doğaner; “Çanakkale Muharebeleri’nde Mustafa Kemal”, Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, s. 47-49, 2008, Edirne.</p>

<p style="text-align: justify;">[3] Doğaner; s. 51-55.</p>

<p style="text-align: justify;">[4] Mehmet Ali Yazan; “Birinci Dünya Savaşı Türk Basınında Çanakkale Savaşları”, TC. Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, s. 5, 1996, Sakarya.</p>

<p style="text-align: justify;">[5] Gülşen Cengiz; “Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Savaşlarının Yeri ve Önemi”, T.C. Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, s. 73-74, 2018, Edirne,</p>

<p style="text-align: justify;">[6] Cengiz; s. 74-75.</p>

<p style="text-align: justify;">[7] Mehmet Kıbıl; “Çanakkale Savaşı’nda Arıburnu Muharebeleri”, s. 26-30, T.C. Yeditepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2016, İstanbul.</p>

<p style="text-align: justify;">[8] Kıbıl; s. 31.</p>

<p style="text-align: justify;">[9] Hakan Akköz; “Gelibolu Savaşı ve Anzaklar”, s. 50-51, T.C. Gaziantep Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, 2010, Gaziantep.</p>

<p style="text-align: justify;">[10] Turgut Özakman; “Vahidettin, M.Kemal ve Milli Mücadele”, s. 99, Bilgi Yayınevi, 11. Baskı, 2018, Ankara.</p>

<p style="text-align: justify;">[11] Doğaner; s. 152.</p>

<p style="text-align: justify;">[12] Ömür Çelikdönmez; “Çanakkale Gazisi Dacat Derderyan Oğlu Tarihi Durduran Adam Ara Güler’in Ardından!”, 18.10.2018; <a href="https://kafkassam.com/canakkale-gazisi-dacat-derderyan-oglu-tarihi-durduran-adam-ara-gulerin-ardindan.html">https://kafkassam.com/canakkale-gazisi-dacat-derderyan-oglu-tarihi-durduran-adam-ara-gulerin-ardindan.html</a></p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//mustafa-kemal-in-dahiligini-gosteren-savas-canakkale/108/</link>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 10:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EGO</title>
<description><![CDATA[<p><strong><em>"İyi bir isim yapın. Adınızı temiz tutun. Taviz vermeyin, başarılı olmak ya da çok para kazanmak için endişe edip durmayın. Sadece iyi şeyler yapmanın peşinde olun. Yaptıklarınızı koruyun ve iyi bir isim yaparsanız işte o zaman kendi adınız sizin değer biriminiz olacaktır. Hayat bir roller coaster gibidir; asla kusursuz gitmez. Muhteşem anlarınız da olacak, çok sert zamanlarınız da. Fakat yaşamak hepsine değer."</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Bu derin ve ilham verici söz, başarıyı yalnızca maddi kazançlar ya da toplumsal statü üzerinden tanımlamayan bir yaşam felsefesini özetliyor. Peki, bu bakış açısıyla, egolarından arınmış, <strong>"Sadece Ben!"</strong> mottosundan kurtulmuş başarılı bir insan nasıl olmalıdır?</p>

<p> </p>

<p>Modern dünyada hem bireysel hem de toplumsal anlamda iz bırakan bir başarı anlayışını hep birlikte keşfedelim.</p>

<p> </p>

<p><strong>1. Başarıyı Yeniden Tanımlamak:</strong> <strong><em>Ego Yerine Değer Üretmek</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Günümüz toplumunda başarı, genellikle büyük evler, lüks arabalar, prestijli unvanlar, bulunduğu makamlar veya sosyal medyadaki takipçi sayılarıyla ölçülüyor. Ancak bu söz bize şunu hatırlatıyor: Gerçek başarı, egonun tatmininden çok, bıraktığımız etkiyle ilgilidir. Egolarından arınmış bir insan, <strong><em>"Ben ne kadar yükseğe çıkarım?"</em></strong> diye sormak yerine, <strong><em>"Benimle birlikte kimler yükselir?"</em></strong> diye düşünür. Bu kişi, kendi adını bir <strong>"değer birimi"</strong> haline getirmek için çalışır; bu da dürüstlük, yardımseverlik ve tutarlılıkla mümkündür.</p>

<p> </p>

<p>Örneğin, bir iş insanını düşünelim. Eğer yalnızca kar peşinde koşarsa, kısa vadede zengin olabilir ama uzun vadede adı lekelerle anılır. Oysa çalışanlarına adil davranan, topluma katkı sunan ve etik değerlerden şaşmayan biri, belki daha az kazanır ama adıyla anıldığında insanların yüzünde bir tebessüm bırakır. İşte bu, egoyu aşan bir başarıdır.</p>

<p> </p>

<p><strong>2. Taviz Vermemek:</strong> <strong><em>İlkelere Sadık Kalmak</em></strong></p>

<p> </p>

<p><strong><em>"Taviz vermeyin!"</em></strong> ifadesi, bu felsefenin temel taşlarından biridir. Egolarından arınmış bir insan, popüler olmak ya da geçici kazançlar elde etmek için ilkelerinden vazgeçmez. Bu, bazen zor seçimler yapmayı gerektirir. Mesela, bir sanatçı hayal edelim: Toplumun beklentilerine uymak için ruhunu yansıtmayan eserler üretmek yerine, kendi gerçeğini cesurca ortaya koyarsa, belki hemen alkışlanmaz ama zamanla saygı kazanır.</p>

<p> </p>

<p>Bu kişi, başarıyı bir yarış olarak görmez; çünkü yarışlar, başkalarını geçmeye dayanır. Oysa egodan uzak bir başarı, kendi yolunda ilerlerken başkalarına da ışık tutmayı amaçlar. İlkeler, bu yolda pusula gibidir: Ne kadar fırtına çıkarsa çıksın, yönünüzü kaybetmezsiniz.</p>

<p> </p>

<p><strong>3. "Sadece Ben"den "Biz"e Geçiş:</strong> <strong><em>Kolektif Bilinç</em></strong></p>

<p> </p>

<p><strong><em>"Sadece Ben!"</em></strong> mottosu, modern bireyciliğin bir yansımasıdır. Oysa gerçek başarı, bireyin topluma kattıklarıyla ölçülür. Egolarından arınmış bir insan, <strong><em>"Ben ne kadar parlarsam, o kadar iyidir."</em></strong> demek yerine, <strong><em>"Ben parladığımda çevremdekiler de aydınlanır mı?"</em></strong> diye sorar. Bu, bencillikten uzak bir vizyondur.</p>

<p> </p>

<p>Bir öğretmen düşünün: Eğer sadece kendi kariyerine odaklanırsa, belki ünlü bir akademisyen olur ama öğrencileriyle bağ kuramaz. Oysa öğrencilerinin hayatlarına dokunan, onların potansiyelini açığa çıkaran bir öğretmen, adını nesiller boyu yaşatır. Bu, <strong>"Biz"</strong> bilinciyle hareket etmenin gücüdür.</p>

<p> </p>

<p><strong>4. Hayatın Roller Coaster’ına Hazır Olmak:</strong> <strong><em>Sabır ve Esneklik</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Sözdeki <strong><em>"Hayat bir roller coaster gibidir." </em></strong>benzetmesi, başarının düz bir çizgi olmadığını vurgular. Egolarından arınmış bir insan, bu iniş çıkışlara göğüs germeyi bilir. Çünkü onun motivasyonu, dış dünyanın övgüsü ya da eleştirisi değil, içsel bir dinginlik ve anlam arayışıdır. Zor zamanlarda pes etmez, çünkü başarısını anlık zaferlerle değil, uzun vadeli bir mirasla tanımlar.</p>

<p> </p>

<p>Mesela, bir girişimciyi ele alalım: İşleri kötü gittiğinde egosu yüksek biri suçu başkalarına atar ya da vazgeçer. Ama egodan sıyrılmış biri, bu zorluğu bir öğrenme fırsatı olarak görür ve yeniden ayağa kalkar. Bu sabır ve esneklik, onun hem kendine hem de çevresine karşı sorumluluk bilincinden gelir.</p>

<p> </p>

<p><strong>5. İyi Şeyler Yapmanın Peşinde Olmak:</strong> <strong><em>Amaç ve Odaklılık</em></strong></p>

<p> </p>

<p><strong><em>"Başarılı olmak ya da çok para kazanmak için endişe edip durmayın. Sadece iyi şeyler yapmanın peşinde olun." </em></strong>Bu cümle, bize şunu söylüyor: <strong>Amaç, araçlardan daha önemlidir.</strong> Egolarından arınmış bir insan, <strong><em>"Ne kadar kazandım?"</em></strong> değil, <strong><em>"Ne kadar fayda sağladım?"</em></strong> sorusuna odaklanır. Bu, onun hayatına anlam katar ve adını değerli bir mirasa dönüştürür.</p>

<p> </p>

<p>Bir doktor düşünün: Eğer sadece para kazanmak için çalışırsa, hastalarına bir müşteri gibi davranabilir. Ama insanlara şifa dağıtmayı amaçlarsa, her hastanın gözünde bir kahraman olur. İşte bu, iyi şeyler yapmanın gücüdür.</p>

<p> </p>

<p><strong>Adınız, Mirasınız Olsun!</strong></p>

<p> </p>

<p>Egolarından arınmış, <strong><em>"Sadece Ben!"</em></strong> mottosundan kurtulmuş başarılı bir insan, hayatı bir bencillik sahnesi değil, bir paylaşım yolculuğu olarak görür. Bu kişi, dürüstlükle, sabırla ve iyilikle yoğrulmuş bir isim inşa eder. Onun başarısı, banka hesabındaki rakamlardan çok, insanların kalbindeki izlerle ölçülür. Hayatın iniş çıkışlarına rağmen, böyle bir insan her zaman <strong><em>"Yaşamak buna değer."</em></strong> diyebilir; çünkü geride bıraktığı miras, sadece kendini değil, tüm bir toplumu yüceltir.</p>

<p> </p>

<p>Hepimiz, gözlerimizi kapatıp, kalbimiz ve aklımızla baş başa kalıp kendi başarı tanımınızı sorgulamalıyız: Adımız bir gün anıldığında, insanlar ne hatırlayacak? Bir ego hikâyesi mi, yoksa bir iyilik destanı mı?</p>

<p> </p>

<p><strong>Seçim sizin! </strong></p>

<p> </p>

<p><strong>Ama unutmayın: </strong></p>

<p> </p>

<p><strong>Gerçek başarı, egoyu değil, kalpleri fetheden bir yolculuktur.</strong></p>

<p> </p>

<p><strong>Egolarınızdan kurtulun! </strong></p>

<p> </p>

<p><strong>En büyük iyiliği kendinize yapmış olursunuz…</strong></p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//ego/107/</link>
<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 23:33:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>2025 Yılı Türkiye Ekonomisi Hedefleri ve Küresel Ekonominin Türkiye Ekonomisine Etkileri </title>
<description><![CDATA[<p>Türkiye, 2025 yılına girerken ekonomik politikalarını sürdürülebilir büyüme, enflasyonla mücadele ve küresel ekonomik dalgalanmalara karşı direnç oluşturma hedefleri üzerine inşa etmektedir. Orta Vadeli Program (OVP) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen stratejiler, 2025 yılında ekonomik istikrarın sağlanması ve küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla şekillendirilmiştir.</p>

<p> </p>

<p><strong>1. Türkiye’nin 2025 Ekonomik Hedefleri</strong></p>

<p> </p>

<p>Türkiye’nin 2025 yılı ekonomik hedefleri, OVP ve diğer resmi belgeler ışığında aşağıdaki ana başlıklar altında özetlenebilir:</p>

<p> </p>

<p><strong><em>1.1. Enflasyonun Düşürülmesi</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Türkiye, son yıllarda yüksek enflasyonla mücadele etmektedir. 2023 yılında %65 civarında seyreden yıllık enflasyon oranının, 2024’te %33’e ve 2025’te %15 civarına düşürülmesi hedeflenmektedir. TCMB’nin sıkı para politikası ve faiz artırımları, bu hedefin temel araçları arasında yer almaktadır. Ayrıca, enflasyon beklentilerinin kırılması ve fiyat istikrarının sağlanması için hizmet sektörü fiyatlarındaki katılıkların azaltılmasına yönelik adımlar atılması planlanmaktadır.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>1.2. Ekonomik Büyüme</em></strong></p>

<p> </p>

<p>OVP’ye göre, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında %3 civarında bir büyüme kaydetmesi öngörülmektedir. Bu oran, potansiyel büyüme oranının altında kalsa da, enflasyonla mücadele sürecinde talep baskısını azaltarak dezenflasyon sürecini desteklemeyi amaçlamaktadır. Büyümenin özel tüketimden ziyade yatırımlar ve ihracata kaydırılması hedeflenmekte, böylece daha dengeli bir ekonomik yapı oluşturulması planlanmaktadır.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>1.3. İşsizlik Oranı ve İstihdam</em></strong></p>

<p> </p>

<p>2025 yılında işsizlik oranının %9 civarında stabilize edilmesi hedeflenmektedir. Ancak, büyüme oranının potansiyelin altında kalması, işsizlikte sınırlı bir artış riskini beraberinde getirebilir. Bu nedenle, hükümetin istihdam teşvikleri ve dijital dönüşümle desteklenen yeni iş alanları yaratma çabaları ön planda olacaktır.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>1.4. Kişi Başına Milli Gelir</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin 2025 yılında 13,717 dolara yükselmesi hedeflenmektedir. Bu, orta gelir tuzağından çıkma yolunda önemli bir adım olsa da, küresel orta gelir seviyesi olan 14,000 doların henüz altında kalmaktadır. Hedef, ihracat gelirlerinin artırılması ve katma değerli üretimle desteklenmektedir.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>1.5. Cari Denge ve Dış Finansman</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Cari açığın GSYH’ye oranının 2025’te %2 civarına gerilemesi öngörülmektedir. İhracatın artırılması ve ithalat bağımlılığının azaltılması, bu hedefin temel dayanaklarıdır. Ayrıca, dış finansman ihtiyacının yönetilebilir seviyelerde tutulması için uluslararası sermaye akımlarına erişim kritik önem taşımaktadır.</p>

<p> </p>

<p><strong>2. Küresel Ekonominin Türkiye Ekonomisine Etkileri</strong></p>

<p> </p>

<p>Küresel ekonomi, 2025 yılında Türkiye’nin ekonomik hedeflerini hem fırsatlar hem de riskler açısından doğrudan etkileyecektir. Aşağıda, bu etkiler ana başlıklar altında incelenmiştir:</p>

<p> </p>

<p><strong><em>2.1. Küresel Büyüme ve Ticaret</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Dünya Ticaret Örgütü ve OECD gibi kurumların tahminlerine göre, küresel ekonomik büyüme 2025’te %3 civarında seyredecektir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının (özellikle Avrupa Birliği) büyüme performansındaki sınırlı iyileşme, ihracat talebini artırabilir. Ancak, ABD’de Trump yönetiminin “Önce Amerika” politikaları ve olası gümrük vergisi artışları, küresel ticaret hacmini daraltarak Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Avrupa’daki düşük büyüme (%1.3 civarı) ve Çin’deki ekonomik durgunluk da Türkiye’nin dış talebini sınırlayabilir.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>2.2. Enflasyon ve Faiz Politikaları</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Küresel enflasyonun 2025’te %3.3’e gerilemesi beklenirken, gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının faiz indirimlerine devam etmesi öngörülmektedir. Bu durum, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetlerini bir miktar hafifletebilir. Ancak, ABD’de Trump politikalarının yaratacağı enflasyonist baskılar Fed’in faiz indirimlerini sınırlarsa, küresel borçlanma maliyetleri yükselebilir ve Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı üzerinde baskı oluşturabilir.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>2.3. Enerji ve Emtia Fiyatları</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Türkiye, enerji ithalatına bağımlı bir ekonomi olarak küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenmektedir. 2025’te Brent ham petrol fiyatlarının 74-80 dolar bandında seyretmesi beklenirken, jeopolitik riskler (örneğin, Orta Doğu’daki gerilimler) fiyatları artırabilir. Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi halinde enerji fiyatlarında rahatlama olsa da, bu senaryo henüz belirsizdir. Yüksek enerji maliyetleri, Türkiye’nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>2.4. Jeopolitik Riskler</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki jeopolitik gelişmeler (Suriye, Ukrayna, Orta Doğu) 2025’te de ekonomik belirsizlik yaratabilir. Bu riskler, hem turizm gelirlerini hem de dış yatırımları etkileyebilir. Öte yandan, Trump’ın Rusya-Ukrayna Savaşını bitirme vaadi gerçekleşirse, bu durum Türkiye’nin enerji maliyetlerini düşürerek ekonomik rahatlama sağlayabilir.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>2.5. Yeşil Dönüşüm ve Dijitalleşme</em></strong></p>

<p>Küresel ölçekte yeşil dönüşüm ve dijitalleşme trendleri, 2025’te Türkiye için hem fırsat hem de baskı unsuru olacaktır. Avrupa Yeşil Anlaşması, Türkiye’nin ihracatının %50’sini oluşturan AB pazarında karbon vergisi gibi yeni düzenlemeler getirebilir. Türkiye’nin bu standartlara uyum sağlaması, ek maliyetler doğursa da uzun vadede rekabet gücünü artırabilir. Dijitalleşme ise, üretkenlik artışı ve yeni iş modelleri açısından potansiyel sunmaktadır.</p>

<p> </p>

<p><strong><em>3. Değerlendirme ve Öneriler</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Türkiye’nin 2025 ekonomik hedefleri, iç politikaların tutarlılığı ve küresel gelişmelere uyum kabiliyeti ile yakından ilişkilidir. Enflasyonun düşürülmesi ve büyüme arasında bir ödünleşme yaşanması kaçınılmaz görünse de, maliye politikasının para politikasına destek vermesi bu dengeyi kolaylaştırabilir. Küresel ekonomik risklere karşı ise şu öneriler öne çıkmaktadır:</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>İhracat Pazarlarının Çeşitlendirilmesi: Avrupa’ya bağımlılığı azaltmak için Asya ve Afrika pazarlarına yönelim artırılmalıdır.</li>
	<li>Enerji Verimliliği ve Yerli Üretim: Enerji ithalatını azaltmak için yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırılmalıdır.</li>
	<li>Yapısal Reformlar: İş gücü piyasası reformları ve dijital dönüşüm yatırımları, uzun vadeli büyümeyi destekleyecektir.</li>
	<li>Küresel İşbirlikleri: Yeşil dönüşüm ve ticaret anlaşmalarında proaktif bir rol alınmalıdır.</li>
</ul>

<p> </p>

<p>Türkiye, 2025 yılında enflasyonla mücadele ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini dengelemeye çalışırken, küresel ekonominin sunduğu fırsatları ve riskleri dikkatle yönetmelidir. Küresel büyümedeki sınırlı toparlanma ve jeopolitik belirsizlikler, Türkiye’nin ekonomik performansını etkileyecek ana faktörler olacaktır. Bu değerlendirmeler ışığında, iç politikaların tutarlılığı ve dış gelişmelere hızlı adaptasyon, hedeflere ulaşmada belirleyici olacaktır.</p>

<p> </p>

<p>Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yoktur.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//2025-yili-turkiye-ekonomisi-hedefleri-ve-kuresel-ekonominin-turkiye-ekonomisine-etkileri/106/</link>
<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 21:59:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İNSAN İLİŞKİLERİ VE İLETİŞİM</title>
<description><![CDATA[İletişim, insanların yaşamında önemli bir yer edinir ve kurulan iletişimin niteliği insanların hayatlarının kalitesini belirler. İnsanlar, çevresinde uyum sağlayabilmesi ve diğer insanlarla birlikte mutlu ve huzurlu yaşayabilmesi için başarılı ve doyurucu ilişkiler kurmak zorundadır.
Toplum içinde yaşayan her insan, farkında olsun veya olmasın, birbirleriyle iletişim içindedir. İnsanlar duygu, düşünce ve hayallerini, sorunlarını birbirlerine iletişimle aktarırlar. İletişimle insanlar birbirlerini anlarlar, sorunlarını paylaşırlar, problemlerine çözümler üretirler.
Sözlü iletişim, insani bir ihtiyaçtır. Bu çerçevede insan, konuşmaya, duygu ve düşüncelerini, sevinç ve kederlerini, istek ve arzularını paylaşmaya ihtiyaç duyar ve bu ihtiyacını temin etmek için başka insanları arar. İnsan için konuşma ve iletişim kurma o denli önemlidir ki, daha ilk insanda kendini hissettirmiştir.
İnsanlar ile iyi bir iletişim kurmak için iyi bir dinleyici olmak, empati yapmak, açık ve net konuşmak, sorular sormak ve duygusal kontrol sağlamak, iletişim becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olabilir. Bu becerileri uygulayarak, insanlarla daha sağlam ve olumlu ilişkiler kurabilir ve başarılı iletişim becerileri geliştirebilirsiniz.
Sağlıklı iletişim kurmanın temel doğruları vardır bunlar:
• Doğal olmak.
• Kabul etmek ve saygılı olmak.
• Empatik olmak.
• Tutarlı olmak.
• Güven verici olmak.
• Yargılayıcı olmamak.
• Ortak ihtiyaçlara yönelir olmak.
• Açık olmak.
İnsan ilişkilerinin temeli,sevgi ve saygıya dayanır.
İlişki kurma yetkinliğini destekleyen 14 etkili yol ise şunlardır.
• Etkili bir iletişim becerisine sahip olmak
• Güçlü ve gelişim alanlarını bilmek
• İyi bir dinleyici olmak
• Yardım teklif etmek
• Ne zaman yardım isteyeceğini bilmek
• Herkesin rolünü ve katkısını takdir etmek
• Her düşünceye saygı duymak
• Etkili takımlar kurmak ve başarı için cesaretlendirmek
• Açık ve ulaşılır olmak
• Hızlı yanıt verebilir olmak
• Gelişmiş sosyal becerilere sahip olmak
• Farklı düşüncelere, fikirlere saygılı olmak
• Empati kurabilme becerisine sahip olmak
• Katılımcı olmak
 İlişki kurma yetkinliğini geliştirecek öncelikli beceri seti iletişim becerileridir. İletişim becerisi aktif ya da pasif konumdayken karşınızdaki kişilerle anlaşabilme becerinizdir. Öncelikle sözlü olarak kendinizi iyi ifade etmeniz tek başına iletişim becerilerinizin iyi olduğunu göstermeye yetmez. İletişim becerileri sadece sözlü değildir. İyi bir dinleyici, empati sahibi olmanız da önemlidir. Beden dili ve yazılı iletişim de iletişim yetkinliğinin tamamlayıcı becerilerindendir. Fikri geliştirmeyen, ortak hedefe ulaşmayı engelleyen olası çatışmaları önlemeyi önceliklendirmek de önemlidir. İyi bir iletişimci olarak ilişki kurmanız ve geliştirmeniz çok daha kolay olacaktır. 
Kuralın bu kadar evrensel olması, bir tür olarak, iyi düzeyde karşılıklılığın birlikte olmanın özü olduğunu ne kadar açık bir şekilde anladığımızı gösterir. İletişimin Altın Kuralı şudur: 'Başkalarıyla, onların sizinle iletişim kurmasını istediğiniz şekilde iletişim kurun.
Görgü ve nezaket, insanların birbiriyle olan ilişkilerini daha saygılı ve anlayışlı bir hale getirir. Bu da, kişiler arasında güvenin ve saygının artmasına yardımcı olur. Nezaket, empatiyi ve hoşgörüyü teşvik ederek, bireylerin birbirlerine karşı daha duyarlı olmasını sağlar.
Sevgi, merhamet, empati, diğerkâmlık, hemhâl olmak, şefkat, ölçülü davranmak kavramları, ilişkilerle ilgili ve toplumun nezaketi ve görgüye uygun kurallar bir şekilde davranılmasını sağlayan temel kavramlardır.
Bir insanın sadece kendisinden üstün gördüğü insanlara kibar davranması, nezaket değildir. Nezaket, insanın karşısındaki insana kim olursa olsun değer vermesi demektir.
İletişimin yaşamı kolaylaştırdığı,saygı,sevgi ve hoşgörü ile yaşandığı güzel günlere.]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//insan-iliskileri-ve-iletisim/105/</link>
<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 15:36:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>OTİZM ‘KONUSUNDA FARKINDALIĞI ARTTIRMAK KONULU. AV.SEDEF ERKEN’İN YAZISI</title>
<description><![CDATA[<p> Değerli Basın Mensubu,<br />
Türkiye Otizm Meclisi (TOM) olarak, ülkemizin her yerinde otizmli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek, otizm konusunda farkındalığı artırmak ve kamu politikalarında otizmli bireyler için iyileştirici adımların atılmasına katkı sağlamak amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.<br />
TOM, Türkiye genelinde 97 sivil toplum kuruluşunun bir araya geldiği geniş bir yapıya sahip olup, ülkemizin birçok ilinde aktif olarak faaliyet göstermektedir. (EK: Üye Liste)<br />
Toplamda 1 milyona yaklaşan otizmli birey ve aileleriyle birlikte milyonlarca vatandaşı temsil eden TOM, otizm konusunda toplumsal farkındalık yaratma ve kamu politikalarının geliştirilmesine katkı sunma konusunda önemli bir rol üstlenmektedir.<br />
Her yıl Nisan ayı, Birleşmiş Milletler tarafından "Otizm Farkındalık Ayı" olarak kabul edilmiş olup, dünya genelinde otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekmek ve toplumda bilinç oluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.<br />
Bu kapsamda, 2 Nisan "Dünya Otizm Farkındalık Günü" vesilesiyle, Meclisimizin de bu konunun önemini vurgulamak ve kamuoyunda farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanına bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Ayrıca, üye derneklerimiz her ilde, otizmli bireylerin toplumsal kabulü, anayasal hakları ve yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleyecektir.<br />
Bugün, otizmli bireyler hâlâ önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Toplumsal kabul, eğitim, istihdam, sağlık hakkı, adalete erişim ve aile yitimi sonrası bakım gibi kritik konularda ciddi zorluklar yaşanmaktadır.<br />
Gerek 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü'nde gerek tüm Nisan ayı boyunca sizlerin de otizm konusundaki yayın ve haberlerle bizlere destek vermesi, sesimizi daha güçlü duyurmamıza katkı sağlayacak ve otizmli bireyler ile ailelerinin bugününe ve geleceğine önemli kazanımlar sağlayacaktır.<br />
Saygılarımızla,<br />
Türkiye Otizm Meclisi Yürütme Kurulu adına İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği YK Başkanı<br />
Av. Sedef Erken<br />
   ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ<br />
İLETİŞİM: İSTANBUL- Av. Sedef Erken- <a href="tel:0 533 768 78 93">0 533 768 78 93</a> ANKARA – Gülegül Ergün- <a href="tel:0 505 814 91 26">0 505 814 91 26</a><br />
TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ ÜYE KURULUŞLARI<br />
TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ<br />
AMASYA OTİZMLİ AİLELER YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ANKARA OTİSTİK BİREYLER DERNEĞİ<br />
OTİZM VAKFI<br />
AKDENİZ OTİZM SPOR KULÜBÜ<br />
ANTALYA OTİSTİK BİREYLER SPOR KULÜBÜ<br />
OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUKLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ BİREYLER DERNEĞİ<br />
ÖZEL BİREYLERİ DESTEKLEME DERNEĞİ<br />
AYDIN OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ BİREYLERİ DESTEKLEME DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ BİREYLERİ DESTEKLEME VAKFI<br />
OBEYDER BARTIN OTİZMLİ VE ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER EĞİTİM VE YAŞAM DERNEĞİ<br />
BURSA OTİZM VAKFI<br />
BURSA OTİZMLİ BİREYLERİ VE ANNELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ<br />
İÇİMİZDEKİ ÇOCUK DERNEĞİ<br />
ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN ÇOCUK HAKLARI DERNEĞİ<br />
ŞEHİR<br />
AMASYA ANKARA<br />
ANKARA ANTALYA ANTALYA ANTALYA ANTALYA ANTALYA AYDIN BALIKESİR BALIKESİR BARTIN<br />
BURSA BURSA<br />
BURSA BURSA<br />
                                     ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
  RENK OTİZM DERNEĞİ<br />
MAVİ YAŞAM OTİZM DERNEĞİ<br />
MUSTAFA KEMAL PAŞA OTİZM DERNEĞİ<br />
YAĞMUR ÇOCUKLARI DESTEKLEME VE DAYANIŞMA DERNEĞİ<br />
DENİZLİ OTİZM DERNEĞİ<br />
GÖKKUŞAĞI OTİZM VAKFI<br />
DÜZCE OTİZM DERNEĞİ<br />
EDİRNE OTİZM DERNEĞİ<br />
ELAZIĞ OTİZM YAŞAM VAKFI<br />
ELAZIĞ ÖZEL SPORCULAR KULÜBÜ<br />
FIRAT OTİZM DERNEĞİ<br />
ERZURUM PALANDÖKEN OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ ÇOCUKLAR FARKINDALIK DERNEĞİ<br />
HATAY ENGELLİLER SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ<br />
HATAY OTİZMLİLER DERNEĞİ<br />
ISPARTA ZİRVE ENGELLİLER SPOR KULÜBÜ<br />
NEFES OTİZM DERNEĞİ<br />
ATAŞEHİR ENGELLİLER DAYANIŞMA DERNEĞİ<br />
DEĞER OTİZM DERNEĞİ<br />
İSTANBUL ENGELLİLER ARAŞTIRMA UYGULAMA DESTEKLEME DERNEĞİ İSTANBUL OTİZM DERNEĞİ<br />
İSTANBUL OTİZM GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ<br />
OTİSTİKLER DERNEĞİ<br />
BEŞNOKTA OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZM FEDERASYONU<br />
OTİZM GÜÇLÜ AİLE DERNEĞİ<br />
OTİZM MERKEZİ DERNEĞİ<br />
OTİZM VE ENGELLİ DERNEKLERİ FEDERASYONU<br />
OTİZMLİLER EĞİTİM VE BAKIM DERNEĞİ<br />
TOHUM OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZM EĞİTİM VE ARAŞTIRMA FEDERASYONU<br />
TOHUM OTİZM VAKFI<br />
EMİRALEM SABAHAT AKŞİRAY OTİSTİK BİREYLER SPOR KULÜBÜ<br />
BURSA BURSA BURSA BURSA DENİZLİ DENİZLİ DÜZCE EDİRNE ELAZIĞ ELAZIĞ ELAZIĞ ERZURUM ESKİŞEHİR HATAY HATAY ISPARTA ISPARTA İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İZMİR<br />
                                                                  ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
  UMUDUM OTİZM DESTEK EĞİTİM DAYANIŞMA DERNEĞİ KOCAELİ OTİSTİK ÇOCUKLAR DERNEĞİ<br />
GEBZE OTİZM DERNEĞİ<br />
DEĞİŞİM OTİZM FEDERASYONU<br />
KONYA OTİSTİK ÇOCUKLAR AİLELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ ÖZEL SOBE SPOR KULÜBÜ<br />
SELÇUKLU OTİZMLİ BİREYLER EĞİTİM VAKFI<br />
KARAMAN ÖZEL EĞİTİM VE REHBERLİK DERNEĞİ<br />
MALATYA OTİZM SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ<br />
MALATYA AKILLI ÇÖZÜM DERNEĞİ<br />
AKŞEMSETTİN ENGELLERİ AŞANLAR DERNEĞİ<br />
MANİSA OTİSTİK BİREYLER VE ENGELSİZ AİLELER DERNEĞİ MARDİN OTİZM ENGELSİZ YAŞAM VE AİLE EĞİTİM DERNEĞİ MERSİN OTİZM VE ÖZEL ÇOCUK ANNELERİ DERNEĞİ<br />
MEZİTLİ OTİZME UMUT DERNEĞİ<br />
SİLİFKE ÖZEL ÇOCUKLAR ETKİLEŞİM DERNEĞİ<br />
RİZE OTİZMLE MÜCADELE VE EĞİTİM DERNEĞİ<br />
SAKARYA OTİZMLE YAŞAM DERNEĞİ<br />
SAMSUN OTİZMLİ ÇOCUKLAR DERNEĞİ<br />
TEKİRDAĞ OTİSTİK ÇOCUKLARI KORUMA DERNEĞİ<br />
TRABZON OTİZM DERNEĞİ<br />
KARAELMAS OTİZMLİ BİREYLER SOSYAL YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA DERNEĞİ<br />
UŞAK MAVİ IŞIK OTİZM DERNEĞİ<br />
BAFRA OTİZMLE YAŞAYAN AİLELER DERNEĞİ KEDİ OTİZM DERNEĞİ<br />
GÖLCÜK OTİZM DERNEĞİ<br />
MENTAL OTİZM DOWN SENDROMU SPOR KULÜBÜ BİLECİK ENGELSİZ YARINLAR DERNEĞİ<br />
ELAZIĞ BİR NEFES GENÇLİK VE SPOR KULUBÜ DERNEĞİ BEYLİKDÜZÜ OTİZMLE MÜCADELE DERNEĞİ<br />
MALATYA OTİZM ANNELERİ DERNEĞİ<br />
GAZİANTEP OTİZM VAKFI<br />
BARTIN OTİZM SPOR KULÜBÜ<br />
KMARAŞ KOCAELİ KOCAELİ KONYA KONYA KONYA KONYA KARAMAN MALATYA MALATYA MALATYA MANİSA MARDİN MERSİN MERSİN MERSİN<br />
RİZE SAKARYA SAMSUN TEKİRDAĞ TRABZON ZONGULDAK<br />
UŞAK SAMSUN İZMİR<br />
KOCAELİ ANKARA BİLECİK ELAZIĞ İSTANBUL MALATYA GAZİANTEP BARTIN<br />
                                                                  ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
  BİZİM OTİZM VAKFI<br />
TEKİRDAĞ OTİZM VE ÖZEL BİREYLER DESTEKLEME DERNEĞİ<br />
OTİSTİKLER DERNEĞİ<br />
YENİ HAYAT ENGELSİZYAŞAM DERNEĞİ MALATYA ANA DER<br />
MALATYA YOL ARKADAŞLARIM DER DİYARBAKIR OTİZM DERNEĞİ<br />
KAYSERİ OTİZM SPOR EĞİTİM MERKEZLERİ DERNEĞİ KARS OTİZM DERNEĞİ<br />
TODEV VAKFI<br />
GÖKYÜZÜ ÇOCUKLARI DERNEĞİ ADIYAMAN OTİZM DERNEĞİ KIRKLARELİ OTİZM DERNEĞİ FETHİYE OTİZM DERNEĞİ MAVERA OTİZM DERNEĞİ<br />
ANTALYA TEKİRDAĞ<br />
İSTANBUL<br />
ANKARA<br />
MALATYA<br />
MALATYA<br />
DİYARBAKIR KAYSERİ<br />
KARS İSTANBUL<br />
AKHİSAR ADIYAMAN KIRKLARELİ FETHİYE BURSA<br />
                              ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//otizm-konusunda-farkindaligi-arttirmak-konulu-av-sedef-erken-in-yazisi/104/</link>
<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 00:11:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>OTİZM ‘KONUSUNDA FARKINDALIĞI ARTTIRMAK KONULU. AV.SEDEF ERKEN’İN YAZISI</title>
<description><![CDATA[<p> Değerli Basın Mensubu,<br />
Türkiye Otizm Meclisi (TOM) olarak, ülkemizin her yerinde otizmli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek, otizm konusunda farkındalığı artırmak ve kamu politikalarında otizmli bireyler için iyileştirici adımların atılmasına katkı sağlamak amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.<br />
TOM, Türkiye genelinde 97 sivil toplum kuruluşunun bir araya geldiği geniş bir yapıya sahip olup, ülkemizin birçok ilinde aktif olarak faaliyet göstermektedir. (EK: Üye Liste)<br />
Toplamda 1 milyona yaklaşan otizmli birey ve aileleriyle birlikte milyonlarca vatandaşı temsil eden TOM, otizm konusunda toplumsal farkındalık yaratma ve kamu politikalarının geliştirilmesine katkı sunma konusunda önemli bir rol üstlenmektedir.<br />
Her yıl Nisan ayı, Birleşmiş Milletler tarafından "Otizm Farkındalık Ayı" olarak kabul edilmiş olup, dünya genelinde otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekmek ve toplumda bilinç oluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.<br />
Bu kapsamda, 2 Nisan "Dünya Otizm Farkındalık Günü" vesilesiyle, Meclisimizin de bu konunun önemini vurgulamak ve kamuoyunda farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanına bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Ayrıca, üye derneklerimiz her ilde, otizmli bireylerin toplumsal kabulü, anayasal hakları ve yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleyecektir.<br />
Bugün, otizmli bireyler hâlâ önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Toplumsal kabul, eğitim, istihdam, sağlık hakkı, adalete erişim ve aile yitimi sonrası bakım gibi kritik konularda ciddi zorluklar yaşanmaktadır.<br />
Gerek 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü'nde gerek tüm Nisan ayı boyunca sizlerin de otizm konusundaki yayın ve haberlerle bizlere destek vermesi, sesimizi daha güçlü duyurmamıza katkı sağlayacak ve otizmli bireyler ile ailelerinin bugününe ve geleceğine önemli kazanımlar sağlayacaktır.<br />
Saygılarımızla,<br />
Türkiye Otizm Meclisi Yürütme Kurulu adına İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği YK Başkanı<br />
Av. Sedef Erken<br />
   ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ<br />
İLETİŞİM: İSTANBUL- Av. Sedef Erken- 0 533 768 78 93 ANKARA – Gülegül Ergün- 0 505 814 91 26<br />
TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ ÜYE KURULUŞLARI<br />
TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ<br />
AMASYA OTİZMLİ AİLELER YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ANKARA OTİSTİK BİREYLER DERNEĞİ<br />
OTİZM VAKFI<br />
AKDENİZ OTİZM SPOR KULÜBÜ<br />
ANTALYA OTİSTİK BİREYLER SPOR KULÜBÜ<br />
OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUKLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ BİREYLER DERNEĞİ<br />
ÖZEL BİREYLERİ DESTEKLEME DERNEĞİ<br />
AYDIN OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ BİREYLERİ DESTEKLEME DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ BİREYLERİ DESTEKLEME VAKFI<br />
OBEYDER BARTIN OTİZMLİ VE ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER EĞİTİM VE YAŞAM DERNEĞİ<br />
BURSA OTİZM VAKFI<br />
BURSA OTİZMLİ BİREYLERİ VE ANNELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ<br />
İÇİMİZDEKİ ÇOCUK DERNEĞİ<br />
ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN ÇOCUK HAKLARI DERNEĞİ<br />
ŞEHİR<br />
AMASYA ANKARA<br />
ANKARA ANTALYA ANTALYA ANTALYA ANTALYA ANTALYA AYDIN BALIKESİR BALIKESİR BARTIN<br />
BURSA BURSA<br />
BURSA BURSA<br />
                                     ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
  RENK OTİZM DERNEĞİ<br />
MAVİ YAŞAM OTİZM DERNEĞİ<br />
MUSTAFA KEMAL PAŞA OTİZM DERNEĞİ<br />
YAĞMUR ÇOCUKLARI DESTEKLEME VE DAYANIŞMA DERNEĞİ<br />
DENİZLİ OTİZM DERNEĞİ<br />
GÖKKUŞAĞI OTİZM VAKFI<br />
DÜZCE OTİZM DERNEĞİ<br />
EDİRNE OTİZM DERNEĞİ<br />
ELAZIĞ OTİZM YAŞAM VAKFI<br />
ELAZIĞ ÖZEL SPORCULAR KULÜBÜ<br />
FIRAT OTİZM DERNEĞİ<br />
ERZURUM PALANDÖKEN OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZMLİ ÇOCUKLAR FARKINDALIK DERNEĞİ<br />
HATAY ENGELLİLER SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ<br />
HATAY OTİZMLİLER DERNEĞİ<br />
ISPARTA ZİRVE ENGELLİLER SPOR KULÜBÜ<br />
NEFES OTİZM DERNEĞİ<br />
ATAŞEHİR ENGELLİLER DAYANIŞMA DERNEĞİ<br />
DEĞER OTİZM DERNEĞİ<br />
İSTANBUL ENGELLİLER ARAŞTIRMA UYGULAMA DESTEKLEME DERNEĞİ İSTANBUL OTİZM DERNEĞİ<br />
İSTANBUL OTİZM GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ<br />
OTİSTİKLER DERNEĞİ<br />
BEŞNOKTA OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZM FEDERASYONU<br />
OTİZM GÜÇLÜ AİLE DERNEĞİ<br />
OTİZM MERKEZİ DERNEĞİ<br />
OTİZM VE ENGELLİ DERNEKLERİ FEDERASYONU<br />
OTİZMLİLER EĞİTİM VE BAKIM DERNEĞİ<br />
TOHUM OTİZM DERNEĞİ<br />
OTİZM EĞİTİM VE ARAŞTIRMA FEDERASYONU<br />
TOHUM OTİZM VAKFI<br />
EMİRALEM SABAHAT AKŞİRAY OTİSTİK BİREYLER SPOR KULÜBÜ<br />
BURSA BURSA BURSA BURSA DENİZLİ DENİZLİ DÜZCE EDİRNE ELAZIĞ ELAZIĞ ELAZIĞ ERZURUM ESKİŞEHİR HATAY HATAY ISPARTA ISPARTA İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İSTANBUL İZMİR<br />
                                                                  ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
  UMUDUM OTİZM DESTEK EĞİTİM DAYANIŞMA DERNEĞİ KOCAELİ OTİSTİK ÇOCUKLAR DERNEĞİ<br />
GEBZE OTİZM DERNEĞİ<br />
DEĞİŞİM OTİZM FEDERASYONU<br />
KONYA OTİSTİK ÇOCUKLAR AİLELERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ ÖZEL SOBE SPOR KULÜBÜ<br />
SELÇUKLU OTİZMLİ BİREYLER EĞİTİM VAKFI<br />
KARAMAN ÖZEL EĞİTİM VE REHBERLİK DERNEĞİ<br />
MALATYA OTİZM SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ<br />
MALATYA AKILLI ÇÖZÜM DERNEĞİ<br />
AKŞEMSETTİN ENGELLERİ AŞANLAR DERNEĞİ<br />
MANİSA OTİSTİK BİREYLER VE ENGELSİZ AİLELER DERNEĞİ MARDİN OTİZM ENGELSİZ YAŞAM VE AİLE EĞİTİM DERNEĞİ MERSİN OTİZM VE ÖZEL ÇOCUK ANNELERİ DERNEĞİ<br />
MEZİTLİ OTİZME UMUT DERNEĞİ<br />
SİLİFKE ÖZEL ÇOCUKLAR ETKİLEŞİM DERNEĞİ<br />
RİZE OTİZMLE MÜCADELE VE EĞİTİM DERNEĞİ<br />
SAKARYA OTİZMLE YAŞAM DERNEĞİ<br />
SAMSUN OTİZMLİ ÇOCUKLAR DERNEĞİ<br />
TEKİRDAĞ OTİSTİK ÇOCUKLARI KORUMA DERNEĞİ<br />
TRABZON OTİZM DERNEĞİ<br />
KARAELMAS OTİZMLİ BİREYLER SOSYAL YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA DERNEĞİ<br />
UŞAK MAVİ IŞIK OTİZM DERNEĞİ<br />
BAFRA OTİZMLE YAŞAYAN AİLELER DERNEĞİ KEDİ OTİZM DERNEĞİ<br />
GÖLCÜK OTİZM DERNEĞİ<br />
MENTAL OTİZM DOWN SENDROMU SPOR KULÜBÜ BİLECİK ENGELSİZ YARINLAR DERNEĞİ<br />
ELAZIĞ BİR NEFES GENÇLİK VE SPOR KULUBÜ DERNEĞİ BEYLİKDÜZÜ OTİZMLE MÜCADELE DERNEĞİ<br />
MALATYA OTİZM ANNELERİ DERNEĞİ<br />
GAZİANTEP OTİZM VAKFI<br />
BARTIN OTİZM SPOR KULÜBÜ<br />
KMARAŞ KOCAELİ KOCAELİ KONYA KONYA KONYA KONYA KARAMAN MALATYA MALATYA MALATYA MANİSA MARDİN MERSİN MERSİN MERSİN<br />
RİZE SAKARYA SAMSUN TEKİRDAĞ TRABZON ZONGULDAK<br />
UŞAK SAMSUN İZMİR<br />
KOCAELİ ANKARA BİLECİK ELAZIĞ İSTANBUL MALATYA GAZİANTEP BARTIN<br />
                                                                  ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 <br />
  BİZİM OTİZM VAKFI<br />
TEKİRDAĞ OTİZM VE ÖZEL BİREYLER DESTEKLEME DERNEĞİ<br />
OTİSTİKLER DERNEĞİ<br />
YENİ HAYAT ENGELSİZYAŞAM DERNEĞİ MALATYA ANA DER<br />
MALATYA YOL ARKADAŞLARIM DER DİYARBAKIR OTİZM DERNEĞİ<br />
KAYSERİ OTİZM SPOR EĞİTİM MERKEZLERİ DERNEĞİ KARS OTİZM DERNEĞİ<br />
TODEV VAKFI<br />
GÖKYÜZÜ ÇOCUKLARI DERNEĞİ ADIYAMAN OTİZM DERNEĞİ KIRKLARELİ OTİZM DERNEĞİ FETHİYE OTİZM DERNEĞİ MAVERA OTİZM DERNEĞİ<br />
ANTALYA TEKİRDAĞ<br />
İSTANBUL<br />
ANKARA<br />
MALATYA<br />
MALATYA<br />
DİYARBAKIR KAYSERİ<br />
KARS İSTANBUL<br />
AKHİSAR ADIYAMAN KIRKLARELİ FETHİYE BURSA<br />
                              ______________________________<br />
www.turkiyeotiizmmeclisi.org ; X: TrOtizmMeclisi; Instagram: turkiyeotizm<br />
 </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//otizm-konusunda-farkindaligi-arttirmak-konulu-av-sedef-erken-in-yazisi/103/</link>
<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 00:11:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Reşat Moralı ve Tecelli Arı Suikastı / Paris / Fransa</title>
<description><![CDATA[<p><strong>UNUTMADIK</strong></p>

<p>4 Mart 1981 günü Ermeni 3 saldırgan, Paris'teki Türk Büyükelçiliği yakınlarında Çalışma Ataşemiz Reşat Moralı'yı ve beraberindeki din görevlisi Tecelli Arı'yı şehit etti.</p>

<p>Saldırıyı Ermeni Terör Örgütü ASALA üstlendi; fakat aynı zamanda Fransız polisinin olayın üzerine gitmesini önlemek amacı ile Fransa'yı tehdit etti. Türkiye, Ermeni teröristlerin saldırılarına yeteri kadar önlem almayan Fransa'ya bir nota verdi</p>

<p>Saldırının ardından Fransız polisinin aramalarına rağmen, olayın failleri bulunamadı.</p>

<p><img alt="" src="/images/Re%C5%9Fat%20Moral%C4%B1%20ve%20Tecelli%20Ar%C4%B1%20.jpg" style="width: 670px; height: 416px;" /></p>

<p>                        Şehit Reşat Moralı                                                       Şehit Tecelli Arı</p>

<p> </p>

<p>Şehit Çalışma Ataşesi Reşat Moralı ve Şehit Din Görevlisi Tecelli Arı ile birlikte bütün Şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.</p>

<p>Ruhları şâd, mekanları cennet olsun</p>

<p> </p>

<p>İsmail CİNGÖZ</p>

<p>Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>

<p>BULTÜRK Ankara Temsilcisi</p>

<p>TDPB Basın Kulübü Başkanı</p>

<p>cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//resat-morali-ve-tecelli-ari-suikasti-paris-fransa/102/</link>
<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 21:19:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye Ekonomisinin Son Dönemi</title>
<description><![CDATA[<p>Türkiye Ekonomisi, son yıllarda enflasyon, faiz ve kur artışı gibi temel dinamiklerin etkisiyle dalgalı bir seyir izlemektedir. 2025 Mart ayı itibarıyla, geçmişten bugüne uzanan politikalar, küresel ekonomik gelişmeler ve iç dinamikler, hem tasarruf hem de yatırım araçlarında önemli fırsatlar ve riskler sunmaktadır.</p>

<p><strong>Türkiye Ekonomisinin son döneminin genel bir panoraması çizildiğinde:</strong></p>

<p><strong><em>1. Ekonominin Son Dönemi: Enflasyonist Baskı ve Politika Dönüşümü</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Geçmişten Dersler:</strong> 2018-2023 döviz ve borç krizi, Türk lirasının rekor değer kayıpları ve yüksek enflasyonla karakterize oldu. Düşük faiz politikaları, 2021 sonlarında enflasyonu %80’lerin üzerine taşırken, 2023’te başlayan sıkı para politikası dönüşümüyle enflasyon kontrol altına alınmaya çalışıldı. 2024’te TCMB’nin %50’ye ulaşan politika faizi ve 2025 başında %47,5’e düşürmesi, dezenflasyon sürecini başlattı.</li>
	<li><strong>Küresel Etkiler:</strong> Rusya-Ukrayna savaşı, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve ABD’nin Trump yönetiminde korumacı politikaları, Türkiye’nin ithalat maliyetlerini artırdı. Ancak, TCMB’nin rezerv biriktirme stratejisi <em>(Mart 2025 itibarıyla brüt rezervler 166 milyar dolar)</em> dış şoklara karşı direnci güçlendirdi.</li>
	<li><strong>Sonuç:</strong> Son dönem, yüksek enflasyonun alım gücünü erittiği, ancak 2023 sonrası politikaların güveni kısmen restore ettiği bir geçiş süreci olarak tanımlanabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>2. Bugünkü Durum: Dengelenme ve Belirsizlik</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Enflasyon:</strong> Şubat 2025 Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, yılsonu enflasyon beklentisi %33,3’e yükseldi. Mart 2025’te aylık enflasyonun %3,5-4 bandında gerçekleşmesi öngörülüyor. Baz etkisiyle düşüş başlasa da, enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklık risk oluşturuyor.</li>
	<li><strong>Faiz:</strong> TCMB, Mart 2025’te 250 baz puanlık indirimle faizi %45’e çekebilir. Mevduat faizleri %54, kredi faizleri %64 civarında seyrederken, sıkı duruş korunuyor.</li>
	<li><strong>Kur Artışı:</strong> TL’nin reel değerlenme süreci devam ediyor; 1 ay vadeli kur oynaklığı %9,2’ye geriledi. Ancak, küresel risk iştahındaki azalma, sermaye girişlerini yavaşlatabilir.</li>
	<li><strong>Makro Görünüm:</strong> Yurt içi talep 2024’ün üçüncü çeyreğinde büyümeye negatif katkı (-0,1 puan) verirken, net ihracat pozitif katkı (2,2 puan) sağladı. Dengelenme sürüyor, ancak büyüme %3-5 bandında sınırlı kalabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>3. Yakın Gelecek: 2025 Sonuna Kadar Beklentiler</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Enflasyon Hedefi:</strong> TCMB, 2025 sonunda enflasyonu %33’e, 2026’da %18,7’ye düşürmeyi hedefliyor. Ancak, yönetilen fiyat ayarlamaları ve jeopolitik riskler bu hedefleri zorlayabilir.</li>
	<li><strong>Faiz Politikası:</strong> Politika faizi, 2025 sonunda %38,9’a, 2026’da %25,1’e gerileyebilir. Küresel çapta Fed’in faiz indirimlerini yavaşlatması, Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini artırabilir.</li>
	<li><strong>Kur Dinamikleri:</strong> TL’nin reel değerlenmesi, Carry Trade fırsatlarını destekleyecek; ancak Trump’ın ticaret savaşları döviz kurlarında ani sıçramalara yol açabilir.</li>
	<li><strong>Küresel Bağlam:</strong> ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve Avrupa’daki resesyon riski, Türkiye’nin ihracatını etkileyebilir. Öte yandan, Rusya-Ukrayna barışı enerji maliyetlerini düşürerek avantaj sağlayabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>4. Tasarruf ve Yatırım Araçlarında Fırsatlar</em></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin bu dinamikleri, tasarruf ve yatırım araçlarında çeşitli fırsatlar yaratıyor. Aşağıda, her bir araç için mevcut durum ve potansiyel değerlendiriliyor:</p>

<p><strong><em>a. Altın</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Durum:</strong> Küresel belirsizlikler <em>(Trump politikaları, ticaret savaşları)</em> altına talebi artırıyor. 2024’te %24 yükselen S&P 500’e rağmen, altın güvenli liman özelliğini koruyor.</li>
	<li><strong>Fırsat:</strong> Enflasyonist baskının devam ettiği Türkiye’de, altın hem değer saklama hem de spekülatif kazanç aracı. 2025’te ons altın fiyatlarının 2.500-2.700 dolar bandına ulaşması mümkün.</li>
	<li><strong>Risk:</strong> TCMB’nin rezerv artışı ve TL talebi, altın dönüşümlü KKM’nin sonlanmasıyla iç talebi sınırlayabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>b. Döviz</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Durum:</strong> Dolar/TL, Mart 2025’te 35-36 bandında stabilize olmuş görünüyor. TL’nin reel değerlenmesi, dövize geçiş oranını %12’ye düşürdü.</li>
	<li><strong>Fırsat:</strong> Carry Trade stratejisi, yüksek faiz avantajıyla dövizden TL’ye geçişi cazip kılıyor. İhracatçı firmalar için forward sözleşmeleriyle Hedge avantajı mevcut.</li>
	<li><strong>Risk:</strong> Küresel kur oynaklığı ve TCMB’nin rezerv politikası, döviz talebini baskılayabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>c. Faiz (Mevduat)</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Durum:</strong> Mevduat faizleri %54 civarında, bileşik getiri %70’e yaklaşıyor. TCMB’nin faiz indirim döngüsü, getirileri kademeli düşürecek.</li>
	<li><strong>Fırsat:</strong> Kısa vadede (6-12 ay) yüksek faizli mevduat, enflasyona karşı koruma sağlıyor. 1 milyon TL’lik 3 aylık mevduat, 130 bin TL net getiri sunabilir.</li>
	<li><strong>Risk:</strong> Faiz indirimleri hızlanırsa, reel getiri azalabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>d. Kripto Para</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Durum:</strong> 2024’te Binance gibi borsaların hacklenmesi güven sorununu artırdı; ancak Bitcoin, 100.000 dolar sınırını zorluyor.</li>
	<li><strong>Fırsat:</strong> Volatilitesi yüksek kripto paralar, genç yatırımcılar için spekülatif kazanç kapısı. Türkiye’de düzenleme beklentisi, piyasayı büyütebilir.</li>
	<li><strong>Risk:</strong> Küresel regülasyonlar ve enerji maliyetleri, kripto rallisini durdurabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>e. Gayrimenkul Piyasası (Konut ve Arsa)</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Durum:</strong> 2024’te konut satışları %16 artarak 1,265 milyona ulaştı. Faiz indirimleri, kredili satışları canlandırıyor <em>(120 ay vadeli 1 milyon TL kredi faizi %2,84’ten %2’ye inebilir).</em></li>
	<li><strong>Fırsat:</strong> Konut, emeklilik yatırımı olarak cazip. Arsa yatırımları, TOKİ açık artırmalarıyla <em>(2025 takvimi bekleniyor)</em> değerlenebilir. 2025’te sektörde %20 büyüme öngörülüyor.</li>
	<li><strong>Risk:</strong> Kira enflasyonu kısır döngüsü ve yüksek faizlerin erişimi zorlaştırması devam edebilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>f. Borsa</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Durum:</strong> BİST100, 2024’te küresel rüzgarlarla sınırlı yükseldi. Fed’in faiz indirimleri, gelişen piyasalara sermaye akışını artırabilir.</li>
	<li><strong>Fırsat:</strong> İhracatçı şirketler <em>(otomotiv, tekstil)</em> ve bankacılık sektörü, 2025’te öne çıkabilir. Yabancı girişi artarsa, endeks 12.000’i test edebilir.</li>
	<li><strong>Risk:</strong> Jeopolitik riskler ve iç talepteki yavaşlama, ralliyi sınırlayabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>g. Ticaret Sektörleri</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>Durum:</strong> Sağlık turizmi <em>(20 milyar dolar hedefi),</em> tekstil ve <em>mobilya (çalışan başına 2.500 TL destek)</em> öne çıkıyor.</li>
	<li><strong>Fırsat:</strong> Avrupa ile ticaretin artması <em>(Trump misillemeleriyle), </em>enerji maliyetlerinin düşmesi (barış senaryosu) ve perakende büyümesi, ticareti canlandırabilir.</li>
	<li><strong>Risk:</strong> İç talepteki daralma ve küresel resesyon, ihracatı zorlayabilir.</li>
</ul>

<p><strong><em>5. Dünya Finans Piyasalarında Ses Getirecek Unsurlar</em></strong></p>

<ul>
	<li><strong>TL’nin Carry Trade Potansiyeli:</strong> Yüksek faiz ve düşük kur oynaklığı, Türkiye’yi gelişen piyasalarda öne çıkarabilir. Yabancı fon girişi 2025’te 5-10 milyar doları bulabilir.</li>
	<li><strong>Altın ve Kripto Dinamikleri:</strong> Türkiye’nin altın talebi ve kripto adaptasyonu, küresel trend oluşumunda belirleyici olarak konumunu güçlendirebilir.</li>
	<li><strong>Gayrimenkul Canlanması:</strong> Faiz indirimleriyle konut sektöründeki hareketlenme, uluslararası emlak fonlarını çekebilir.</li>
	<li><strong>Rezerv Artışı:</strong> TCMB’nin 166 milyar dolarlık rezervi, risk primini 265 baz puyici ana düşürerek Türkiye’yi <strong><em>“güvenli liman”</em></strong> adayı yapabilir.</li>
</ul>

<p>Türkiye ekonomisi, 2025’te enflasyonun %33’e gerilemesi, faizlerin kademeli düşüşü ve TL’nin istikrarıyla dengelenme yolunda ilerliyor. Altın ve faiz kısa vadeli tasarruf, gayrimenkul ve borsa orta-uzun vadeli yatırım, ticaret ise sektörel fırsatlar sunuyor. Yatırımcılar, küresel riskleri <em>(Fed politikaları, jeopolitik gelişmeler)</em> göz ardı etmeden, portföylerini çeşitlendirmeli.</p>

<p>Türkiye, bu dinamiklerle dünya finans piyasalarında dikkat çekici bir aktör olma potansiyeline sahip.</p>

<p><strong>Doğru yatırım, kazandırır.</strong></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//turkiye-ekonomisinin-son-donemi/101/</link>
<pubDate>Sun, 02 Mar 2025 16:08:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HOCALI SOYKIRIMI 33. YILINDA</title>
<description><![CDATA[<p>Fransa’da ortaya çıkan milliyetçilik fikirleri, dönemin bütün imparatorlukları gibi Osmanlı Devleti’ni de etkilemiştir. Osmanlı Devleti’nin etnik olarak çeşitliliği en fazla olan Balkanlar coğrafyasında başlayan Batı ve Slav eksenli Rus destekli ayrılıkçı hareketler sürecinde “Millet-i Sadıka” olarak nitelenen Ermeni nüfusu içerisindeki ayrılıkçı fikirlere sahip kesimler elbette ki vardı ve bunların kışkırtılması elbette ki unutulmamıştır. Çarlık Rusyası’nın I. Petro’dan itibaren devlet politikası olarak belirlenen sıcak denizlere inme hedefleri doğrultusunda kullanılmak üzere Kafkaslar coğrafyasında tampon bir devlet kurdurulması için Gregoryan Eçmiyazin Ermeni Patrikliği merkez kabul edilerek uydu bir Ermenistan kurulması kabul edilmiştir.</p>

<p>Rusya’nın bir devlet olarak tarih sahnesine çıktığı toprakların kadim Türk yurdu olmasına bağlı olarak bu toprakların kadim Türk nüfusunu kendisine bir tehdit görmesi nedeniyle belirlediği algı siyasetinin zamanla etnik temizlik ve sistemli bir soykırıma dönüşerek devam ettiği görülmektedir. Özellikle 18. Yüzyıldan itibaren Azerbaycan ve Ahıska Türkleri, Karatay, Balkar, Tatar, Karaçay, Çeçen, Avar, Nogay Türkleri başta olmak üzere mukim diğer Müslüman nüfusa karşı zulüm siyasetinin devamı 1988-1994 yıllarında Ermenilerin, Azerbaycan toprağı Karabağ’ı işgal döneminde de Ermenilerle birlikte fiilen uygulanmıştır.</p>

<p>***</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Sovyet Rusya tarafından Yalta Konferansı ile belirlenen İki Kutuplu Dünya Sistemi’nin doğu bloğu Varşova Paktı’nın misyonunu tamamlaması ile Sovyet Rusya’nın dağılma sürecinde Ermenistan 23 Eylül 1991’de Azerbaycan 18 Ekim 1991’de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu süreçte 16 Haziran 1992-24 Haziran 1993 döneminde Azerbaycan Cumhurbaşkanı olan Ebulfez Elçibey’in Türkiye merkezli bir dış politikasından rahatsız olan Ermenistan, Rusya ve İran’ın desteğinde Azerbaycan toprağı Karabağ Bölgesi’ni işgal etmeye başlamıştır.</p>

<p>Karabağ’ın başkenti Hankendi işgalinin ardından Hocalı kuşatılmaya başlanmıştır. 2.605 aile, 11.356 Azerbaycan ve Ahıska Türkü’nün yaşadığı Hocalı, demiryolu ağının geçtiği ve bölgenin havaalanına sahip tek şehri olarak stratejik konumu nedeniyle Ermenilerin hedefi olmuştur. Yaklaşık beş ay devam eden abluka süresince Hocalı’ya ulaşan bütün yollar ve elektrik hatları kesilmiş ve insanlar, temel ihtiyaçlardan mahrum bir hayata zorlanmışlardır.</p>

<p><img alt="" src="/images/Hocal%C4%B1.jpeg" style="width: 820px; height: 500px;" /></p>

<p>Bu süreçte Ermenilerin, uluslararası kamuoyunu yanıltmak maksadıyla Azerbaycan aleyhine mitingler ve protesto eylemleri başlatmaları dikkat çekicidir. Ermenilerin ısrarlı kuşatmasına bağlı olarak işgal etme kararlılığını gören Hocalı Türkleri, işgal halinde katliamlara maruz kalacaklarını bildiklerinden dolayı savunma birlikleri kurmaya çalışmışlar ancak yeteli silah ve mühimmatlarının olmadığı hatırdan çıkartılmamalıdır.</p>

<p>25 Şubat 1992 gününe gelindiğinde Ermeniler, Hocalı halkına kenti boşaltmaları halinde güvenliklerinin sağlanacağı garantisi vermeleri üzerine şehirden ayrılmak isteyen halkın önü Ermeniler ve Sovyet Rus ordusunun Hankendi’deki 366. Motorize Alayı ile kesilmiştir. Hedef gözetmeksizin ateş eden Ermeniler ve Rus askerleri çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bu silahsız grupları katletmekten çekinmemişlerdir.</p>

<p>Aynı günün yani 25/26 Şubat 1992 gecesi ise yine 366. Motorize Alayının desteği ve bütün araçlarını kullanarak Hocalı’yı iki saat boyunca top ve tank ateşine tutmanın ardından 3 koldan saldırı başlatmaya müteakiben şehre giren Ermeniler ve Rus askerleri yıllarca hafızalardan silinmeyecek olan soykırıma başlamışlardır. Katliamlardan kurtulabilmek maksadıyla kaçmaya çalışan sivil halk bu defa da karla kaplı arazide -12 derecelerde olan soğuk hava şartları nedeniyle onlarcası donarak şehit olmuştur.</p>

<p>Resmi verilere göre, Hocalı Katliamı'nda 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk olmak üzere 613 savunmasız durumdaki Azerbaycan vatandaşı Azerbaycan ve Ahıska Türkü hunharca katledilmiştir. 76’sı çocuk olan 487 kişi ise ağır şekilde yaralanmıştır. Esir ve rehine olarak götürülen 1.275 kişiden 150’sinin akıbetleri ise yıllarca tespit edilememiş ancak 2. Karabağ Savaşı ile Karabağ’ın işgalden kurtarılması ile bazılarının cenazelerine ulaşılabilmiştir. Halen akıbetleri tespit edilemeyenlerin olduğu hatırdan çıkartılmamalıdır.</p>

<p>Karabağ’ın işgali sürecinde Hocalı ile sembolleşen ve akla hayale gelmeyen yöntemlerle Türklere uygulanan katliam ve sağ kalanlara reva görülen vahşi işkenceler[1], görüntü kayıtları, fotoğraf ve videoları ile birlikte yüzlerce tanığın bizzat anlatımları ile tespit edilmiştir. Tanıkların bir kısmı hala hayattadır.</p>

<p>Tanık ifadelerinde "Annelerinin gözleri önünde derisi yüzülen çocuklar" olayının dehşeti vardır, inanılması imkânsız “hamile kadınların karnındaki bebeğin ‘kız mı-oğlan mı’ bahsine giren” Ermeni çetelerinin canlı canlı nasıl karın deştikleri[2], katledilen yüzlerce Türk’e ait cenazeler ile birlikte yaralıların da canlı canlı yakılarak delilleri yok etmeye çalıştıkları, esirlerin canlı canlı kalplerinin söküldüğü vardır. Türk çocuklarının canlı canlı derisini yüzen Ermeni Doktor Zori Balayan'ın itiraflarını bütün dünya tarafından bilinmektedir.</p>

<p>Ancak bir diğer husus ise Ermeniler, yaptıkları katliamları, soykırımları ve işkenceleri yok etmeye çalıştıkları da belgelenmiştir. Zira cenazeler üzerinde yapılan incelemelerde katledilenlerin; yakın mesafeden ateş edildiği, derileri, başları yüzülen, canlı canlı yakılan, gözleri oyulan, kolları, bacakları, kafaları kesilenlerin olduğu görülmüş, maddi deliller ve tanık ifadelerinden de yararlanılarak Ermeniler tarafından gerçekleştirilen bu insanlık dışı vahşet dünyanın gözleri önünde belgelenmiştir.</p>

<p>Sonuç Olarak</p>

<p>Karabağ bölgesinin işgali ve Hocalı Soykırımı’nın ardından 1 milyonu aşkın masun Azerbaycan vatandaşı yurtlarını terk etmek ve yaklaşık 30 yıl, kaçkın hayatı yaşamak zorunda kalmışlardır. 27 Eylül-10 Kasım 2020 tarihlerinde yaşanan ve 44 gün süren 2. Karabağ Savaşı’nın zaferle sonuçlanması ve 19 Eylül 2023 günü gerçekleştirilen Anti Terör Harekatı ile işgal sona ermiş ve geri dönüşler başlamıştır.</p>

<p>Ancak unutulmaması gereken en önemli husus kuşkusuz ki bu vahşet sadece yaşayanları değil, duyanları bile dehşete düşürmektedir ve olayların tanıkları hala hayattayken görmezden gelen medeni (!) Batı, Hocalı’da yaşanan bu vahşeti soykırım olarak tanımamakta ısrar ederken olmayan 1915 Sözde Soykırım yalanına inanmakta ısrar etmeleri art niyetlerini ve iki yüzlülüklerini göstermesi açısından ibret vesikasıdır.</p>

<p> </p>

<p>İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı. BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. <a href="mailto:cingozismail01@gmail.com">cingozismail01@gmail.com</a></p>

<p> </p>

<p><u>Kaynakça :</u></p>

<p>[1] TRT AVAZ, “Ay Yıldızın İzinde-AZERBAYCAN”, 18.01.2017, https://www.youtube.com/watch?v=D59tRzUJPWg</p>

<p>[2] Macit SOYDAN; “Tüyler Ürperten Ermeni Vahşeti 2”, Yeniçağ, 24.02.2009.</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//hocali-soykirimi-33-yilinda/100/</link>
<pubDate>Tue, 25 Feb 2025 19:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÇEÇEN-İNGUŞ-KARAÇAY-BALKAR SÜRGÜNÜ</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların Rusya’yı işgali sırasında Çeçenlerin ayaklanmasından korkan Stalin ve Komünist Sovyet Rusya yönetimi, 1943 yılında Çeçen-İnguş Otonom Cumhuriyeti'nin lağvedilmesi ve halkının Sibirya içlerine sürgün edilmesi için gizli bir karar aldı. Sürgün hazırlıkları bir yıl sürdü.</p>

<p style="text-align: justify;">Özel eğitimli 100.000 Kızıl Ordu ve emniyet gücü, askeri manevralar yapmak bahanesiyle Çeçenya’daki her köye ve kasabaya sevk edildiler. 23 Şubat 1944 günü Çeçen-İnguş Otonom Cumhuriyeti vatandaşları tüm kasaba ve köy meydanlarında Kızıl Ordu Günü’nü kutladıkları sırada festival alanları ve yerleşim birimlerini kuşatan birliklerin Komutanları, halkın Türkistan (Orta Asya) ve Sibirya’ya sürgüne gönderilmesine ilişkin Yüksek Sovyet Kararnamesi’ni okudular ve 20 dakika içerisinde sürgün için toplanmaları emrini verdiler.</p>

<p style="text-align: justify;">Belirtilen sürede hazır olamayan zayıflar, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar zorla dışarı çıkarıldılar. Herhangi bir öfke işaretinin cezası ölüm oldu. Kaçma girişiminde bulunanlar silahlardan çıkan mermilerle oracıkta katledildiler. Yaşanan katliamlar nedeniyle pek çok dağ, ova, kasaba ve köyler cansız bedenlerle doldu. Cansız bedenlere; evlerde, avluların içerisinde, yollar boyunca, köylerin çevrelerinde ve ormanlarda velhasıl her yerde rastlanıyordu.<br />
<img alt="" src="/images/%C3%87e%C3%A7en-%C4%B0ngu%C5%9F%20S%C3%BCrg%C3%BCn%C3%BCjpg.jpg" style="width: 225px; height: 225px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Ruslar, Çeçenleri her yerde ve her şekilde öldürdü: Mayınlarla havaya uçurdular, yaktılar, suda boğdular, zehirlediler. Gıda ürünlerinin birçoğu gazyağı dökülerek yakıldı. Çoğunluğu çocuk olmak üzere açlıktan kıvranan halka zehirli yiyecekler dağıtılarak toplu katliamlar yapıldığı oldu.</p>

<p style="text-align: justify;">Sağ kalan yaklaşık 500.000 Çeçen-İnguş, dolduruldukları hayvan vagonları ile başta Sibirya olmak üzere Kazakistan ve Türkistan (Orta Asya) içlerine sürgün edildiler. Tıka basa doldurulan vagonlarda açlıktan, soğuktan ve havasızlıktan kaynaklı binlerce insan hayatını kaybetti. Öyle ki ölüler mola yerlerine kadar ayakta dikilir vaziyette kalıyordu. Bu nakillerde yaklaşık %20'si hayatını kaybetti.</p>

<p style="text-align: justify;">Önceden belirlenmiş olan yerlerde verilen molalarda gömülmesine dahi izin verilmeyen cenazeler demir yolu kenarlarına fırlatılıp atıldı. Karın kapladığı “Ölüm Yolu”, yirmi günü aşkın süre boyunca binlerce Çeçen ve İnguş’un cesediyle işaretlendi.</p>

<p style="text-align: justify;">Halkın geride bıraktığı evlere başka Sovyet halkları yerleştirildi, hayvanlarına ve arazilerine el konuldu.</p>

<p style="text-align: justify;">Sürgün edilenler varış noktasına ulaştığında, bu defa da hayatta kalabilmek için klasik yaşam mücadelesi ile karşı karşıya kaldılar. Herkesin yaşayacağı köy belirlenmişti. Yerel polis departmanından izin almadan iki komşu köy arasında gidiş-gelişler bile yasaktı. İskân yerlerinden en fazla 3 km uzaklaşabiliyorlardı. Her ay güvenlik kuvvetlerine kayıt yenilemek zorundaydılar.</p>

<p style="text-align: justify;">Yerel nüfusun yardım etmesi de yasaklanmıştı. Zorlu yaşam koşulları nedeniyle pek çok insan açlıktan ve hastalıktan dolayı hayatını kaybetti. Hatta ilk hafta içerisinde soğuktan, açlıktan ve özellikle tifodan dolayı 70.000'den fazla insanın öldüğü tahmin edilmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sovyet yönetimi 26 Kasım 1948’de yayınladığı bir bildiriyle, sürgün edilenlerin yurtlarına geri dönme haklarından mahrum olduklarını ve süresiz sürgünde kalacaklarını duyurdu.</p>

<p style="text-align: justify;">Sürgünde 200.000'in üzerinde Çeçen ve 30.000’in üzerinde İnguş’un öldüğü değerlendirilmektedir. Bu rakamlar dikkate alındığında her iki Çeçen ve İnguş’tan birisinin hayatını kaybettiği görülmektedir. Çarlık döneminde de soykırım yaşayan Çeçen halkı, nüfusunun %35-50’sini kaybetmişti. 1944 sürgününde de soykırım yaşayan Çeçenler'in %50’si yok edildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu arada bir taraftan da binlerce Çeçen ve İnguş genci Sovyet ordusunda askere alınmış ve Sovyetler Birliği’ni Nazi ordusunun işgalinden korumak için savaşıyor ve ölüyordu.</p>

<p style="text-align: justify;">1953 yılında Joseph Stalin’in ölümünden sonra Komünist partinin başına geçen Nikita Kruşçev, 9 Ocak 1957’de SSCB Yüksek Sovyet İcra Komitesi'nde alınan bir kararname ile Çeçen-İnguş Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni yeniden kurdu ve binlerce Çeçen ve İnguş anavatanları Çeçenya’ya geri dönmeye başladı; fakat sürgün yıllarında bölgeye yerleştirilen yabancıların evlerini işgal ettiklerini görünce beyinlerinden vurulmuşa döndüler. Kendi evlerini yabancılardan satın almak zorunda kalanlar oldu.</p>

<p style="text-align: justify;">1958 yılında Grozny’deki Rus vatandaşları büyük bir gösteri yaparak hükumetten Çeçenleri sürgünde tutmalarını talep ettiler.</p>

<p style="text-align: justify;">Stalin, Çeçen-İnguş sürgününden başka, başta Ahıska ve Kırım Türkleri olmak üzere birçok sürgün daha yaptı. Stalin’in asıl amacı; geçmişteki isyanlarından dolayı Kuzey Kafkasya halklarını cezalandırmak ve onların Türkiye topraklarına göç etmelerini engellemekti.</p>

<p style="text-align: justify;">23 Şubat 1944’te başlayan ve binlerce can kaybının yaşandığı sürgün, Çeçen-İnguş halkının tarihindeki en büyük felaketlerden biri olarak tarihe geçti.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Derleyen</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ</p>

<p style="text-align: justify;">Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>

<p style="text-align: justify;">BULTÜRK Ankara Temsilcisi</p>

<p style="text-align: justify;">TDPB Basın Kulübü Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//cecen-ingus-karacay-balkar-surgunu/99/</link>
<pubDate>Mon, 24 Feb 2025 08:54:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Astsubaylarımız Hakkında</title>
<description><![CDATA[<p>Hayat, insanların önüne hem başarı hem de başarısızlık potansiyeli taşıyan sayısız yollar ve bu yollar üzerinde çeşitli tuzaklar sunar. Bu tuzaklar fark edilmediği takdirde bireylerin kişisel gelişim yolculuğunu baltalayabilir. Aynı şekilde toplumsal ya da mesleki hak mücadelesi veren gruplar da doğal ya da suni olarak ortaya çıkan bu tuzaklarla zaman zaman karşı karşıya kalabilir.</p>

<p>Silahlı Kuvvetlerin bel kemiğini oluşturan ve her şeyi olan astsubaylar, komuta-kontrol, teknik, operasyon, harekat ve yönetim alanlarında Orduya büyük katkılar sağlamaktadır. Savaşta ve barışta her zaman ve her yerde mesai mefhumu gözetmeden canını sermaye edip vatan aşkı ile görev yapan astsubayların hepsi şehit ve gazi adayı olmakla birlikte kahramanlıklarıyla ve vatan için yaptıklarıyla daima ön plandadır.</p>

<p><strong>Astsubaylar; kahramanlıkları, cesaretleri, kabiliyetleri, karakterleri, sadakatleri, yetenekleri ve üstün görev bilinci ile diğer meslek alanları, görev grupları ile statüler arasında özel bir yere sahiptir. </strong></p>

<p>Astsubaylar, yıllardır mağduriyetlere yol açan özlük hakları, maaş artışı ve tazminat gibi konuların giderilmesine yönelik haklı bir mücadele yürütmektedir. Ancak hala devam bu sürecin, geçmiş mücadele dönemlerinde de başarıyı engelleyen bir takım tuzaklarla karşılaşılmıştır.</p>

<p><strong><em>Başarısızlığa Sürükleyen Tuzaklar</em></strong></p>

<ol>
	<li><strong>Ortak Dil ve Bilinç Eksikliği</strong>: Hak mücadelesinde ortak bir dil kullanılmaması, verimliliği düşürebilir. Tüm astsubaylar, aynı söylem ve belirlenen hedefler doğrultusunda birleşmelidir. Camianın kendi içinde birliği sağlaması ve belirlediği öncelikler çerçevesinde hareket etmesi başarıya ulaşılması için gereklidir. Bireysel ya da birkaç kişinin bir araya gelerek oluşturduğu tüzel kişiliği olmayan gruplar üzerinden verilen mücadeleler kadük kalır.</li>
	<li><strong>Özgüven Eksikliği Tuzağı:</strong> Kendine güvenmeyen bireyler, potansiyellerini gerçekleştiremez. Özgüven, küçük başarılarla inşa edilebilir. Özgüven eksikliği yaşayan bireyler hep perde gerisinden konuşmanın yanında, cılız sesleri ile diğer kişilerin sözlerini ve davranışlarını nakletmekten ve arkasında alkış tutmaktan ileri gidemezler. Özgüven için, ilk önce kendi içimizdeki duvarları yıkmak gerekir.</li>
	<li><strong>Sabırsızlık Tuzağı:</strong> Hızlı sonuç alma beklentisi, uzun vadeli başarı planlarını baltalayabilir. Başarı, emek ve sabır gerektirir; kısa yoldan zafer arayışı çoğu zaman hüsranla sonuçlanır. Hızlı sonuç alma beklentisi, mücadelede motivasyon kaybına da yol açabilir. Sabırlı bir şekilde, uzun vadeli bir strateji ile hak arayışı sürdürülmelidir.</li>
	<li><strong>Kusursuzluk Tuzağı:</strong> Her şeyin mükemmel olması beklentisi, bireyi ya da grubu harekete geçmekten alıkoyar. Kusurların gelişim sürecinin parçası olduğunu kabul etmek, bu engelin kolayca aşılmasını sağlar. Stratejik yöntemler planlanırken A,B,C planlarının ve etki analizlerinin önceden yapılması elzemdir.</li>
	<li><strong>Risk Almama (Güven Tuzağı):</strong> Güvenli bölgede kalmak, büyümeyi ve başarıyı engeller. Akıllıca önceden hesaplanmış riskler, başarının anahtarıdır. Risk almada en önemli unsur, zamanlamadır. Nerede, ne zaman, neyin, nasıl söyleneceğinin ya da yapılacağının farkında olmak önemlidir. Küçük de olsa yapılacak hatalar süreci baltalayabilir. Aynı zamanda camia içinde de kırılmalar ve huzursuzluk yaratabilir.</li>
	<li><strong>Odak Kaybı Tuzağı:</strong> Hedefe yönelik çalışmada dikkat dağılması, başarısızlığı tetikleyebilir. Dikkatli bir planlama ve sürekli gözden geçirme ile bu sorun çözülebilir. Mücadele sırasında farklı konulara odaklanmak, asıl hedeflerden sapmaya yol açabilir. Mücadele, özlük hakları ve maaş gibi temel hedeflere odaklanmalıdır.</li>
	<li><strong>Korku Tuzağı:</strong> Başarısızlık korkusu, kişiyi harekete geçmekten alıkoyar. Cesaret ve küçük risklerle bu korku aşılabilir. Haklarını savunmaktan çekinmek, taleplerin yerine getirilmesini zorlaştırır. Cesur ve kararlı bir tutum bu korkunun önüne geçebilir.</li>
	<li><strong>Kıyas Tuzağı:</strong> İnsanların kendilerini başkalarıyla kıyaslaması, özgüvenlerini zedeleyerek başarı motivasyonunu düşürebilir. Kendi koşullarına ve yeteneklerine odaklanmak, bu tuzağı aşmada en etkili yöntemdir. Astsubayların diğer meslek gruplarıyla kıyaslanması, hak mücadelelerini zayıflatabilir. Astsubaylık mesleğinin benzersiz değerine odaklanarak bu kıyaslamanın önüne geçilmelidir.</li>
	<li><strong>Geçmiş Tuzağı:</strong> Geçmiş başarısızlıklara takılı kalmak, geleceği olumsuz etkiler. Geçmişten ders alıp geleceğe odaklanmak başarı için kritik bir adımdır.</li>
	<li><strong>Heyecan Tuzağı:</strong> Yeni bir işe başlarken duyulan aşırı heyecan, uzun vadeli planlamayı ihmal etmeye yol açabilir. Heyecanı yönetmek ve disiplinle ilerlemek bu sorunu çözer.</li>
	<li><strong>Erteleme Tuzağı:</strong> "Sonra yaparım!" düşüncesi, hem kişisel hem de toplumsal hedeflere ulaşmayı zorlaştırır. Planlı hareket etmek ve küçük adımlarla başlamak, bu tuzağı aşmak için önemlidir: "Bu sorunları çözmek için daha uygun bir zaman gelir." düşüncesi mücadeleyi geciktirebilir. Sürekli bir farkındalık oluşturulmalı ve harekete geçilmelidir.</li>
	<li><strong>İnancını Kaybetme Tuzağı:</strong> Hedefe ulaşamama durumunda umutsuzluğa kapılmak, motivasyonu düşürür. İnancı canlı tutmak için başarı hikayeleri ve destek gruplarından faydalanılabilir. Mücadeledeki zorluklar karşısında zaman zaman motivasyon kaybı yaşanabilir. Birlikte hareket ederek ve dayanışma içinde kalarak inancı taze tutmak önemlidir.</li>
	<li><strong>Gelir Tuzağı:</strong> Gelire odaklanıp uzun vadeli vizyonu kaybetmek başarısızlığa yol açar. Gelir kadar gelişim de önemlidir. Sürdürülebilir bir yönetim, teşkilatlanma ve organizasyon yanında kazanılan haklar ve başarılar gelir tuzağı oluşturabilir. Çalışmalar yeterli görülüp, atılacak yeni adımlar ertelenebilir ya da ötelenebilir.</li>
	<li><strong>Mental Yorgunluk Tuzağı:</strong> Sürekli stres ve yorgunluk, bireyin performansını düşürür. Dengeli bir yaşam tarzı benimsemek bu sorunu hafifletebilir. Liyakate dayalı görev paylaşımı, aidiyet duygusunu artırıcı şekilde üyelerin yönetim kademelerinde görev almaları, zaman yönetimi, süreç yönetimi, ekip çalışması, danışmanlık sistemi mental yorgunluğu azaltıcı faktörler olarak değerlendirilebilir.</li>
	<li><strong>Bireysel Yeterlilik Tuzağı:</strong> Her şeyi tek başına yapmaya çalışmak, başarısızlığa davetiye çıkarır. Ekip çalışması, bu tuzağı aşmanın temel yoludur. Verilen yetkinin ve makamın görev alanına giren karar ve uygulamalarında eleştiriye, öneriye ve denetime kapalı olunması Güç Zehirlenmesini de getirebilir. Çekirdek Kadro, Alt Kadro, Beyin Takımı, Elitler Grubu, Karar Birimi, Üst Akıl gibi oluşumlar mevcut yapının bozulmasına ve ekipte motivasyon düşüklüğüne sebep olabilir.</li>
	<li><strong>Rutinleşme Tuzağı:</strong> Sürekli aynı şeyleri yapmak, yenilikçiliği ve ilerlemeyi engeller. Yeni fikirler ve yaklaşımlar denemek, bu durumun önüne geçer. Ayrıca, gündemin iyi takip edilmesi, gündem oluşturabilecek faaliyet ve farkındalık projeleri, anlık oluşan fırsatların değerlendirilmesi, etki alanı geniş yayın programları ve medyanın dinamik şekilde kullanımı ya da kendi gündemini oluşturarak ülke gündemi değiştirme faaliyetleri bu kapsamda değerlendirilebilir.</li>
</ol>

<p> </p>

<p><strong><em>Çözüm Önerileri</em></strong></p>

<p><strong>* Ortak Hedefler Belirlemek</strong>: Tüm astsubayların katılımıyla ortak hedefler belirlenerek birlik ve beraberlik sağlanmalıdır.</p>

<p><strong>* Medya ve Kamuoyu Desteği</strong>: Mücadele, basın açıklamaları, sosyal medya kampanyaları, farkındalık projeleri, sosyal etkinlikler ve yasal zeminde yapılacak eylemlerle görünür kılınmalıdır. Tüm camiayı kapsayan bütünleştirici bir anlayış çerçevesinde gerçekleşecek üye sayısındaki artış toplum nazarında dikkat çekecektir.</p>

<p><strong>* Liyakat ve Değer Vurgusu</strong>: Astsubaylık mesleğinin değerini artıracak eğitim reformları ve liyakat sistemi önerilmeli ve toplumda bilinçlendirme faaliyetleri yürütülmelidir.</p>

<p><strong>* Siyasi Temsil</strong>: TBMM düzeyinde en üst seviyede temsil için gerekli adımlar atılmalıdır. Yerel yönetimlerden başlamak üzere siyasetin her kademesinde camia içinden kişilerin olması için gerekli destek verilmeli ve camianın ortak hedeflerine ulaşılması için siyasetçi ve siyaset kurumu lobi faaliyetleri ile sürekli bilgilendirilmelidir.</p>

<p><strong>* Sürekli İletişim</strong>: Temsil yetkisi olan tüzel kişiliğin, kendi üyeleriyle sürekli ve şeffaf bir iletişim içinde olması artarak devam etmelidir. Diğer resmi kurum, kuruluş, parti, STK’lar ile etkileşim en üst seviyede tutulmalıdır.</p>

<p><strong>* Kararlılık</strong>: Belirlenen stratejik planlamalar ve politikalar kararlıkla uygulanmalı, başta üyelerin desteği, diğer STK’ların desteği ile kamuoyu desteğini artıracak faaliyet ve girişimler yapılmalıdır.                                                                                             </p>

<p>Başarısızlığa yol açan tuzakları fark etmek ve bu engelleri aşmak, hem bireylerin hem de toplumsal grupların başarıya ulaşması için hayati önem taşır. Astsubay Camiası, birlik ve beraberlik içinde haklı mücadelelerini bu tuzaklardan korunarak ve ortak bir vizyonla sürdürebilirler.</p>

<p>Mücadele; cesaret, kararlılık ve dayanışma ile başarıya ulaşacaktır.</p>

<p><strong>Mücadelede var mısınız?</strong></p>

<p><strong>Mücadeleye var mısınız?</strong></p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//astsubaylarimiz-hakkinda/97/</link>
<pubDate>Mon, 17 Feb 2025 23:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GEÇMİŞTE KALMAYALIM AMA TARİHİMİZİ DE UNUTMAYALIM</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>8 Şubat 1919 İstanbul</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndan 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’ni imzalayarak ve yenilgiyi kabul etmesinden kısa bir süre sonra, İşgal Kuvvetleri Kumandanı olarak İstanbul'a tayin olan Fransız General Louis Franchet d'Espèrey, 8 Şubat 1919 günü atıyla Türk Bayrağı'nın üzerinden geçerek yapmış olduğu sözde gövde gösterisi ile İstanbul'a girdi.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/%C4%B0stanbul'un%20i%C5%9Fgali.jpg" style="width: 303px; height: 172px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">ilk işgal bu olsa da 16 Mart 1920 tarihinde Mızıka Karakolu'na baskın düzenleyen işgal kuvvetleri Harbiye ve Bahriye nezaretlerini, posta idaresi ve operasyonel Osmanlı kurumlarını tamamen kontrol altına almak suretiyle İtilaf kuvvetleri ikinci defa ve resmen İstanbul'u işgal etmiş ve işgali 6 Ekim 1923’e kadar devam etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından 19 Mayıs 1919’da fitili ateşlenen ve olağanüstü gayretlerle yürütülen Millî Mücadele'nin zafer ile sonuçlanması ve 9 Eylül 1922'de düşmanın İzmir'de denize dökülmesinin ardından; 4 yıl 10 ay 23 gün işgal altında kalan İstanbul, 6 Ekim 1923 günü Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu’nun şehre girmesi ile işgalden kurtarılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><strong>8 Şubat 1921 Gaziantep </strong></p>

<p style="text-align: justify;">Mondros Mütarekesi’nin ardından işgale uğrayan vatan toprakları gibi Antep de işgal edilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">17 Aralık 1918’de önce İngilizlerce işgal edilen Antep, 5 Kasım 1919'da Fransızlara bırakılmıştır. İşgal karşısında Antep halkı, düşmanın zulmüne büyük bir mücadele örneği sergileyerek adlarını tarihe altın harflerle yazdırmışlardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Fransız kuvvetleri ile kahramanca mücadele eden Karayılan Çetesi, 1920 yılının Ocak ayında Fransızların bir süvari birliğini pusuya düşürmesi örneğinde olduğu gibi Karayılan, 24 Mayıs 1920 tarihinde şehit olana kadar düşmanın korkulu rüyası, kabusu olmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/Antep%20Karay%C4%B1lan.jpg" style="width: 174px; height: 222px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Bir diğer büyük kahraman Şahinbey'in "Fransızlar Antep’i esir edecekler öyle mi?" diyerek, silahı omuzuna alıp, etrafına topladığı 200 yiğit Antepli ile Kilis yolunu kapatmış ve "Düşman cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez" diyerek Antep-Kilis hattında Şahinbey liderliğinde işgale karşı büyük bir savunma başlatılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/Antep%20%C5%9Eahin%20Bey.jpg" style="width: 506px; height: 337px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">28 Mart 1920'de Şahin Bey'in şehit edilmesinden sonra büyük çatışmalara sahne olan Antep'te 1 Nisan 1920'den 7 Şubat 1921'e kadar Fransızlara karşı büyük direniş başlamıştır; fakat maalesef bu direniş düşmanın yoğun baskısı karşısında kırılmış ve Türk Askerlerinin de geri çekilmek zorunda kalması üzerine Fransızlar 9 Şubat 1921'de şehre hâkim olmuştur. Nihayetinde 20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın ardından Fransız askerleri 25 Aralık 1921 günü şehri boşaltmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">6347 evladını şehit veren Antepliler hiçbir yerden yardım ve destek almadan “Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum” inancıyla ve kendi gücüyle işgale karşı 10 ay direnen Antep için</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/Antep%20Gazi%20madalyas%C4%B1%201.jpg" style="width: 720px; height: 524px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">6 Şubat 1921 tarihide Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantısında, Bakanlar Kurulu Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak, Meclis Başkanlığına, Antep isminin Gaziantep olarak değiştirilmesini kapsayan bir önerge sunmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Kabul gören kanun teklifi ile Antep'e GAZİ unvanı verildi ve GAZİANTEP ismi 8 Şubat 1921 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu vesileyle Gaziantepli vatandaşlarımızın GAZİLİK günlerini kutluyorum.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Olağanüstü şartlarda yürütülen Millî Mücadelenin eşsiz Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, vatan kurtulsun diye canlarından vaz geçerek toprağa düşen aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak savaş ve işgal yıllarında düşmanla iş birliği yaparak cephe gerisindeki Türk Milleti'ne yapılan tecavüzleri, zulümleri ve bin bir türlü eziyetlerle soykırım yapan Ermeni çetelerini, Rum çetelerini ve hain bütün çetelerin yaptıklarını görmezden gelerek sözde Ermeni soykırım yalanlarını destekleyenleri tarihe havale ediyorum.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Derleyen</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail CİNGÖZ</p>

<p style="text-align: justify;">Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>

<p style="text-align: justify;">BULTÜRK Ankara Temsilcisi</p>

<p style="text-align: justify;">TDPB Basın Kulübü Başkanı</p>

<p style="text-align: justify;">cingozismail01@gmail.com</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//gecmiste-kalmayalim-ama-tarihimizi-de-unutmayalim/96/</link>
<pubDate>Sat, 08 Feb 2025 12:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ATATÜRK'Ü ANMAK DEMEK</title>
<description><![CDATA[Anafartalar kahramanı, Türk Kurtuluş Savaşı’nın önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı.
Türk milletinin önderi Mustafa Kemal Atatürk, eşi benzeri görülmemiş bir kurtuluş mücadelesi ile ülkeyi ve milleti içinde bulunduğu zor durumdan kurtararak çağdaş ve modern bir cumhuriyet kurmuştur. Aziz milletimizi hak ettiği uygar medeniyetler seviyesine taşımak için ömrünü milletine adamıştır.  Cesaret ve kararlılığı her kuşağa örnek olan Atatürk’ü anmak demek, onun bize kazandırdıklarını hatırlamak, düşünce ve ilkelerine sahip çıkarak sonsuza dek yaşatmak demektir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük ideali, millî sınırlarımız içinde millî birlik duygusuyla kenetlenmiş uygar bir toplum oluşturmaktı. Vatanı kurtaran, hür ve bağımsız Türkiye idealini gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türkiye'yi modernleştirmek amacı ile çağdaş medeniyet idealine yöneltmiştir.
Atatürk gerçeğin adamıdır; sağduyunun ve ince görüşün adamıdır. Nerde ne yaptı, neye karar verdi ise, daima en iyisini yapmış, en yararlısına karar vermiştir. Halkın eğilimlerini çok iyi sezen ve ruhlara sızmasını bilen usta inkılâpçılığı sayesindedir ki müşterek arzu ve eğilimler, kolayca millî ülkü durumuna gelebilmiştir. Giriştiği mücadelenin başından sonuna kadar Türk milletinin yüksek niteliklerine güvenmiş, kazanılan her türlü zaferin milletin eseri olduğunu söylemiştir. Bütün girişimlerinde millet sevgisine dayanmış, güçlü kişiliği ve gerçeği sezişe dayanan ikna kuvvetiyle toplumu aydınlığa götürecek lider olduğunu göstermiştir. Türk Bağımsızlık Savaşı’na ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna bayrak olan fikirleri, görüşleri ve ölmez eseriyle, etkileri ülke sınırlarını aşmış, mazlum milletlerin bağımsızlık ve hürriyet mücadelelerinde onlara da mânevî kuvvet olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk tarihinde, kendi dönemini olduğu kadar, sonrasını da derinden etkileyen, çığır açıcı bir yeri vardır. Onun Türk tarihi içinde son derece seçkin bir yere sahip olması hiç şüphesiz vatan kurtaran, millî bir kahraman olmasından ileri gelmektedir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük ideali,uygar bir toplum oluşturmaktı. Vatanı kurtaran, hür ve bağımsız Türkiye idealini gerçekleştiren Mustafa Kemal ATATÜRK,Türkiye'yi modernleştirmek amacı ile çağdaş medeniyet idealine yöneltmiştir.
Savaştan yeni çıkmış, yokluk ve imkansızlıklarla sınanan bir ülkeyi tüm dünyaya örnek bir liderlik anlayışı ile ayağa kaldıran Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizin ortak değeri ve en önemli birleştirici gücüdür. Büyük Önder Atatürk’ün eşsiz vizyonu ile bizlere emanet ettiği laiklik, demokrasi ve hukuk devleti anlayışına dayalı Cumhuriyet değerlerini sahiplenmek ortak sorumluluğumuzdur. Bu değerleri korumak ve yeni nesillere aktarmak refah ve özgürlüğün hüküm sürdüğü onurlu bir yaşamın teminatıdır.
Her daim ışığımız olan Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü,saygı,sevgi ve minnet ile anıyoruz.


]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//ataturk-u-anmak-demek/95/</link>
<pubDate>Sat, 01 Feb 2025 11:29:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİTKİLERİN İNSAN PSİKOLOJİSİNE ETKİLERİ</title>
<description><![CDATA[
Bilimsel çalışmalar çiçeklerin yalnızca fiziksel ortamları güzelleştirmekle kalmayıp insanların ruh hallerine, duygularına ve genel psikolojik durumlarına olumlu katkıda bulunduğunu ortaya koyar. Çiçekler içerdikleri renkler, kokular ve formları ile insanlara huzur, mutluluk, rahatlama ve enerji duygularını barındırır.
Araştırmaya göre çiçeklerin yarattığı etkiyi bir güç olarak kabul edersek; çiçeklerin gücünü kullanarak istediğiniz duygu halini davet edebiliyorsunuz. İşin sırrı çiçeklerin renklerinde ve kokusunda. Buna göre kokularının yanı sıra her bir çiçek sahip olduğu renklerle, retinadan geçip optik sinirlere giden ve vücudun cevap vermesini sağlayan zinciri uyaran bir ışık dalgası yaratıyor. Sinir sistemi boyunca sinirsel sinyallerin iletilmesine yardımcı olan Nörotransmitter (sinir uyarısını bir sinaps boyunca bir nörondan diğerine taşıyan kimyasal bir maddedir)        gerçekleşiyor. Bu salınım ile de insanı sakinleştiren bir hormon olarak kabul edilen melatonin, uyarıcı etkisi ile adrenalin ve mutluluk hormonu olan serotonin (Doğal bir ruh hali dengeleyicisi) salgılanıyor.
Yapılan bir araştırmaya göre içinde bitki olan odalar, nezaket, mutluluk, neşe, rahatlama ve sükunet gibi pozitif duyguların algılanmasına neden olmaktadır.Bunun yanı sıra iç mekanlardaki bitkilerin insanların üretkenliğine, akademik performansına olumlu katkısı olduğu gözlemlenmiştir.
Modern yaşamın getirdiği stres ve kaygı, pek çok kişinin günlük hayatının bir parçası haline gelmiştir. Araştırmalar, çiçeklerin bu stres ve kaygıyı azaltmada önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Stres azaltma üzerindeki etkileri sayesinde, çiçekler, ev ve iş yerlerinde popüler bir rahatlama aracı haline gelmiştir.Çiçekler, terapötik (vücudun doğal olarak sahip olduğu, kendini yenileme ya da iyileştirme özelliği) amaçlar için de kullanılmaktadır. Aromaterapide, çiçeklerin kokuları, duyusal deneyimi zenginleştirmek ve duygusal dengeyi sağlamak için kullanılır. Hastaneler ve bakım evleri gibi sağlık kurumlarında da çiçekler, hastaların ruh halini iyileştirmek ve iyileşme süreçlerine katkıda bulunmak için kullanılır.Çiçekler, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda ruhsal ve duygusal sağlığımız üzerindeki olumlu etkileriyle de hayatımızın önemli bir parçasıdır. Renklerin gücünden stres azaltmaya kadar, çiçeklerin sunduğu faydalar, onları sadece görsel bir zevk kaynağı olmaktan çok daha fazlası yapar.
Örneğin, lavanta kokusunun rahatlamayı teşvik eden ve kaygıyı hafiflettiği anlamına gelir. Tatlı ve kalıcı kokusuyla yasemin, ruh halini iyileştirebilir ve mutluluk hissini koruyabilir. Ayrıca, ayçiçeği ve Papatya gibi çiçeklerin canlı renklerinin, pozitiflik ve mutluluk hislerini teşvik ettikleri için konuşmamız üzerinde doğrudan bir iklime sahip olduğu bilinmektedir. Yemyeşil bir alanda ve her biri tatlı bir koku yayan farklı renk, şekil ve türde çiçeklerle dolu bir alanda tembelce yürüyüşünüzü düşünün. Bitki ve bahçeciliğin zihinsel ve fiziksel refahını sağlamak için kullanan bir uygulama olan bahçe terapisi son yıllarda popülerlik kazanmıştır. Çeşitli bitkilerle donatılmış şifa bahçeleri, stresi azaltmaları ve iyileştirmeyi teşvik etmek için dingin bir ortam sunar. Canlı renkler ve tedavi edici etkilerle çiçekler ve bitkiler, hiç şüphesiz mutluluk ve esenlik üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. 
Bitki ve insan ilişkisi, sağlık ve refahımızın temel bir yönünü oluşturur. Beslenme, ilaçlar ve psikolojik sağlık üzerindeki etkileri, bitkilerin insan yaşamındaki önemini vurgular. Bu nedenle, bitkilerle daha yakın bir ilişki kurmayı düşünmek, genel yaşam kalitemizi artırabilir.














]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//bitkilerin-insan-psikolojisine-etkileri/94/</link>
<pubDate>Sat, 11 Jan 2025 22:25:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SOSYAL DEVLET</title>
<description><![CDATA[Sosyal devlet, devletin, toplumun sosyal refahını maksimize etmek amacıyla müdahalelerde bulunmasını öngören bir devlet modelidir.Sosyal devlet kavramının tanımı üzerindeki genel uzlaşı, devletin toplumsal ve ekonomik yaşama müdahalesi ile mevcut sistem içerisinde ortaya çıkan krizleri gidermek, çeşitli politika araçlarını kullanarak devletin daha aktif olarak sosyal ve ekonomik alana katılımını sağlamaktır.
Türkiye Cumhuriyeti, Anayasamıza göre, bir sosyal devlettir. Sosyal devlet, genellikle,vatandaşların refah durumlarıyla ilgili olan, onlara asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla görevli devlet olarak tanımlanır.
Sosyal devlet ezilenlerin lehine göre ekonomik ve sosyal bir alan yaratır. Bu durumda en belirgin amaç sosyal eşitsizlikleri gidermektir. Böylece devlet tüm vatandaşlara asgari bir yaşam düzeyi sağlamış olur. Devlet ekonomik ve sosyal alana müdahale ederek toplumsal refahı ve denetimi sağlamış olur.Sosyal devlet; bireylere asgari gelir güvencesi veren, onları toplumsal risklere karşı koruyan, sosyal güvenlik olanağı sağlayan ve yurttaşların tümüne eğitim, sağlık, barınma gibi hizmetleri sunan bir anlayışı ifade etmektedir.
Sosyal devlet insanlara,onuruna yakışacak yaşam düzeyi sağlamalıdır.Sosyal devlet olmanın en temel şartı ülkede yaşayan herkesin,en gencinden en yaşlısına varıncaya kadar,kendini güvencede hissetmesidir.Tabiki bunun temelinde insan haklarına saygılı,demokratik,laik devlet yatmaktadır.Devlet herkesin insan haklarını koruyabilmeli ve herkese eşit mesafede olmalıdır.Haklar eşit ve gereksinime göre dağıtılmalıdır.Bu temelde,sosyal adaleti ancak bu şekilde sağlayabiliriz.
Sosyal devlet anlayışının nasıl belirlenebileceğine dair birkaç ipucu verilebilir. Bir ülkede ekonomik düzeyi yetersiz insanlar açlık mücadelesi veriyorsa yaşlılar çalışmak zorunda kalıyorsa evsiz sayısı fazlaysa ve zenginler daha da zenginleşiyor ise o ülkede sosyal devlet anlayışının hakim olduğunu söylemek oldukça güçtür.
Devletin sosyal devlet ilkesi çerçevesinde etkili politikalar geliştirmesi, vatandaşların devlete olan güvenini artırır. Bireylerin devleti, ekonomik ve sosyal güvencelerini sağlayan bir aktör olarak görmesi, toplumsal huzurun temel taşlarından biridir. Bu güven, yalnızca ekonomik süreçlerin değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin de daha sağlam temellere oturmasını sağlar.
Sosyal devletin ekonomi modeli karma ekonomi olarak bilinmektedir. Ayrıca özel mülkiyet sınırı da bulunmaz. Sosyal devletlerde büyük servet sahiplerinden de yüksek miktarda vergi alınır. Bu devlet yönetiminde her vatandaştan gelire göre vergi alınır. Bu sayede insanlar arasında da herhangi bir vergi uçurumu açılmamış olur. Dolayısı ile insanlar arasındaki uçurumlar da azalır.Sosyal devlet anlayışı her geçen gün yeniden ön plana çıkmaya başladı. Özellikle pek çok ülkede kalkınmanın sağlanması için sosyal devlet anlayışı benimsendi. Dünya genelinde ülkelere bakıldığında gelişmiş ülkelerde sosyal devlet anlayışının olduğu görülmektedir. ]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//sosyal-devlet/93/</link>
<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 12:04:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YARALI DİZ KATLİAMI  / ABD'nin Kirli Tarihinden Bir Sayfa</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Tarihe Yaralı İz Katliamı olarak geçen olay, 29 Aralık 1890 tarihinde yaşanmış ve Lakota Siyuları ile Amerikan askerleri arasındaki son büyük çatışma olarak bilinmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Beyaz yerleşimciler, Indian Affairs Bürosu görevlileri ve ordu subayları arasındaki artan gerilimlerin bir sonucu olarak Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükumeti, beş yüz kişilik 7. Süvari Alayına, Minikonju Lakotalarının kamp yerlerini çevirmesini ve hayalet dansı yapan Kızılderililerin tutuklanmasını emretmiştir. Tecrübeli bir eski Kızılderili Temsilcisi ve cerrah olan Valentine McGillicuddy (1849-1939), Hayalet Dansı'nı yetkililere dini bir hareket olarak açıklamış ancak dikkate alınmamıştır.<br />
<img alt="" src="/images/Yaral%C4%B1%20Diz%20Katliam%C4%B1.jpg" style="width: 835px; height: 552px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Kızılderililerin kültürel Hayalet Dansı’nı saldırı ve tehdit olarak gören ABD yetkilileri, askerlere taarruz emri vermiş ve kaç kişinin öldürüldüğü tam olarak bilinememekle beraber en az 62'si kadın ve çocuk olmak üzere 153 Siyu öldürülmüştür. Sağ kalanlar ise donarak can vermiş, çatışmada 25 de süvari hayatını kaybetmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Dönemin ABD hükumeti bu görevde bulunan askerlere "Onur Madalyası" vermiştir. İlerleyen süreçte mahkemeye çıkarılacak olan katliamdan sorumlu Albay Forsyth, durumun bir taktik hatası olduğunu söylemiş ve beraat etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Katliamı yaşayanlardan Gelincik Louise o günü şu sözlerle anlatır: "Kaçmaya çalıştık ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. Beyazların içinde de iyi insanlar bulunduğunu biliyorum, ama kadınları ve çocukları da vurduklarına bakılırsa askerler çok kötü insanlar olmalı. Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı"</p>

<p style="text-align: justify;">Katliamı yaşayan Şaman Kara Geyik;</p>

<p style="text-align: justify;">"O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada...” sözleriyle katliamı özetlemiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ünlü oyuncu Marlon Brando 1973’te Baba (The Godfather) filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında verilen Oskar ödülünü Yaralı Diz Katliamı sebebiyle reddetmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Resmi olmayan kayıtlara göre geçmişten bu yana ABD 70 Milyon Kızılderili’yi katletmiştir. Günümüzde Amerika’da yaşayan Kızılderili nüfusu 5 Milyon civarındadır.</p>

<p style="text-align: justify;">(Derleme)</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Derleyen: İsmail CİNGÖZ; Uluslararası Siyaset Uzmanı, BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın Kulübü Başkanı. <a href="mailto:cingozismail01@gmail.com">cingozismail01@gmail.com</a></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Kaynaklar: https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-22629/yarali-diz-katliami/</p>

<p style="text-align: justify;">https://noldubugun.com/29-aralik-1890-yarali-diz-katliami</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//yarali-diz-katliami-abd-nin-kirli-tarihinden-bir-sayfa/92/</link>
<pubDate>Sun, 29 Dec 2024 11:14:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ŞEHİT KUBİLAY</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İzmir'in Menemen ilçesinde, askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan 1906 Adana/Kozan doğumlu, Girit Göçmeni bir aileye mensup Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki'nin şeriat isteyen Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan ve Küçük Hasan öncülüğündeki bir grup tarafından 23 Aralık 1930 günü katledilmesiyle birçok olaylar yaşanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;"><img alt="" src="/images/%C5%9Eehit%20Kubilay.jpg" style="width: 300px; height: 168px;" /></p>

<p style="text-align: justify;">Manisa’da başlayan ve Menemen’de son bulan Menemen Olayı, irticai bir isyan hareketidir ve Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından birisidir. İsyanın elebaşı mehdilik iddiasında bulunan 33 yaşındaki Girit göçmeni Derviş Mehmet, isyanı Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet, Nalıncı Hasan, Çakıroğlu Ramazan, Emrullahoğlu Mehmet, Alioğlu Hasan, Çırak Mustafa, Topçu Hüseyin, Keçili Süleyman Çavuş ve Pabuççu Hüseyinoğlu Ali ile birlikte dört gün üst üste Manisa’da Tatlıcı Hüseyin isimli şahsın evinde yaptıkları toplantılarda birlikte planlamıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">“Din elden gidiyor” sloganı ile hareket eden Derviş Mehmet ve adamları, 7 Aralık 1930 günü Paşaköy’de silahlanmışlar ve Bozalan köyünde bir müridin evinde bir süre kaldıktan sonra Sünbüller Dağı’nda 15 gün kadar zikirle meşgul olmalarına müteakiben 23 Aralık sabahı Menemen’e girmişler ve tekbir getirerek Müftü Camii’ne yönelmişlerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sabah namazı için camide bulunan cemaate kendini Mehdi olarak tanıtan Derviş Mehmet; 70 bin kişilik halife ordusunun yakında gelerek kendileriyle birleşeceğini söylemiş, camide bulunan yeşil bayrağı alarak şehrin meydanına dikerek arkadaşları ile zikir yapmaya başlamış ve “bu sancağın altında toplanmayanları öldüreceğim” tehdidi ile halkı yanına çekmeye çalışmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Gelişmeleri haber alan Jandarma Bölük Kumandanı Fahri Bey, asilerin yanına gelmiş “<em>Ne istiyorsunuz? Buradan dağılınız</em>!” demesi üzerine ve Giritli Derviş Mehmet, “<em>ben Mehdiyim, şeriatı ilân ediyorum, bana kimse mukavemet edemez, çekil!</em>” karşılığını vermiştir. Toplanan kalabalıktan bazılarının alkışlarla Giritli Derviş Mehmet’i desteklediğini gören Jandarma Komutanı Fahri Bey, destek çağırmak için geri çekilmiş ve kaymakamı haberdar etmiş, 43. Alay Komutanlığı’ndan destek kuvvet istemiş ancak olayın vahameti ve ciddiyetini belirtmemiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">43. Alay Komutanlığı, isyanı bastırmak üzere Asteğmen olarak askerliğini yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı bir müfreze ile olay mahalline göndermiştir. Ancak Asteğmen Kubilay’ın yanında silahı olmadığı gibi, müfrezede bulunan diğer askerlerin silahlarında da gerçek mermi yerine sadece manevra mermisi bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Olay yerine gelen Asteğmen Kubilay, askerini belediye meydanında bırakarak öne çıkmış ve isyancılara “<em>derhal silahlarını bırakmalarını, isyana son vermelerini ve dağılmalarını</em>” söylemiştir. “<em>Ben Mehdi’yim</em>” diyen Giritli Derviş Mehmet’i kolundan çeken Asteğmen Kubilay ile aralarında arbede çıkması üzerine Asteğmen Kubilay askerlere “<em>süngü tak</em>” emrini vermiştir. Bu arada Giritli Derviş Mehmet, Asteğmen Kubilay’a ateş etmesi ile Asteğmen Kubilay sağ omuzundan yaralanmıştır. Yaralı halde Kaymakamlık binasının arkasındaki avluya kadar gelebilen Asteğmen Kubilay aldığı kurşun yarası sebebiyle 24 yaşında şehit olmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu sırada askerler silahlarını ateşlemişler ancak tüfeklerinde manevra mermisi olduğu için asilere etki etmemiştir. Merminin kendilerine bir şey yapmadığını gören isyancılar “<em>mermi bize işlemiyor</em>” diyerek galeyana gelmişlerdir. Halkın da alkışlarla desteklemesi üzerine daha da cesaretlenen Giritli Derviş Mehmet, adamlarıyla birlikte Asteğmen Kubilay’ın yanına gitmiş, testere ağızlı bağ bıçağı ile canavarca bir hisle Asteğmen Kubilay’ın başını kesmiş, kanını içmiş ve kesik başını sancak direğine bağlayarak kalabalığın tekbir sesleri altında alkışlarla şehirde dolaştırmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Silah seslerini duyarak olay yerine gelen ve isyancılara müdahale etmek isteyen bekçiler Hasan ve Şevki Beyler de girdikleri çatışmada isyancılar tarafından şehit edilmişlerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">İsyanın büyümesi üzerine 43. Alaydan daha büyük bir destek kuvvet gönderilmiştir. Gelen destek müfrezelerinin “<em>teslim ol”</em> çağrılarına “<em>bize kurşun işlemez</em>” diyerek ateşle karşılık vermeleri ile yaşanan çatışmada isyanın elebaşı Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet ve Sütçü Mehmet ölü, Emrullahoğlu Mehmet ise yaralı olarak ele geçirilmiş, kaçan Nalıncı Hasan ve Alioğlu Hasan Manisa’da yakalanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">İsyana katılan diğer asiler de kısa zamanda tespit edilmiş ve yakalanmış, ilk etapta Menemen’deki askeri ve mülki idarenin yetersizliği sebebiyle bastırılamayan isyan, gelen destek kuvvetin müdahalesiyle aynı gün bastırılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak;</p>

<p style="text-align: justify;">Menemen’de isyancılar Kubilay Asteğmen’in başını kestiği vahşet sahnesi yaşanırken, Yunan işgali ve mezalimine fiilen tanık olmuş ve çok değil 8 yıl önce işgalden kurtulmuş olan halkın isyancılara alkışlarla destek vermesi daha büyük bir vahşet örneği olduğu muhakkaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Menemen İsyanı ve Asteğmen Kubilay ile bekçiler Hasan ve Şevki Beylerin şehadetleri Türkiye genelinde infiale yol açmış, başta Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere yurt genelinde büyük üzüntü yaşanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Menemen’de yaşanan ayaklanma girişiminin ardından bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş, Korgeneral Mustafa Muğlalı başkanlığında Divan-ı Harbi Örfi kurulmuş ve isyancılar yargılanmıştır. Menemen isyanı sebebiyle “<em>1924 Anayasası’nı zorla değiştirmeye girişenler</em>”, “<em>1924 Anayasası’nı zorla değiştirmeye girişenlere yardım edenler</em>”, “<em>Giritli Derviş Mehmet’in mehdilik ve isyan için harekete geçtiğini bildikleri halde yetkili birimleri haberdar etmeyenler</em>” ve “<em>tekkelerin kapatılmasından sonra tarikat ayinleri yapanlar</em>” olmak üzere dört grupta toplam 105 kişi yargılanmış, faillerden; 37 kişi hakkında idam kararı verilmiştir. Ancak bunlardan 6’sının cezası 65 yaş üzerinde oldukları için 24 yıl hapis cezasına çevrilmiştir. Yargılanma sürecinde 1 kişi hayatını kaybetmiş, 2 kişinin cezası da TBMM Adliye Encümeni tarafından 2 yıl hapis cezasına çevrilmiştir. İdam kararı alanlardan 28 kişinin cezası ise infaz edilmiştir. Yargılanan diğer 68 sanıktan bir kısmı farklı farklı cezalar almış, bazıları ise beraat etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">                                  </p>

<p style="text-align: justify;">İsmail Cingöz; Uluslararası Siyaset Uzmanı, BULTÜRK Ankara Temsilcisi. TDPB Basın kulübü Başkanı. <a href="mailto:cingozismail01@gmail.com">cingozismail01@gmail.com</a></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><u>Ayrıntılı bilgi için kaynaklar     :</u></p>

<p style="text-align: justify;">Hüseyin Alpaslan, 19 Aralık 2024 tarihli yazısı: Demokrasi ve Laiklik Şehidi, Ticari Hayat Gazetesi, 19.12.2024.</p>

<p style="text-align: justify;">Nasrullah Uzman, “Menemen Olayı”, Atatürk Ansiklopedisi, <a href="https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/menemen-olayi-2/#:~:text=Menemen%20olay%C4%B1%2C%20Manisa'da%20ba%C5%9Flayan,Hasan%20ve%20Bek%C3%A7i%20%C5%9Eevki'dir">https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/menemen-olayi-2/#:~:text=Menemen%20olayı%2C%20Manisa'da%20başlayan,Hasan%20ve%20Bekçi%20Şevki'dir</a>. (Erişim Tarihi: 23.12.2024)</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//sehit-kubilay/91/</link>
<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 11:40:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SARIKAMIŞ HAREKÂTI</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>22 ARALIK 1914 – 17 OCAK 1915</strong></p>

<p>Harbiye Nazırı ve Erkanı Harbiye Umumiye Reisi Enver Paşa'nın, Alman Genel Kurmayının teşvikleriyle Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak ve Rusya içlerine ilerleme hedefiyle 22 Aralık 1914 günü ''Sarıkamış Harekâtı'' başlamıştır. Ancak çetin kış şartları dikkate alınmadığı ve bir dizi taktiksel hatalar zinciri neticesinde Sarıkamış Harekâtı on binlerce Türk askerinin şehit olmasıyla sonuçlanmıştır.</p>

<p>Alman Genelkurmay Karargâhınca planlanan ve yönlendirilen bu büyük harekât ile Türk ordusunun Kafkas cephesindeki kuvvetlerinin görevi Doğu Anadolu bölgesindeki Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak olarak görülse de Almanların aslî planına göre Rusların Avrupa cephesine yeni kuvvetler kaydırmasını engellemek ve Almanya-Avusturya cephelerinde ferahlık sağlamak üzere düşünüldüğü anlaşılmaktadır.</p>

<p><img alt="" src="/images/WhatsApp%20Image%202024-12-22%20at%2010_50_15.jpeg" style="width: 860px; height: 440px;" /></p>

<p>Enver Paşa ve dolayısı ile Türk askeri bazı yerlerde Ruslara karşı zafer kazanmış olsa da çetin kış şartları, hazırlıksız harekât planı ile birleşince Türk Ordusu Ruslara değil ağır kış şartlarına yenilmiştir... Büyük bir hezimetle sonuçlanan Sarıkamış Harekâtında; Türk ordusunun 90.000 şehit verdiği genel bir kabul halini almış olsa da bu doğru değildir.</p>

<p>Şehit sayısı konusunda en güvenilir tespit Ruslara aittir. Zira şehit naaşları, karların erimeye başlaması üzerine Rus yetkililerinin nezareti altında Müslüman köylülerden oluşturulan işçi grupları vasıtasıyla toplanıp imamlar gözetiminde icra edilen dinî merasimin ardından toplu mezarlara defnedilmiştir.</p>

<p>Büyük bir ciddiyetle yürütüldüğü anlaşılan defin işlemlerinin tamamlanmasından sonra her bir mezarın başına oraya kaç şehit defnedildiğini gösteren bir tabela asılmıştır. Böylece 18.000’i Sarıkamış civarında olmak üzere toplam 23.000 şehidin defnedildiği tespit edilmiştir.</p>

<p>Ancak bunların dışında naaşlarına ulaşılamayanlarla 11. Kolordu’nun Aras Vadisi'nde verdiği şehitler de vardır. Bunlar da göz önüne alındığında toplam şehit sayısının Üçüncü Ordu Kurmay Başkanı Felix Guse’nin de ifade ettiği gibi 30.000 civarında olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p>Sonuç itibariyle Müttefik(!) Almanya, kendi planlarını hayata geçirebilmek amacıyla Enver Paşa'nın Büyük Turan Fikrini kullanmıştır. Enver Paşa'nın halisane fikirleri ile reel durumun farklı olması büyük bir hezimeti beraberinde getirmiştir.</p>

<p>Aziz Şehitlerimiz; Ruhlarınız Şâd, Mekanlarınız Cennet Olsun.</p>

<p> </p>

<p>İsmail CİNGÖZ</p>

<p>Uluslararası Siyaset Uzmanı</p>

<p> </p>

<p>Kaynak:</p>

<p>Tuncay ÖĞÜN, "SARIKAMIŞ HAREKÂTI", <a href="https://islamansiklopedisi.org.tr/sarikamis-harekati?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAAR3oFgjnIQAFonAj8gUZTwxEDGJm4_vePIItKNvNTNorcFVGe0_adurRZXE_aem_y-wCIR079xbuMTodp73Vvg" target="_blank"><strong>https://islamansiklopedisi.org.tr/sarikamis-harekati</strong></a></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//sarikamis-harek-ti/90/</link>
<pubDate>Sun, 22 Dec 2024 13:50:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SİDNEY ŞEHİTLERİMİZİ UNUTMADIK </title>
<description><![CDATA[<p>17 Aralık 1980</p>

<p>Türkiye'nin Sidney Başkonsolosu Şarık Arıyak ve Güvelik Ataşesi Enver Sever; <br />
Ermeni Terör Örgütü ASALA teröristleri tarafından yapılan silahlı saldırı ile şehit edildiler.</p>

<p><img alt="" src="/images/%C5%9Eehit%20%C5%9Ear%C4%B1k%20Ar%C4%B1yak%20ve%20%C5%9Eehit%20Enver%20Sever.jpeg" style="width: 636px; height: 382px;" /></p>

<p>23 Ocak 1975 tarihinde kurulduğu kabul edilen ASALA terör örgütü 1975-1986 yılları arasında başta Türk Diplomatları olmak üzere bir çok ülkede 158 silahlı/bombalı eylem gerçekleştirmiş, Türk Diplomatlarını ve onlarca insanı katletmiş veya yaralamıştır. </p>

<p>Sözde Ermeni soykırımı yalanları ve iftiraları ile Türkiye'yi itham eden ancak ASALA'nın saldırı ve cinayetlerine  rağmen başta Fransa olmak üzere bir çok devletin ASALA teröristlerine kolaylıklar sağladıkları unutulmamalıdır. </p>

<p>Şehit Şarık Arıyak ve Şehit Enver Sever ile birlikte bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. </p>

<p>İsmail Cingöz <br />
Uluslararası Siyaset Uzmanı <br />
BULTÜRK Ankara Temsilcisi <br />
TDPB Basın Kulübü Başkanı</p>
]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//sidney-sehitlerimizi-unutmadik/89/</link>
<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 08:51:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ELEKTRİKLİ ARAÇLAR LİDERLİĞİ ALACAK MI</title>
<description><![CDATA[Elektrikli araçlarla ilgili 1830’lu yıllarda başlayan çalışmalar 1900’lü yılların başında en verimli çağını yaşıyor, ABD’de büyük şehirlerde kullanımı epeyce yaygınlaşıyor. 
Dünyada elektrikli araç satış rakamları her geçen yıl büyük bir ivme kazanarak artmaya devam ediyor. Bu alandaki liderliği, nüfusu itibarıyla Çin ve çevreci ulaşım politikalarına ağırlık veren Avrupa üstleniyor. 2015-2019 döneminde, yeni BEV'lerin satış ağırlıklı ortalama aralığı, yıllık ortalama yüzde 12'lik bir büyüme oranıyla istikrarlı bir şekilde arttı. Ancak daha sonra 2019 ve 2020'de duraklama yaşanmaya başladı. Bunda menzil sorununun payı olabileceği düşünülüyor. Nitekim araştırmalar, EV’lerin tek şarjla gidebileceği menzilin 2021'de yalnızca yüzde 3,5 artışla, ortalama 350 kilometre olarak hesaplandığını gösteriyor.
Sürüş menzili tüketiciler için önemli bir husus olmaya devam ediyor. Otomobil üreticileri genellikle satışları artırmak için daha uzun menziller hedefliyor. Ancak artan sürüş menzili tipik olarak daha büyük piller, artan kaynak ihtiyaçları ve daha yüksek fiyatlar anlamına geliyor. Öte yandan pazarda en uygun araç aralığına ulaşılması ve hızlı şarj istasyonlarının da yaygınlaşması nedeniyle, sürüş menzilinin uzun vadede de sabit kalacağı öngörülüyor.Elektrikli araç teknolojisi son yıllarda büyük bir gelişim gösterdi. Şirketler, daha uzun menzil sunan bataryalar, daha hızlı şarj süreleri ve daha uygun fiyatlı elektrikli araçlar üretmeye odaklandı. 2030 yılı itibarıyla, elektrikli araçların yaygınlaşması bekleniyor ve bu, birçok sektörde köklü değişikliklere yol açabilir.Elektrikli araçların en büyük sorunlarından biri batarya kapasiteleri ve şarj süreleridir. Ancak, 2030 yılına kadar batarya teknolojisinde önemli ilerlemeler kaydedilmesi öngörülüyor. Yeni nesil bataryalar, daha uzun menzil sunacak ve şarj sürelerini kısaltacak şekilde tasarlanacak. Ayrıca, batarya maliyetlerinin azalması, elektrikli arabaların daha erişilebilir hale gelmesine katkıda bulunacak.Elektrikli araçlar, fosil yakıtlı araçlara kıyasla çevre dostudur. Karbon salınımını azaltarak, hava kirliliğinin önüne geçebilirler. 2030 yılına kadar, elektrikli araçların daha fazla kullanımı ile şehirlerin hava kalitesinin iyileşmesi ve karbon ayak izinin azaltılması hedefleniyor. Ayrıca, geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı ve daha sürdürülebilir üretim süreçleri, elektrikli araçların çevresel etkilerini daha da minimize edecek.Hükümetler, elektrikli araçların benimsenmesini teşvik etmek için çeşitli politikalar geliştirmektedir. 2030 yılı itibarıyla, birçok ülke elektrikli araçlara yönelik teşvikleri artıracak ve bu araçların satın alınmasını daha cazip hale getirecek. Bu teşvikler, elektrikli araç pazarının büyümesine ve daha fazla tüketicinin elektrikli araba tercih etmesine yardımcı olacak.Her ne kadar elektrikli araçların geleceği parlak görünse de, bazı zorluklar da bulunmaktadır. Batarya üretimi ve geri dönüşümü ile ilgili sorunlar, şarj altyapısının geliştirilmesi gibi konular, gelecekte çözülmesi gereken önemli meselelerdir. Ancak, bu zorlukların üstesinden gelmek için sürekli araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.Son olarak elektrikli araçların geleceği hükümet politikaları ve teşvikleri ile doğrudan ilişkilidir. Birçok ülke elektrikli araçların benimsenmesini artırmak için çeşitli teşvikler sunuyor. Örneğin vergi indirimleri, hibe programları ve düşük faizli krediler tüketicilerin elektrikli araç satın almalarını teşvik ediyor. Bu politikalar EV pazarında önemli bir büyüme potansiyeli sunuyor.
Ayrıca hükümetlerin iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik hedefleri doğrultusunda elektrikli araçların yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Gelecek yıllarda bu tür politikaların daha da güçlenmesi ve yeni teşviklerin devreye girmesi bekleniyor. Bu durum elektrikli araçların benimsenmesini artıracak ve EV pazarında yeni fırsatlar yaratacaktır.
EV pazarında gelecek yıllardaki pil gelişmeleri ile birlikte daha fazla insanın çevre dostu ve sürdürülebilir ulaşım çözümlerini tercih etmesi bekleniyor.Elektrikli araçlar, daha fazla dijital bağlantı ve otonom sürüş özelliklerine sahip. Bu durum, araçların siber saldırılara karşı daha hassas olduğu ve veri gizliliğiyle ilgili endişelere yol açıyor. Araç üreticilerinin, siber güvenlik konusunda daha proaktif olmaları ve veri gizliliği politikalarını şeffaf bir şekilde uygulamaları gerekiyor. Otomotiv üreticileri, siber güvenlik standartlarına uyum sağlamak ve veri gizliliğini korumak için güçlü güvenlik önlemleri almalı. Veri toplama ve kullanma politikalarında da şeffaflık sağlayıp kullanıcıları bilgilendirilmelidir.Elektrikli araçlar, otomotiv endüstrisini ve ulaşımın geleceğini kökten değiştiriyor. Batarya teknolojisindeki gelişmeler ve şarj altyapısının yaygınlaşması, elektrikli araçların benimsenmesini hızlandırıyor. Fakat tüm bunlara rağmen, sürdürülebilirlik konusundaki paradokslar, şarj altyapısı eksikliği, maliyet, dijital güvenlik ve ikinci el değerlemesi gibi sorunlar, elektrikli araç endüstrisinin gelecekte karşılaşabileceği önemli zorluklar olarak duruyor.]]></description>
<link>https://haber90.com.tr/yazarlar//elektrikli-araclar-liderligi-alacak-mi/88/</link>
<pubDate>Sat, 07 Dec 2024 20:41:00 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>